Reklam
wwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwww123

wwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwwww123

ABD ve İsrail İran'a sığınak delici bomba attı iddiası: Natanz'daki patlamanın detayları A Haber'de CANLI| ABD ve İsrail İran'a sığınak delici bomba attı iddiası: Natanz'daki patlamanın detayları A Haber'de Giriş Tarihi: 18 Mart 2026 04:59 Son Güncelleme: 21 Mart 2026 16:25 ahaber.com.tr Haber Merkezi CANLI| ABD ve İsrail İran'a sığınak delici bomba attı iddiası: Natanz'daki patlamanın detayları A Haber'de ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken A Haber ekipleri hem Tel Aviv hem de Tahran'daki gelişmeleri canlı olarak aktarıyor. İran'a ait Natanz Nükleer Tesisi, ABD ve İsrail tarafından vurulurken saldırının detaylarını A Haber Muhabiri Ekber Karabağ aktardı. Karabağ saldırıda sığınak delici bombaların kullanılmış olabileceğini söyledi. ABD ve İsrail ile İran arasında artan gerilim Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti. Karşılıklı saldırı ve misilleme açıklamaları dikkat çekerken, bölgede askeri hareketlilik hız kazandı. İran'ın Tel Aviv'e yönelik füze hamleleri sonrası gelişmeler yakından takip ediliyor. Bölgedeki son durumu A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu İsrail'den, A Haber muhabiri Ekber Karabağ ise Tahran'dan aktarırken, uzman isimler yaşananları değerlendiriyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası... AHaberCANLI YAYIN İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR ABD-İsrail-İran savaşında tansiyon zirvede! ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞINDA TANSİYON ZİRVEDE! CANLI ANLATIM 1 saat 22dk önce İRAN'DA PETROL KISITLAMASI KALKTI, NEVRUZ COŞKUSU DEVAM EDİYOR A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, İran'ın başkenti Tahran'dan son dakika gelişmelerini ve sokakların nabzını aktardı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Hindistan Başbakanı ile gerçekleştirdiği kritik telefon görüşmesinde İsrail'in saldırılarının durdurulması çağrısında bulunduğu belirtildi. Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin ateşkes istemediklerini, ancak saldırıların kalıcı olarak durmasını beklediklerini söylemesi kafaları karıştırdı. Tüm bu savaş geriliminin gölgesinde ise İranlılar, yeni yıllarının ilk günü olan Nevruz bayramını kutlamaya hazırlanıyor. İRAN'DA BİR YANDA SAVAŞ TEHDİDİ BİR YANDA BAYRAM İRAN'DAN İSRAİL'E ÇAĞRI: SALDIRILARI DURDURUN! Tahran'dan A Haber ekranlarına bağlanan Muhabir Ekber Karabağ, İranlı yetkililerin peş peşe yaptığı açıklamalara dikkat çekti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın diplomatik temaslarını aktaran Karabağ, "Az önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Hindistan Başbakanı ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. O telefon görüşmesinde savaşın sona ermesi için saldırıların durmasını ve aynı zamanda İran'a bir daha saldırı olmayacağı yönünde güvence verilmesi gerektiğini ifade etti" sözleriyle aktardı. İRAN DIŞİŞLERİ'NDEN 'ATEŞKESE KARŞIYIZ' ÇIKIŞI Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın 'saldırılar dursun' çağrısına rağmen, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'den gelen açıklama kafa karışıklığına neden oldu. Karabağ, Arakçi'nin sözlerini şöyle aktardı: "Sabah saatlerinde de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin bir açıklaması söz konusuydu. O da ateşkese karşı olduklarını, ancak savaşın kapsamlı ve kalıcı bir şekilde durmasını istediklerini ifade etti." ABD'NİN ASKERİ OPERASYONLARI AZALIYOR MU? ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonların azaltılacağına dair açıklamaları da Tahran'da yankı buldu. Ancak bu açıklamalara İran yönetiminin şüpheyle yaklaştığı öğrenildi. Konuya ilişkin bilgi veren Karabağ, "Diğer taraftan yine sabahın erken saatlerinde Donald Trump'ın bir açıklaması söz konusuydu. O açıklamasında İran'a yönelik askeri operasyonların kademeli olarak azaltılmasını düşündüğünü ifade etmişti. Bu konuyla ilgili az önce İran'ın yarı resmi haber ajansı İSNA'da bir haber yayınlandı. Söz konusu ajans, adını açıklamadığı bir İranlı yetkiliye dayandırarak Donald Trump'ın bu ifadelerini değerlendirdi. Yetkili, saldırıların şiddetinde herhangi bir değişiklik olmadığını ve ayrıca Donald Trump'ın bu ifadelerine de güvenmediklerini ifade etti" sözleriyle aktardı. PETROL TESİSLERİNE SALDIRI SONRASI BENZİN KISITLAMASI KALKTI Geçtiğimiz günlerde İsrail'in İran'ın güneyindeki petrol tesislerine yönelik saldırısının ardından uygulanan benzin kısıtlamasının da Nevruz nedeniyle kaldırıldığı belirtildi. Karabağ, yaşanan bu gelişmeyi şu sözlerle aktardı: "Bir başka açıklamada İran'daki vatandaşlara verilen benzin miktarıyla ilgili Tahran yönetiminden geldi. Malum geçtiğimiz günlerde yine İran'daki petrol depoları da vurulmuştu. Bunun üzerine araçlara verilen benzin miktarı konusunda bir kısıtlamaya gidilmişti. Ancak bugün yeni yılın birinci günü münasebetiyle bugünden başlamak üzere tekrardan benzin akışının normal şekilde vatandaşlara verileceği ifade edildi." SAVAŞ GÖLGESİNDE NEVRUZ COŞKUSU Tüm bu savaş gerilimine ve uluslararası baskılara rağmen İran halkı, yeni yıllarının ilk günü olan Nevruz'u kutluyor. Başkent Tahran'ın sokaklarındaki atmosferi aktaran Karabağ, "Sokaktaki nabza gelirsek, an itibarıyla biz Tahran'daki Sadıkiya bölgesine yakın bir bölgedeyiz. Gördüğünüz üzere araç trafiği devam etmektedir. Tabi bugün yılın birinci günü... İranlılar Nevruz'u iki hafta boyunca kutlarlar. İki hafta boyunca tüm okullar, devlet kurumlarının çoğu kapalı olur ve insanlar tatil yapar. Bizde Ramazan Bayramı neyse, Kurban Bayramı neyse İranlılar için de Nevruz bayramı, yeni yıl bayramının aynı şeyi ifade ettiğini söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı. 1 saat 49dk önce HÜRMÜZ'DE 1956 SÜVEYŞ SENARYOSU MU YAŞANIYOR? Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, küresel güç dengelerini sarsan 'Hürmüz Boğazı' krizini ve Amerika Birleşik Devletleri'nin perde arkasındaki stratejilerini A Haber'de değerlendirdi. Tercan, 1956'da yaşanan Süveyş Krizi ile günümüzdeki Hürmüz gerilimi arasında dikkat çekici benzerlikler kurarak, ABD'nin bu krizden nasıl bir ekonomik ve jeopolitik avantaj elde etmeye çalıştığını anlattı. İngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu'daki hegemonyasının zayıfladığını vurgulayan Tercan, dünyanın iki kutuplu bir düzene doğru evrildiğini ve bu süreçte enerji kaynaklarının belirleyici bir rol oynayacağını ifade etti. HÜRMÜZ'DE SÜVEYŞ SENARYOSU MU? UZMAN İSİMDEN 'ENERJİ' VE 'PETROL' ANALİZİ AMAÇ: BÖLGEDE GÜÇ DENGELERİNİ DEĞİŞTİRMEK Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, İran'ın kontrolünde olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi değerlendirirken, 1956 yılındaki Süveyş Krizi'ne atıfta bulundu. Tercan, "1956 yılı, yani tam 70 sene önce benzer bir kriz burada da yaşandı. Biz neden bahsediyoruz? Hürmüz Boğazı'ndan bahsediyoruz. İran'ın kontrolünde olan bir boğaz ve İran'ın bu boğazı kapatmasıyla birlikte, dünyanın devi olarak görülen Amerika Birleşik Devletleri'nin buraya müdahale etme süreci var" ifadelerini kullandı. Bu müdahalenin, tıpkı Süveyş'te olduğu gibi, bölgedeki güç dengelerini değiştirmeyi amaçladığını belirtti. İNGİLTERE VE FRANSA'NIN PRESTİJ KAYBI VE SÜVEYŞ KRİZİ Tercan, 1956 Süveyş Krizi'nin detaylarını anlatarak, Mısır'ın kanalı millileştirme kararına değindi. "1956'da Mısır, Süveyş Kanalı'nı millileştiriyor. Çünkü burada bir baraj yapılmak isteniyor ve baraj için finans gerekli. Finans için de diyorlar ki 'Biz burayı artık millileştirelim ve İngiltere'den bağımsızlığımızı kanal vasıtasıyla deklare edelim'." sözleriyle aktardı. İngiltere ve Fransa'nın bu duruma askeri müdahaleyle karşılık verdiğini hatırlatan Tercan, ancak ABD ve Rusya'nın (Sovyetler Birliği) itirazıyla karşılaştıklarını ve geri adım atmak zorunda kaldıklarını vurguladı. "Bunun sonucunda o 'güneş batmayan imparatorluk' İngiltere İmparatorluğu, çok önemli bir prestij kaybına uğruyor." şeklinde konuştu. AMERİKA'NIN ENERJİ OYUNU VE LATİN AMERİKA HAMLESİ Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının küresel petrol arzını ciddi şekilde etkileyeceğini belirten Tercan, "Dünya petrol arzının yüzde 20'sinden bahsediyoruz burada." dedi. ABD'nin bu krizi kendi lehine çevirmek için Latin Amerika'daki enerji kaynaklarına yöneldiğini ifade eden Tercan, "Amerika Birleşik Devletleri ne yaptı? Dünyanın en büyük petrol kaynağı olan Venezuela'ya müdahale etti. Ardından Meksika ve Küba gibi ülkelere müdahale etme kararı aldı." ifadelerini kullandı. Tercan, Guyana ve Venezuela arasındaki "Essequibo" bölgesinde yaşanan gerginliğe de dikkat çekerek, bu bölgede bulunan büyük doğalgaz rezervlerinin ABD için stratejik önem taşıdığını belirtti. "DÜNYANIN EN BÜYÜK HİDROKARBON ÜRETİCİSİ ABD OLACAK" Orta Doğu'da yaşanan krizlerin, ABD'nin uzun vadeli enerji stratejilerinin bir parçası olduğunu savunan Tercan, "Bu savaşa girmeden önce Amerika Birleşik Devletleri Venezuela'ya, ardından da Meksika ve Küba gibi ülkelere müdahale etme kararı aldı. Üretilmeyen doğalgaz ve petrolün nereden tedarik edileceğini biliyoruz: Latin Amerika. Brezilya, Arjantin, Guyana..." sözleriyle aktardı. Rusya-Ukrayna savaşında da benzer bir senaryonun yaşandığını hatırlatan Tercan, "Rusya-Ukrayna savaşında kimi gördük? Amerika Birleşik Devletleri'nin çok fazla kâr elde ettiğini gördük. Kısa vadede ABD sıkıntı yaşıyor gibi gözükse de, orta ve uzun vadede ana petrol ve doğalgaz üreticisi olarak dünya ihracat sahnesinde ABD'yi göreceğiz." ifadelerini kullanarak sözlerini noktaladı. 2 saat 33dk önce İRAN MECLİSİ'NDEN HÜRMÜZ BOĞAZI KARARI Yarı resmi ISNA Haber Ajansına konuşan Meclis Ekonomi Komisyonu Üyesi Said Rahmetzade, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden geçiş ücreti alınmasına ilişkin hazırladığı yasa tasarısına ilişkin bilgi verdi. Boğazlardan geçiş ücreti alınmasının "dünyadaki birçok önemli denizcilik güzergahında yaygın bir uygulama" olduğunu söyleyen Rahmetzade, şunları kaydetti: "Bu, ülkenin gelir kaynaklarını güçlendirmeye ve bu güzergahtaki güvenlik ve denizcilik hizmetleri seviyesini iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bu bağlamda Meclis, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş için ücret alınmasını öngören yasa tasarısını onaylamaya hazırdır." ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına karşılık İran'ın misilleme saldırıları devam ederken Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nı ABD-İsrail ve müttefikleriyle bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı. Play Video Sıcak Gelişmeler Bayramın ilk gününde 527 kişi gözaltında Orta Doğu'da yeni güvenlik şemsiyesi Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu İHA pilotu başvurularında rekor: Yüzde 236 yükseliş 29 ilde DEAŞ operasyonu: 139 şüpheli yakalandı İran'dan dünyayı sarsan hamle Gram altın için 10 bin TL uyarısı Aleyna Kalaycıoğlu için ek gözaltı talebi Katil Bibi'den çelişkili savaş açıklaması ABD’ye ağır darbe! İran "hayalet"i nasıl düşürdü? 3 saat 26dk önce ABD VE İSRAİL SIĞINAK DELİCİ BOMBA MI ATTI? İran'ın Natanz Nükleer Tesisi bir kez daha hedef alındı. Saldırının ardından bölgede radyoaktif sızıntı olup olmadığı merak konusu olurken, İsrail medyasından çarpıcı iddialar geldi. A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, Tahran’daki İnkilap Meydanı’ndan aktardığı son bilgilerde saldırının perde arkasını, sızıntı riskini ve bölgedeki gerilimi değerlendirdi. NATANZ’DA RADYOAKTİF SIZINTI VAR MI? Saldırı sonrası nükleer tesisteki son durumu aktaran Ekber Karabağ, "İran Atom Enerjisi Kurumu'ndan gelen açıklamada, bugün yapılan bu saldırıda radyoaktif sızıntı olmadığı ve bölgede yaşayan insanların bu mesele konusunda kaygılı olmaması gerektiği yönünde ifadeler geldi" sözleriyle tesiste bir tehlike olmadığını belirtti. Karabağ, İran'ın uluslararası toplumu bilgilendirdiğini de ekleyerek, "İran, söz konusu saldırıyla ilgili Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na bilgilendirmede bulundu ve kurumun meseleyi değerlendireceği bildirildi" ifadelerini kullandı. "SIĞINAK DELİCİ BOMBALAR KULLANILDI" İDDİASI Saldırının nasıl gerçekleştirildiğine dair İsrail cephesinden gelen iddiaları paylaşan Karabağ, "İsrail Devlet Televizyonu, söz konusu saldırının ABD savaş uçakları tarafından sığınak delici bombalarla yapıldığını ileri sürdü" ifadelerini kullandı. Geçmişteki benzer saldırılara da dikkat çeken Karabağ, "22 Haziran tarihinde de yine ABD tarafından bir saldırı olmuş ve o dönemde Donald Trump, B2 bombardıman uçaklarıyla tesisi imha ettikleri yönünde açıklamalar yapmıştı" sözleriyle tarihsel süreci hatırlattı. İSRAİL UÇAĞI HEDEF Mİ ALINDI? Bölgedeki askeri hareketliliğe dair sıcak bilgileri paylaşan Karabağ, "İsrail, İran hava sahası üzerinde operasyon yapan bir savaş uçağının, İran hava savunma sistemleri tarafından karadan havaya bir füzeyle hedef alındığını duyurdu" ifadelerini kullandı. Uçağın durumuna dair detayları ise, "İsrail'in iddiasına göre söz konusu savaş uçağı bu saldırıdan etkilenmedi ancak bu durum İran'ın hava savunma sistemlerinin hala aktif olduğunu gösteriyor" sözleriyle aktardı. İRAN’IN URANYUM STOKLARI VE MİSİLLEME İHTİMALİ İran’ın nükleer kapasitesi ve olası misilleme hedefleri hakkında konuşan Karabağ, "İran'ın elinde yaklaşık 440 kilogram yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyum olduğu ifade ediliyor ancak son saldırılar sonrası bu uranyumun nerede tutulduğu bilinmiyor" dedi. Uzak mesafeli hedeflerin de gündemde olduğunu belirten Karabağ, "İran'ın, kendisine oldukça uzak bir mesafede bulunan ABD ve İngiltere tarafından yönetilen Diego Garcia üssüne yönelik bir füzeli saldırı yaptığı iddia ediliyor. Eğer bu iddia doğruysa, İran’ın füze menzilinin ve kabiliyetinin çok daha güçlü olduğu anlaşılabilir" ifadelerini kullandı. TAHRAN MEYDANLARINDA HAMASİ ŞARKILAR Tahran’daki atmosferi "İnkilap Meydanı’nda hoparlörlerin tekrar açıldığını görebiliyorsunuz" sözleriyle tarif eden Karabağ, "Meydanlarda insanları coşkuya getirmek için sürekli hamasi şarkılar ve söylemler çalınıyor" diyerek İran halkının saldırılara karşı tutumunu özetledi. 3 saat 29dk önce AVRUPA'DA KIRMIZI ALARM! TARİHİN EN BÜYÜK ENERJİ TEHDİDİ: KEMER SIKMA DÖNEMİ BAŞLADI Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Körfez'deki çatışmalar ve tavan yapan enerji fiyatları sonrası dünyaya kritik bir çağrıda bulundu. Tarihin en büyük küresel enerji güvenliği tehdidiyle karşı karşıya olunduğunu belirten ajans, hükümetlere hız sınırlarını düşürme ve evden çalışmayı teşvik etme çağrısı yaptı. A Haber muhabiri Alpaslan Düven, Avrupa'yı saran enerji krizini ve alınması planlanan radikal önlemleri canlı yayında aktardı. AVRUPA'DA KIRMIZI ALARM! TARİHİN EN BÜYÜK ENERJİ KRİZİ ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI'NDAN KRİTİK UYARI Körfez'deki çatışma ve bunun tetiklediği enerji fiyatlarındaki fahiş yükselişlerin ardından Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) devreye girdi. Ajans, dünya genelindeki tüm hükümetlere seslenerek hız sınırlarını düşürmeleri ve evden çalışmayı teşvik etmeleri yönünde acil çağrıda bulundu. Bu çağrının, küresel çapta bir enerji darboğazını engellemeye yönelik atılmış en ciddi adımlardan biri olduğu belirtiliyor. TARİHİN EN BÜYÜK TEHDİDİ: HÜKÜMETLER SORUMLULUK ALMALI IEA İcra Direktörlüğü tarafından yapılan açıklamada, dünyanın, "tarihin en büyük küresel enerji güvenliği tehdidiyle karşı karşıya olduğu" belirtilerek durumun ciddiyetine dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca, hükümetlerin enerjinin kullanımı konusunda, "daha sesli olmaları gerektiği" ifadeleriyle sorumluluk almaları gerektiği vurgulandı. Yetkililer, bu tür tavsiyelerin siyasi açıdan zorlayıcı olabileceğini kabul ederken, artan enerji fiyatlarının yeni stratejiler için "büyük bir teşvik niteliğinde olduğunu" da kaydetti. İNGİLTERE'DEN ASYA'YA KADAR HERKES TETİKTE Krizin etkileri Avrupa'da şimdiden hissedilmeye başlandı. İngiltere'de halihazırda uygulanan saatte 20 kilometre hız sınırı uygulamasının, saatte 10 kilometreye düşürülmesi gibi radikal iddialar gündemde. Önümüzdeki günlerde bu etkinin daha da artması beklenirken, hükümetler vatandaşlara petrol ve gaz tüketimi konusunda "duyarlı ve dikkatli olmaları" uyarısında bulunuyor. Bu önlemlerin, beklenen büyük krizin etkilerini en aza indirme amacı taşıdığı düşünülüyor. Öte yandan birçok Asya ülkesinin de tüketimi sınırlamak için çoktan benzer önlemleri hayata geçirdiği bildirildi. Ahaber 7 saat 36dk önce TRUMP'IN GİZLİ PLANI DEŞİFRE OLDU: ZAFERİN ANAHTARI HÜRMÜZ'DE! Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber canlı yayınında ABD Başkanı Trump'ın çelişkili açıklamalarının perde arkasını araladı. Sakman, Trump'ın savaşı bitirip bölgeden çekilmek için "kabul edilebilir bir zafer" arayışında olduğunu ve bu zaferin formülünü Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne indirgediğini belirtti. İran'ın savaşta ağır yara aldığını ancak İsrail'in baskısıyla tırmanan gerilimin ABD için de siyasi maliyetler ürettiğini vurgulayan Sakman, Washington'ın bölgeden çıkış için Hürmüz merkezli bir manevra yapabileceğini iddia etti. TRUMP'IN PLANI DEŞİFRE OLDU! ZAFERİN ANAHTARI HÜRMÜZ'DE Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber canlı yayınında konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. TRUMP'IN SÖYLEMLERİ ÇELİŞKİLERLE DOLU Dr. Tolga Sakman, Trump'ın söylemlerini takip etmenin giderek anlamsızlaştığını belirterek, "Aynı metin içerisinde, aynı röportajda veya basın açıklaması sırasında kendisiyle çelişen sözleri de olmaya başladı. 'Kazandık ve kazanmaya yakınız', 'tek başımıza hallederiz' ve 'uluslararası koalisyona ihtiyacımız var' gibi birbiriyle çelişen söylemleri içeriyor konuşmaları" sözleriyle bu duruma dikkat çekti. "İRAN'IN TOPARLANMASI 10 YIL SÜRER" İran'ın devam eden çatışmalarda büyük bir yara aldığının altını çizen Sakman, Tahran yönetiminin hem askeri hem de siyasi kapasitesinin ciddi şekilde etkilendiğini ifade etti. Sakman, İran'ın ağır kayıplar verdiğini, "Hem füze kapasitelerini harcıyor ki çok fazla füze kullandı, hem de devamlı olarak vuruluyor. Stratejik tesisleri, füze bataryaları, launcher'ları vuruluyor. Askeri-siyasi kapasitedeki en önemli isimler vuruluyor" sözleriyle aktardı. Uzman isim, bu kayıpların telafisinin uzun zaman alacağını ancak Trump'ın "10 yılda toparlanamaz" çıkışının, savaşın uzayacağına dair bir bakış açısının parçası olduğunu belirtti. ZAFERİN FORMÜLÜ: HÜRMÜZ BOĞAZI Uzman isim, Trump'ın asıl amacının savaşı bir sonuca bağlayıp geri dönmek olduğunu, ancak bunun için bir zafer ilan etmesi gerektiğini belirtti. Sakman, bu zaferin anahtarının Hürmüz Boğazı olduğunu iddia ederek, "Ben de bu kabul edilebilir zaferi Hürmüz konusuna indirdiğini düşünüyorum. Daha açık söyleyeyim, Hürmüz'ün açılmasıyla, Hürmüz konusunda eğer bir yol katedebilirse Amerika, bunu bir zafer olarak görüp daha büyük bir zafer elde edemeyeceğini de düşünerek bununla çıkış sağlayabilir, çıkış için bu manevrayı yapabilir" şeklinde konuştu. İSRAİL FAKTÖRÜ VE HEDEFLERDEKİ AYRILIK Sakman, Trump'ın İsrail ile hedeflerinin farklı olduğunu açıkça dile getirdiğini hatırlatarak, "Netanyahu ile aynı yerde değiliz. Savaş çerçevesinde aynı noktadan bakmıyoruz. Evet, biz bunu zaten görüyoruz. Ama bunu dile getiriyor olması bir cesaret" dedi. İsrail'in baskısıyla savaşın Trump'ın istemediği bir noktaya evrildiğini belirten Sakman, İsrail'in tek başına bu savaşı sürdüremeyeceğini ve ABD'nin desteğine muhtaç olduğunu vurguladı. Bu durumun, Washington üzerindeki İsrail baskısını artırdığını ve ABD iç siyasetinde de gerilimlere neden olduğunu sözlerine ekledi. Ahaber Sıcak Gelişmeler 29 ilde DEAŞ operasyonu: 139 şüpheli yakalandı Bayramın ilk gününde 527 kişi gözaltında Orta Doğu'da yeni güvenlik şemsiyesi Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu İHA pilotu başvurularında rekor: Yüzde 236 yükseliş İran'dan dünyayı sarsan hamle Gram altın için 10 bin TL uyarısı Aleyna Kalaycıoğlu için ek gözaltı talebi Katil Bibi'den çelişkili savaş açıklaması ABD’ye ağır darbe! İran "hayalet"i nasıl düşürdü? 7 saat 46dk önce TEL AVİV'DE SİREN SESLERİ: PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK EL Mİ DEĞİŞTİRİYOR? A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, saldırıların gölgesindeki İsrail’in başkenti Tel Aviv’den sıcak gelişmeleri aktardı. Canlı yayın sırasında sirenlerin çalmasıyla hareketli anların yaşandığı bölgede, İran füzelerinin stratejik noktaları hedef aldığı bildirildi. Gece boyu süren yoğun bombardımanın ardından sabahın ilk ışıklarıyla birlikte patlama sesleri yeniden şehri yankılandı. TEL AVİV'DE SABAH SAATLERİNDE SİREN SESLERİ CANLI YAYINDA PATLAMA SESLERİ Tel Aviv’deki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Evet alarmlar bir anda yeniden çalmaya başladı ve şu an Tel Aviv’de patlama sesleri bir kez daha sabahı hareketlendirdi. Dün gece çok sert saldırılar olmuştu, 12 kez Tel Aviv hedef alındı" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, sabah saat 04.00 sularında çalan sirenlerin ardından patlamaların şehrin pek çok noktasından duyulduğunu, "Şu an Tel Aviv'in pek çok noktasından patlama sesleri yükseliyor. Bu seslerin hava savunma sistemlerinin müdahalesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz" sözleriyle aktardı. KÜME BAŞLIKLI FÜZELERLE STRATEJİK HEDEF İran’ın saldırı taktiğine ve hedef seçimine dikkat çeken Kavasoğlu, "Küme başlıklı füzelerle yapılıyor bu saldırılar ve bu başlıklar 20-25 parçaya bölünüyor. İran’ın hedefinde ekonomik ve ticari noktalar çok fazla. İki günden bu yana Hayfa bölgesi ardı ardına hedef alınıyor. İsrail’in en büyük petrol tesislerinden biri hedef alınmıştı. Altyapı Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, halen patlamamış bomba parçaları olabileceği ve kontrollü patlatmaların yapılacağı belirtildi" ifadelerini kullandı. PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK EL DEĞİŞTİRDİ Savaşın sahadaki ve psikolojik etkilerini değerlendiren Emine Kavasoğlu, "Psikolojik üstünlük an itibarıyla biraz artık İran’a geçmiş gibi görünüyor. Çünkü siren sesleri durmuyor ve en az günde 10 kez hedef alınmaya başlandı İsrail" dedi. Kavasoğlu ayrıca, Hayfa bölgesinin sadece petrol değil, İsrail'in dünyaya açılan ticaret kapısı olduğunu vurgulayarak, "Burada Amerika’ya ait çok sayıda ticari şirket, askeri üsler ve denizaltı donanmaları bulunuyor" sözleriyle bölgenin kritik önemine değindi. BİLANÇO AĞIRLAŞIYOR: BİNLERCE YARALI Saldırıların insani boyutuna dair verileri paylaşan Kavasoğlu, "Dün yaşanan o saldırılarda 11 kişi yaralanmıştı. İsrail’de artık yaralı sayısı 4 bini geçmiş durumda, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 22’ye ulaştı. Şehirde şu an büyük bir panik havası hakim" ifadeleriyle sahadaki karamsar tabloyu özetledi. 7 saat 54dk önce "COĞRAFYA KADERDİR VE ABD BUNU DEĞİŞTİREMEZ" ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu, İran ve Hürmüz Boğazı hakkındaki son açıklamaları, Amerika'nın bölgedeki stratejik çıkmazını bir kez daha gözler önüne serdi. A Haber canlı yayınına konuk olan Sosyolog-Yazar İsmail Öz, Trump'ın söylemlerini "safsata" ve "manipülasyon" olarak nitelendirerek ABD'nin psikolojik savaşı kaybettiğini vurguladı. Trump'ın, en büyük küresel rakibi olan Çin'i Hürmüz Boğazı için yardıma çağırmasını "çıldırmışlık hali" olarak yorumlayan Öz, ABD güvenlik bürokrasisinde yaşanan üst düzey istifaların da bu akıl dışı politikalardan kaynaklandığını belirtti. TRUMP'IN AKILALMAZ STRATEJİSİ: UZMAN A HABER'DE YORUMLADI ABD'NİN URANYUMU ELE GEÇİRME HEDEFİ A Haber ekranlarında Trump'ın İran hedeflerini değerlendiren Sosyolog-Yazar İsmail Öz, ABD'nin geçmişte yaptığı açıklamalarla bugün geldikleri noktanın birbirini tutmadığını belirtti. Trump'ın İran'daki zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirme hedefini eleştiren Öz, "Bir önceki 12 gün savaşında Amerika Birleşik Devletleri zaten nükleer altyapısını yok ettiklerini söylemişti. Trump orada kendi kendisiyle çelişmemek adına bu yoldan gitmiyor. Sadece 'Biz buradaki uranyumu bir operasyonla alıp çıkarabilir miyiz?' konusunu öne çıkarıyor. Orayı konuşamıyor çünkü 'Biz bunların bütün altyapısını yok ettik, ABD'yi asla sorgulatmayız' demişti" ifadelerini kullandı. "İSRAİL PSİKOLOJİK SAVAŞI KAYBETTİ" Sürecin uzamasıyla ABD ve İsrail'in yeni bir dil geliştirmek zorunda kaldığına dikkat çeken Öz, İran'ın askeri kapasitesinin tükenmediğini vurguladı. İsrail'de yaşanan toplumsal paniğe işaret eden Öz, "Bu sefer dediler ki İran'ın füze kapasitesini de yok etmemiz gerekiyor. Bütün tesislerini yok ettik dediler ama İran'ın azalan bir füze eğilimi yok. İsrail de psikolojiyi çok fazlaca etkilemiş gibi görünüyor" sözleriyle aktardı. Sürekli sığınaklara kaçan İsrail halkının durumunu değerlendiren Öz, "Sabaha kadar siren sesleri altında kalan, sürekli sığınaklara gidip gelmek durumunda kalan insanların psikolojisini yönetmek öyle kolay bir şey değil. Düzenli uyku uyuyamadığınızda çıldırma noktasına gelirsiniz" ifadelerini kullandı. "TRUMP'IN SÖYLEMLERİ TAM BİR SAFSATA" Donald Trump'ın siyasi duruşunu ve tutarsız açıklamalarını çok sert bir dille eleştiren İsmail Öz, ABD Başkanı'nın rasyonel bir zeminde konuşmadığını savundu. Trump'ın ciddiyetten uzak olduğunu belirten Öz, "Trump gerçekten ABD Başkanı olmasının ötesinde, normal bir vatandaş olsa böyle konuşan bir adamı asla dikkate almayız, değer bile vermeyiz. Eğer bir insanın icraatları, hareketleri onu doğrulamıyorsa o bile saçmalar. Mantıkta safsata diye çok temel bir konu vardır. Bu safsata konusunu dünyada en iyi işleyen, hayatına uygulayan kim deseniz dünya çapında Trump'ı gösterebiliriz" ifadelerini kullandı. Trump'ın algı yönetimine de dikkat çeken Öz, "İnanılmaz bir manipülasyon kapasitesi var, teflon bir karakter. Hiçbir şey üstüne yapışmıyor, hiçbir şeyi kabul etmiyor" sözleriyle durumu özetledi. "EN BÜYÜK RAKİBİ ÇİN'İ YARDIMA ÇAĞIRIYOR" Trump'ın, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı ile ilgili "Biz kullanmıyoruz, Avrupa, Japonya ve Çin'in ihtiyacı var, onlar dahil olsun" şeklindeki çıkışını tarihi bir hata olarak yorumlayan Öz, ABD'nin bölgedeki varlık nedenini sorguladı. Öz, "Şu anda ABD'nin arka planda hep konuştuğumuz en büyük rakibi Çin. Biz, ABD'nin asıl korkusunun arka tarafta duran Çin olduğunu söylemiyor muyuz? Bugün enerji hatlarını kesmek, daha uzak hatlarda Çin'i durdurmak için açtığı cephelerde Çin'i yardıma çağırıyor. Madem ihtiyacın yok niye oradasın?" ifadelerini kullandı. Öz, bu durumun askeri ve stratejik bir çaresizliğin göstergesi olduğunu belirtti. "ACELECİ BİR HAREKET PLANI VAR" İbn Haldun'un meşhur sözüne atıfta bulunarak fiziki coğrafyanın Trump'ın söylemleriyle değişmeyeceğinin altını çizen İsmail Öz, "Coğrafya kader midir sorusu hep sorulur. Fiziki olarak bir haritaya baktığınızda topografyası, coğrafyası kader olan budur, bunu değiştirme şansınız yok" sözleriyle aktardı. ABD askeri ve güvenlik bürokrasisinde yaşanan istifa krizlerine de değinen Öz, "Askeri strateji konusunda hiçbir şey bilmeyen, danışmanlarını dinlemeyen, belli konularda acelecilikleri olan bir harekat planı var. ABD'nin güvenlik bürokrasisindeki istifaların nedeni de budur. Süper gücün güvenlik politikaları üzerinde etkisi olan biriyseniz, alınan kararların sorumsuzluğunun neye tekabül ettiğini herkesten daha iyi bildiği için o görevden ayrıldı" ifadelerini kullandı. 8 saat 5dk önce İRAN'DA BAYRAM VE CENAZE BİR ARADA A Haber muhabiri Ekber Karabağ, ABD ve İsrail geriliminin zirve yaptığı Tahran’dan Ramazan Bayramı’nın nabzını tuttu. İsrail’in saldırıları sonucunda hayatını kaybeden Devrim Muhafızları sözcüsü Muhammed Ali Naeini için düzenlenen cenaze töreni ile bayram namazının birleştiği İmam Humeyni Camii önünde toplanan binlerce İranlı, "zafer" ve "intikam" mesajları verdi. Savaşın gölgesindeki Tahran sokaklarında hem hüzün hem de kararlılık hâkim. İRAN'DA BAYRAM VE CENAZE BİR ARADA TAHRAN SOKAKLARINDA BAYRAM VE CENAZEYE HAZIRLIK Tahran’daki atmosferi yerinden aktaran A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, "Tahran'da bayram namazı az önce sona erdi. İmam Humeyni Camii'nden çıkan kalabalık, birazdan burada yapılacak olan cenaze törenine katılmak üzere bekliyor" sözleriyle alandaki yoğunluğu aktardı. Karabağ, "Dün sabah saatlerinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Devrim Muhafızları sözcüsü Muhammed Ali Naeini için birazdan bu noktada bir cenaze töreni gerçekleştirilecek" ifadelerini kullanarak bölgedeki sıcak gelişmelere dikkat çekti. "REHBERİMİZİN SAĞLIĞI VE ÜLKEMİZİN ZAFERİ İÇİN DUA EDİYORUZ" Bayram ve yeni yıl (Nevruz) vesilesiyle duygularını paylaşan İranlılar, milli birlik vurgusu yaptı. Genç bir İranlı vatandaş, "Yeni yılda ve bu mübarek bayramda en büyük dileğim rehberimizin sağlığı ve ülkemizin düşmanlara karşı kazandığı zaferlerdir" sözleriyle beklentilerini dile getirdi. Bir başka Tahranlı kadın ise, "Ülkemizin huzuru ve İslam dünyasının başarısı için buradayız" ifadeleriyle bayram sevincini paylaştı. İSRAİL VE ABD’YE ÖFKE: "BİZ SAVAŞI BAŞLATAN TARAF DEĞİLİZ" Bölgedeki çatışma ortamına dair net mesajlar veren İranlı vatandaşlar, İsrail ve ABD’nin politikalarını sert bir dille eleştirdi. Röportaj yapılan bir vatandaş, "Biz savaşı başlatan taraf değildik, ancak onlar masayı devirdi. Bu yıl ABD ve İsrail gibi şeytanların mahvolmasını diliyoruz" sözleriyle tepkisini ortaya koydu. Karabağ’ın mikrofon uzattığı bir başka İranlı ise, "Dünyada barış istiyoruz ama saldırıya uğrayan taraf olarak hakkımızı savunmaktan geri durmayacağız" diyerek İran halkının kararlılığını aktardı. DUYGUSAL ANLAR: "HER ŞEYİMİZ ŞEHİTLERİMİZİN SAYESİNDEDİR" İbadet alanında liderlerine ve şehitlerine olan bağlılıklarını dile getiren İranlılar arasında duygusal anlar yaşandı. Gözyaşları içinde konuşan yaşlı bir vatandaş, "Her yıl rehberimiz Ayetullah Ali Hamaney burada namaz kıldırırdı, onun yokluğunu hissediyoruz. Bugün sahip olduğumuz ne varsa şehitlerimizin ve liderlerimizin sayesindedir" diyerek bağlılığını ifade etti. Ekber Karabağ, İran halkının hem bayramı kutladığını hem de saldırılara karşı tek yürek olduğunu belirterek, "İranlılar bu savaşı kendi zaferleriyle sonuçlandırmak istiyor" sözleriyle yayını tamamladı. Ahaber Sıcak Gelişmeler 29 ilde DEAŞ operasyonu: 139 şüpheli yakalandı Bayramın ilk gününde 527 kişi gözaltında Orta Doğu'da yeni güvenlik şemsiyesi Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu İHA pilotu başvurularında rekor: Yüzde 236 yükseliş İran'dan dünyayı sarsan hamle Gram altın için 10 bin TL uyarısı Aleyna Kalaycıoğlu için ek gözaltı talebi Katil Bibi'den çelişkili savaş açıklaması ABD’ye ağır darbe! İran "hayalet"i nasıl düşürdü? 20.03.2026 22:59 ABD BASINI: KARA HAREKATI AN MESELESİ! Körfez’de tansiyon her geçen dakika yükselirken, Hürmüz Boğazı üzerinden gelen “güvenli geçişi biz sağlarız” açıklaması uluslararası arenada yeni bir cepheyi işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın sert çıkışlarının ardından Avrupa ve Asya’dan gelen ortak mesaj, askeri mi yoksa diplomatik bir hamle mi sorusunu gündeme taşırken A Haber’de konuşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Amerikan basınında yer alan “kara harekâtı an meselesi” iddiasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. HÜRMÜZ’DE KRİTİK KIRILMA! “GÜVENLİ GEÇİŞ” ÇIKIŞINDA YENİ CEPHE HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN ORTAK MESAJ: GÜVENLİĞİ BİZ SAĞLARIZ İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya’dan gelen dikkat çekici açıklama uluslararası dengeleri sarstı. Bu ülkeler, dünyanın enerji damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi sağlayabileceklerini duyurdu. Ancak bu çıkışın perde arkasında çok daha karmaşık bir denklem yatıyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, bu açıklamaların sahadaki gerçeklikle örtüşüp örtüşmeyeceğine dair ciddi soru işaretleri olduğunu vurguladı. Ülger, “İran tabii ki Hürmüz üzerindeki kontrolünü bırakmayacak. Bu açıklamalar Trump’ın baskısıyla yapılmış gibi görünüyor. Pratikte sahaya nasıl yansıyacak, bunu göreceğiz” ifadelerini kullandı. KOALİSYON GENİŞLETME ÇABASI MI? ABD’nin bölgede tek başına istediği sonucu elde edemediğini belirten Ülger, Donald Trump’ın yeni bir strateji izlediğini dile getirdi. Ülger, “Trump daha önce Amerikan donanmasının tankerlere refakat edeceğini söylemişti. Donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük bir bölümünü bölgeye yığdı ama tek başına netice alamadı. Şimdi koalisyonu genişletmek istiyor” sözleriyle süreci değerlendirdi. Bu noktada Körfez ülkelerine de baskı yapıldığını belirten Ülger, enerji hatlarının önemine dikkat çekerek, “Buradan sadece İran’ın değil, Körfez ülkelerinin petrolü ve doğalgazı da geçiyor. Bu nedenle onları da sürece dahil etmeye çalışıyor” şeklinde konuştu. SAHADA NE OLACAK? GEMİ Mİ, ASKER Mİ? Açıklamaların en kritik noktası ise bu ülkelerin sahada nasıl bir rol üstleneceği. Ülger bu soruya net bir cevap verilemediğini belirterek, “Bu ülkeler buraya gemi mi gönderecek, asker mi gönderecek? Katkının boyutu belirsiz” dedi. Özellikle Almanya’nın mesafeli duruşu, İngiltere’nin üslerini açmaması ve İtalya’nın sert çıkışları koalisyon içinde tam bir uyum olmadığını ortaya koyuyor. ABD BASINI DUYURDU: KARA HAREKÂTI AN MESELESİ Sahadaki diplomatik hareketlilik sürerken, Amerikan basınından gelen son dakika bilgileri adeta ateşe benzin döktü. CBS ve Axios kaynaklı haberlerde ABD ordusunun kara harekâtına hazırlandığı öne sürüldü. İddialara göre hedefte İran’a ait kritik noktalar ve özellikle Hark Adası bulunuyor. Bu gelişme, bölgede sıcak temas ihtimalini bir anda en üst seviyeye taşıdı. “TUTUNAMAZLAR, AĞIR KAYIP VERİRLER” Ancak uzmanlara göre bu tür bir operasyon sahada karşılık bulmayabilir. Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, olası bir çıkarma senaryosunu sert sözlerle değerlendirdi. Ülger, “Tutunamazlar, ağır kayıplar verirler. Hark Adası’nda da Hürmüz’de de kalıcı kontrol sağlayamazlar. İran’ın kara kuvvetleri ve topçu birlikleri buna izin vermez” ifadelerini kullandı. HARK ADASI: KRİTİK ENERJİ ÜSSÜ Sadece 20 kilometrekarelik bir alana sahip olan Hark Adası, İran’ın enerji ihracatının kalbi konumunda. Günde yaklaşık 7 milyon varil petrol yüklemesi yapılabilen bu ada, İran’ın ihracatının yüzde 90’ını karşılıyor. Ülger, bu noktaya yönelik bir saldırının sadece askeri değil, küresel ekonomik sonuçlar doğuracağını belirterek, “Burası kesilirse mesele askeri olmaktan çıkar, pazarlık masasına dönüşür” dedi. İRAN’DAN SERT UYARI: BEDELİ AĞIR OLUR İran’ın daha önce yaptığı açıklamalara dikkat çeken Ülger, olası bir saldırının zincirleme reaksiyon yaratacağını vurguladı. Ülger, “İran açıkça söyledi; Hark Adası’na saldırı olursa Körfez’deki tüm petrol ve doğalgaz platformlarını hedef alırız dedi” şeklinde konuştu. Bu açıklama, bölgedeki kırılgan dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. COĞRAFYA ENGELİ: BENDER ABBAS GERÇEĞİ Olası bir kara harekâtının önündeki bir diğer engel ise bölgenin zorlu coğrafyası. Ülger, “Bender Abbas bölgesi dağlarla çevrili. Amfibi harekât yapsanız bile orada tutunamazsınız. Arkasından güçlü bir kara desteği gelmezse bu operasyon başarısız olur” dedi. IRAK ÖRNEĞİ: 500 BİN ASKERLİK OPERASYON ABD’nin geçmiş operasyonlarına atıfta bulunan Ülger, Irak işgalini örnek gösterdi. Ülger, “Irak operasyonunda 500 bin asker vardı ve Suudi Arabistan’dan yönetiliyordu. Böyle bir hazırlık şu an var mı? Ben olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı. “FANTEZİ SENARYOLAR” VE PAZARLIK İHTİMALİ Tüm bu gelişmeleri değerlendiren Ülger, sahada konuşulan birçok senaryonun gerçeklikten uzak olduğunu belirtti. Ülger, “Şu an konuşulanlar büyük ölçüde fantezi. Ama bir tehdit oluşturup İran’ı masaya çekmek isteyebilirler” dedi. TRUMP’IN NİHAİ HEDEFİ NE? Sürecin en kritik sorusu ise Donald Trump’ın nihai hedefi. Rejim değişikliği beklentisinin gerçekleşmemesi sonrası yeni bir stratejiye geçildiği değerlendiriliyor. Ülger, bu noktada “Başta rejim değişikliği hedeflendi, bu olmadı. Şimdi Trump bir pazarlıkla geri çekilmenin yollarını arıyor” ifadelerini kullandı. “KÖR ÖFKE OPERASYONU” İngiliz The Economist dergisinin kapağı da tartışmaları alevlendirdi. Dergi, ABD’nin olası hamlesini “kör öfke operasyonu” olarak nitelendirirken, Trump’ın askeri bir refleksle hareket ettiğini öne sürdü. ATEŞ HATTI GENİŞLİYOR Hürmüz Boğazı’ndan gelen açıklamalar, ABD basınındaki kara harekâtı iddiaları ve İran’ın sert uyarıları… Tüm bu gelişmeler bölgenin yeni bir kırılma noktasına sürüklendiğini gösteriyor. Diplomasi ile askeri hamleler arasındaki ince çizgide ilerleyen süreçte, dünyanın gözü artık Körfez’de. Ateş hattı genişlerken, bir kıvılcımın küresel krize dönüşme ihtimali her zamankinden daha güçlü. 20.03.2026 22:08 İSFAHAN VE TAHRAN'DA ŞİDDETLİ PATLAMALAR Orta Doğu’da tansiyon bir an olsun düşmezken, İran’dan gelen peş peşe patlama haberleri dünyayı ayağa kaldırdı. Nevruz ve Bayram coşkusunun yaşandığı bir dönemde, İsrail ve ABD ile gerilimin tırmandığı Tahran ve İsfahan’da meydana gelen patlamalar, bölgeyi adeta bir ateş topuna çevirdi. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, sıcak bölgedeki tarihi tanıklığını ve İran’ın savunma gücüne dair çarpıcı detayları, "kara harekatı" iddialarının gölgesinde canlı yayında aktardı. İRAN ATEŞ ÇEMBERİNDE! İSFAHAN VE TAHRAN'DA ŞİDDETLİ PATLAMALAR İRAN’DA ÜÇ BAYRAM BİR ARADA: NEVRUZ, YILBAŞI VE RAMAZAN İran halkının kutsal günlere hazırlandığı bir dönemde yaşanan askeri hareketlilik, bölgedeki atmosferi iyice gerdi. Ekber Karabağ, "İran’da hem yarın bayram, hem Nevruz, hem de yılbaşı. İran için yarın çok önemli bir gün. Türkçe konuşan pek çok İranlı ve Türk vatandaşı bizi izliyor, hepsinin bayramını tebrik ediyoruz" ifadelerini kullanarak bölgedeki sosyal ve kültürel iklimin altını çizdi. Ancak bu huzur ortamı, yaklaşan savaş tamtamlarının gölgesinde kaldı. ABD’YE "GEL GEL" MESAJI: KARA HAREKATI RİSKİ VE İRAN’IN GÜCÜ Bölgede konuşulan en sıcak başlıklardan biri olan olası bir kara operasyonu hakkında değerlendirmelerde bulunan Karabağ, İran’ın bu konudaki özgüvenine dikkat çekti. Ekber Karabağ, "İranlılar ABD’ye adeta 'gel gel' yapıyorlar. Eğer bir kara harekatı söz konusu olursa, İran’ın kara gücü oldukça dirençli ve karşılık verecek güçtedir. Bu süreçte İran’ın zayıf ve güçlü olduğu noktaları net bir şekilde görebiliyoruz" şeklinde konuştu. Kara gücünün bugüne kadar tam olarak sınanmadığını belirten Karabağ, buna rağmen İran’ın kara ordusunun caydırıcılığının herkes tarafından kabul edildiğini vurguladı. FÜZE VE İHA GÜCÜYLE SAVUNMA HATTI: KADİR, HAYBER-ŞEKEN VE ZÜLFİKAR İran’ın askeri kapasitesine dair teknik detayları paylaşan Karabağ, Tahran’ın füze teknolojisindeki ilerlemesine değindi. Karabağ, "İran’ın savunma sanayiinde füzeler ve insansız hava araçları (İHA) oldukça gelişmiş durumda. Kadir, Hayber-Şehen, Zülfikar ve Kıyam gibi füzeler bu savunmanın önemli bir parçasını oluşturuyor" sözleriyle İran’ın cephaneliğindeki kritik silahları sıraladı. HAVA SAVUNMASINDA KRİTİK EKSİKLİKLER VE F-35 İDDİASI Savunma hattındaki gediklere de değinen Karabağ, İran hava savunmasının durumuna ilişkin çarpıcı bir bilgiyi paylaştı. Ekber Karabağ, "İran hava savunma konusunda bazı yetersizlikler yaşasa da dün akşam bir F-35’in vurulduğuna dair Tahran’dan bir açıklama geldi ve ABD de bunu onayladı. Bu durum İran hava savunmasının henüz tam anlamıyla yok olmadığını, sıcak temas anında direnç gösterebildiğini kanıtlıyor" ifadelerini kullandı. İSFAHAN VE TAHRAN’DA ŞİDDETLİ PATLAMALAR! Canlı yayın sırasında ulaşan sıcak bilgilerle bölgedeki dehşet anları daha da somutlaştı. İran’ın kalbi konumundaki noktaların hedef alındığını belirten Karabağ, "İran’ın merkezinde yer alan İsfahan’da şiddetli patlamalar yaşandığı bilgisi ulaştı. Ayrıca yayına başladığımız dakikalarda Tahran’ın doğu bölgelerinden de patlama sesleri yükseldi. Bu patlamalar artık hayatımızın bir parçası haline geldi; bir-iki saatte bir farklı noktalardan patlama sesleri duyabiliyoruz" diyerek ateş hattındaki günlük rutini dramatik bir dille aktardı. 69. DALGA VE HEDEFTEKİ ŞEHİRLER: TEL AVİV, HAYFA VE AKKA Operasyonun boyutu ve İran’ın misilleme stratejisine dair notlarını aktaran Karabağ, "İran Devrim Muhafızları’nın 69. dalgayı başlattığı ifade ediliyor. Nevruz dolayısıyla İranlıların kullandığı özel dualarla bu harekatı adlandırdılar. Özellikle Tel Aviv, Hayfa ve Akka şehirlerinin yanı sıra ABD’nin bölgedeki üslerinin bu dalga kapsamında hedef alındığı belirtiliyor" şeklinde konuştu. İSRAİL’İN SUİKAST TİMİ VE TAHRAN’DAKİ KANLI SABAH Bölgedeki operasyonların arkasındaki faili ve stratejik suikastları değerlendiren Karabağ, İsrail’in doğrudan müdahalesine dikkat çekti. Ekber Karabağ, "Tahran’a yönelik yapılan saldırılar genellikle İsrail savaş uçakları tarafından gerçekleştiriliyor. Bugün sabah saatlerinde İran Devrim Muhafızları sözcüsünün öldürüldüğü bir suikast daha yapıldı. Bugüne kadar Tahran’da gerçekleştirilen suikastların ve saldırıların büyük çoğunluğunun arkasında İsrail bulunuyor" diyerek bölgedeki kanlı hesaplaşmanın boyutlarını gözler önüne serdi. 20.03.2026 21:43 HAYFA’DA STRATEJİK TESİSLER VURULDU! DEMİR KUBBE’DE CASUSLUK SKANDALI! Orta Doğu’da tansiyon düşmek bilmiyor, bölge adeta bir ateş çemberinden geçiyor. İsrail’in Lübnan’a yönelik kara operasyonu planları derinleşirken, İran ile karşılıklı enerji tesislerini hedef alan "stratejik savaş" yeni bir boyuta evrildi. A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu, çatışmaların kalbi Tel Aviv’den bildirdi; Hayfa’daki dev rafineri saldırısının yıkıcı etkilerini, İsrail’i bekleyen enerji krizini ve hava savunma sistemi Demir Kubbe’nin içeriden nasıl hançerlendiğini tüm detaylarıyla aktardı. HAYFA’DA STRATEJİK TESİSLER VURULDU! DEMİR KUBBE’DE CASUSLUK ALARMI LÜBNAN SINIRINDA KARA HAREKATI GENİŞLİYOR Sıcak bölgedeki son durumu değerlendiren Emine Kavasoğlu, "İran’a yönelik olası bir kara harekatı için şu an basına sızan net bir bilgi yok ancak IDF sözcüsü kısa süre önce Lübnan’a yönelik kara harekatının biraz daha genişletilmesi konusunda kritik bir açıklama yaptı" ifadelerini kullandı. Bölgedeki askeri hareketliliğin Lübnan sınırına yoğunlaştığını belirten Kavasoğlu, "İsrail şu an için kara harekatı açısından Lübnan’a daha fazla odaklanmış durumda. Başbakan Netanyahu da bir kara operasyonunun şart olduğunu net bir şekilde ifade etmişti" şeklinde konuştu. STRATEJİK HEDEF: ENERJİ TESİSLERİ VE HAYFA’DAKİ PATLAMALAR Savaşın seyrinin enerji altyapılarına kaydığına dikkat çeken Emine Kavasoğlu, "İsrail’in saldırılarının ardından İran kanadından da 'eğer altyapılarımız hedef alınırsa sınır tanımadan vurmaya devam edeceğiz' açıklaması geldi. Nitekim dün akşam saatlerinde Hayfa’da yaşananlar tam da bu yöndeydi" dedi. Hayfa’daki petrol işletme tesisinin İsrail için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kavasoğlu, "Vurulan bu tesis, İsrail’in enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 60’ını tek başına karşılıyor. Günlük 197 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip olan bu devasa komplekste, dün geceki saldırıların ardından iki binanın hasar gördüğü açıklandı. Hemen ardından ek binaların da vurulduğu bilgisi paylaşıldı" sözleriyle dehşetin boyutunu gözler önüne serdi. İSRAİL KARANLIĞA MI GÖMÜLÜYOR? Hayfa’daki rafineri saldırısının ardından bölgede olağanüstü önlemler alındığını belirten Emine Kavasoğlu, "Olası bir kimyasal sızıntı ihtimaline karşı yoğun güvenlik önlemleri devrede. Ayrıca Çevre ve Altyapı Bakanlığı, bölgede patlamamış mühimmat olabileceği ve kontrollü patlatmalar yapılacağı konusunda halkı uyardı" dedi. Yakıt krizinin kapıda olduğunu işaret eden Kavasoğlu, "İsrail’in sadece iki ana petrol işleme tesisi var; biri Hayfa’da diğeri Aşdod’da. Hayfa tesisi yıllık 9 milyon ton ham petrol üretiyor ve enerji ihtiyacının büyük kısmını sırtlıyor. Eğer İsrail böylesine büyük bir hasarı resmen kabul ettiyse, gerçek durum anlatılandan çok daha vahim olabilir. Zira dün gece pek çok noktada uzun süreli elektrik kesintileri yaşandı" ifadelerini kullandı. DEMİR KUBBE’DE İHANET: İÇERİDEN BİLGİ SIZDIRILDI İsrail’in en güvendiği savunma kalkanı Demir Kubbe ile ilgili ortaya atılan casusluk iddiası ise gündeme bomba gibi düştü. Skandalın detaylarını paylaşan Emine Kavasoğlu, "Demir Kubbe ekibinde görev yapan yedek bir askerin, İran’a para karşılığı gizli bilgiler sızdırdığı iddiasıyla ilgili çok sert bir iddianame hazırlandı. Soruşturma, savaşın ilk başladığı 28 Şubat ile 2 Mart tarihleri arasındaki süreci kapsıyor" dedi. İhanetin derinliğini aktaran Kavasoğlu, "Söz konusu askerin Şin-Bet tarafından sorgulandığı ve takibe alındığı belirtiliyor. Şimdi akıllardaki soru şu: Demir Kubbe ekibinde bu askerden başka sızıntı yapan isimler var mı? İsrail ordusu içerisinde şu an çok büyük bir soruşturma yürütülüyor" şeklinde konuştu. SICAK TEMAS VE AMFİBİ GEMİLER YOLDA Bölgedeki askeri yığınağın sadece kara birlikleriyle sınırlı olmadığını belirten Emine Kavasoğlu, "Amerika Birleşik Devletleri’ne ait amfibi gemilerin yolda olduğunu biliyoruz. Hark Adası ile ilgili çıkarma iddiaları da çok güçlü bir şekilde dile getiriliyor" dedi. Lübnan sınırındaki operasyon derinliğinin ilk etapta 9 ila 13 kilometre olarak hesaplandığını ancak bu planın artık çok daha geniş bir alanı kapsayacak şekilde güncellendiğini aktaran Kavasoğlu, Tel Aviv ve çevresindeki saldırıların son 24 saatte hiç beklenmedik bir yoğunluğa ulaştığını vurgulayarak bölgedeki ateş hattının her an daha da ısınabileceği uyarısında bulundu. Sıcak Gelişmeler Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu İHA pilotu başvurularında rekor: Yüzde 236 yükseliş 29 ilde DEAŞ operasyonu: 139 şüpheli yakalandı Bayramın ilk gününde 527 kişi gözaltında Orta Doğu'da yeni güvenlik şemsiyesi İran'dan dünyayı sarsan hamle Gram altın için 10 bin TL uyarısı Aleyna Kalaycıoğlu için ek gözaltı talebi Katil Bibi'den çelişkili savaş açıklaması ABD’ye ağır darbe! İran "hayalet"i nasıl düşürdü? 20.03.2026 21:32 HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA BİLEK GÜREŞİ: "AMERİKA'YA MEZAR OLUR!" Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası harekat planlarını, stratejik hamlelerini ve bölgedeki kanlı senaryoları A Haber ekranlarında tek tek deşifre etti. Hürmüz Boğazı'nın dar sularından İran'ın geçit vermeyen heybetli dağlarına kadar uzanan o kritik denklemin perde arkasını aralayan Başbuğ, Washington’ın "hava indirme" hayallerinin sahada nasıl bir tabut kuyruğuna dönüşeceğini çarpıcı sözlerle anlattı. İsrail’in 450 bin askerlik yığınağının ardındaki kirli Lübnan planından, Devrim Muhafızları’nın asimetrik bot pusularına kadar her detayın masaya yatırıldığı o tarihi açıklamalarda, bölgeyi bekleyen büyük felaketin şifreleri verildi. ORTA DOĞU'DA BİLEK GÜREŞİ İRAN DERİNLİKLERİNDE TABUT KUYRUĞU: "İNDİRİRSİN AMA BİNDİREMEZSİN!" Sıcak bölgedeki askeri hareketliliği değerlendiren Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ABD’nin İran derinliklerine yönelik hava indirme senaryolarının sahada büyük bir hüsranla sonuçlanacağını vurguladı. Başbuğ, “Askerler buraya indirildi, gözü kararttın ve bunu gerçekleştirdin. Peki nereye? İran’ın derinliklerine. Hava indirme operasyonunu başardın, ancak nasıl geri bindireceksin? İran orada elini açmış beklemiyor. Eğer içeride ihanet yoksa, Amerika bunu ancak film setlerinde yapabilir” ifadelerini kullandı. Harekatın risklerine dikkat çeken Başbuğ, Washington’a adeta meydan okurcasına, “Buradaki birliği gözden çıkardıysan ve Amerika cenazelere yüzlerce tabut gönderecek kadar örnek erişebileceğini düşünüyorsa, buyur, indir” dedi. COĞRAFYA SAVUNMA İÇİN YARATILMIŞ: ELBURZ VE ZAGROS DUVARI İran’ın fiziki yapısının herhangi bir kara harekatı için devasa bir engel oluşturduğunu belirten Başbuğ, “Diyelim ki 50 veya 100 kişilik bir indirme yapacaksın, bu İran’ın derinliklerinde mümkün değil. İran, stratejik bir ülke; derin dağlar ve yer yer çöllerden oluşuyor. Elburz Dağları yukarıda, Zagros Dağları aşağıda. İran’ın coğrafyası savunma amaçlı yaratılmış bir alan; ideal bir savunma bölgesi ve taarruz edenler için büyük bir handikap. Amerika ve İsrail bile burada lafını etmiyor” dedi. HÜRMÜZ’DE ASİMETRİK PUSU Dünya enerji koridorunun kalbi olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak bir çatışmanın denizdeki dengeleri sarsacağını belirten Başbuğ, “Hürmüz’e karadan, denizden ve havadan operasyon planlayabilirsin. Hava konusunda sıkıntı yok; İran’ın hava savunma sistemi oldukça sınırlı. Ancak deniz kuvvetlerinde gemilerini getirip gözünü kararttığında işin zorlaşıyor. Amerika bir ara buraya donanmayı yığar, güvenliği sağlar ve diğer ülkeler geçer diye açıklama yaptı. Biz de buna güldük” dedi. İran’ın denizdeki gücüne dikkat çeken Başbuğ, “İran, özellikle Basra Körfezi’ne yönelik önlemler aldı. Devrim Muhafızları’nın deniz kuvvetlerine bağlı hücum botları, küçük ama inanılmaz manevra kabiliyetine sahip. 12-19’luk makineli tüfekler ve kısa menzilli füzelerle asimetrik taktikler uygulayabiliyorlar. Bu botlar, en kötü senaryoya göre ‘Bize gelirse ne yaparız?’ mantığıyla konuşlandırıldı. Bu da dar alanlarda hareket kabiliyetini kısıtlıyor, çünkü burası açık deniz değil” ifadelerini kullandı. DÜĞÜM NOKTASI 38 KİLOMETRE: STRATEJİK HAKİMİYET SAVAŞI Hürmüz Boğazı’nın en dar noktasında yaşanacak bir tıkanmanın küresel dengeleri sarsacağını belirten Başbuğ, “Boğazın en dar alanı 38 kilometre. Tüm gemiler buradan geçiyor. Asıl kullanılan alan ise derin ve dar olan Umman açıkları. Amerika, enerjinin kontrolünü sağlayacağını açıkladı. Bu noktada boğazı tutmak esas handikap” dedi. Trump yönetiminin bölgeye gönderdiği 5 bin deniz piyadesi ve olası görev yerlerini değerlendiren Başbuğ, bu sayının büyük bir kara harekatı için yetersiz olduğunu belirterek, “Eğer bu askerler Hürmüz veya Keşm Adası için geliyorsa fazla; ama İran için yetersiz. 5000 kişiyle büyük bir kara harekatını kıyıdan başlatamazsın. Zorlayarak senaryo üretmek istersek, Keşm Adası ve Umman kıyılarına yerleştirilen piyadeler iki taraflı kontrol sağlar, ama bu çok büyük bir risktir” dedi. İRAN İÇİNDEKİ PARALEL YAPI VE İHANET TEHLİKESİ İran’ın iç dinamiklerindeki tehlikelere de dikkat çeken Başbuğ, ülke içindeki kutuplaşmaya vurgu yaparak şunları kaydetti: “İran’da İsrail ile iş birliği olan bir paralel yapı var. Bunun yanı sıra İran’ı önceleyen ve sahadaki tehditlere karşı mücadele eden aktif bir yapı mevcut. Bu stratejik araziler, bir kez kaybedilirse geri alınamaz.” İSRAİL’İN ÜÇ AŞAMALI KİRLİ PLANI: HEDEF İRAN DEĞİL LÜBNAN! İsrail’in 450 bin yedek askeri silah altına alma kararını değerlendiren Başbuğ, asıl hedefin İran değil Lübnan olduğunu belirterek, “Lübnan’da üç safhalı bir plan var: iç savaş, işgal ve ilhak. İsrail’in sayısal gücü yanıltıcı olabilir. Coğrafya, koşullar, asker sayısı ve inancı başarıyı belirler. 450 bin askeri sahaya sürmek zordur; yüzde yüz kullanamazsın” dedi. 20.03.2026 21:03 ABD’DEN İRAN’A HEM AMBARGO DARBESİ HEM DE SÜRPRİZ PETROL HAMLESİ! Ortadoğu'da tansiyon her geçen gün yükselirken, sıcak temasların ve perde arkasındaki pazarlıkların gölgesinde dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Yıllardır süren ambargoların yanı sıra ABD Hazine Bakanlığı’ndan gelen “yasak kalkıyor” açıklaması, Washington–Tahran hattındaki süreci yeniden gündeme taşıdı. Eray Güçlüer gelişmeleri A Haber ekranlarında değerlendirirken, bölgedeki son durumu İrfan Sapmaz aktardı. ORTADOĞU ALEV ALEV! ABD’DEN İRAN’A AMBARGO STRATEJİK ANALİZ: 140 MİLYON VARİL PETROL NEREYE GİDECEK? İran’ın devasa petrol rezervlerinin dünya piyasasına nasıl sürüleceği konusu, askeri stratejinin bir parçası haline gelmiş durumda. Dr. Eray Güçlüler, "İran’ın 140 milyon varil petrolü nereye gitmeyecek? Muhtemelen Çin ve Uzak Doğu Asya’ya gönderilmeyecek. Şu an zaten bir petrol krizi var, bu petrol muhtemelen Avrupa’ya gönderilecek. İkinci olarak, bu petrolün parası İran’a gelebilecek mi? ABD’lilerin açıklamalarına her zaman ihtiyatlı bakmak lazım, arkasında nasıl bir oyun olduğunu görmek gerekiyor," şeklinde konuştu. ZAGROS DAĞLARI’NDA SESSİZ BEKLEYİŞ: ADALARA ÇIKARMA YAPMAK MÜMKÜN MÜ? Pentagon ve Beyaz Saray arasındaki görüş ayrılıkları, olası bir kara harekatının önündeki en büyük engel olarak duruyor. Dr. Eray Güçlüler, "Hürmüz Boğazı’na çıkarma yapacaklarını söylemişlerdi, bunun olamayacağını daha önce de belirttik. İran’ın füze atma kapasitesi baskılanmadan, özellikle adaların hemen karşısında sahile dik uzanan Zagros Dağları’ndaki kısa menzilli bataryalar susturulmadan bu adalara çıkarma yapamazlar, vurulurlar. ABD ordusunun siyasi karar vericilerle arasında ciddi bir mesafe var. Pentagon 'yaparım ama iki ay sonra yapabilirim' diyor. Güney Kore’deki amfibi unsurların buraya gelmesi bile 12 gün sürer," sözleriyle askeri gerçekliği ortaya koydu. DEHŞET ANLARI: F-35’LER NASIL HEDEF ALINDI? Gökyüzünün en ileri teknolojisi olarak kabul edilen F-35 uçaklarının İran hava savunma ağında yaşadığı zafiyet, askeri çevrelerde bomba etkisi yarattı. A Haber muhabiri İrfan Spmnaz, "Düşük görünürlüğe sahip F-35’in başarıyla hedef alınması çatışmada kritik bir eşik olarak tanımlanıyor. Uçak gelişmiş radar görünmezliğine sahip olsa da, pasif elektro-optik ve kızılötesi sensörler kullanan bir hava savunma sistemi tarafından vurulduğu belirlendi. Bu sistemler radar sinyali yaymadığı için F-35’in elektronik harp uyarı sistemlerini tetiklemiyor ve bu da onları ölümcül bir tehdit haline getiriyor," ifadeleriyle teknik detayı aktardı. PENTAGON VE BEYAZ SARAY HATTINDA 'AŞIRI GÜVEN' KRİZİ ABD askeri kanadında yaşanan pilot yorgunluğu ve İran’ın kapasitesini küçümseme hatası, operasyonun seyrini değiştirebilir. İrfan, "Askeri ve istihbarat çevreleri, pilot yorgunluğu ve İran hava savunmasının etkisiz hale getirildiği iddialarından kaynaklanan 'aşırı güven' duygusunun, İran güçlerine bir fırsat yaratmış olabileceğini belirtiyor. Pentagon ve istihbarat topluluğu profesyonel şekilde hareket ederken, Trump geleneksel diplomasiyi yıktığı için kendi bildiğini okumaya devam ediyor," şeklinde konuştu. TRUMP’IN 12 MİLYAR DOLARLIK PAZARLIĞI VE 'ZAFER' FOTOĞRAFI ARAYIŞI ABD Başkanı Donald Trump’ın petrol hamlesinin arkasında, yaklaşan seçimler ve ekonomik çıkarların olduğu iddia ediliyor. İrfan, "Donald Trump bu savaşı bitirmek istediğinin mesajını veriyor. 140 milyon varillik petrolü yaklaşık 12 milyar dolara satın alarak Tahran yönetimiyle masaya oturmayı planlıyor. Trump, 'Savaşı kazandım, petrol krizini çözdüm' diyerek bir zafer fotoğrafıyla ortaya çıkmaya çalışıyor. Ayrıca Çin’e giden petrolün önünü keserek bir anlamda intikam alıyor," sözleriyle kirli pazarlığın detaylarını paylaştı. BEYAZ SARAY’DA BUZ KESTİREN PEARL HARBOR ÇIKIŞI! Diplomasi tarihinde eşine az rastlanır bir olay, Japonya Başbakanı ile Trump arasındaki görüşmede yaşandı. Trump’ın müttefiklerine haber vermeden gerçekleştirdiği saldırı sonrası verdiği cevap hafızalardan silinecek gibi değil. Trump, bir Japon gazetecinin "Neden müttefiklerinize haber vermediniz?" sorusuna, "Sürpriz olsun istedik. Sürpriz meselesini Japonya’dan daha iyi kim bilebilir ki? Peki siz bana neden Pearl Harbor’dan bahsetmediniz?" yanıtını verdi. Bu sözlerin ardından Japonya Başbakanı’nın yaşadığı şaşkınlık ve huzursuzluk tüm dünyanın tanıklık ettiği tarihi bir an olarak kayıtlara geçti. TARİHİ TANIKLIK: 1941’DEN BUGÜNE DEĞİŞMEYEN SAVAŞ DİNAMİKLERİ Trump’ın Pearl Harbor hatırlatması, tarihin en kanlı sayfalarından birini tekrar gündeme taşıdı. 7 Aralık 1941’de Japonya’nın Pearl Harbor adasındaki ABD kuvvetlerine düzenlediği sürpriz saldırıda 2400 Amerikalı hayatını kaybetmiş, 180’den fazla uçak yok edilmişti. Bugün ise Trump, İran’a karşı yürüttüğü operasyonları bu tarihi olayla kıyaslayarak müttefiklerini şoke etmeye devam ediyor. A Haber, sıcak bölgedeki bu akılalmaz strateji savaşlarını tüm detaylarıyla takip etmeyi sürdürüyor. 20.03.2026 18:40 ABD’NİN GÖRÜNMEZ DEVİ F-35 VURULDU! PETROL SAVAŞLARI DÜNYAYI KUŞATTI! Savaşın 21. gününde ateş hattından gelen haberler dünyayı sarstı. İran’ın, ABD’nin "dokunulmaz" gözüyle bakılan gururu F-35 savaş uçağını vurduğu iddiası gündeme bomba gibi düşerken, Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e uzanan çatışma halkası küresel ekonomiyi uçurumun eşiğine getirdi. ABD ve İsrail’in İran hava sahasına yönelik hamlelerine Tahran’dan gelen sert yanıtlar, Trump yönetimindeki iç çatlaklar ve stratejik suikastlar, "Büyük Savaş"ın fitilini ateşleyen tarihi bir dönüm noktasını işaret ediyor. ABD’NİN F-35 VURULDU! PETROL SAVAŞLARI DÜNYAYI KUŞATTI GÖKYÜZÜNDE SICAK TEMAS: F-35 VURULDU MU? Savaşın seyrini değiştirecek en kritik iddia İran cephesinden geldi. İran, ABD’nin 5. nesil savaş uçağı F-35’i vurduğunu öne sürerken, görüntüler dünya kamuoyuna servis edildi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, "F-35 olayı, Trump’ın İran hava sahasını küçümseyen, 'istediğimiz gibi geziyoruz' diyen açıklamalarından sonra patlak verdi. Bu, düşmanını çok fazla zayıf görüp küçümsedikten sonra yaşanan çok dikkat çekici bir gelişme" ifadelerini kullandı. ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) ise uçağın bir saldırıya uğradığını yalanlamazken, uçağın Ortadoğu’daki bir üsse iniş yaptığını ve pilotun durumunun stabil olduğunu açıklayarak adeta bir itiraf niteliğinde bilgi paylaştı. GÖRÜNMEZ TEKNOLOJİYE ISI GÜDÜMLÜ DARBE F-35’in nasıl vurulmuş olabileceğine dair teknik detaylar askeri uzmanlar arasında büyük tartışma başlattı. Dr. Anar Ali, "Bu uçağın radar güdümlü sistemlerle vurulması zor çünkü radar görünürlüğü düşük. Ancak ısıya duyarlı hava savunma sistemlerinin artık İran’ın envanterinde olduğu söyleniyor. Egzozundan vurulan uçağın gövdesinden de vurulabileceği değerlendiriliyor" sözleriyle bölgedeki teknolojik üstünlüğün el değiştirdiğine dikkat çekti. Bu durumun savaşın gidişatını psikolojik anlamda da kökten değiştirebileceğini belirten Ali, "ABD’nin en önemli propaganda araçlarından biri olan F-35’lerin zayiata uğraması ve CENTCOM’un bunu kabul etmesi çok önemli bir kırılma noktası" şeklinde konuştu. RUSYA VE ÇİN DESTEĞİ: TEHRAN’IN STRATEJİK ARKASI İran’ın bu direncinin arkasındaki küresel güç birliği de netleşmeye başladı. Abbas Arakçi’nin Çin ve Rusya ile iş birliğinin devam ettiğine dair mesajlarını hatırlatan Dr. Anar Ali, "Bu uçağın zarar görmesinde Çin ve Rusya’nın bir desteği olmuş mudur sorusu akıllara geliyor. İran’ın elinde bu kapasiteye ulaşan bir teknoloji var" değerlendirmesinde bulundu. Hemen ardından İsrail’in İran’ın kuzeyindeki Mazandaran ve Gilan eyaletlerini hedef almasının tesadüf olmadığını belirten Ali, "Buralar İran’ın Rusya’ya açılan kapısı, askeri lojistik desteğin ve ticaretin devam ettiği limanlar. İsrail, Tahran’ı besleyen stratejik arka kapıyı kesmek istiyor" dedi. KARA HAREKATI KAPIDA MI? 5 BİN NAVY SEAL BÖLGEDE Donald Trump’ın "Asker göndermeyi düşünmüyorum ama gönderecek olsam da size söylemezdim" şeklindeki muğlak açıklamaları, bölgedeki kara operasyonu hazırlıklarını daha da gizemli hale getirdi. Bölgeye 5 bin civarında Navy SEAL komandosunun sevk edildiği iddiaları sıcaklığını korurken, Dr. Anar Ali, "Hürmüz Boğazı hattındaki Ebu Musa, Küçük Tunb ve Büyük Tunb adalarına bir çıkarma yapılabilir mi? Bu adalar Birleşik Arap Emirlikleri ile ihtilaflı ama İran burayı toprağı olarak görüyor. Buralara yapılacak bir çıkarma, Hürmüz’deki geçişi kontrol altına alma çabasıdır" dedi. Ali ayrıca, İran’ın kara harekatına karşı "Gel gel" stratejisi izlediğini belirterek, "İran azdan az, çoktan çok gider diyor. Kara harekatı İran’ın lehine olabilir çünkü elindeki imkanlarla ABD ordusuna ciddi zayiat verebilir" ifadelerini kullandı. EKONOMİDE MANİPÜLASYON SAVAŞLARI: ALTIN DÜŞERKEN PETROL FIRLIYOR Savaşın ekonomik cephesinde ise tam bir kaos hakim. Finans Analisti İslam Memiş, "Petrol yükselirken altın fiyatlarının düşmesinin temel sebebi, Körfez ülkelerinin enerji ihracatı

- - Kategorilenmemiş - 2020-03-21 16:44:59 Bu içerik 4 kez okundu.

ABD ve İsrail İran'a sığınak delici bomba attı iddiası: Natanz'daki patlamanın detayları A Haber'de

Giriş Tarihi:18 Mart 2026 04:59Son Güncelleme:21 Mart 2026 16:25

ggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggggg

Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER
şişli escort sisli escort merter escort istanbul escort izmir escort
escort ankara