Her yerden ihanet fışkırıyor! Kripto eski AA muhabiri Musab Turan'ın hatırlattıkları...
Giriş Tarihi: 23.05.2021 10:03 Güncelleme Tarihi: 23.05.2021 10:07
Sabah Gazetesi yazarlarından Mahmut Övür, bugün köşesinde Bakan Varank ve Pakdemirli'ye provokatif sorular soran FETÖ ile ilişkisi bulunduğu tespit edilen Musab Turan'la ilgili bir yazı kaleme aldı. Övür, "her yerden "ihanet" fışkırıyor" ifadelerini kullanırken, "O sorularla amacın bir meseleyi aydınlatmak olmadığı, ortalığı karıştırmak olduğu çok açık" yorumunda bulundu.
İşte Sabah Gazetesi yazarı "Kripto muhabirin hatırlattıkları" başlıklı yazısı
Bir ülkenin iç savaşın eşiğine nasıl getirildiğini en iyi bizim 78 kuşağı biliyor. O yıllarda sağ-sol ayrımı üzerinden ülkeyi kurtarmaya kalkmış, bir süre sonra da sadece birbirimizi öldürmekle yetindiğimizi görmüştük. Bütün yaptıklarımızı da kendi aklımızla yaptığımızı sanıyorduk. Doğrusu her şeyin müsebbibi de sadece akılsızlığımız değildi.
Bu gerçeği ancak içimizdeki "onların çocukları"nın 12 Eylül darbesini yaptıklarında anladık ama iş işten geçmişti. Bu aymazlığın bedelini de, bırakın ekonomiye ve siyasete verdiği zararı, Türkiye'nin yetişmiş 6 bine yakın gencini kaybederek ödedik.
Peki ders çıkarmadık mı?
Pek sayılmaz, çıkarsaydık 2021'in Türkiye'sinde hâlâ muhalefet, muhtıracı emekli amirallerin bildirisine ya da kullanışlı mafyatik tiplerin söylediklerine itibar etmez, ülkeye kurulan küresel tuzağı görürdü.
Ama vahim olan sadece muhalefetin görmedikleri değil, AK Parti ve bürokrasi içindeki görülmeyenler ve pusuda bekleyenler...
Meğer "tarlalarımız" ne kadar derin sürülmüş ki her yerden "ihanet" fışkırıyor. Şu son Anadolu Ajansı muhabiri olayına bakın... Bakın diyorum ama çok da şaşırmıyorum... Çünkü 70'lerin sonunda Mehmet Ali Ağca'ları, 80'lerde Başbakan Özal'a kurşun yağdırmış Kartal Demirağ'ları unutmadık. Sonrasında çok daha vahimini, milyonları "altın nesil" diye peşinden sürükleyip katillere dönüştürmüş bir yapıyı ve onun ürettiği Mert Altıntaş'ları gördük.
Bunlar ihanet etmede ötekilerden çok daha pervasız ve ölçüsüzlerdi. Ben bunun basite alınmaması, bir meczup muhabir denilip geçilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Aylardır Biden'ın gelişiyle ABD'nin yıllardır gelişmekte olan ülkeleri dizginlemek için kullandığı klasik "gayri nizami harp" yöntemlerinin yenilendiğini ve "uyuyan hücrelerin" harekete geçirildiğini yazıp duruyoruz. Bugün olanlar bundan farklı değil.
Anadolu Ajansı muhabiri Musab Turan bu yüzden sıradan biri değil, "seçilmiş" biri... İlk sorudaki şu tespit bile amacın sadece bir bakanlık olmadığını gösteriyor.
"Burada narko bürokrasi ile ilgili iddialar ülkemizi uluslararası arenada zora soktu mu? Hükümetin buna ilişkin bir planı var mı?"
Dikkatinizi çekmiştir, "narko bürokrasi" diyerek tam bir FETÖ ağzıyla konuşuyor. AK Parti'yi sahiplenmesi ise işin kılıfı.
O sorularla amacın bir meseleyi aydınlatmak olmadığı, ortalığı karıştırmak olduğu çok açık. Bu yüzden de soruları otomatik tüfekten çıkar gibi arka arkaya soruyor.
YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
Türkiye’ye karşı yapılan ihanetin kronolojisi! 7 maddede kaos planı
Türkiye demokrasisi son zamanlarda hem muhalefet cephesinden yapılan açıklamalar hem de terör örgütlerinin yapmış olduğu saldırılarla birlikte yeniden eş zamanlı saldırıya maruz kaldı. Vatandaşları sokağa dökmeye çalışarak kontrollü kaosu planlayan ve darbeye yol açıp siyasi çıkar amaçlayan bur süreç nasıl oldu? İşte o ihanetin kronolojik sırası…
Giriş Tarihi: 22.05.2021 13:04Güncelleme Tarihi: 22.05.2021 15:06
BU ALBÜMÜ PAYLAŞ
1- AMİRALLERİN BİLDİRİSİ
Türkiye'yi ısıtan ilk gelişme Doğu Akdeniz'de büyük bir mücadele verirken 104 emekli amiralin, Kanal İstanbul ve Montrö tartışmalarını bahane ederek, gece yarısı milli iradeyi hedef alan bir bildiri yayınlaması ile yaşandı.
Siyasilere sopa göstermeye kalkışan emekli amiraller, sözde bildirilerinde "Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir" ifadelerine yer vererek, askeri vesayetçiliğin yaşayan son temsilcileri olduklarını gözler önüne serdi.
2- 128 MİLYAR YALANI
Yıpratmanın ekonomik ayağı için de başını CHP'nin çektiği muhalefet partileri 128 milyar dolar yalanını ortaya attı.
"128 milyar dolar nerede?" sorusunu dillerine pelesenk eden muhalefet, Merkez Bankası'nın mevcut 90 milyar dolarlık rezervini, kur saldırılarında kullanılan doları, salgında üreticiyi ve dar gelirliyi korumak için ödenen parayı ve 1 dolarlık işlemin bile kayıt dışı olamayacağını görmezden geldi.
Hükümet kanadından yapılan çeşitli açıklamalar görmezden gelinerek konu hala sıcak tutulmaya çalışılıyor.
3- HDP'Lİ BAKAN PAZARLIĞI
Erken seçim senaryolarını dillendiren Millet İttifakı'nda HDP'lilerle bakanlık pazarlığı da son dönemde ifşa oldu.
CHP'li Dursun Çiçek, seçimi kazanmaları halinde HDP'lilere 1-2 bakanlık verilebileceğini itiraf etti.
Ardından da CHP'li Gürsel Tekin de aynı yönde açıklamalarda bulundu.
CHP'Lİ GÜRSEL TEKİN: HDP'LİLER NEDEN BAKANLIK YAPMASIN?
4- PKK'NIN DRONE SALDIRILARI
Son dönemde gerçekleştirilen operasyonlarla ağır darbe alan, ikna çalışmalarıyla kan kaybeden terör örgütü PKK da aynı günler içinde düğmeye basması dikkat çekti.
Eli kanlı örgüt ilk önce, Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı'nı hedef almaya çalıştı. Bu saldırıdan iki sonra ise bu kez Batman ve Şırnak'taki askeri birlikler hedef alındı.
TERÖR SALDIRISI İÇİN NEDEN DİYARBAKIR SEÇİLDİ?
5. ÇİRKİN 'NETANYAHU' BENZETMESİ
Türkiye gündemine sokulan gelişmelere Meral Akşener'in Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı katliamcı İsrail Başbakanı Netanyahu'ya benzetmesi eklendi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ardından milleti germek için sahaya indi. Başkan Erdoğan'ın memleketine giden Akşener, burada provokasyon yaptı.
Çevre illerden adam toplayarak gövde gösterisi yapmak için Rize'ye giden Akşener'in yanındaki ekip, Akşener'e soru sormak isteyen esnafa da saldırdı.
6- KASET OPERSYONLARI
Tüm bunlar yaşanırken, yeraltı örgütü elebaşı Sedat Peker'in yıpratma videoları da servis edilmeye başlandı.
Daha önce CHP'yi kaset operasyonlarıyla dizayn eden güçler şimdi de Peker'in videoları üzerinden Türkiye'ye yönelik yeni bir operasyonun düğmesine bastı.
7- FETÖ BAĞLANTILI PROVOKATÖR
Topyekün saldırının son halkası dün yaşandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Pendik Veteriner Kontrol Enstitüsü'ndeki programda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
MUHABİR MUSAB TURAN'IN FETÖ BAĞLANTISI ORTAYA ÇIKTI
Toplantıyı takip eden Anadolu Ajansı muhabiri Musab Turan, soru sormak için söz alıp İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu hedef alan ifadeler kullanıp bunları sosyal medya hesabından canlı yayınladı.
Organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in iddialarını dillendiren Turan'ın FETÖ bağlantıları olduğu öğrenildi.
Muhabirin polis ağabeyi T.T'nin KHK ile ihraç edildiği, ablası B.U'nun ise ihraç edilen FETÖ'cülere ATM üzerinden para gönderdiği öğrenildi.
YENİ BİR OYUN MU SAHNELENİYOR, KAOS PLANI NE?
Anadolu Ajansı, Turan'ın iş akdini feshederek terör bağlantısı için suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.
Turan'ın 'Gri Pasaport' ve 'Basın Kartı'nın iptali için de bildirimde bulunuldu.
Türkiye demokrasisi son zamanlarda hem muhalefet cephesinden yapılan açıklamalar hem de terör örgütlerinin yapmış olduğu saldırılarla birlikte yeniden eş zamanlı saldırıya maruz kaldı..
Son dakika: İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi
Giriş Tarihi: 21.5.2021 02:10 Son Güncelleme: 21.5.2021 03:54
Gazze'de ateşkes başladı İşgalci İsrail ile Filistin (Hamas) tarafı arasında sağlanan anlaşma neticesinde Gazze Şeridi'nde ateşkes saat 02:00'da başladı. Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, yaptığı açıklamada "Bu savaş, Filistin direnişinin İsrail'e karşı zafere ulaştığını ispat etmiştir." dedi.
Gelen son dakika haberine göre; İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması bu gece saat 02.00'de yürürlüğe girdi. Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, yaptığı açıklamada "Bu savaş, Filistin direnişinin İsrail'e karşı zafere ulaştığını ispat etmiştir." dedi.
Son dakika haberleri: İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması bu gece saat 02.00'de yürürlüğe girdi.
İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların sonlandırılıp ateşkesi görüşmek üzere yerel saatle 19:00'da toplanmıştı. Kabinenin ateşkes oylamasını oy birliğiyle kabul ettiği ve Gazze'den İsrail'e atılan roket atışlarının son bulması şartının yer aldığı ifade edildi.
HAMAS'TAN ATEŞKES AÇIKLAMASI
Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, yaptığı açıklamada, Mısır tarafının Hamas yönetimine İsrail'in ateşkes kararını bildirdiğini ifade etti.
Ateşkesin bu gece yerel saatle 02.00'de başlayacağını doğrulayan Zuhri, "Bu savaş, Filistin direnişinin İsrail'e karşı zafere ulaştığını ispat etmiştir." dedi.
"HER DURUMDA FİLİSTİN HALKIMIZI KORUMAYA KARARLIYIZ"
Zuhri, İsrail'in sonunda saldırıyı durdurmak zorunda kaldığına vurgu yaparak şunları söyledi:
"Sonunda düşman, halkımıza ve Kudüs'e yönelik saldırıyı durdurmak için boyun eğmek zorunda kaldı. Her durumda Filistin halkımızı korumaya kararlıyız ve işgal devletine 'geri dönerseniz döneriz!' diyoruz."
Son dakika: Filistin ile İsrail arasında ateşkes! Süreç başladı
Son dakika haberleri... İşgalci İsrail ile Filistin (Hamas) tarafı arasında sağlanan anlaşma neticesinde Gazze Şeridi'nde ateşkes saat 02:00'da başladı. Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, yaptığı açıklamada "Bu savaş, Filistin direnişinin İsrail'e karşı zafere ulaştığını ispat etmiştir." dedi.
232 FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ
Gazze'ye yönelik 10 Mayıs'tan bu yana devam eden İsrail saldırılarında 65'i çocuk, 39'u kadın 232 Filistinli hayatını kaybetti.
Yerel basında çıkan haberlerde, yerel saatle 19:00'da toplanan İsrail Güvenlik Kabinesinin Gazze'de ateşkese varılmasını görüşeceğini yazmıştı.
İsrail Güvenlik Kabinesi, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde tek taraflı ateşkes ilan edilmesi önerisini onayladı.
ATEŞKES BAŞLADI
İsrail Güvenlik Kabinesinin abluka altındaki Gazze Şeridi'nde ateşkese gidilmesini onayladığı ve ateşkesin bu gece saat 02.00'de başlayacağı bildirilmişti.
HAMAS'TAN AÇIKLAMA
Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, İsrail ile Gazze Şeridi'nde ateşkesin yerel saatle bu gece 02.00'de başlayacağını doğruladı.
Zuhri, yaptığı açıklamada, Mısır tarafının Hamas yönetimine İsrail'in ateşkes kararını bildirdiğini ifade etti.
Ateşkesin bu gece yerel saatle 02.00'de başlayacağını doğrulayan Zuhri, "Bu savaş, Filistin direnişinin İsrail'e karşı zafere ulaştığını ispat etmiştir." dedi.
"FİLİSTİN HALKIMIZI KORUMAYA KARARLIYIZ"
Zuhri, İsrail'in sonunda saldırıyı durdurmak zorunda kaldığına vurgu yaparak şunları söyledi:
"Sonunda düşman, halkımıza ve Kudüs'e yönelik saldırıyı durdurmak için boyun eğmek zorunda kaldı. Her durumda Filistin halkımızı korumaya kararlıyız ve işgal devletine 'geri dönerseniz döneriz!' diyoruz."
İsrail basınına göre İsrail Güvenlik Kabinesinin abluka altındaki Gazze Şeridi'nde 10 Mayıs'tan bu yana devam eden saldırılara son verilerek ateşkese gidilmesi için yapılan oylamayı kabul ettiği bildirilmişti.
İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların sonlandırılıp ateşkesi görüşmek üzere yerel saatle 19:00'da toplanmıştı.
GAZZE'DE KAÇ FİLİSTİNLİ ŞEHİT OLDU?
Gazze'ye yönelik 10 Mayıs'tan bu yana devam eden İsrail saldırılarında 65'i çocuk, 39'u kadın 232 Filistinli hayatını kaybetti.
Yerel basında çıkan haberlerde, yerel saatle 19:00'da toplanan İsrail Güvenlik Kabinesinin Gazze'de ateşkese varılmasını görüşeceğini yazmıştı.
HAMAS SÖZCÜSÜ: "İŞGAL, FİLİSTİN DİRENİŞİNİN SALDIRILARININ ÖNÜNDE DURAMADI VE KAÇTI"
Hamas Sözcüsü Abdullatif el-Kanu, bu gece saat 02.00'de başlayacağı duyurulan ateşkese ilişkin İsrail'in Filistin direnişinin saldırıları karşısında duramayarak kaçtığını ve istediğini elde edemediğini söyledi.
Hamas Sözcüsü Kanu, yaptığı açıklamada, "İşgal, Filistin direnişinin saldırılarının önünde duramadı ve kaçtı. İstediğini elde edemedi. Direniş, halkımızın ve kutsal yerlerin koruyucusu olmaya devam edecek." dedi.
Kanu, sözlerine şöyle devam etti:
"Direniş var olmaya devam edecek ve halkımıza karşı herhangi bir saldırı ile mücadele etmekten çekinmeyecektir. Halkımız bulundukları her yerde zafer kazandı. Siyonist işgal kırıldı, hayalleri dağıldı ve amaçları başarısız oldu."
İsrail Güvenlik Kabinesinde yapılan oylamada, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde 10 Mayıs'tan bu yana devam eden saldırılara son verilerek yerel saatle bu gece 02.00 itibarıyla ateşkese gidilmesi kabul edilmişti.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail'in 10 Mayıs'tan bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 65'i çocuk, 39'u kadın olmak üzere 232 kişinin yaşamını yitirdiğini, yaralı sayısının ise 1900'a ulaştığını bildirmişti.
BM'DEN ÇAĞRI
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze'de İsrail ve Hamas arasında varılan ateşkesi memnuniyetle karşıladı, taraflara ateşkesin uygulanması çağrısı yaptı.
Guterres, İsrail ve Hamas'ın ateşkese varmasının ardından BM Genel Merkezi'nde gazetecilere açıklama yaptı.
"11gün boyunca ölümle sonuçlanan çatışmaların ardından Gazze ve İsrail arasındaki ateşkesten memnuniyet duydum" diyen Guterres, "Taraflara ateşkesi uygulamaları çağrısı yapıyorum." ifadesini kullandı.
Ateşkesin sağlanmasında Mısır ve Katar'ın çabalarına da değinen Guterres, uluslararası toplumdan da Filistin halkının ve kurumlarının yeniden inşası ve toparlanması için BM ile çalışmasını istedi.
İsrailli ve Filistinli liderlerin, ciddi bir diyaloğun başlatılması için sükuneti yeniden tesis etmenin de ötesinde bir sorumluluk taşıdığını belirten Guterres, İsrail ve Filistin'e; BM, ABD, Avrupa Birliği ve Rusya'dan oluşan Orta Doğu Dörtlüsü dahil uluslararası ve bölgesel aktörlerle iki devletli çözüm için anlamlı müzakerelere dönmesi çağrısı yaptı.
AA muhabirinin, ateşkesin ardından hangi adımlar atılması gerektiği yönündeki sorusunu da yanıtlayan Guterres, "Ateşkesi sağlamlaştırmak çok önemli, Gazze'nin toparlanması için güçlü bir insani yardım programı oluşturmak çok önemli ve iki devletli bir çözüm için barış sürecini yeniden canlandırmak, barış sürecini başlatmak çok önemli." dedi.
Guterres, İsrail ve Hamas'ın ateşkese varmasının ardından BM Genel Merkezi'nde gazetecilere açıklama yaptı.
"11gün boyunca ölümle sonuçlanan çatışmaların ardından Gazze ve İsrail arasındaki ateşkesten memnuniyet duydum" diyen Guterres, "Taraflara ateşkesi uygulamaları çağrısı yapıyorum." ifadesini kullandı.
Ateşkesin sağlanmasında Mısır ve Katar'ın çabalarına da değinen Guterres, uluslararası toplumdan da Filistin halkının ve kurumlarının yeniden inşası ve toparlanması için BM ile çalışmasını istedi.
İsrailli ve Filistinli liderlerin, ciddi bir diyaloğun başlatılması için sükuneti yeniden tesis etmenin de ötesinde bir sorumluluk taşıdığını belirten Guterres, İsrail ve Filistin'e; BM, ABD, Avrupa Birliği ve Rusya'dan oluşan Orta Doğu Dörtlüsü dahil uluslararası ve bölgesel aktörlerle iki devletli çözüm için anlamlı müzakerelere dönmesi çağrısı yaptı.
Guterres, "Ateşkesi sağlamlaştırmak çok önemli, Gazze'nin toparlanması için güçlü bir insani yardım programı oluşturmak çok önemli ve iki devletli bir çözüm için barış sürecini yeniden canlandırmak, barış sürecini başlatmak çok önemli." dedi.
DIŞİŞLERİ BAKANI ÇAVUŞOĞLU: BU SALDIRGAN EYLEMLER BİR SAVAŞ SUÇU TEŞKİL ETMEKTE
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bu saldırgan eylemler bir savaş suçu teşkil etmekte. Suçun failini ortaya koymak zorundayız, bugün Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'de yaşananların tek sorumlusu İsrail'dir." dedi.
İsrail ve Filistin arasında yaşanan krizi görüşmek üzere toplanan BM Genel Kurulu'na hitap eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu toplantının düzenlenmesine öncülük eden Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır'a teşekkür etti.
Çavuşoğlu, İsrail'in saldırıları sonucu hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu binlerce yaralıya da acil şifalar diledi.
Filistin'de uzun yıllardır bir dram yaşandığını ve yürekleri burkan bu trajedinin gözler önünde devam ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Bu trajedinin failleri aynı suçları tekrar tekrar işleyerek bizleri bu ağır suçlara, Filistin halkının zulmüne ve temel insan hak ve özgürlüklerinin ihlallerine karşı kayıtsız kılmaya çalışıyor." dedi.
Çavuşoğlu, bu mezalim ve vahşet karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayarak, "Adaletsizlik karşısında sessiz kalmak, işlenen suça ortak olmakla aynı şeydir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." ifadesini kullandı.
Bugün gelinen noktayı iyi anlayabilmek için her şeyden önce mevcut durumun altında yatan sebeplerin doğru şekilde teşhis edilmesi gerektiğini aktaran Çavuşoğlu, "Mevcut kriz, İsrail'in Kudüs'te devam eden provokasyonları, Mescid-i Aksa'nın kudsiyetine yapılan saldırılar, Filistinlilerin ibadet özgürlüklerinin engellenmesi ve Filistinlilerin Şeyh Cerrah'taki evlerinden zorla tahliye edilmeleri nedeniyle yaşandı." diye konuştu.
Çavuşoğlu, bu saldırıların Müslümanlar için ibadet ve tefekkür ayı olan mübarek Ramazan ayında gerçekleştiğini, Gazze'de sadece sivillerin kullandığı yüksek katlı binaların değil, aynı zamanda okullar ve hastanelerin de hedef alındığını ifade etti.
İsrail'in, BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı, Kızılay ve medya kuruluşlarının kullandığı binaları bile bombalamaktan geri durmadığını belirten Çavuşoğlu, Gazze'nin en önemli doktorlarının İsrail'in hava saldırılarıyla öldürüldüğünü söyledi.
Çavuşoğlu, "Bu saldırgan eylemler bir savaş suçu teşkil etmekte. Suçun failini ortaya koymak zorundayız, bugün Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'de yaşananların tek sorumlusu İsrail'dir." dedi.
"FİLİSTİNLİ SİVİLLER İÇİN ULUSLARARASI BİR KORUMA MEKANİZMASININ KURULMASI İÇİN ÇALIŞMALIYIZ"
Bakan Çavuşoğlu, İsrail işlediği suçlardan sorumlu tutulmadıkça ve hesap vermeyeceğine dair inancı ortadan kaldırılmadıkça bu tür trajedilerin tekrarlanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Filistin topraklarında sürdürülebilir barış ve istikrarın ancak yasa dışı ve insanlık dışı İsrail işgali sona erdiği takdirde sağlanabileceğine dikkati çeken Bakan Çavuşoğlu, ''İsrail'in son saldırıları, Filistinlilere yönelik etnik temizlik ve ilhak politikalarının bir parçasıdır. Nitekim, İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukası, bu toprakları dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürdü.'' ifadelerini kullandı.
Burada, 2 milyondan fazla insanın yaşadığı 365 kilometrekarelik bir toprak parçasından bahsedildiğini aktaran Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bakın şu haritalar gerçekleri ortaya koyuyor, 1947 yılından bugüne kadar Filistin topraklarının nasıl gasbedildiğini, nasıl işgal edildiğini gösteren bir haritadır. Elbette bugün burada bulunan tüm temsilciler, bu haritayı her gün görebiliyorlar çünkü bu BM çatısı altında, Filistinli kardeşlerimiz sürekli bu haritaları sergiliyor. Ama bu haritayı dünya iyi görsün ve 1947'den bugüne İsrail'in Filistin topraklarını nasıl çaldığını, nasıl gasbettiğini iyi görsün ve hatırlasın. İşte 1947'den beri süren işgalin ve çekilen acıların özetidir biraz önce gösterdiğim harita.''
İsrail'in bu eylemleriyle iki devletli çözüme ilişkin yerleşik parametreleri daha da aşındırmayı ve yeni bir oldu bitti yaratmayı hedeflediğini kaydeden Çavuşoğlu, ''Bu nedenle, şu anda yapılması gereken şey, sadece ateşkesin sağlanması değil, aynı zamanda İsrail'in Filistin toprakları üzerindeki işgal ve ablukasını sona erdirmek için uluslararası toplumun seferber edilmesidir.'' şeklinde konuştu.
BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluluklarını yerine getirmekte bir kez daha başarısız olmasının ise talihsiz ve üzücü olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, şunları söyledi:
''Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında kendisine en çok ihtiyaç duyulan bir zamanda, Konsey bir kez daha eylemsiz ve işlevsiz kalmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Dünya Beşten Büyüktür' çağrısının sebebi de işte budur. Konsey ve üyeleri gerçekten ahlaki sorumluluklarını yerine getirme iddiasında olsalardı, İsrail'in masum sivillere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarını kati suretle kınar, etnik temizlik kampanyasını durdurmak için harekete geçerlerdi.''
İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırılarını durdurmak için uluslararası toplum tarafından etkili yasal ve ahlaki tedbirler almanın vaktinin geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, yerlerinden edilmiş binlerce Filistinli için Gazze'ye insani yardımların önündeki engellerin de kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Çavuşoğlu, geçmişte, Güvenlik Konseyi'nin işlevsiz kaldığı durumlarda, BM Genel Kurulu'nun Kudüs'ün statüsü ve Filistinlilerin korunmasına yönelik tarihi kararlar almayı başardığını hatırlatarak, bu iki konunun bugün de İsrail-Filistin ihtilafının merkezinde yer aldığını söyledi.
BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluluklarını yerine getirmekte bir kez daha başarısız olmasının ise talihsiz ve üzücü olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, şunları söyledi:
''Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında kendisine en çok ihtiyaç duyulan bir zamanda, Konsey bir kez daha eylemsiz ve işlevsiz kalmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Dünya Beşten Büyüktür' çağrısının sebebi de işte budur. Konsey ve üyeleri gerçekten ahlaki sorumluluklarını yerine getirme iddiasında olsalardı, İsrail'in masum sivillere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarını kati suretle kınar, etnik temizlik kampanyasını durdurmak için harekete geçerlerdi.''
İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırılarını durdurmak için uluslararası toplum tarafından etkili yasal ve ahlaki tedbirler almanın vaktinin geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, yerlerinden edilmiş binlerce Filistinli için Gazze'ye insani yardımların önündeki engellerin de kaldırılması gerektiğini vurguladı.