Başkan Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nda konuştu.
Giriş Tarihi:09 Mart 2026 20:32 Son Güncelleme:09 Mart 2026 21:03
Başkan Erdoğan: "Başarılarımızla Türkiye güvence altında"
Başkan Erdoğan'dan İran'a uyarı: Kimse yanlış hesap yapmamalı
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda Gazze’deki insani trajedinin sürdüğünü belirterek Türkiye’nin Filistin halkının yanında olduğunu vurguladı. Erdoğan ayrıca Türkiye’ye yönelen balistik unsurların etkisiz hale getirildiğini ve İran’a gerekli uyarıların iletildiğini açıkladı.

Başkan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Savaşın bölgemizde daha fazla yayılmadan bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğinin altını tekrar çiziyorum. Çatışma, kaos, kriz ve istikrarsızlık ihraç etmeyi dış politikalarının merkezine yerleştirenlere inat, bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini tesis etmekte, bunun için mücadele etmekte, bu yolda sonuna kadar yürümekte kararlıyız."dedi.

Başkan Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nda konuştu.
Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;
Gazze'de 10 Ekim'de imzalanan mutabakata rağmen sahadaki insani trajedi halen devam ediyor. İnsani yardım girişlerinde sıkıntılar yaşanırken İsrail sistematik saldırılarıyla Gazze halkını terörize etmeyi sürdürüyor. Son 5 ayda 640'ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu. 2 bine yakın masum insan yaralandı. İsrail hükümetinin işgal ve istila politikasından Batı Şeria da payını alıyor.
"TÜRKİYE KARDEŞ FİLİSTİN HALKININ YANINDADIR"
Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 1120'den fazla Filistinli katledilmiş, 12 bine yakın Filistinli ise yaralanmıştır. Ağır baskı altında tutulan Batı Şeria'da yargısız infaz, işgal ve zorla yerinden edinmeler artarak devam ediyor. İsrail iki devletli çözüm yolunu tamamen dinamitleme peşindedir. Netanyahu yönetimi 10 Ekim'de imzalanan deklerasyondan bugüne kadar yürüttüğü hukuk dışı ve yayılmacı politikalarla barış istemediğini bir kez daha göstermiştir. Türkiye kardeş Filistin halkının yanındadır.
Tüm bunlara 28 Şubat itibariyle bir de komşumuz İran'a yönelik saldırılar eklenmiştir. 10. günü geride kalan saldırılarda içinde 300'ü aşkın masum çocuğun olduğu 1500'e yakın İranlı hayatını kaybetti. İran kaynaklı füze ve drone saldırılarına paralel olarak gerilim tırmandı. Karşılıklı misillemelerle can kaybı, yıkım ve krizin ekonomik maliyetinin asimetrik şekilde artmakta olduğunu görüyoruz. Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir. Sadece çatışan taraflar değil tüm bölge, hatta Avrupa ve Asya dahil bunun faturasını ödeyecektir. Türkiye olarak biz bölgemizin aynı acıları tekrar yaşamasını istemiyoruz.
11 ayın sultanı ramazanın Müslümanlarla birlikte tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini dileyen Erdoğan, "Bu mübarek günlerin Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere huzura hasret tüm coğrafyalarda barışa vesile olmasını, çölleşmiş ve çoraklaşmış gönülleri rahmet bulutlarıyla yeşertmesini canıgönülden temenni ediyorum." diye konuştu.
Ramazanın derin mesajlarına daha çok ihtiyaç duyulan, barış ve dayanışma çağrılarına en fazla kulak verilmesi gereken bir dönemde olunduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizler bu dostluk ve kardeşlik sofrasında iftarımızı ederken, bölgemizde ve dünyada son derece vahim hadiseler vuku buluyor. Gazze'de 10 Ekim'de imzalanan mutabakata rağmen sahadaki insani trajedi halen devam ediyor. İnsani yardım girişlerinde sıkıntılar yaşanırken, İsrail sistematik saldırılarıyla Gazze halkını terörize etmeyi sürdürüyor. Sadece son 5 ayda 640'ın üzerinde Gazzeli, İsrail saldırılarında şehit oldu. 2 bine yakın masum insan yaralandı. Geçen ayki arazi tesciline dair kararda olduğu gibi İsrail hükümetinin işgal ve istila politikasından Batı Şeria da payını alıyor. 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 1120'den fazla Filistinli katledilmiş, 12 bine yakın Filistinli ise yaralanmıştır. Ağır baskı altında tutulan Batı Şeria'da yargısız infazlar, işgaller, yıkımlar ve zorla yerinden edilmeler artarak devam ediyor. İsrail uluslararası toplumun dikkatinin Gazze'den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözüm yolunu tamamen dinamitleme peşindedir. Netanyahu yönetimi 10 Ekim'de imzalanan deklarasyondan bugüne kadar yürüttüğü hukuk dışı ve yayılmacı politikalarla barış istemediğini, çözümden yana olmadığını bir kez daha göstermiştir."
Erdoğan, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanında olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin Gazzeli mazlumlara maddi manevi tüm desteğini vermeye devam edeceğini vurguladı.
"TAVRIMIZI AÇIKÇA ORTAYA KOYDUK"
Ortadoğu coğrafyasının 1 asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz. Türkiye'nin dış politikası salt çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklıdır. Nerede olursa olsun adil bir barışın kaybedenin olmayacağına inanıyoruz. 5. yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının adil ve sürdürülebilir barış anlaşmasıyla sona erdirilmesini savunduk. Bugün de aynı anlayışla tavrımızı açıkça ortaya koyduk. İran'ın başta can Azerbaycan, körfez ülkeleri hedef alan saldırıları asla tasvip etmediğimizi, bunun yanlış olduğunu, kardeşler arasına husumet tohumları ekmekten başka bir işe yaramayacağını açık açık ifade ettik.

"YENİ BİR MÜZAKERE SÜRECİ MÜMKÜNDÜR"
Geçen hafta ve bugün ülkemize gelen balistik unsurlar etkisizleştirilmiştir. İran tarafına gerekli uyarılar çok net şekilde iletildi. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu halen koruyoruz. Karşımızdaki manzara ne kadar ümit kırıcı olursa olsun biz umutsuz değiliz. Bölgesel istikrarı tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür; hatta olmalıdır. Bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini tesis etmekte, bunun için mücadele etmekte bu yolda sonuna kadar yürümekte kararlıyız.
Elbette bu mücadelede başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin katkı, destek ve yapıcı rolüne ihtiyacımız var. Türkiye olarak bölgemizin aynı acıları tekrar yaşanmasını istemiyoruz. Altyapımıza yaptığımız dev yatırımlar sayesinde Marmaray, Avrasya, Bakü-Tiflis-Kars'tan Mersin'e kadar Avrupa ile Asya arasında çok modlu yapılar inşa ettik. Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu'nu canlandırıyoruz. Türkiye'den geçerek Kafkaslar'a oradan da Hazar denizini aşarak Türkmenistan, Kazakistan'ı takiben Pekin'e ulaşan doğu, batı koridor İpek Yolu'nun ana omurgasıdır. Kalkınma Yolu Projesi ise bu girişimlerin tamamlayıcısıdır.
"HEDEFLERİMİZDEN HİÇBİR ZAMAN KOPMADIK"
Geride bıraktığımız çeyrek asırda Türkiye nice badireyi başarıyla atlatmıştır. 6 Şubat asrın felaketinden kanlı terör eylemleri, darbe teşebbüsünden hükümeti devirme girişimine kadar nice imtihanı anlımızın akıyla verdik. 455 binden fazla afet konutu, işyeri ve köy evini vatandaşlarımıza teslim etmeye başardık. Geniş bir yelpazede aynı başarı hikayelerine rastlamak mümkündür. Çok zorluk çektik, çok ter döktük. Hiç ummadığımız yerlerden hiç beklenmedik engellerle karşılaştık. Ama hedeflerimizden hiçbir zaman kopmadık. Bunda son 23 yıldır bizden desteğini esirgemeyen, girdiğimiz her seçimde yanımızda duran, emaneti bize tevdi eden aziz milletimizin yıkılmaz iradesi belirleyici olmuştur.

