'Krallara Hayır' protestoları ABD'yi sardı: Hedefte Trump var
Giriş Tarihi: 2026-03-24 19:58 Güncelleme Tarihi: 2026-03-24 20:28
ABD genelinde milyonlarca kişinin katıldığı “Krallara Hayır” protestolarında Donald Trump yönetiminin İran politikası hedef alındı. Robert De Niro’nun “Şimdi durdurulmalı” sözleriyle dikkat çeken eylemlerde ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sert şekilde eleştirilirken, Portland, Los Angeles ve Dallas’ta gösteriler şiddete dönüştü.
ABD genelinde düzenlenen üçüncü "Krallara Hayır" protestolarında milyonlarca kişi meydanlara inerken, Portland, Los Angeles ve Dallas'ta gösteriler yer yer şiddete dönüştü.
Geçen yıl haziran ve ekim aylarında gerçekleştirilen eylemlerin ardından bu yıl üçüncüsü düzenlenen protestolarda, başkent Washington'dan Los Angeles'a, New York'tan Chicago'ya kadar çok sayıda şehirde geniş katılım sağlandı. Göstericiler bu yıl özellikle ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırılarını gündeme taşıdı.
NoKings internet sitesine göre, ABD genelinde 50 eyalette 3 bin 100'den fazla noktada düzenlenen gösterilere katılım için 9 milyondan fazla kişi kayıt yaptırdı.
SANATÇILAR SAHNEYE ÇIKTI, WASHİNGTON'DA BİNLER YÜRÜDÜ
Başkent Washington'da Kennedy Merkezi önünde düzenlenen etkinlikte ünlü isimler sahne aldı. Oyuncu Jane Fonda, şarkıcı Joan Baez ve Maggie Rogers performans sergilerken, Billy Porter ve şair Rupi Kaur da konuşma yaptı.
Sabah saatlerinde başlayan yürüyüşte binlerce kişi "DC'ye Yürüyüş" kapsamında Memorial Köprüsü'nden Washington Anıtı'na kadar ilerledi. Göstericiler, pankartlar ve sloganlarla Trump yönetiminin özellikle 28 Şubat'tan bu yana İran'a yönelik politikalarını eleştirdi.
MİNNESOTA PROTESTOLARIN MERKEZİ OLDU
Bu yılki gösterilerin odak noktası Minnesota eyaleti oldu. Protestolar sırasında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlilerinin iki ABD vatandaşını öldürdüğü iddiaları eyalette gerilimi artırdı.
St. Paul'daki miting, NoKings platformu üzerinden canlı yayımlandı. Etkinlikte Bruce Springsteen, Jane Fonda ve Kongre Üyesi İlhan Omar gibi isimlerin yer alması dikkat çekti.
NEW YORK'TA BİNLER TOPLANDI: "ŞİMDİ DURDURULMALI"
New York'ta Central Park ve Columbus Circle çevresinde binlerce kişi toplandı. Oscar ödüllü oyuncu Robert De Niro, Trump için "Özgürlüklerimiz ve güvenliğimiz için varoluşsal bir tehdit" ifadelerini kullanarak "Şimdi durdurulması gerekiyor" dedi.
Göstericiler, "Krallara hayır", "İran'da ABD-İsrail savaşını durdurun", "Trump gitmeli" yazılı pankartlarla yürüyüş düzenledi. Kalabalık, 7. Cadde üzerinden Times Meydanı'na ilerledi. Polis bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı.
Bonnie Siegler ise İran'a yönelik saldırıları "anayasaya aykırı" ve "insanlık dışı" olarak nitelendirdi. Orion isimli bir gösterici de savaşın küresel düzeyde dayatıldığını savundu.
Heliene Zera ise savaşların çözüm olmadığını belirterek, "Yolsuzluğu, ırkçılığı ve milyarderleri protesto ediyorum. Ama en önemlisi özgürlüğümü geri istiyorum" dedi.
BEYAZ SARAY'DAN TEPKİ: "SOL FİNANSMAN AĞLARININ ÜRÜNÜ"
Beyaz Saray, protestoları "gerçek bir kamuoyu desteği bulunmayan solcu finansman ağlarının ürünü" olarak nitelendirdi. Sözcü Abigail Jackson, göstericileri "Trump karşıtı histeriyi körükleyen gruplar" olarak tanımladı.
ÜÇ KENTTE ŞİDDET: POLİS MÜDAHALE ETTİ
Portland, Los Angeles ve Dallas'ta düzenlenen protestolar ise şiddet olaylarına sahne oldu. Portland'da akşam saatlerinde kontrolden çıkan gösterilerde gaz maskesi takan bazı protestocuların polisle çatıştığı görüldü. Tutuklamalara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Dallas'ta "No Kings" göstericileri ile "Pro America" karşıt gruplar arasında çatışma çıktı. Polis iki grubu ayırmak zorunda kaldı. Olay yerinde bazı kişilerin gözaltına alındığı görüldü.
Los Angeles'ta ise kalabalık bir grup İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) görevlilerine beton parçaları fırlattı. Güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz kullanırken, olay yerine çevik kuvvet ekipleri sevk edildi. Florida'da Mar-a-Lago yakınlarında düzenlenen bir protesto da tartışmalı görüntülere sahne oldu. Times Meydanı çevresinde bazı grupların orak ve çekiç sembolleri taşıyarak slogan attığı görüldü.
PROTESTOLAR DÜNYA GENELİNE YAYILDI
"Krallara Hayır" gösterileri yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. Fransa ve İngiltere başta olmak üzere Japonya ve Avustralya'nın büyük şehirlerinde de benzer eylemler düzenlendi.
İlk olarak 15 Haziran 2025'te Trump'ın doğum gününde düzenlenen protestolara yaklaşık 5 milyon kişi katılmış, 18 Ekim'deki ikinci dalgada bu sayı 7 milyonu aşmıştı. Organizatörler bu yılki katılımın daha da arttığını belirtiyor.
Orta Doğu’da tırmanan gerilim yalnızca cephe hattını değil, Washington’daki siyasi dengeleri ve Amerikan sokaklarını da sarsıyor. ABD’nin İran’la haftalardır süren çatışması “yeni bir Vietnam mı?” sorusunu yeniden gündeme taşırken; İsrail’in rolü, Trump yönetiminin kararları ve sahadaki askeri kırılmalar dünya kamuoyunda büyük tartışma yaratıyor. Tüm bu gelişmeler, Kurgu Yönetmeni Zeki Aydın’ın hazırladığı Perspektif dosyasıyla A Haber merceğinde ele alınırken, savaşın perde arkası çarpıcı açıklamalar ve sahadan gelen sıcak gelişmeler eşliğinde deşifre ediliyor.
Orta Doğu'da ateş hattı her geçen gün daha da genişlerken, ABD'nin İran sahasındaki hamleleri küresel dengeleri sarsmaya devam ediyor. Sadece askeri cephede değil, siyasi ve toplumsal alanda da ciddi kırılmalar yaşanıyor. Washington yönetiminin aldığı kararlar, hem müttefikleriyle ilişkileri hem de iç kamuoyundaki dengeleri zorlayan bir süreci beraberinde getiriyor. Artan gerilim, geçmişteki savaşların gölgesinde "ABD yeni bir çıkmazın eşiğinde mi?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
ABD'de savaş karşıtı sesler giderek yükselirken, protestocuların tepkisi dikkat çekici boyuta ulaştı. Bir Amerikalı protestocu, "Çocukluğumdan beri Amerika Birleşik Devletleri her ne sebeple olursa olsun sürekli savaş hâlinde ve bize her zaman sonradan tamamen uydurma olduğunu öğrendiğimiz bahaneler sunuyor" ifadelerini kullandı. Aynı protestocu, İran'a yönelik saldırılara karşı çıkarak, "Bunu İsrail'in isteği üzerine yapıyorlar. İran'a yönelik saldırıları kesinlikle onaylamıyorum" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Bir başka protestocu ise savaşın amacını sorgulayarak, "Bu yaşananlar ne bizim için ne de İran için; İsrail ve bu süreçten kâr elde edenler için" şeklinde konuştu.
"ABD YENİ BİR BATAKLIĞA SÜRÜKLENİYOR"
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, savaşın seyrine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Orallı, "İsrail sahaya Amerika'yı çekti ve bugün Amerika bataklığa batma noktasında büyük bir risk altında" ifadelerini kullandı.
İran'ın ABD için ciddi bir risk alanı olduğunu vurgulayan Orallı, "Şu an bileklerine kadar battılar ancak bu şekilde devam ederlerse yeni bir Vietnam'a, yeni bir Afganistan'a doğru sürüklenecekler" şeklinde konuştu.
A Haber Editörü Kübra Urhan ise gelişmeleri değerlendirirken, "ABD İran'da yeni bir bataklığa mı saplanıyor? Vietnam ve Afganistan örnekleri ortadayken, artan saldırganlık 'aynı hezimet yaşanır mı?' sorusunu gündeme getiriyor" ifadelerini kullandı.
TARİHİN GÖLGESİ: KAZANILAMAYAN SAVAŞLAR
ABD'nin geçmişteki askeri müdahaleleri yeniden tartışma konusu oldu. Orallı, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika'nın kazandığı bir savaş söylenmedi. Vietnam, Afganistan, Kore gibi örneklerin neden yapıldığına dair net cevaplar yok" ifadelerini kullandı.
Protestocular da bu görüşü destekleyerek, "Bu durum geçmişteki kitle imha silahı bahanelerinin aynısı. Yaşananlar halklar için değil, çıkar grupları için" şeklinde konuştu.
"BÜYÜK İSRAİL" TARTIŞMASI VE BÖLGESEL PLANLAR
ABD'nin Orta Doğu politikaları, "demokrasi" söylemi üzerinden yeniden sorgulanıyor. Protestocular, "ABD'nin başka ülkelerin demokrasisini belirleme gibi bir hakkı yok. Bu süreç kaynakların kontrolüyle ilgili" sözleriyle tepki gösterdi.
Orallı ise Irak ve Libya örneklerini hatırlatarak, "Bu ülkeler yeniden ayağa kalkamadı. İsrail, İran'ın da benzer şekilde parçalanmasını istiyor" değerlendirmesinde bulundu.
SAHADA KRİTİK KIRILMA: F-35 VE SAVUNMA SİSTEMLERİ
Savaşın askeri boyutunda dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Kübra Urhan, "ABD'nin askeri üstünlüğü tartışmaya açıldı. 'Yenilmez' denilen sistemlerin kırılgan olduğu görülüyor" ifadelerini kullandı.
Akademisyen Prof. Dr. Aylin Ünver Noi ise, "Hiçbir şekilde vurulamaz denilen F-35'lerin hedef alınabileceği ortaya çıktı. Bu durum ABD savunma sanayisi açısından olumsuz bir tablo" şeklinde konuştu. Noi ayrıca, "İsrail'in 'delinemez' denilen hava savunma sistemlerinin de aşılabildiği görüldü" dedi.
WASHINGTON'DA HEDEF ÇATIŞMASI
ABD yönetimi içinde de görüş ayrılıkları gün yüzüne çıkmış durumda. ABD Temsilciler Meclisi üyesi Joaquin Castro, "İsrail'in hedefleri Amerika ile örtüşüyor mu?" sorusunu gündeme taşıdı.
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise, "Başkan'ın hedefleriyle İsrail'in hedefleri farklı" diyerek ayrışmayı net şekilde ortaya koydu. Gabbard, ABD'nin hedefini askeri kapasiteyi sınırlamak olarak açıklarken, İsrail'in doğrudan İran yönetimini hedef aldığını belirtti.
Castro ise bu tabloya tepki göstererek, "Yani ölüm ve yıkım devam ediyor" ifadelerini kullandı.
TRUMP VE NETANYAHU GÖLGESİ
ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail politikaları da tartışmanın merkezinde. Orallı, "Trump, İsrail'in taleplerini yerine getirmek zorunda olan bir pozisyona sürüklenmiş durumda" ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise bu iddialara karşı çıkarak, "Birileri gerçekten Başkan Trump'a ne yapması gerektiğini söyleyebileceğini mi düşünüyor?" şeklinde konuştu.
EKONOMİK ETKİ: SAVAŞ HALKIN CEBİNİ VURUYOR
Savaşın ekonomik yansımaları da giderek hissediliyor. İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hamleleri petrol fiyatlarını yükseltirken, bu durum doğrudan Amerikan halkını etkiliyor.
Bir ABD vatandaşı, "Yakıt fiyatları yükseliyor, daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağım" diyerek yaşanan ekonomik baskıyı dile getirdi.
Orallı ise bu durumu, "Amerikan halkı günlük yaşam maliyetine bakar. Fiyatlar arttığında bunun hesabını yönetime sorar" sözleriyle değerlendirdi.
SENATODA TEPKİ: "BU HALKIN SAVAŞI DEĞİL"
ABD'li bir senatör, savaşın gidişatına sert tepki göstererek, "Bu toplantıdan son derece öfkeli çıktım. Sorularım yanıtsız kaldı ve Amerikan halkı daha fazlasını bilmeli" ifadelerini kullandı.
Aynı senatör, "En büyük endişem askerlerimizin İran'da karada konuşlandırılması ve hayatlarının tehlikeye girmesi" diyerek kara harekâtı ihtimaline dikkat çekti.
TOPLUMSAL GERİLİM VE KÜRESEL RİSK
Sivil kayıpların artması ve savaşın uzaması, toplumsal gerilimi daha da artırıyor. Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, "Sivil kayıplar Amerikan kamuoyunda ciddi tepki oluşturuyor ve bu durum antisemitizme evrilebilir" uyarısında bulundu.
Orallı ise daha geniş bir riskin altını çizerek, "Amerika'da yükselen bu öfke Avrupa'ya da sıçrayabilir ve tarihsel kırılmaları tetikleyebilir" şeklinde konuştu.
BU SAVAŞ NEREYE GİDİYOR?
Tüm bu gelişmelerin ortasında en kritik soru hâlâ yanıt bekliyor. Kübra Urhan, "Bu savaş gerçekten kimin savaşı?" sorusunu gündeme taşırken; sahadaki çatışmalar, Washington'daki siyasi gerilim ve sokaktaki öfke bu sorunun ağırlığını her geçen gün artırıyor.
ABD'nin İran'da nasıl bir yol izleyeceği, yalnızca bölgenin değil küresel dengelerin geleceğini de belirleyecek gibi görünüyor.