İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı

İRAN'ın en kilit isimlerinden biri olan Ali Laricani'nin ölümüne ilişkin detaylar ve görüntüler ortaya çıktı. Ali Laricani'nin bir apartmanda öldürüldüğü söylenmişti. O apartmanda kızının evi olduğu ortaya çıktı. İsrail istihbaratı Ali Laricani'yi eve kadar takip etmiş. Ali Laricani ile birlikte oğlu da öldü. 'Gölge lider' olarak görülen Ali Larijani, İran'ın 'Kennedy'si olarak tanımlanıyordu.
İRAN'ın en kilit isimlerinden biri olan Ali Laricani'nin ölümüne ilişkin detaylar ve görüntüler ortaya çıktı. Ali Laricani'nin bir apartmanda öldürüldüğü söylenmişti. O apartmanda kızının evi olduğu ortaya çıktı. İsrail istihbaratı Ali Laricani'yi eve kadar takip etmiş. Ali Laricani ile birlikte oğlu da öldü. 'Gölge lider' olarak görülen Ali Larijani, İran'ın 'Kennedy'si olarak tanımlanıyordu.
Orta Doğu'da çatışmaların 19. gününde bölgede gerilim hat safhaya çıkarken, ABD ve İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic Güçleri Komutanı Süleymani için Tahran'da cenaze töreni düzenleniyor. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, İran'daki cenaze törenlerindeki kalabalığın bile hedef olma riski taşıdığını belirterek, "Bu kalabalığın üzerine füze atılması büyük bir katliama yol açabilir, umarız böyle bir dehşet yaşanmaz" dedi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic güçleri komutanı Gulamrıza Süleymani için bugün İran'ın başkenti Tahran'da cenaze töreni düzenleniyor.
Ali Laricani ile Besic Güçleri Komutanı Gulamrıza Süleymani için düzenlenen tören Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda başladı.
Öte yandan İran, dün Laricani ve Süleymani'nin İsrail saldırılarında öldüğünü duyurmuştu. İran Genelkurmay Başkanı Amir Hatemi, söz konusu ölümlerin ardından "kararlı" bir misilleme tehdidinde bulunmuştu.
"GÖLGE REHBER" OLARAK ANILIYORDU
İran devlet televizyonu Laricani'nin ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımlamıştı.Açıklamada, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani'nin sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda oğlu Murteza, yardımcısı Alirıza Beyat, Konsey Sekreterliği çalışanları ve birkaç korumasıyla birlikte hayatını kaybettiği belirtildi.İran güvenlik bürokrasisinin en kritik isimlerinden biri olan Laricani, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri olarak görev yapıyordu. Siyasi etkisi nedeniyle "gölge rehber" olarak tanımlanan Laricani, aynı zamanda felsefeci kimliğiyle de biliniyordu
İRAN'DA ALİ LARİCANİ İÇİN CENAZE TÖRENİ!LİDER KADRO TASFİYE EDİLİYOR
Orta Doğu ateş çemberinden geçerken, İran'ın kalbinde sarsıcı bir tasfiye operasyonu yürütülüyor. İsrail ve ABD'nin suikast timleri sahneye çıkarken, Tahran'ın en kritik isimleri birer birer hedef alınıyor. Rejim içindeki iktidar savaşı ve dış müdahale kıskacında İran, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor. Suikastların gölgesinde değişen güç dengeleri, petrol savaşları ve Tahran sokaklarındaki dehşet anları Batı Asya'nın geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.
SUİKAST SİLAHI DEVREDE: HARİTALAR KANLA DEĞİŞİYOR
İran İstihbarat Bakanı Hatip'in öldürüldüğüne dair iddiaların sıcak temas hattında yankılanmasıyla başlayan süreç, bölgedeki stratejik depremin habercisi oldu. İsrail'in kritik pozisyonlardaki yöneticileri teker teker ortadan kaldırmasını değerlendiren Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Suikast politikası Amerika'nın en etkili politikalarından biridir. Hatırlarsanız 1975'te Suudi Arabistan Kralı'na yapılan suikasttan sonra petrol-dolar sistemi devreye girmiş ve bölge politikaları tamamen değişmişti. Aynı şekilde 2001'de Şah Mesut'un suikastı Afganistan işgalinin önünü açmıştı" ifadeleriyle suikastların tesadüf olmadığını, büyük bir tasarımın parçası olduğunu vurguladı. 2005 yılındaki Hariri suikastına da dikkat çeken Tutar, "Bu suikasttan sonra Suriye, Lübnan'dan çekilmek zorunda kalmış ve ardından Lübnan-İsrail savaşı başlamıştı. Bir suikastın ardından bölgenin dinamiği, haritası ve güç projeksiyonu tamamen değişiyor" sözleriyle tehlikenin boyutuna işaret etti.
Ali Laricani'nin nasıl öldürüldüğü ortaya çıktı! Meğer kızındaymış evin haline bakın
TAHRAN'DA YÖNETİM FELÇ: ÜÇ RADİKAL İSİM DÖNEMİ
İran içerisinde Hamaney başta olmak üzere 50'ye yakın üst düzey komutanın tasfiye edilmesiyle oluşan güç boşluğu, ülkeyi bir kaosun eşiğine getirdi. Besic Güçleri Komutanı Süleymani ve "İngiliz ekolü" ile uzlaşabilecek en barışçıl isim olarak görülen Larijani'nin de bu süreçte hedef alındığını belirten Bercan Tutar, "Larcani, Pezeşkiyan ve Abbas Arakçi ile birlikte Batı ile uzlaşabilecek siyasi kanadın en önemli figürüydü. Onun ortadan kaldırılması barış masasının devrilmesi anlamına geliyor" şeklinde konuştu. Tutar, şu an İran'da Molla ve sivil kanadın tamamen devre dışı kaldığını ifade ederek, "Devrim Muhafızları üzerinden üç isim süreci yönetiyor: Meclis Başkanı Muhammed Rıza Galibaf, eski Savunma Bakanı Ahmed Vahidi ve eski istihbarat lideri Hüseyin Taeb. Bu isimler tamamen savaştan ve sertlikten yana bir tutum sergiliyor" dedi.
İSRAİL JETLERİ TAHRAN SEMALARINDA CİRİT ATIYOR
Asimetrik savaştan varoluşsal bir savaşa geçildiğini ve İran'ın savunma kapasitesinin dramatik şekilde düştüğünü vurgulayan Bercan Tutar, "Savaş başladığında 300 füze atan İran, şimdi 15-20 füzeye düşmüş durumda. İsrail uçakları İran hava sahasına girip 3-4 saat boyunca serbestçe dolaşıyor ve istedikleri her yeri bombalıyorlar" sözleriyle sahada yaşanan dehşet anlarını aktardı. Tahran'daki endüstriyel merkezlerin, Besic karargahlarının ve füze rampalarının yoğun bombardıman altında olduğunu söyleyen Tutar, "Tahran'ın en üst kesimlerinden fakir semtlerine kadar her yer ateş hattında. Amerika ve İsrail, İran'ın altyapısını bozmadan rejimi teslim olmaya zorluyor" tespitinde bulundu.
REJİM İÇİNDE GİZLİ DARBE VE "ŞEHİT OLMA" SÖYLEMİ
İran rejiminin kendi içindeki çatlakların suikastları kolaylaştırdığına dair iddialar ise kan donduran cinsten. Bercan Tutar, "Devrim Muhafızları'nın sert kanadının Hamaney ile ters düştüğü söyleniyor. İstihbarat birimleri istese Hamaney'i koruyabilirdi ama 'şehit olma' arzusu gibi dini söylemlerle bu zafiyetin üzeri örtülüyor" şeklinde konuştu. İran toplumundaki bölünmüşlüğe de dikkat çeken Tutar, "Halkın yüzde 20'si rejimin yanında, yüzde 20'si sert muhalif ama yüzde 60'lık sessiz bir çoğunluk var ki tek istekleri ülkenin selameti. Türkiye'nin izlediği rasyonel politika da bu yüzde 60'lık kesimi gözetiyor" dedi.
"CENAZE TÖRENLERİNDEKİ KALABALIĞIN BİLE HEDEF OLMA RİSKİ VAR"
Amerika ve İsrail'in diğer ülkeleri bu projeye ortak etmeden hareket etmesinin yeni bir küresel trendi tetikleyebileceğini belirten Bercan Tutar, "Bu saldırganlıktan korunmak isteyen her ülke, 'Kuzey Kore modeli' gibi nükleer güç sahibi olmaya çalışacaktır. Bu durum nükleer silahlanma hevesini daha da tetikleyebilir" uyarısında bulundu. Tutar, son olarak İran'daki cenaze törenlerindeki kalabalığın bile hedef olma riski taşıdığını belirterek, "İsrail, Gazze'deki gibi herkesi 'yok edilmesi gerekenler' olarak görüyor. Bu kalabalığın üzerine füze atılması büyük bir katliama yol açabilir, umarız böyle bir dehşet yaşanmaz" diyerek bölgedeki kritik bekleyişi özetledi.
ALİ LARİCANİ KİMDİR?
Ali Laricani, 1958 yılında Irak'ın Necef şehrinde doğdu. İran'ın Amul kentinden, dini ve siyasi açıdan etkili bir aileye mensuptu. Babası, tanınmış bir din alimi olan Mirza Haşim Amuli idi. Ailesi, dönemin Şahı Rıza Pehlevi'nin baskısı nedeniyle 1931'de Necef'e taşındı ancak 1961'de İran'a geri döndü. Laricani, genç yaşta 1979'daki İslam Devrimi'nin ideologlarından filozof Ayetullah Murteza Mutahhari'nin kızı Feride Mutahhari ile evlendi.
Laricani, ülkenin en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesinde matematik ve bilgisayar bilimi alanında lisans yaptı ardından Batı felsefesi üzerine doktorasını tamamladı ve özellikle Alman filozof Immanuel Kant üzerine çalıştı.
Ailesindeki diğer isimler de İran siyasetinde etkili oldu. Kardeşlerinden Sadık Laricani uzun yıllar yargı erkinin başında görev yaptı, Muhammed Cevad Laricani ise dış politika ve insan hakları alanlarında önemli görevler üstlendi. Bu yönüyle Laricani ailesi, İran'ın yönetim yapısında uzun yıllar etkili oldu.
1979'daki İran İslam Devrimi sonrasında Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde yer aldı. Daha sonra devlet kademelerinde yükseldi. Kültür Bakanı olarak görev yaptı ardından Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) başkanlığına getirildi.
Laricani, 2005 yılında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri oldu ve aynı zamanda İran'ın nükleer başmüzakerecisi olarak görev yaptı. 2007 yılında bu görevinden ayrıldı.
İran Meclisine 2008'de giren Laricani, 2020'ye kadar üç dönem boyunca Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Bu süreçte özellikle 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri ve Almanya arasında imzalanan ve nükleer anlaşma olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın Meclisteki onay sürecinde önemli rol oynadı.
Laricani, 2020'de Meclis Başkanlığı görevinden ayrıldı ve dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından liderlik danışmanı olarak atandı. Bir süre bu görevde kalan Laricani'nin 2021 ve 2024 yıllarında cumhurbaşkanlığı adaylığı için yaptığı başvurusu Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmadı.
Ali Laricani, Ağustos 2025'te Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak bir kez daha atandı. Bu atama ile birlikte İran'ın dış politika ve güvenlik stratejisinde yeniden kilit isimlerden biri haline gelen Laricani, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney'in güvendiği devlet adamlarından biri olarak kabul ediliyordu.
Fars Haber Ajansı, Laricani’nin Ali Laricani'nin öldürüldüğü sırada Tahran yakınlarındaki Perdis kentinde kızının evinde olduğunu duyurdu. Sosyal medyada tamamen yerle bir olan binanın enkaz görüntüleri saldırının tahribatını gösteriyor.
Ali Laricani bu apartmanda oğluyla birlikte öldürüldü. Kızının durumuna ilişkin haberlerde bir bilgi yer almadı.
Binaya kadar takip etmişler
The Guardian’ın İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre ise suikast rastlantı değil, günler öncesinden planlanan bir operasyondu.
İsrail istihbaratının pazartesi öğleden sonra Laricani’nin bir apartman dairesine giriş yaptığını doğrulamasının ardından saldırı emrinin verildiği aktarıldı.
İRAN'IN GÖLGE LİDERİ
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a düzenledikleri saldırılarla başlayan savaşta Laricani, dini lider Ayetullah Ali Hamaney'den sonra öldürülen en üst düzey İranlı yetkili oldu. Ali Laricani, ülkenin Batı ile nükleer müzakerelerinde de aktif rol oynadı. Ali Laricani için İran'ın 'gölge lideri' deniyordu.
KENNEDY AİLESİNE BENZETİLİYORDU
Laricani, İran'da köklü bir aileden geliyor ve ülke siyasetinde güçlü bir isimdi. Batı medyası, Laricani ailesini, ABD'de başkan ve başkan adayları çıkarmış Kennedy ailesine benzetiyordu. Ali Laricani, üç kez cumhurbaşkanı adayı olabilmek için başvuru yaptı. Son başvurusu, 2024'te Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopter kazasında ölmesinin ardındandı ama adayları değerlendirmekle görevli Anayasa Koruma Konseyi, Laricani'nin başvurusunu reddetmişti.
Laricani ailesi
Ali Laricani, 1957'de Irak'ın Necef şehrinde doğdu. Babası 1930'ların başlarında kente göç etmiş ve 1961'de ailesiyle birlikte İran'a geri dönmüştü. Laricani, matematik eğitimi gördü. Tahran Üniversitesi'nden Batı felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. Babası Mirza Haşemi Amoli, Kum'daki medreseden bir din alimiydi.Ali Laricani, Humeyni'ye yakın din alimlerinden Morteza Motahhari'nin kızıyla evliydi.
KARDEŞLERİ DE ÜST DÜZEY GÖREVLİ
Ali Laricani'nin dört erkek kardeşi var ve hepsi devlet kurumlarında üst düzey görev aldı. Kardeşi Sadık Laricani, Yüksek Danışma Kurulu Başkanı. Daha önce de Uzmanlar Meclisi ve Anayasa Koruma Konseyi üyesi, ardından da yargı erkinin başkanı olarak olarak görev aldı.
Sadık Laricani, ABD tarafından hedef alınan isimler arasındaydı. Kardeşi Muhammed Cevad Laricani, İnsan Hakları Konseyi Sekreteri olarak görev yaptı ve şu anda Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü Direktörü.
Cevad Laricani milletvekilliği de yaptı. Bir diğer kardeşi Dr. Bakır Laricani, Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Enstitüsü başkanlığına atandı. Diğer kardeşi Fazıl Laricani ise İran'daki Azad Üniversitesi'nin rektörü ve daha önce de Kanada'nın Ottawa şehrindeki İran kültür ataşesiydi.
Orta Doğu'da çatışmaların 19. gününde tansiyon yükselirken, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İranlı üst düzey isimler için Tahran'da geniş katılımlı bir cenaze töreni düzenlendi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında yaşamını yitiren İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ile Besic Güçleri Komutanı Gulamrıza Süleymani için başkent Tahran'da tören gerçekleştirildi.

ON BİNLER KATILDI
Cenaze töreni, Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda başlarken, halkın yoğun katılım gösterdiği görüldü. Kalabalık, hayatını kaybeden isimler için meydanı doldurdu.

İRAN'DAN "MİSİLLEME" MESAJI
İran, Laricani ve Süleymani'nin İsrail saldırılarında öldüğünü dün kamuoyuna duyurmuştu. Gelişmenin ardından İran Genelkurmay Başkanı Amir Hatemi, sert açıklamalarda bulunarak "kararlı" bir misilleme yapılacağını ifade etti.

ALİ LARİCANİ KİMDİR?
Ali Laricani, 1958 yılında Irak'ın Necef şehrinde doğdu. İran'ın Amul kentinden, dini ve siyasi açıdan etkili bir aileye mensuptu. Babası, tanınmış bir din alimi olan Mirza Haşim Amuli idi. Ailesi, dönemin Şahı Rıza Pehlevi'nin baskısı nedeniyle 1931'de Necef'e taşındı ancak 1961'de İran'a geri döndü. Laricani, genç yaşta 1979'daki İslam Devrimi'nin ideologlarından filozof Ayetullah Murteza Mutahhari'nin kızı Feride Mutahhari ile evlendi.
Laricani, ülkenin en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesinde matematik ve bilgisayar bilimi alanında lisans yaptı ardından Batı felsefesi üzerine doktorasını tamamladı ve özellikle Alman filozof Immanuel Kant üzerine çalıştı.
Ailesindeki diğer isimler de İran siyasetinde etkili oldu. Kardeşlerinden Sadık Laricani uzun yıllar yargı erkinin başında görev yaptı, Muhammed Cevad Laricani ise dış politika ve insan hakları alanlarında önemli görevler üstlendi. Bu yönüyle Laricani ailesi, İran'ın yönetim yapısında uzun yıllar etkili oldu.
1979'daki İran İslam Devrimi sonrasında Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde yer aldı. Daha sonra devlet kademelerinde yükseldi. Kültür Bakanı olarak görev yaptı ardından Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) başkanlığına getirildi.
Laricani, 2005 yılında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri oldu ve aynı zamanda İran'ın nükleer başmüzakerecisi olarak görev yaptı. 2007 yılında bu görevinden ayrıldı.
İran Meclisine 2008'de giren Laricani, 2020'ye kadar üç dönem boyunca Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Bu süreçte özellikle 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri ve Almanya arasında imzalanan ve nükleer anlaşma olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın Meclisteki onay sürecinde önemli rol oynadı.
Laricani, 2020'de Meclis Başkanlığı görevinden ayrıldı ve dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından liderlik danışmanı olarak atandı. Bir süre bu görevde kalan Laricani'nin 2021 ve 2024 yıllarında cumhurbaşkanlığı adaylığı için yaptığı başvurusu Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmadı.
Ali Laricani, Ağustos 2025'te Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak bir kez daha atandı. Bu atama ile birlikte İran'ın dış politika ve güvenlik stratejisinde yeniden kilit isimlerden biri haline gelen Laricani, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney'in güvendiği devlet adamlarından biri olarak kabul ediliyordu.

-
Soykırım sürerken skandal yatırım! Google İsrail'de yapay zeka ekibi kurdu
İşgalci İsrail'in Gazze'deki soykırım saldırıları aralıksız devam ederken, ABD merkezli küresel teknoloji devi Google'dan tepki çeken bir hamle geldi. Google, İsrail'de robotlar ve otonom sistemlere yönelik yeni nesil yapay zeka çipleri geliştirmek amacıyla İsrailli isimlerin liderliğinde özel bir mühendislik ekibi kurarak ülkedeki faaliyetlerini genişletti.
-
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Netanyahu hükümetine sert tepki: Bölgedeki kaosun kaynağı İsrail’in saldırgan politikaları
AK Parti MKYK sonrası kameraların karşısına geçen Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye süreci ve SDG’nin tasfiyesine ilişkin kritik mesajlar verirken İsrail’in Gazze’den Suriye’ye, Lübnan’dan İran’a uzanan saldırgan politikalarına sert tepki gösterdi. Bölgedeki kan ve istikrarsızlığın kaynağı olarak Netanyahu hükümetini işaret eden Çelik, Rusya-Ukrayna savaşı için de İstanbul’da yeniden barış masası kurulması çağrısı yaptı.
-
Suriye'de şiddetli patlama! Sarmada yakınında 14 kişi yaşamını yitirdi, Savunma Bakanlığı personeli yaralandı
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde, Sarmada ilçesi yakınlarında güçlü bir patlama meydana geldi.
Yerel kaynaklara göre henüz nedeni belirlenemeyen patlamanın ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk
-
İsrail aparatı Rubin'den 3. Dünya Savaşı senaryosu! Bahaneleri Suriye dertleri Mekke Paktı: Erdoğan halifeliği yeniden kurmak istiyor
PKK'dan sonra SDG'nin fesih kararı alması Terörsüz Türkiye sürecinin bölgedeki denklemi değiştirdiğini gösterirken derin Amerika ve İsrail'i panik sardı. CIA-Pentagon'un psikolojik harp elemanı Michael Rubin, Suriye'nin Mekke Anlaşması'na katılması halinde 3. Dünya Savaşı çıkacağını öne sürdü. Mekke Paktı üyesi Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı "İsrail'in düşmanı" olarak tanımlayan Rubin, "Türkiye ideolojik bir devlettir ve Erdoğan halifeliği yeniden kurmak istiyor, Şara Türkiye'nin vekili gibi hareket ediyor" gibi ifadeler kullandı.
-
Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde 10 kişi gözaltına alındı! Kamera kayıtlarında FETÖ'cü gardiyanın radyo oyunu ortaya çıktı
FETÖ kumpasıyla girdiği cezaevinde şüpheli şekilde ölen Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin sır perdesi aralandı. Gardiyan Ferhat Veysi Gül'ün, Kozinoğlu'nun koğuşundan basılan acil durum butonunun sesini bastırmak için radyonun sesini açtığı belgelendi. Yürütülen operasyon kapsamında 10 kişi gözaltına alındı. FETÖ firarisi 1 şüphelinin yurt dışında olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Faili meçhul cinayetlerin, şüpheli ölümlerin ve kamu vicdanında cevapsız kalan dosyaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Hiçbir dosyanın unutulmasına, hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
-
Başkan Erdoğan: Bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin güvenliğini ve geleceğini hedef alan girişimlere karşı net mesaj veren Erdoğan, “Kimse hayale sürüklenmesin. Bize dost olan kazanır, düşman olan ise kaybeder” dedi. Petrol fiyatlarındaki yükselişe de değinen Erdoğan, İran merkezli kriz ve Hürmüz Boğazı’ndaki sorunun küresel ekonomiyi zorladığını belirtti. Erdoğan ayrıca İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık konut için başvuruların 14 Eylül’de başlayacağını, ilk kuranın ekim ayında çekileceğini duyurdu. Öte yandan "Yarısı Bizden" kampanyasının süresi ise 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldı.
-
Miçotakis'ten Ege Denizi'nde 12 mil çıkışı! Yunanistan savaş mı ilan ediyor?
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Ege Denizi'nde karasularını 12 mile çıkarmaya yönelik açıklamaları "Türkiye'ye savaş ilanı mı?" sorusunu gündeme getirdi. A Haber'e konuk olan askeri stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar 12 mil açıklamasının Türkiye'ye açıkça savaş ilanı olduğuna dikkat çekerken, AK Parti MDK üyesi - Avukat Aydoğan Ahıakın ise kararın hukuki açıdan hiçbir bağlayıcılığı olmadığını savunarak TBMM'nin 1995 yılındaki kararına göre bu durumun "Casus Belli" yani savaş nedeni sayılacağını belirtti.
-
Kızı sosyal medya kurbanı olan ABD’li anne A Haber’de! Instagram’daki ölüm tuzağını anlattı: “Tehlike odaların içinde”
Çocuklarını sosyal medyanın karanlık yüzü nedeniyle kaybettiklerini belirten aileler, Facebook ve Instagram'ın sahibi Meta'dan hesap soruyor. Amerika'da çocukların güvenliğiyle ilgili suçlamaların merkezinde yer alan teknoloji devine karşı adalet arayan isimlerden biri de 2022 yılında 17 yaşındaki Türk kızı Coco'yu (Dilara Konar) kaybeden Julianna Arnold oldu. Türk vatandaşı olan ve Türkçe adı Dilara Konar olan Coco'nun acılı annesi, kızının Instagram üzerinden tanıştığı bir saldırganın kurbanı olduğunu belirterek yaşanan o karanlık süreci tüm detaylarıyla A Haber'e anlattı.
-
Netanyahu seçim kampanyasında Başkan Erdoğan'ı hedef aldı: Türkiye karşıtlığını afiş ve videolara taşıdı
Netanyahu'dan skandal hamle! Başkan Erdoğan'ı hedef alan yapay zeka videosuyla oy avına çıktı
İsrail’de 27 Ekim genel seçimleri öncesinde koltuğu sallanan Binyamin Netanyahu, seçim propaganda stratejisini Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almak üzerine kurdu. Ağustos ayında Tel Aviv’e asılan skandal afişlerin ardından bu kez yapay zeka üretimi kurgu bir video paylaşan Netanyahu, liderlerin telefon görüşmesini manipüle ederek oy devşirmeye çalıştı. İsrailli siyasilerin seçim yaklaştıkça Türkiye ve Erdoğan üzerinden yürüttüğü agresif propaganda dikkat çekiyor.
-
Bişkek'te Başkan Erdoğan-Putin zirvesinde kritik mesaj: "Akkuyu'da açılışı bekliyoruz"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, ŞİÖ kapsamında Bişkek'te bir araya geldi. "Türk-Rus ilişkileri her zamankinden iyi" diyen Erdoğan, "Akkuyu'da tamamlanma dönemindeyiz. Açılış adımlarını yine birlikte atacağız" ifadelerini kullandı. Putin ise "Türkiye, dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarımızdan biri" değerlendirmesinde bulundu. Rus lider Akkuyu için "Santralin ilk ünitesi bu yıl devreye alınacak" dedi. Öte yandan Başkan Erdoğan-Putin görüşmesi yaklaşık 1 saat 25 dakika sürdü.
-
Bişkek’te Cumhurbaşkanı Erdoğan diplomasisi: Aliyev ve Mirziyoyev ile peş peşe görüşme
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e bir ziyaret gerçekleştiriyor. Kritik diplomasi trafiğine ilişkin detayları paylaşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Başkan Erdoğan’ın zirvede hitap edeceğini ve dünya liderleriyle çok sayıda ikili temasta bulunacağını açıkladı. Öte yandan Başkan Erdoğan'ın Bişkek'te Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesi bekleniyor.
-
Destansı zaferin 104. yılında büyük coşku! Başkan Erdoğan'ın programı belli oldu: MSB'den limanlara zafer turu
Türk ordusunun 30 Ağustos Zaferi ile sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi tarihimizin en büyük kahramanlık destanlarından biri olarak kayıtlara geçti. Şanlı zafer 104. yıl dönümünde büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Başkan Erdoğan'ın 30 Ağustos programı belli oldu. MSB 15 gemiyle İstanbul Boğazı'nda zafer geçişi yapacak. 30 limana 30 savaş gemisi uğrayacak. Takvim.com.tr dakika dakika meydanların nabzını tutuyor.
-
Beyinleri hedef alan algoritmalara darbe! Türkiye neyi bekliyor?
ABD'de Meta şirketine çocukların beyin gelişimini hedef alan algoritmaları yüzünden açılan dava ve kabul edilen tarihi değişiklikler, tüm dünyada bir domino etkisi yarattı. Avrupa Birliği, çocukları korumayan platformlara küresel cirolarının yüzde 6'sına varan (12 milyar dolar) ceza kesmeye hazırlanırken, Türkiye'de de milyonlarca anne baba benzer düzenlemeler istiyor.
-
Reklam pastasının büyüğü küresel şirketlere! Yerli medya saf dışı bırakılıyor.
Dijital platformların yerli medyanın ürettiği haber içeriklerini kendi search ve algoritma sistemlerinde kullanarak reklam geliri elde etmesi, telif hakları ve medya gelirlerinin dağılımıyla ilgili açık bir haksızlığa neden oluyor. SABAH Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, "İçeriği yerli ve milli medya üretiyor. Bu içeriği bedelsiz olarak kullanan dijital platformlar dediğimiz 'sosyal medya kartelleri' hangi haberin hangi öncelikte nasıl servis edileceğini etkiliyor" ifadelerini kullandı. İşte Okan Müderrisoğlu'nun dikkat çeken açıklamaları!
-
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde görevli ortopedi uzmanı S.E., tutuklandı
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ortopedi uzmanı S.E'nin 19 Mart'ta hastası İ.G'den ameliyatını gerçekleştirmek için şahsi banka hesabına 45 bin lira göndermesini istediği yönündeki iddia üzerine inceleme başlatıldı.
-
Malazgirt'te 1071 ruhu! Başkan Erdoğan: Söz konusu vatansa kimseye boyun eğmeyiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünde yine sembolik ve dostun-düşmanın mesajlar alacağı önemli bir konuşma yaptı. Millet olarak sefere çıktığımızı, bir yola baş koyduğumuzu göstermek için “atımızın kuyruğunu bağladığımızı” belirten Erdoğan, “Biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın bölgemizde tarih yeniden yazılıyor” dedi.
-
Netanyahu'nun seçim için savaş stratejisi: Türkiye ile İsrail karşı karşıya gelir mi?
İsrail gazetesi Haaretz, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırılarıyla ülkesini “Türkiye ile anlamsız bir çatışmaya sürüklediği” uyarısında bulundu. Netanyahu yönetiminin seçim çıkarları doğrultusunda hareket ettiği belirtilen yazıda, İsrail’e Ankara ile doğrudan askeri çatışmaya yol açabilecek adımlardan kaçınma çağrısı yapıldı.
-
Bakan Fidan, Mısır ve Suudi Arabistanlı mevkidaşlarıyla görüştü: Suriye-Gazze-Hürmüz diplomasisi
Bakan Fidan, Mısır ve Suudi Arabistanlı mevkidaşlarıyla görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile telefonda görüştü. Görüşmelerde, bölgesel gelişmeler değerlendirildi.










