İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı

İRAN'ın en kilit isimlerinden biri olan Ali Laricani'nin ölümüne ilişkin detaylar ve görüntüler ortaya çıktı. Ali Laricani'nin bir apartmanda öldürüldüğü söylenmişti. O apartmanda kızının evi olduğu ortaya çıktı. İsrail istihbaratı Ali Laricani'yi eve kadar takip etmiş. Ali Laricani ile birlikte oğlu da öldü. 'Gölge lider' olarak görülen Ali Larijani, İran'ın 'Kennedy'si olarak tanımlanıyordu.
İRAN'ın en kilit isimlerinden biri olan Ali Laricani'nin ölümüne ilişkin detaylar ve görüntüler ortaya çıktı. Ali Laricani'nin bir apartmanda öldürüldüğü söylenmişti. O apartmanda kızının evi olduğu ortaya çıktı. İsrail istihbaratı Ali Laricani'yi eve kadar takip etmiş. Ali Laricani ile birlikte oğlu da öldü. 'Gölge lider' olarak görülen Ali Larijani, İran'ın 'Kennedy'si olarak tanımlanıyordu.
Orta Doğu'da çatışmaların 19. gününde bölgede gerilim hat safhaya çıkarken, ABD ve İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic Güçleri Komutanı Süleymani için Tahran'da cenaze töreni düzenleniyor. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, İran'daki cenaze törenlerindeki kalabalığın bile hedef olma riski taşıdığını belirterek, "Bu kalabalığın üzerine füze atılması büyük bir katliama yol açabilir, umarız böyle bir dehşet yaşanmaz" dedi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic güçleri komutanı Gulamrıza Süleymani için bugün İran'ın başkenti Tahran'da cenaze töreni düzenleniyor.
Ali Laricani ile Besic Güçleri Komutanı Gulamrıza Süleymani için düzenlenen tören Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda başladı.
Öte yandan İran, dün Laricani ve Süleymani'nin İsrail saldırılarında öldüğünü duyurmuştu. İran Genelkurmay Başkanı Amir Hatemi, söz konusu ölümlerin ardından "kararlı" bir misilleme tehdidinde bulunmuştu.
"GÖLGE REHBER" OLARAK ANILIYORDU
İran devlet televizyonu Laricani'nin ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımlamıştı.Açıklamada, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani'nin sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda oğlu Murteza, yardımcısı Alirıza Beyat, Konsey Sekreterliği çalışanları ve birkaç korumasıyla birlikte hayatını kaybettiği belirtildi.İran güvenlik bürokrasisinin en kritik isimlerinden biri olan Laricani, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri olarak görev yapıyordu. Siyasi etkisi nedeniyle "gölge rehber" olarak tanımlanan Laricani, aynı zamanda felsefeci kimliğiyle de biliniyordu
İRAN'DA ALİ LARİCANİ İÇİN CENAZE TÖRENİ!LİDER KADRO TASFİYE EDİLİYOR
Orta Doğu ateş çemberinden geçerken, İran'ın kalbinde sarsıcı bir tasfiye operasyonu yürütülüyor. İsrail ve ABD'nin suikast timleri sahneye çıkarken, Tahran'ın en kritik isimleri birer birer hedef alınıyor. Rejim içindeki iktidar savaşı ve dış müdahale kıskacında İran, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor. Suikastların gölgesinde değişen güç dengeleri, petrol savaşları ve Tahran sokaklarındaki dehşet anları Batı Asya'nın geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.
SUİKAST SİLAHI DEVREDE: HARİTALAR KANLA DEĞİŞİYOR
İran İstihbarat Bakanı Hatip'in öldürüldüğüne dair iddiaların sıcak temas hattında yankılanmasıyla başlayan süreç, bölgedeki stratejik depremin habercisi oldu. İsrail'in kritik pozisyonlardaki yöneticileri teker teker ortadan kaldırmasını değerlendiren Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Suikast politikası Amerika'nın en etkili politikalarından biridir. Hatırlarsanız 1975'te Suudi Arabistan Kralı'na yapılan suikasttan sonra petrol-dolar sistemi devreye girmiş ve bölge politikaları tamamen değişmişti. Aynı şekilde 2001'de Şah Mesut'un suikastı Afganistan işgalinin önünü açmıştı" ifadeleriyle suikastların tesadüf olmadığını, büyük bir tasarımın parçası olduğunu vurguladı. 2005 yılındaki Hariri suikastına da dikkat çeken Tutar, "Bu suikasttan sonra Suriye, Lübnan'dan çekilmek zorunda kalmış ve ardından Lübnan-İsrail savaşı başlamıştı. Bir suikastın ardından bölgenin dinamiği, haritası ve güç projeksiyonu tamamen değişiyor" sözleriyle tehlikenin boyutuna işaret etti.
Ali Laricani'nin nasıl öldürüldüğü ortaya çıktı! Meğer kızındaymış evin haline bakın
TAHRAN'DA YÖNETİM FELÇ: ÜÇ RADİKAL İSİM DÖNEMİ
İran içerisinde Hamaney başta olmak üzere 50'ye yakın üst düzey komutanın tasfiye edilmesiyle oluşan güç boşluğu, ülkeyi bir kaosun eşiğine getirdi. Besic Güçleri Komutanı Süleymani ve "İngiliz ekolü" ile uzlaşabilecek en barışçıl isim olarak görülen Larijani'nin de bu süreçte hedef alındığını belirten Bercan Tutar, "Larcani, Pezeşkiyan ve Abbas Arakçi ile birlikte Batı ile uzlaşabilecek siyasi kanadın en önemli figürüydü. Onun ortadan kaldırılması barış masasının devrilmesi anlamına geliyor" şeklinde konuştu. Tutar, şu an İran'da Molla ve sivil kanadın tamamen devre dışı kaldığını ifade ederek, "Devrim Muhafızları üzerinden üç isim süreci yönetiyor: Meclis Başkanı Muhammed Rıza Galibaf, eski Savunma Bakanı Ahmed Vahidi ve eski istihbarat lideri Hüseyin Taeb. Bu isimler tamamen savaştan ve sertlikten yana bir tutum sergiliyor" dedi.
İSRAİL JETLERİ TAHRAN SEMALARINDA CİRİT ATIYOR
Asimetrik savaştan varoluşsal bir savaşa geçildiğini ve İran'ın savunma kapasitesinin dramatik şekilde düştüğünü vurgulayan Bercan Tutar, "Savaş başladığında 300 füze atan İran, şimdi 15-20 füzeye düşmüş durumda. İsrail uçakları İran hava sahasına girip 3-4 saat boyunca serbestçe dolaşıyor ve istedikleri her yeri bombalıyorlar" sözleriyle sahada yaşanan dehşet anlarını aktardı. Tahran'daki endüstriyel merkezlerin, Besic karargahlarının ve füze rampalarının yoğun bombardıman altında olduğunu söyleyen Tutar, "Tahran'ın en üst kesimlerinden fakir semtlerine kadar her yer ateş hattında. Amerika ve İsrail, İran'ın altyapısını bozmadan rejimi teslim olmaya zorluyor" tespitinde bulundu.
REJİM İÇİNDE GİZLİ DARBE VE "ŞEHİT OLMA" SÖYLEMİ
İran rejiminin kendi içindeki çatlakların suikastları kolaylaştırdığına dair iddialar ise kan donduran cinsten. Bercan Tutar, "Devrim Muhafızları'nın sert kanadının Hamaney ile ters düştüğü söyleniyor. İstihbarat birimleri istese Hamaney'i koruyabilirdi ama 'şehit olma' arzusu gibi dini söylemlerle bu zafiyetin üzeri örtülüyor" şeklinde konuştu. İran toplumundaki bölünmüşlüğe de dikkat çeken Tutar, "Halkın yüzde 20'si rejimin yanında, yüzde 20'si sert muhalif ama yüzde 60'lık sessiz bir çoğunluk var ki tek istekleri ülkenin selameti. Türkiye'nin izlediği rasyonel politika da bu yüzde 60'lık kesimi gözetiyor" dedi.
"CENAZE TÖRENLERİNDEKİ KALABALIĞIN BİLE HEDEF OLMA RİSKİ VAR"
Amerika ve İsrail'in diğer ülkeleri bu projeye ortak etmeden hareket etmesinin yeni bir küresel trendi tetikleyebileceğini belirten Bercan Tutar, "Bu saldırganlıktan korunmak isteyen her ülke, 'Kuzey Kore modeli' gibi nükleer güç sahibi olmaya çalışacaktır. Bu durum nükleer silahlanma hevesini daha da tetikleyebilir" uyarısında bulundu. Tutar, son olarak İran'daki cenaze törenlerindeki kalabalığın bile hedef olma riski taşıdığını belirterek, "İsrail, Gazze'deki gibi herkesi 'yok edilmesi gerekenler' olarak görüyor. Bu kalabalığın üzerine füze atılması büyük bir katliama yol açabilir, umarız böyle bir dehşet yaşanmaz" diyerek bölgedeki kritik bekleyişi özetledi.
ALİ LARİCANİ KİMDİR?
Ali Laricani, 1958 yılında Irak'ın Necef şehrinde doğdu. İran'ın Amul kentinden, dini ve siyasi açıdan etkili bir aileye mensuptu. Babası, tanınmış bir din alimi olan Mirza Haşim Amuli idi. Ailesi, dönemin Şahı Rıza Pehlevi'nin baskısı nedeniyle 1931'de Necef'e taşındı ancak 1961'de İran'a geri döndü. Laricani, genç yaşta 1979'daki İslam Devrimi'nin ideologlarından filozof Ayetullah Murteza Mutahhari'nin kızı Feride Mutahhari ile evlendi.
Laricani, ülkenin en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesinde matematik ve bilgisayar bilimi alanında lisans yaptı ardından Batı felsefesi üzerine doktorasını tamamladı ve özellikle Alman filozof Immanuel Kant üzerine çalıştı.
Ailesindeki diğer isimler de İran siyasetinde etkili oldu. Kardeşlerinden Sadık Laricani uzun yıllar yargı erkinin başında görev yaptı, Muhammed Cevad Laricani ise dış politika ve insan hakları alanlarında önemli görevler üstlendi. Bu yönüyle Laricani ailesi, İran'ın yönetim yapısında uzun yıllar etkili oldu.
1979'daki İran İslam Devrimi sonrasında Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde yer aldı. Daha sonra devlet kademelerinde yükseldi. Kültür Bakanı olarak görev yaptı ardından Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) başkanlığına getirildi.
Laricani, 2005 yılında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri oldu ve aynı zamanda İran'ın nükleer başmüzakerecisi olarak görev yaptı. 2007 yılında bu görevinden ayrıldı.
İran Meclisine 2008'de giren Laricani, 2020'ye kadar üç dönem boyunca Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Bu süreçte özellikle 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri ve Almanya arasında imzalanan ve nükleer anlaşma olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın Meclisteki onay sürecinde önemli rol oynadı.
Laricani, 2020'de Meclis Başkanlığı görevinden ayrıldı ve dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından liderlik danışmanı olarak atandı. Bir süre bu görevde kalan Laricani'nin 2021 ve 2024 yıllarında cumhurbaşkanlığı adaylığı için yaptığı başvurusu Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmadı.
Ali Laricani, Ağustos 2025'te Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak bir kez daha atandı. Bu atama ile birlikte İran'ın dış politika ve güvenlik stratejisinde yeniden kilit isimlerden biri haline gelen Laricani, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney'in güvendiği devlet adamlarından biri olarak kabul ediliyordu.
Fars Haber Ajansı, Laricani’nin Ali Laricani'nin öldürüldüğü sırada Tahran yakınlarındaki Perdis kentinde kızının evinde olduğunu duyurdu. Sosyal medyada tamamen yerle bir olan binanın enkaz görüntüleri saldırının tahribatını gösteriyor.
Ali Laricani bu apartmanda oğluyla birlikte öldürüldü. Kızının durumuna ilişkin haberlerde bir bilgi yer almadı.
Binaya kadar takip etmişler
The Guardian’ın İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre ise suikast rastlantı değil, günler öncesinden planlanan bir operasyondu.
İsrail istihbaratının pazartesi öğleden sonra Laricani’nin bir apartman dairesine giriş yaptığını doğrulamasının ardından saldırı emrinin verildiği aktarıldı.
İRAN'IN GÖLGE LİDERİ
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a düzenledikleri saldırılarla başlayan savaşta Laricani, dini lider Ayetullah Ali Hamaney'den sonra öldürülen en üst düzey İranlı yetkili oldu. Ali Laricani, ülkenin Batı ile nükleer müzakerelerinde de aktif rol oynadı. Ali Laricani için İran'ın 'gölge lideri' deniyordu.
KENNEDY AİLESİNE BENZETİLİYORDU
Laricani, İran'da köklü bir aileden geliyor ve ülke siyasetinde güçlü bir isimdi. Batı medyası, Laricani ailesini, ABD'de başkan ve başkan adayları çıkarmış Kennedy ailesine benzetiyordu. Ali Laricani, üç kez cumhurbaşkanı adayı olabilmek için başvuru yaptı. Son başvurusu, 2024'te Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopter kazasında ölmesinin ardındandı ama adayları değerlendirmekle görevli Anayasa Koruma Konseyi, Laricani'nin başvurusunu reddetmişti.
Laricani ailesi
Ali Laricani, 1957'de Irak'ın Necef şehrinde doğdu. Babası 1930'ların başlarında kente göç etmiş ve 1961'de ailesiyle birlikte İran'a geri dönmüştü. Laricani, matematik eğitimi gördü. Tahran Üniversitesi'nden Batı felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. Babası Mirza Haşemi Amoli, Kum'daki medreseden bir din alimiydi.Ali Laricani, Humeyni'ye yakın din alimlerinden Morteza Motahhari'nin kızıyla evliydi.
KARDEŞLERİ DE ÜST DÜZEY GÖREVLİ
Ali Laricani'nin dört erkek kardeşi var ve hepsi devlet kurumlarında üst düzey görev aldı. Kardeşi Sadık Laricani, Yüksek Danışma Kurulu Başkanı. Daha önce de Uzmanlar Meclisi ve Anayasa Koruma Konseyi üyesi, ardından da yargı erkinin başkanı olarak olarak görev aldı.
Sadık Laricani, ABD tarafından hedef alınan isimler arasındaydı. Kardeşi Muhammed Cevad Laricani, İnsan Hakları Konseyi Sekreteri olarak görev yaptı ve şu anda Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü Direktörü.
Cevad Laricani milletvekilliği de yaptı. Bir diğer kardeşi Dr. Bakır Laricani, Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Enstitüsü başkanlığına atandı. Diğer kardeşi Fazıl Laricani ise İran'daki Azad Üniversitesi'nin rektörü ve daha önce de Kanada'nın Ottawa şehrindeki İran kültür ataşesiydi.
Orta Doğu'da çatışmaların 19. gününde tansiyon yükselirken, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İranlı üst düzey isimler için Tahran'da geniş katılımlı bir cenaze töreni düzenlendi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında yaşamını yitiren İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ile Besic Güçleri Komutanı Gulamrıza Süleymani için başkent Tahran'da tören gerçekleştirildi.

ON BİNLER KATILDI
Cenaze töreni, Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda başlarken, halkın yoğun katılım gösterdiği görüldü. Kalabalık, hayatını kaybeden isimler için meydanı doldurdu.

İRAN'DAN "MİSİLLEME" MESAJI
İran, Laricani ve Süleymani'nin İsrail saldırılarında öldüğünü dün kamuoyuna duyurmuştu. Gelişmenin ardından İran Genelkurmay Başkanı Amir Hatemi, sert açıklamalarda bulunarak "kararlı" bir misilleme yapılacağını ifade etti.

ALİ LARİCANİ KİMDİR?
Ali Laricani, 1958 yılında Irak'ın Necef şehrinde doğdu. İran'ın Amul kentinden, dini ve siyasi açıdan etkili bir aileye mensuptu. Babası, tanınmış bir din alimi olan Mirza Haşim Amuli idi. Ailesi, dönemin Şahı Rıza Pehlevi'nin baskısı nedeniyle 1931'de Necef'e taşındı ancak 1961'de İran'a geri döndü. Laricani, genç yaşta 1979'daki İslam Devrimi'nin ideologlarından filozof Ayetullah Murteza Mutahhari'nin kızı Feride Mutahhari ile evlendi.
Laricani, ülkenin en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesinde matematik ve bilgisayar bilimi alanında lisans yaptı ardından Batı felsefesi üzerine doktorasını tamamladı ve özellikle Alman filozof Immanuel Kant üzerine çalıştı.
Ailesindeki diğer isimler de İran siyasetinde etkili oldu. Kardeşlerinden Sadık Laricani uzun yıllar yargı erkinin başında görev yaptı, Muhammed Cevad Laricani ise dış politika ve insan hakları alanlarında önemli görevler üstlendi. Bu yönüyle Laricani ailesi, İran'ın yönetim yapısında uzun yıllar etkili oldu.
1979'daki İran İslam Devrimi sonrasında Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde yer aldı. Daha sonra devlet kademelerinde yükseldi. Kültür Bakanı olarak görev yaptı ardından Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) başkanlığına getirildi.
Laricani, 2005 yılında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri oldu ve aynı zamanda İran'ın nükleer başmüzakerecisi olarak görev yaptı. 2007 yılında bu görevinden ayrıldı.
İran Meclisine 2008'de giren Laricani, 2020'ye kadar üç dönem boyunca Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Bu süreçte özellikle 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri ve Almanya arasında imzalanan ve nükleer anlaşma olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın Meclisteki onay sürecinde önemli rol oynadı.
Laricani, 2020'de Meclis Başkanlığı görevinden ayrıldı ve dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından liderlik danışmanı olarak atandı. Bir süre bu görevde kalan Laricani'nin 2021 ve 2024 yıllarında cumhurbaşkanlığı adaylığı için yaptığı başvurusu Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmadı.
Ali Laricani, Ağustos 2025'te Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak bir kez daha atandı. Bu atama ile birlikte İran'ın dış politika ve güvenlik stratejisinde yeniden kilit isimlerden biri haline gelen Laricani, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney'in güvendiği devlet adamlarından biri olarak kabul ediliyordu.

-
Küstah İsrail'den Nobel Komitesi'ne alçak tepki! Soykırımı belgeleyen hukukçuya ödül verilmesi siyonistleri çıldırttı!
Uluslararası arenada yalnızlaşan İsrmitesi’nden geldi. Tercihlerinden dolayı hep tartışma konusu olan komite, bu yıl sürpriz yaparak İsrail’in hedefindeki eski BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navanethem Pillay’i Nobel Barış Ödülü’ne layık gördü. 85 yaşındaki Güney Afrikalı hukukçu, Eylül 2025’te “İsrail’inail’e bir şok da Norveç Nobel Ko
-
Türk devletleri Ankara’da! Başkan Erdoğan: Önümüzdeki dönemi Türk asrı ilan edeceğiz
Başkan Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve TDT Zirvesi dolayısıyla konuk devlet başkanlarının katılımıyla düzenlenen resmi akşam yemeğinde konuştu. Erdoğan, "Türk dünyası olarak tam bir dayanışma içinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik içinde geleceğimize beraber yürüyeceğimize söz veriyoruz. Önümüzdeki dönemi inşallah Türk asrı yapmak için mücadele edeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.
-
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13'üncü Zirvesi kapsamında Ankara'da düzenlenen TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı başladı.
Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde 29-30 Ekim'de Ankara'da düzenlenecek. Zirve, Başkan Erdoğan'ın "Türk Dünyası Yüzyılı" vizyonundan ve İsmail Bey Gaspıralı'nın şiarından ilhamla belirlenen "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla gerçekleştirilecek.
-
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13'üncü Zirvesi kapsamında Ankara'da düzenlenen TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı başladı.
Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde 29-30 Ekim'de Ankara'da düzenlenecek. Zirve, Başkan Erdoğan'ın "Türk Dünyası Yüzyılı" vizyonundan ve İsmail Bey Gaspıralı'nın şiarından ilhamla belirlenen "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla gerçekleştirilecek.
-
Başkan Erdoğan, Tokayev’i Külliye’de ağırladı: Ticaret, enerji ve savunmada yeni dönem
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Türkiye'ye resmi ziyarette bulunuyor. Başkan Erdoğan, Tokayev'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ana giriş kapısında karşıladı.Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.
-
Doğu Akdeniz'de Batı'nın Sevilla dayatması tarihe gömüldü! Uzman harita başında anlattı: Deniz yetki alanları neden önemli?
Libya Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylayarak 2020 yılında aldığı boykot kararını kaldırması, Doğu Akdeniz'de yeni bir dönemin kapısını araladı. A Haber canlı yayınında harita başında gelişmeyi değerlendiren akademisyen ve hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Türkiye'nin Akdeniz'deki prangalarını parçaladığını ve Batı'nın Sevilla dayatmasının tarihe gömüldüğünü vurguladı.
-
Türkiye'nin güvenlik mimarisi genişliyor! Mekke'den Bedir'e uzanan stratejik hat!
Türkiye'nin Suudi Arabistan, Pakistan, Katar ve Endonezya ile geliştirdiği savunma iş birlikleri, Ankara merkezli yeni güvenlik mimarisinin kapısını aralıyor. Libya ile deniz yetki alanları anlaşması ve Terörsüz Türkiye sürecinde PKK'nın Kuzey Irak'taki kamplarını boşaltması da Türkiye'nin bölgesel stratejisinde yeni bir dönemin işaretlerini verirken Gazeteci Mete Sohtaoğlu, A Haber ekranlarında tarihi gelişmelerin perde arkasını değerlendirdi.
-
Türkiye-Kanada ilişkilerinde yeni dönem! Başkan Erdoğan Kanada Başbakanı Carney'i kabul edecek
Kanada Başbakanı Mark Carney’nin 22-23 Ekim’de gerçekleştireceği tarihi ziyarette, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi ve iki ülke ilişkilerinin stratejik ortaklık seviyesine taşınması hedefleniyor. Serbest ticaret anlaşmasından savunma sanayisine, enerjiden karşılıklı yatırımlara kadar birçok alanda yeni adımların gündeme gelmesi bekleniyor.
-
Türkiye ve 3 ülkeden Doha'da 'Bedir' mutabakatı: Anlaşma büyük bir askeri ve ekonomik önem taşıyor
Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında savunmada işbirliğini güçlendirecek “Bedir Mutabakat Zaptı” Doha'da imzalandı. Askeri üretim, teknik eğitim ve AR-GE alanlarında ortaklığı hedefleyen mutabakatla dört ülkenin savunma sanayisi kapasitelerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
-
Libya Meclisinin Türkiye ile deniz yetki alanları anlaşmasını onaylaması Yunan basınında “ikinci yenilgi” manşetleriyle gündeme geldi
Libya'nın doğusundaki parlamentonun Türkiye ile 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakatı'nı onaylaması Yunanistan'da geniş yankı uyandırdı. Kathimerini, Ankara'nın Hafter ailesi üzerindeki etkisinin arttığı değerlendirmesine yer verirken To Vima, gelişmenin Yunan hükümetinin en güçlü kozlarından birini zedelediğini yazdı. Pentapostagma ise "Yunanistan Dışişleri Bakanlığı için ikinci yenilgi" başlığını kullandı. Avrupa Birliği anlaşmaya karşı çıkarken İsrail basınında da gelişmenin Doğu Akdeniz'deki stratejik etkileri gündeme geldi.
-
Anlaşma sonrası MİT Başkanı Kalın'dan Libya çıkarması: Ortak hareket etmeye hazırız
"Türkiye ile birlikte ortak hareket etmeye hazırız"
Libya Başbakanı Dibeybe ise Türkiye'nin Libya'nın güvenliği için ortaya koyduğu çabalardan ötürü müteşekkir olduğunu, sonraki dönemde de Türkiye ile birlikte Libya'nın toprak bütünlüğü için ortak hareket etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Bununla birlikte Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlarını belirleyen anlaşmaya da onay verdi. Yaklaşık 7 yıldır beklenen karar, Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından büyük önem taşıyor.
-
Mekke İttifakı Anlaşması TBMM'ye sunuldu! 16 maddede müşterek savunma: Mehmetçik'e kutsal topraklar yolu
Mekke İttifakı Anlaşması'na dair kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. Üç ülkeyi "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlayan anlaşma metni, egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuka saygı temelinde taraflara müşterek savunma yükümlülüğü getiriyor.
-
Libya Parlamentosu, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı onayladı.
Libya Parlamentosu, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı onayladı. Kararın, Doğu Akdeniz’deki stratejik dengeler açısından önem taşıdığı değerlendirildi.
Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlarını belirleyen mutabakatı kabul etti.
Anlaşma 2019'da Trablus'taki hükümetle imzalanmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından da onaylanmıştı. Libya'daki doğu-batı bölünmesi nedeniyle ise yaklaşık yedi yıldır doğudaki yasama organının onayını bekliyordu.
-
Milyar dolarlık siber firar Beşiktaş'ta son buldu: Kırmızı bültenle aranan Richard James Schueler yakalandı
ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı yaptığı iddiasıyla aranan Richard James Schueler, MİT’in destek verdiği çalışmayla Beşiktaş’ta yakalandı. Eşi ve korumalığını yaptığı belirlenen üç kişinin de gözaltına alındığı operasyonlarda, 15 adreste milyonlarca dolar nakit para, soğuk cüzdanlar, değerli eşyalar ve silahlar bulundu.
-
Milyar dolarlık siber firar Beşiktaş'ta son buldu: Kırmızı bültenle aranan Richard James Schueler yakalandı
ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı yaptığı iddiasıyla aranan Richard James Schueler, MİT’in destek verdiği çalışmayla Beşiktaş’ta yakalandı. Eşi ve korumalığını yaptığı belirlenen üç kişinin de gözaltına alındığı operasyonlarda, 15 adreste milyonlarca dolar nakit para, soğuk cüzdanlar, değerli eşyalar ve silahlar bulundu.
-
İstanbul'da okul tatili uzatıldı: 6 ilde eğitime ara! Motosikletlere trafik yasağı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kuvvetli yağışlardan etkilenen illerdeki son duruma ilişkin, "Ülke genelinde toplam 55 bin 560 personelimiz, 6 bin 574 aracımız ve 20 botumuz teyakkuz halindedir. Ayrıca ihtiyaç duyulan noktalara Afyonkarahisar, Tokat, Muğla ve Kütahya illerimizden destek ekip ve ekipmanlarımız sevk edilmiştir." dedi.
-
Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına Türkiye'deki bazı STK'lardan tepki: İnanç bir engel değil haktır
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun "28 Şubat gerekirse bin yıl sürecek" sözlerine atıfta bulunan Akit gazetesi, 23 Şubat 1999 tarihli sayısında çarpıcı bir manşetle çıktı. Gazete, sadece Türkiye'deki 28 Şubat sürecini değil, Azerbaycan'da "laiklik" adı altında yaşanan başörtüsü yasağını da "Biz bu filmi daha önce izledik" başlığıyla okuyucularına duyurdu.
-
Neçirvan Barzani'den Terörsüz Türkiye mesajı: Erdoğan Nobel Barış Ödülü'ne layık
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, Terörsüz Türkiye sürecinin ciddi olduğunu ve doğru istikamette ilerlediğini belirtti. Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından sürecin ciddiyetine kanaat getirdiğini söyleyen Barzani, "Bu sorunun çözümü büyük bir olaydır ve çözülürse çözen kişi Nobel Barış Ödülü'ne layıktır. Bence bu noktada birinci kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır." ifadelerini kullandı.











