Başkan Erdoğan'dan Kazakistan dönüşü uçakta önemli açıklamalar! İran krizi, NATO zirvesi, Terörsüz Türkiye gündemi: "Kanlı oyunları bozmalıyız"
Giriş Tarihi: 16 Mayıs 2026 14:45 Son Güncelleme: 16 Mayıs 2026 16:33
Başkan Erdoğan'dan Kazakistan dönüşü flaş açıklama: NATO eski dünyanın NATO'su değil
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'daki temaslarını tamamlamasının ardından dönüş yolunda "TUR" uçağında gazeteciler değerlendirmelerde bulundu, sorularını yanıtladı. Bir soru üzerine İran krizini İsrail'in körüklediğini dile getiren Erdoğan, "Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız." ifadelerini kullandı. Türkiye'deki NATO Zirvesi'nde İttifak'ın geleceği için önemli kararlar alınacağını belirten Erdoğan, "Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO’nun konumu çok daha farklı." dedi.
Başkan Erdoğan'dan Kazakistan dönüşü flaş açıklama: NATO eski dünyanın NATO'su değil..
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'da katıldığı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'nin ardından yurda dönüşte uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Küresel ve bölgesel gündeme dair açıklamalarda bulunan Başkan Erdoğan; Körfez krizinden NATO'nun geleceğine, F-35 ve KAAN projesinden Avrupa Birliği ilişkilerine kadar çok kritik mesajlar verdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan'dan dün (15 Mayıs Cuma) akşam saatlerinde yurda dönüş yaptı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'daki temaslarını tamamlamasının ardından dönüş yolunda "TUR" uçağında gazeteciler değerlendirmelerde bulundu, sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğan, resmi temaslarını tamamladığı Kazakistan ziyareti dönüşünde uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğan, iç ve dış politikaya dair birbirinden kritik açıklamalarda bulundu.
Başkan Erdoğan Kazakistan dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı (AHABER) BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ZİYARETE DAİR GENEL DEĞERLENDİRME Kıymetli basın mensupları, değerli arkadaşlar, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Kazakistan'da Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ile Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere Astana ve Türkistan'a gerçekleştirdiğimiz ziyareti tamamlamış bulunuyoruz.
Kıymetli kardeşim Kasım Cömert Tokayev, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergiledi. Kendilerine ve Kazak makamlarına bir kez de sizlerin aracılığıyla teşekkür ediyorum. Astana'daki görüşmelerimizde ilişkilerimizi, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduk. İlişkilerimizin seyrinden duyduğumuz memnuniyeti ve iş birliğimizi her alanda derinleştirme kararlılığımızı teyit ettik. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak, Sayın Tokayev'le birlikte "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortak Bildirisi"ne imza attık. Başarılı geçen 6. Konsey toplantımızın iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını düşünüyor ve şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.....
Değerli arkadaşlar, Orta Asya'daki kardeşlerimiz, 6 Şubat depremleri sonrası milletimize desteğe koşan ilk ülkeler oldu. Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdiğimiz okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdik. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Sayın Tokayev ile birlikte hitapta bulundum. Kazakistan'la ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir iş birliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında, Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji iş birliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum.
Değerli basın mensupları, Kazakistan ziyaretimizin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettik. Mevcut iş birliğimizi dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle birlikte imzaladık. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettik. Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilat'ın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyor, şimdi sözü sizlere bırakıyorum.
Başkan Erdoğan Kazakistan dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı (AHABER) Değerli basın mensupları, Kazakistan ziyaretimizin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettik. Mevcut iş birliğimizi dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle birlikte imzaladık. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettik. Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilat'ın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyor, şimdi sözü sizlere bırakıyorum."
Başkan Erdoğan uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. (Haberin fotoğrafları AA ve Takvim Foto Arşiv'e aittir) SORU: Bugüne kadar Türk dünyası konusunda en fazla çalışmalar yapan ve somut sonuçlar elde eden lidersiniz. Önümüzdeki dönemi "Türk Yüzyılı" olarak tanımladınız. Bu kapsamda bundan sonraki süreçte, Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediğiniz en önemli vizyonunuz, hedefiniz nedir?Öncelikle biz, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman biliyorsunuz önem veren bir iktidar olduk. Türk Devletleri Teşkilatı ile de bunu taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz. "Aile meclisimiz" olarak gördüğümüz teşkilatımız bünyesinde her türlü iş birliğini ele alıyor, bütün fırsatları değerlendirmeye çalışıyoruz. Hep birlikte ilerleme ve hep birlikte kalkınmaya inanıyoruz. Tüm platformlarda Türk dünyasının, bölgemizin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin bir rol alabileceğini söylüyoruz. Ayrıca biz, Türk dünyası çalışmalarına verdiğimiz öneme binaen, partimizde Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduk ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladık. Herkes biliyor ki; Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyeli çok yüksektir. Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere, her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlenmişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. SORU: Önümüzde "Körfez Krizi" olarak tabir edilen, Amerika'nın İran'a yönelik saldırıları ve Körfez'in ateşe atıldığı bir süreç söz konusu. Gerek Amerika Birleşik Devletleri nezdinde gerek İran nezdinde güçlü bir ülkeyiz. Siz de güçlü bir lidersiniz ve bu ülkelerle iyi ilişkileriniz var. Bu kriz neden çözülemiyor efendim? Ne yapılmadı da bu hale geldi ya da sizin bakış açınızla bu saatten sonra neler yapılmalı ki; biz ve dünya aynı zamanda bu sorunun üstesinden gelsin? KANLI OYUNLARI BOZMALIYIZ Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri her fırsatta vurguladığım gibi İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki; bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır.
Başkan Erdoğan TDT zirvesinde aile fotoğrafına katıldı.
SORU: Türkiye yakın bir zamanda Ankara'da NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak. Bu zirve NATO'nun tartışıldığı bir döneme denk geliyor. Bu zirvede gündemde daha çok savunma harcamalarının karara bağlanması var ama daha önemlisi NATO'nun geleceği belki burada konuşulacak. Bizim Türkiye olarak NATO'nun geleceğine dair perspektifimiz nedir? NATO ZİRVESİ'NDE ÖNEMLİ KARARLAR ALINACAK Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında tertipleyeceğimiz NATO Liderler Zirvesi, ittifakın tarihinde kritik bir öneme sahip. Gerek bölgemizdeki gerek dünyadaki son gelişmeler, Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırmıştır. Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi iş birliği ve ortak güvenlik anlayışı, ittifakın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız. SORU: Türkiye her fırsatta Avrupa Birliği'ne tam üye olma vizyonunu ve talebini ortaya koyuyor. Bununla beraber temel konulardan biri olan gümrük birliği ve vize konusunda henüz bir çözüme ulaşılmış değil. Bu konularda bir yapısal iyileşme, olumlu yönde bir gelişme beklenebilir mi? Diğer taraftan bütün bu süreçlerin sürüncemede kalması, üyelik konusu dahil olmak üzere, Avrupa Birliği içinde bazı ülkelerin Türkiye'yi kendilerine rakip olarak görmesinden mi kaynaklanıyor? TÜRKİYE AB İÇİN BÜYÜK BİR FIRSATTIR O da var. Ancak biz Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonumuzu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadık. Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir. SORU: Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü konusunda yeni bir gelişme var mı? Bununla birlikte milli ve yerli savaş uçağımız KAAN'a da ilginin yoğun olduğunu görüyoruz. En son İspanya'nın da KAAN ile ilgilendiğine yönelik haberler çıkmıştı. Üretim ve ihracat konusunda hangi aşamadayız? Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla 5-9 Mayıs'ta düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, uluslararası bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. DAHA İYİLERİNİ YAPACAĞIZ KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz. KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor.



