Bahçeli'den Suriye için yeni yol haritası: "Tek seçenek 10 mart mutabakatı"
Giriş: 18.01.2026 14:08 Son Güncelleme: 18.01.2026 14:35
MHP lideri Bahçeli'den Suriye açıklaması: Suriye'de Kürtler başka SDG başka MHP lideri Bahçeli'den Suriye açıklaması: Suriye'de Kürtler başka SDG başka
MHP lideri Bahçeli’den Suriye açıklaması: Suriye’de Kürtler başka SDG başka Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin batısında başlattığı askeri operasyonun ardından Deyr Hafir ve Meskene’de yeniden kontrol sağlandı. Operasyonlarını Rakka merkezine doğru genişleten Suriye ordusu, kentin kapısı olarak nitelendirilen ve SDG işgali altındaki Tabka ilçesinde de kontrolü ele geçirdi. Gelişmelerin ardından Devlet Bahçeli, Suriye’de yaşanan son olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. MHP lideri Bahçeli, Suriye için 8 maddelik bir yol haritası açıkladı. Bahçeli açıklamasında, “Suriye’de Kürtler başkadır, SDG başkadır. SDG bir terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir.” ifadelerini kullandı. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Suriye'de yaşanan kritik gelişmeleri ve Cumhurbaşkanı Şara'nın yayımladığı 13 sayılı kararnameyi değerlendirdi. Bahçeli, Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparak, terör örgütü SDG'nin (PKK) bölgedeki varlığının sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
BAHÇELİ'DEN SURİYE AÇIKLAMASI: YPG SURİYE'DE ENGEL HALE GELDİ
MHP Lideri Devlet Bahçeli, SDG'nin Suriye'nin kuzey ve kuzeydoğusunda fiilî kontrol alanları oluşturarak ülkenin yeniden inşa sürecinin önündeki en büyük engellerden biri hâline geldiğini belirtti. 10 Mart 2025'te SDG ile varılan mutabakatın, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi açısından kritik olduğuna dikkat çeken Lider Bahçeli, SDG'nin bu mutabakatı oyaladığını ve özerklik-federasyon talepleriyle Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini ifade etti. Lider Bahçeli, "Suriye'de Kürtler ayrıdır, SDG ayrıdır. SDG bir terör örgütüdür ve Suriyeli Kürtleri temsil etmemektedir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli (AA) MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli (AA) MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklmasının tamamı:
"SDG SURİYE'DE ENGEL HALİNE GELMİŞTİR"
Suriye'de SDG'nın, ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde fiilî kontrol alanları oluşturması, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri hâline gelmiştir. Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, parçalı yapıyı sona erdirerek merkezi devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi temel öncelik olarak belirlemiştir. Bu çerçevede 10 Mart 2025 tarihinde SDG ile varılan mutabakat, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir. Ancak aradan geçen yaklaşık on ayda SDG elebaşlığı, mutabakatın ruhu ve hükümleriyle açık biçimde çelişen bir tutum sergilemiş; özerklik ve federasyon taleplerini gündemde tutarak süreci oyalamaya çalışmıştır. Bu yaklaşım, Şam yönetimi tarafından Suriye'nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit olarak algılanmıştır. Merkezi hükümetin bu süreçteki tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden biri, Türkiye'nin Suriye'nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olmuştur. Suriye merkezi hükumetinin, uzlaşılan mutabakat gereğince SDG'nin varlığını sonlandırması ve merkezi yönetime entegre olmasına yönelik çağrısına SDG elebaşı Mazlum Abdi, İsrail'den aldığı destek ve tahrik sonucu olumlu cevap vermemiştir. Mazlum Abdi, özerklik/federasyon talebini dile getirmekle Şam yönetiminden taviz alma girişimlerinde bulunmuşsa da Şara yönetimi ülkede siyasi birlik ve sınır bütünlüğünün tesisinde kararlı davranmıştır. Türkiye'nin de her fırsatta Suriye'nin üniter bir yapıya sahip olması gerektiğine dair söylemde bulunması, Şara'ya güç vermiş ve SDG tarafının ayak diremesine karşı merkezi hükümeti cesaretlendirmiştir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
"SDG'NİN İDDİA ETTİĞİ KADAR GÜÇLÜ VE ETKİN OLMADIĞI GERÇEĞİNİ İFŞA OLMUŞTUR"
SDG'nin 10 Mart mutabakatının gereklerini yerine getirmemesi, hem Ankara'dan hem de Şam'dan ciddi tepkilerin yükselmesine sebep olmuştur. 2025 yılının son günlerinde başlayan askeri hareketlilik, Halep'te halen silahlı unsurlarını tutan SDG'ye karşı operasyonların başlatılmasıyla yeni bir aşamaya geçmiş, Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir. Halep'in doğusuna doğru hareket eden Suriye ordusu, son olarak Fırat Nehri'nin batısında SDG işgalindeki Deyr Hafir'den sonra Meskene'yi ve 34 köy ve kasabayı kontrolüne almış, Suriye ordusu unsurları birliklerini Rakka'nın güneybatısında toplamaya başlamıştır. Suriye ordusu, 17 Ocak sabah saatlerinde, Fırat'ın batısındaki bölgenin askeri kapalı bölge ilan edildiğini duyurmuş, bölgedeki sivilleri PKK terör milislerinin mevzilerinden ve SDG'nin müttefiki devrik rejim kalıntılarından derhal uzak durmaya çağırmıştır. Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Şam yönetiminin ülkenin tamamında kontrolü sağlama iradesini ortaya koymakla kalmamış, SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Diğer yandan, SDG'nin kontrol ettiği bölgede yaşayan birçok Kürt ve Arap aşiretinin SDG'nin varlığından rahatsızlık duyduğu, Şam yönetiminin egemenliğini tercih ettiği ve Suriye Ordusu ile SDG arasında yaşanacak olası bir çatışmada Şam tarafının yanında yer alacağı bu süreçte daha net anlaşılmıştır. Suriye ordusunun 17 ve 18 Ocak tarihlerinde Rakka'ya doğru ilerlediği süreçte birçok aşiret üst üste Suriye merkezi yönetiminin yanında olduğunu açıklamıştır. Doğru olan da budur, zira Tasfiye. Bu gelişmeler, SDG'nin çoğunluğu Araplardan oluşan bir coğrafyayı silah zoruyla kontrol altında tutamayacağını ve tutmak istese de Şam yönetimi ile SDG'ye karşı çıkan yerel unsurların işbirliğiyle SDG'ye fırsat verilmeyeceğine işaret etmiştir. Bu tablo, SDG/PKK açısından zamanın artık lehlerine işlemediğini göstermektedir. Nitekim 17 Ocak tarihinde SDG terör örgütü adına Mazlum Abdi'nin "Dost ülkelerin ve arabulucuların çağrıları üzerine; entegrasyon sürecini tamamlama konusundaki iyi niyetimizi göstermek ve 10 Mart anlaşmasının maddelerini uygulamaya olan bağlılığımız gereği; Fırat'ın doğusuna çekilme kararı aldıklarını" açıklaması Suriye ordusunun caydırıcılığı çerçevesinde olsa da 10 mart mutabakatının yerine getirilmesi bakımından önemli bir aşamadır. Şam yönetimi, sahada doğrudan ve kapsamlı bir askerî çatışmaya girmeden; siyasi meşruiyetini, bölgesel dengeleri ve yerel unsurların memnuniyetsizliğini kullanarak SDG'nin manevra alanını daraltan bir strateji izlemektedir. Bu yaklaşım, merkezi otoritenin yeniden tesisine yönelik kararlılığın sadece söylem düzeyinde kalmadığını, aşamalı ve kontrollü bir planlamaya dayandığını ortaya koymaktadır. .