Libya Parlamentosu, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı onayladı.

Libya Parlamentosu, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı onayladı. Kararın, Doğu Akdeniz’deki stratejik dengeler açısından önem taşıdığı değerlendirildi. Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlarını belirleyen mutabakatı kabul etti. Anlaşma 2019'da Trablus'taki hükümetle imzalanmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından da onaylanmıştı. Libya'daki doğu-batı bölünmesi nedeniyle ise yaklaşık yedi yıldır doğudaki yasama organının onayını bekliyordu.

DÜNYA - 2026-10-20 20:32:55

Anlaşma sonrası MİT Başkanı Kalın'dan Libya çıkarması: Ortak hareket etmeye hazırız

Giriş Tarihi:20 Ekim 2026 20:07Son Güncelleme:20 Ekim 2026 20:31

Mutabakat muhtırası 27 Kasım 2019'da İstanbul'da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es-Serrac arasında imzalandı. TBMM'nin onayının ardından muhtıra Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Libya'nın başkenti Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüştü. Görüşmede, Libya'nın doğusu ve batısındaki yönetimlerin ve askeri güçlerin tek otorite altında birleştirilmesi, ülkede kalıcı barışın sağlanması ve toprak bütünlüğünün korunması ele alındı.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile bir araya geldi. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre Kalın, Dibeybe ile Libya'nın başkenti Trablus'ta görüştüTEK OTORİTE VURGUSU

Dibeybe ve Kalın, Libya'daki barış ortamının devamı ile Libya'nın doğusundaki ve batısındaki yönetimlerin ve askeri güçlerin tek bir otorite altında birleşmesine dair hususları ele aldı.MİT Başkanı Kalın, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe ile görüştü (AA)

TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU

Libya'nın tüm bölgeleri arasında nihai birliğin sağlanması ve askeri-siyasi sürecin kalıcı uzlaşıya kavuşturulmasına yönelik çabaların ele alındığı görüşmede, Libya'nın toprak bütünlüğünün korunması konusundaki kararlılığın altı çizildi. Ayrıca görüşmede, Türkiye'nin Libya ile işbirliğini her seviyede güçlendirme iradesine değinildi.

TÜRKİYE: HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIRIZ

Yapılan görüşmede MİT Başkanı Kalın, Libya'nın doğu ve batı bölgelerinin birleştirilmesi sürecinde Türkiye'nin her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu, bu noktada tüm tarafların Libya'nın geleceğini önceleyen bir yaklaşım ile Libya'nın bütünlüğüne katkı vermesi gerektiğini vurguladı.

LİBYA: MÜTEŞEKKİRİZ

Libya Başbakanı Dibeybe ise Türkiye'nin Libya'nın güvenliği için ortaya koyduğu çabalardan ötürü müteşekkir olduğunu, sonraki dönemde de Türkiye ile birlikte Libya'nın toprak bütünlüğü için ortak hareket etmeye hazır olduğunu dile getirdi.

DENİZ YETKİ ANLAŞMASINA ONAY VERİLDİ

Bununla birlikte Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlarını belirleyen anlaşmaya da onay verdi. Yaklaşık 7 yıldır beklenen karar, Doğu Akdeniz'deki dengeler açısından büyük önem taşıyor. MİT Başkanı Kalın, Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına ilişkin olarak Dibeybe'ye, yeni seçilen Temsilciler Meclisi Başkanı Salihin Abdunnebi ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter'e teşekkürlerini iletti.

LİBYA'DAN TÜRKİYE İLE KRİTİK ANLAŞMA KARARI!

Libya’dan Türkiye ile stratejik hamle: Onay verildi

 
Libya ve Türkiye arasındaki anlaşma dengeleri değiştirecek

Libya Parlamentosu, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı onayladı.

Doğu ve batı aynı noktada buluştu

Libya’da batıda BM tarafından tanınan hükümet, doğuda ise Halife Hafter’e yakın güçlerin etkili olduğu ayrı siyasi merkezler bulunuyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, daha önce anlaşmanın geçerliliğine itiraz etmişti. Son onayla birlikte Libya’nın iki siyasi merkezi arasındaki anlaşmazlıkta yeni bir aşamaya geçildi.

Doğu Akdeniz’de stratejik öneme sahip

Birleşmiş Milletler, Türkiye-Libya mutabakatını 30 Eylül 2020’de kayıtlarına geçirmişti. Yunanistan’ın da itiraz ettiği anlaşma, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin politikasında önemli bir yer tutuyor.

Mekke İttifakı anlaşmasına dair kanun teklifi TBMM'ye sunuldu! İşte anlaşmanın maddeleri

Giriş Tarihi:20 Ekim 2026 12:17Son Güncelleme:20 Ekim 2026 15:21

Mekke İttifakı Anlaşması TBMM'ye sunuldu! 16 maddede müşterek savunma: Mehmetçik'e kutsal topraklar yolu

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik tarihi 'Mekke Anlaşması', TBMM Başkanlığına sunuldu. Takvim.com.tr Meclis'e gelen Mekke tezkeresinin detaylarına ulaştı. Üç ülkeyi 'Çekirdek Taraflar' olarak tanımlayan metin anlaşma egemenlik ve toprak bütünlüğü temelinde birine yapılan saldırıyı hepsine yapılmış sayan müşterek savunma yükümlülüğü getiriyor... Öte yandan Mehmetçik'e kutsal topraklarda görev yapmanın önünü açacak tezkereye ilişkin MSB'den "Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askeri kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir" açıklaması yapılmıştı.

Mekke İttifakı Anlaşması'na dair kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. Üç ülkeyi "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlayan anlaşma metni, egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuka saygı temelinde taraflara müşterek savunma yükümlülüğü getiriyor.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, onaylanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunuldu. 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan anlaşma, tarafların egemenliklerinin, toprak bütünlüklerinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının korunmasını, savunma alanındaki iş birliğinin geliştirilmesini ve bölgesel ve uluslararası güvenliğin güçlendirilmesini amaçlıyor.

Ankara-Riyad-İslamabad hattında imzalanan Mekke Paktı fiili olarak sahaya iniyor.

Mekke Paktı çerçevesinde askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılmasına gündeme geldi.Mehmetçik'e kutsal topraklarda görev yapmanın önünü açacak Mekke Tezkeresi Meclis'e geldi (Foto: AA)

MEKKE TEZKERESİ MECLİS'E GELDİ

Tüm bu yaşananların gölgesinde Mehmetçik'e kutsal topraklarda görev yapmanın önünü açacak Mekke Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisine geldi.

Kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. Üç ülkeyi "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlayan anlaşma metni; egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuka saygı temelinde taraflara müşterek savunma yükümlülüğü getiriyor.

"BİRİNE YAPILAN SALDIRI HEPSİNE YAPILMIŞ SAYILACAK"

Anlaşmanın en kritik maddelerinden biri olan 2. Maddeye göre; taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı ya da askeri saldırganlık, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilecek.

Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde yer alan "meşru müdafaa hakkı" çerçevesinde şekillendirilen madde uyarınca; saldırıya uğrayan ülkeye, askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut tüm karşılıklı yardım olanakları kullanılarak derhal destek sağlanacak.Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik tarihi 'Mekke Anlaşması', TBMM Başkanlığına sunuldu (Foto: AA)

SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ
Anlaşma, askeri ortaklığın yanı sıra savunma sanayii alanında derin bir işbirliğini şart koşuyor. Belirlenen çerçeve kapsamında taraflar: Savunma alanında ortak üretim gerçekleştirecek, İleri teknoloji gerektiren alanlarda ortak Ar-Ge ve inovasyon projeleri yürütecek, Tarafların topraklarında uzman personel vasıtasıyla insan kaynağı yetiştirecek ve askeri sanayiyi destekleyecek, Barışta, savaşta ve olağanüstü hallerde mühimmat, silah, yakıt ve yedek parça tedarikini içeren kapsamlı bir lojistik destek mekanizması kuracak.

SEKRETARYA VE "STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ"

İttifakın kurumsal omurgasını oluşturmak amacıyla Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" ihdas edilecek. Komite, dönüşümlü ev sahipliğiyle yılda en az iki kez toplanacak; liderler ise gerekli görülmesi halinde yılda bir kez bir araya gelebilecek. Anlaşma kapsamında teşkil edilecek daimi sekretaryaya Suudi Arabistan ev sahipliği yapacak. Sekretaryaya 3 yıllık süreyle dönüşümlü bir Genel Sekreter başkanlık edecek ve ilk Genel Sekreter Pakistan vatandaşı olacak. Yeni ülkelerin ittifaka katılımı ise yalnızca "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla mümkün olabilecek.

TERÖRLE MÜCADELE VE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI DA ANLAŞMADA

Anlaşmada, bölgesel ve uluslararası istikrarı ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşitleri ve tezahürleriyle mücadelede mevcut iş birliğinin ve ortak çabaların operasyonel düzeyde de güçlendirilmesi hükme bağlanıyor. Tarafların uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunması, hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak amacıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmesi de anlaşmanın kapsamına giriyor. İstihbarat alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi amacıyla tarafların, bilgi güvenliği ve gizlilik ilkelerine riayet ederek karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunması öngörülüyor. Anlaşma kapsamında barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dâhil olmak üzere lojistik destek sağlanması da düzenleniyor.

ÜÇ ÜLKE ARASINDA STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ KURULACAK

Anlaşmanın uygulanmasına stratejik yön vermek ve taraflar arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğini geliştirmek amacıyla Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulması öngörülüyor. Dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşacak komitenin yılda iki kez toplanması, liderlerin ise gerekli görülmesi hâlinde yılda bir kez bir araya gelmesi öngörülüyor. Komitenin, anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele alması ve gerektiğinde alt komiteler oluşturabilmesi de düzenlemede yer alıyor. Komiteye hizmet vermek üzere Suudi Arabistan'da bir sekretarya kurulması planlanıyor. Sekretaryaya, çekirdek taraflar arasında dönüşümlü olarak üç yıllığına görevlendirilecek bir genel sekreter başkanlık edecek. İlk genel sekreterin Pakistan vatandaşı olması öngörülüyor. Anlaşmada, tarafların oydaşmasıyla diğer ülkelerin de anlaşmaya katılımına ilişkin usul ve esasların belirlenebileceği hükmü bulunuyor.

ANLAŞMA SÜRESİZ OLARAK YÜRÜRLÜKTE KALACAK                                                              Anlaşmaya göre taraflar, yürürlüğe girmesi için gerekli ulusal onay süreçlerini tamamlayacak. Düzenleme, son onay belgesinin komite sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecek. Süresiz olarak yürürlükte kalması öngörülen anlaşma kapsamında taraflardan herhangi biri, yürürlüğe giriş tarihinden itibaren 10 yıl geçmesinin ardından diğer taraflara en az üç ay önceden diplomatik kanallarla yazılı bildirimde bulunarak anlaşmadan çekilebilecek. Anlaşmanın sona ermesi veya taraflardan birinin çekilmesi, önceden mutabık kalınmış ve devam etmekte olan faaliyet ve projeleri etkilemeyecek. Gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin korunmasına ilişkin yükümlülükler ise anlaşmanın sona ermesinden sonra da devam edecek. Anlaşmada ayrıca tarafların, uluslararası konularda ortak tutum sergilemek amacıyla bölgesel ve uluslararası kuruluşlardaki iş birliğini güçlendirmesi ve savunma alanındaki mevcut iş birliği mekanizmalarını geliştirmesi hedefleniyor.

İŞTE 16 MADDENİN TAM METNİ

Madde 1: Taraflar birbirlerinin bağımsızlığının, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğinin sağlanması ve korunmasını teminen işbirliği yaparlar. Taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, taraflar bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.

Madde 2: Taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. Taraflardan birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, taraflar saldırıya uğrayan tarafa birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bu amaçla "Taraflar", Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci Maddesinin tanıdığı meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen, ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesini müteakip sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek; askeri imkân ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkanları çerçevesinde işbirliği yaparlar.

 

Madde 3: Taraflar, işbu Anlaşma'nın 2'nci Maddesi gereğince savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapar; Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkileri geliştirir ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabık kalınan faaliyetleri uygular.

Madde 4: Taraflar uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunurlar. "Taraflar" hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak ve milli güvenliklerine karşı tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmek üzere sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım eder ve işbirliği yaparlar.

Madde 5: Taraflar, bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dahil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirirler.

Madde 6: Savaşta ve barışta taraflar, savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile tarafların Silahlı Kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler.

Madde 7: Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla taraflar karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler:

ggggg

a) Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi,
b) Uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunun hayata geçirilmesi,
c) Tarafların topraklarında, herhangi bir "Tarafın" uzmanları vasıtasıyla insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi,
d) Savunma sanayii ile savunma Ar-Ge ve inovasyonu alanlarında uzmanlık ve edinilen derslerin paylaşılması,
e) Tarafların karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları.

Madde 8: Çekirdek Taraflar, ortak savunmaya stratejik yön vermek, taraflar arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve işbu Anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, tarafların Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'ni kurar. Komite taraflar arasında dönüşümlü ev sahipliğiyle yılda iki defa toplanır. tarafların liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanabilir. Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, gerekli gördüğü takdirde, alt komiteler kurabilir.

İşbu Anlaşmada öngörülen işbirliği alanlarının uygulanmasına yönelik işbirliği alanlarının uygulanması maksadıyla, gerektiğinde taraflar arasında anlaşmalar veya protokoller müzakere edilir. Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, çekirdek tarafların oydaşmasıyla, bu Anlaşmaya diğer tarafların katılımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve onaylamaya yetkilidir.

ggggg

Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan Krallığı'nda bulunan bir Sekretarya ihdas edilir. Sekretarya, Suudi Arabistan Krallığı ile bir merkez anlaşması akdeder. Sekretaryanın işleyişi, teşkilat yapısı ve kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar, çekirdek tarafların oydaşmasıyla bilahare kararlaştırılır.

Sekretaryaya, çekirdek taraflar arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık eder. İlk Genel Sekreter Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacaktır. Bu maddenin hükümleri, taraflar arasında mevcut askeri işbirliği komitelerinin çalışmalarına halel getirmez.

Madde 9: İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla taraflar, bilgi güvenliği verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.

Madde 10: Taraflar, lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar.

Madde 11: Uluslararası hukuk ve tarafların ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, taraflar, bu Anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir.

Madde 12: İşbu Anlaşma, tarafların daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.

Madde 13: Taraflar, işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler. Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, taraflar dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz. Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin bilmesi gereken prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir.

Madde 14: İşbu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, taraflar arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür.

Madde 15: İşbu Anlaşma çekirdek taraflar arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir.

Madde 16: İşbu Anlaşma, her bir tarafın tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgesel sorunlara bölgesel çözümler geliştirme yönündeki taahhütlerinin ve bölgesel güvenlik ile istikrarı odağına alan ortak stratejik vizyonlarının bir yansıması olan anlaşma, üç ülkenin ortak caydırıcılık ve savunma yoluyla güvenliklerinin tahkim edilmesini hedefliyor.

ggggggg

BÖLGEDE DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK ADIM

Anlaşmanın stratejik arka planını ve liderler düzeyindeki imza sürecini aktaran A Haber muhabiri Şener Çetin, "Bir yanda özellikle NATO'nun ikinci büyük ordusu ve savunma sanayisiyle öne çıkan Türkiye, bir tarafta yine finansal ve teknolojik kaynakları bünyesinde barındıran Suudi Arabistan ve bir diğeri de elbette nükleer caydırıcılığı bulunan Pakistan arasında bölgedeki en önemli anlaşmalardan bir tanesine imza atıldı. Bu imzalar Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos'ta atıldı." sözleriyle süreci aktardı.

YASALAŞMA SÜRECİ TBMM'DE İLERLİYOR

Anlaşma metninin Meclis'teki aşamalarını anlatan muhabir Şener Çetin, "Uluslararası nitelikteki bu anlaşmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yürürlüğe girebilmesi için kanuni olarak uygun şartları taşıması gerekiyor. Dışişleri Bakanlığından beklenen anlaşma metni TBMM'ye ulaştı. Dışişleri Komisyonunda görüşülecek ve son olarak TBMM Genel Kuruluna gelerek onaylanma aşamasına geçecek." sözlerini kaydetti.

"BİRİNE YAPILAN SALDIRI HEPSİNE YAPILMIŞ SAYILACAK"

İttifakın kapsamına ve savunma maddelerine dikkat çeken Şener Çetin, "Özellikle anlaşma kapsamında taraf ülkelerden birine yapılacak silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını içeren bir savunma ittifakından bahsediyoruz. Aynı zamanda üç ülke arasındaki iş birliklerinin savunma sanayisi alanında da söz konusu olduğunu söylemek mümkün. Bir saldırı değil, özellikle savunma ittifakı olduğunun sürekli altı çiziliyor. TBMM Genel Kurulunda onaylanması halinde Türkiye'de yasal süreç tamamlanmış olacak ve anlaşma bağlayıcı hale gelecek." ifadeleriyle son durumu aktardı.

"KURUMSALLAŞMASI YOLUNDA ÖNEMLİ BİR AŞAMA"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kanun teklifinin meclis başkanlığına sunulmasına ilişkin açıklamada bulundu.

İletişim Başkanı Duran açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması, üç kardeş ülke arasındaki stratejik iş birliğinin kurumsallaşması yolunda önemli bir aşamadır.

Ülkelerimiz arasında geliştirilen bu stratejik ortaklık; kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini, savunma alanındaki ortak kabiliyetlerin artırılmasını ve bölgemizde güvenlik ve istikrarın korunmasını hedeflemektedir.

Bölgenin meselelerinde bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesini esas alan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, güvenliği ve dayanışmayı önceleyen ortak bir iradenin tezahürüdür.

TBMM'deki onay sürecinin ülkemiz ve kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ile Pakistan için hayırlı olmasını temenni ediyor, şimdiden emeği geçen tüm partilere ve milletvekillerine teşekkür ediyorum."

Günün Diğer Haberleri