Reklam
Endonezya nasıl Müslüman oldu?

Endonezya nasıl Müslüman oldu?

Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Kral sordu: -Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı nedir? -Ben, dedi tüccar, bir Müslüman'ım. İslâm dini böyle emreder. Müşterinin bana hakkı geçmişti. Dolayısıyla kazancıma haram girmişti. Ben sadece bir yanlışı düzelttim. Kral, -İslâm nedir, Müslümanlık nedir? gibi peş peşe sorular sordu. Birer birer sorularını cevapladı. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla zaman geçirmeden İslâm'ı kabul etti. Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.

YAŞAM - 2026-02-10 07:20:00 Bu içerik 178 kez okundu.

Endonezya nasıl Müslüman oldu? 

Giriş Tarihi:10 Şubat 2026 01:45 Son Güncelleme: 10 Şubat 2026 07:20

eşarp ve şunu diyen bir yazı 'ENDONEZY NEZYA NASIL MÜSLÜMAN OLDU?' görseli olabilirEndonezya nasıl Müslüman oldu?

Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi.

Endonezya'ya gitti, oraya yerleşti. İşini orada devam ettirdi.

Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı.

Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi.

Bir gün geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir kâr elde etmişti sattığı mallardan. Merak etti, sordu:

- Hangi kumaştan sattın? .-Şu kumaştan efendim. -Metresini kaça verdin?-On akçeye.

-Nasıl olur?" diye hayret etti, -Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın?

Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu?

Eleman gitti, müşteriyi buldu, getirdi.

Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez, helâllik istedi ve fazla parayı müşteriye uzattı.

Müşteri şaşırmıştı. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordu.

-Ne demekti hakkını helâl et?Olay kısa sürede dilden dile dolaştı.

Çok geçmeden kralın kulağına kadar vardı.

Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Kral sordu:

-Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı nedir?

-Ben, dedi tüccar, bir Müslüman'ım. İslâm dini böyle emreder. Müşterinin bana hakkı geçmişti.

Dolayısıyla kazancıma haram girmişti. Ben sadece bir yanlışı düzelttim.

Kral, -İslâm nedir, Müslümanlık nedir? gibi peş peşe sorular sordu. Birer birer sorularını cevapladı.

Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla zaman geçirmeden İslâm'ı kabul etti.

Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.

250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya'nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır sadece beş akçelik kumaştı.

Yapılan tek şey vardı sadece: İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle paylaşmaktı. Efendimizin müjdesi herkese açık: "Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve şehitlerle beraberdir."

Yani, asıl etkili olan söz dili değil, hal diliydi. Konuşmaktan çok yaşamaktı. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesiydi.

ALLAH (C.C.)

   "De ki: O Allah birdir. Allah Sameddir. (Her şey varlığını ve varlığının devamını O'na borçludur. Her şey O'na muhtaçtır. O, hiç bir , şeye muhtaç değildir. Her şeyin başvuracağı, yardım dileyeceği tek varlık O'dur). Kendisi doğurmamıştır ve (başkası tarafından)doğurulmamıştır. Hiçbirşey O'nun dengi olmamıştır." (İhlâs, 112/1-4) .

Kâinatın ve kâinatta bulunan tüm varlıkların yaratıcısı, koruyucusu olan tek varlık, ibâdet edilmeye lâyık tek Rab, Mevlâ, Huda'ya ait özel isim. En yüce varlık olarak inanılan, bütün kemâl sıfatları şahsında bulunduran ve her türlü noksan sıfatlardan uzak olan gerçek Ma'bud. Varlığı zorunlu olan tek yaratıcıya ait yüce bir isim. Bu isimle çağrılan bir başka varlık olmamıştır, olmayacaktır da.ALLAH (C.C.)İsim, ifade ettiği ilâhî manasıyla yalnız Allah'a aittir ve hiçbir kelime bu ismin manasını ve muhtevasını ifade gücüne sahip değildir. Bu isim başkası için de kullanılamaz (Meryem, 19/65).

 

AKLIN SINIRINDA
Bir boşluğun ortasında milyonlarca benzeri olan bir galaksinin içindeyiz. Samanyolu adını verdiğimiz galaksimizde ise güneş sistemimiz gibi 200 milyar güneş sistemi var.
Bizim galaksimizin komşusu Andromeda, Samanyolundan daha büyük bir galaksi. Galaksimizin çapı100.000 ışık yılı! Bu şu anlama geliyor. Işık hızıyla hareket eden bir araç olsaydı Samanyolunun bir ucundan diğer ucuna 100.000 bin yılda giderdi. Gezegenimiz saman yolundaki milyarlarca güneş sisteminden birinin içinde. Biz güneşle birlikte saniyede 250 km. hızla dönüyoruz. Güneş de galaksinin etrafında 220 milyon yılda bir dönüşü tamamlıyor. Biz bu sistemin içinde bir nişasta tanesi kadar yer tutan bir noktayız. Fakat bu noktadaki altmış, yetmiş yıl gibi kısa süreli misafirliğimiz içinde birbirimizle kavga ediyor, haksızlıklar yapıyor ve birbirimizi öldürüyoruz. Kur'an'da buyrulduğu gibi, hiç düşünmüyor muyuz, akıl etmiyor muyuz?

bir veya daha fazla kişi ve yazı görseli olabilir

"Her doğan insan, İslâm fıtratı üzere doğar, onu Mecusi, Hristiyan veya Yahudi yapan ana ve babasıdır." (Müslim, Kader, 25; Buhârî, Cenâiz:, 92; Ebû Dâvud Sünnet, 17) hadisi ve

"Sizi karada ve denizde yürüten odur. Gemide olduğunuz zaman (ı düşünün): Gemiler içinde bulunanları hoş bir rüzgârla alıp götürdüğü ve (onlar) bununla sevindikleri sırada, birden gemiye, şiddetli bir kasırga gelip de, her yerden gelen dalgalar onları sardığı ve artık kendilerinin tamamen kuşatıldıklarını, (bir daha kurtulamayacaklarını) sandıkları zaman, dini yalnız Allah'a halis kılarak Ona yalvarmağa başlarlar. And olsun eğer bizi bu (felâket) den kurtarırsan, şükredenlerden olacağız. (derler)." (Yûnus, 10/23)

 

Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER
şişli escort sisli escort merter escort istanbul escort izmir escort
escort ankara