Yenişehirlioğlu AK Parti Grup Toplantısını Yönetti
Giriş Tarihi:11 Şubat 2026 11:01 Son Güncelleme:11 Şubat 2026 16:37
AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımlarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen AK Parti Grup Toplantısını yönetti...
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Yaklaşık 16 aydır gizli-açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak gerektiğinde risk girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye'nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır" dedi. ..
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısına katıldı.
Erdoğan, cuma günü asrın felaketi olarak milli hafızalara acıyla kazınan 6 şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de olduğu geniş bir heyetle depremin vurduğu 11 ilden biri Osmaniye'de olduklarını, o gece toprağa verilenleri andıklarını söyledi.
Osmaniye'de tam bir kardeşlik tablosu çizildiğini, bir dayanışma iklimi yaşandığını aktaran Erdoğan, 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda verdikleri sözü tutarak, 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladıklarını, 27 Aralık 2025'te Hatay'da 455 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine takdim ettiklerini bildirdi.

"Depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez"
Sadece üç yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesinin büyük ve güçlü Türkiye'nin başarısı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bu gerçeklere rağmen Türkiye Cumhuriyeti'nin bu büyük başarısına rağmen ana muhalefet ve yoldaşları çıkıp bizi eleştiriyor. Yapılan işlere çamur atıyor. Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor. Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın ritmi haline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş'taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek. Meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez.
Üç yıl sonra bile 'cek'li, 'cak'lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsın. Varsa tamamladığınız bir proje, gider açılışını yapar kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız üç yılda depremde, özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkar etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Mugalatayla, polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyor. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz."
"KADINLARA PARMAK SALLAYANLARA MEYDANI TERK ETMEDİK"
Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemali hürmetle selamlıyorum.
23 Ocak'ta vefat eden 24, 25, 26 ve 27. Dönem Uşak Milletvekilimiz, kıymetli yol ve dava arkadaşımız Mehmet Altay kardeşimizi rahmetle yad etmek istiyorum. Mekanını cennet, menzilini mübarek eylesin diyorum. Bir kez daha Uşak teşkilatımıza, Mehmet Altay kardeşimin kederli ailesine, yakınlarına, camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layığıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler yüce Meclis’in çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz.

Halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi. Hizmet etmemiz, sorunlara çözüm bulmamız için gönderdi. Bu vazifeyi yerine getirme çabasındayız. Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun temas dönemi söz konusu. Suudi Arabistan ve Mısır'a ziyaret gerçekleştirdik. Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük.
Cumartesi günü de Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin misafirimizdi. Kral Abdullah'la oldukça muhtevalı, verimli, ikili ilişkilerimizi güçlendiren istişarelerimiz oldu. En kısa zamanda biz de Ürdün'e bir ziyarette bulunmayı arzu ediyoruz.
Durmuyoruz değerli kardeşlerim, durmuyoruz. Yapacağımız çok şey var. Tempomuzu her gün artırıyoruz. Bugün Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis'i ağırlayacağız.
"DÜNYADA TÜRKİYE RÜZGARI ESİYOR"
Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor. Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız ve kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çalışmalarımız bunun içindir.
İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze'de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz. Bilvesile komşumuz Suriye'nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura süratle kavuşması en büyük temennimizdir. Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan'ın, Mısır'ın ve Ürdün'ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye'nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz.
"BİZİM SURİYE TAVRIMIZ NETTİR"
Tabii burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum. Bizim Suriye meselesinde tavrımız ilk günden beri nettir. Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye'de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye'ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir: Tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir.
Suriye'nin kaynaklarının, yer altı ve üstü zenginliklerinin, şehirlerin altında tünel kazmaya değil, tüm kesimlerin refahına harcanmasının vakti gelmiştir. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye'deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.
Buradan hem ülkemiz içinde hem dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara bugün bir kez daha seslenmek istiyorum: Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında değildir. Tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz.
Burada şunu da milletimizin dikkatine getirmek zorundayım: Biz can kurtarma peşindeyken birileri de çıkmış son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle maalesef selden kütük kapma telaşına düşmüştür. Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl bir milyon kardeşimiz katledilirken Suriye'yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye'den etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor.
Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Suriyeliler, ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye'de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi.
Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Şunu da tam bir gönül huzuruyla bugün ifade ediyorum: Benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP genel başkanı görmüyor.

"MEYHANE JARGONUYLA SİYASETTEN VAZGEÇ"
Açıkçası biz CHP’nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin.
Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama 'CHP'de gelen gideni aratır' gerçeği asla ve asla değişmiyor. Üslup sorunu var sanıyorduk ama sorun bizatihi üslubuymuş. Beyefendi günlük hayatta seviyesiz kelimeleri kullanıyormuş. Ne kendisini ne CHP'yi yönetebiliyor. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlara da sabır versin.
Türkiye'nin başarısına rağmen muhalefet yapılan işlere çamur atıyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaşlar kışın ortasında susuzluk krizi çekiyor.

"YERİNE GELEN SELEFİNDEN DE KÖTÜ ÇIKTI"
Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim. Görüyoruz ki zaman değişiyor. Dünya değişiyor. Genel başkanlar değişiyor. Ama CHP’de gelen gideni aratır gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini oturduğu koltuğun hakkını vermiyor diye eleştiriyorduk, yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk. Meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler. Ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle bir yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı, her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Ne diyelim? Allah bunlara akıl, çileli vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu satıhta maruz kalmaktan korumaya devam etsin.
"OSMANİYE’DE TAM BİR KARDEŞLİK TABLOSU ÇİZİLDİ"
Değerli kardeşlerim, cuma günü asrın felaketi olarak millî hafızamıza acıyla kazınan 6 Şubat depremlerinin 3. sene-i devriyesiydi. Şehitlerimizi yâd etmek üzere Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin de olduğu geniş bir heyetle depremin vurduğu 11 ilimizden biri olan Osmaniye’deydik. “Küllerinden Doğdu, Yine Türkiye’nin Gücüne Bak” temasıyla düzenlenen programda o gece toprağa verdiğimiz 53.697 kardeşimizi bir kez daha hasretle andık. Ruhlarına dualarımızı ve Fatihalarımızı gönderdik. Yağan yağmura rağmen meydanı hınca hınç dolduran Osmaniye halkı heyetimizi gerçekten büyük bir coşkuyla karşıladı. Buradan Sayın Devlet Bahçeli’nin şahsında heyetimizi muhabbetle bağrına basan tüm Osmaniyeli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Aynı şekilde depremin 3. yıl dönümünde Osmaniyeli kardeşlerimizin acısını yerinde paylaşmak için bizlere refakat eden başta Sayın Bahçeli olmak üzere heyetimizin tüm üyelerine şükranlarımı sunuyorum.
Osmaniye’de tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Dayanışma iklimi yaşandı. Bilhassa yeni konutları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit olmak bizler için tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağıydı. On dört ve yirmi sekiz Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda bir söz vermiş, evi yıkılan, iş yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız demiştik. Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık. Söz verdiğimiz şekilde 433.667’si konut, 21.690’ı iş yeri olmak üzere tam 455.357 bağımsız bölümü tamamladık. 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455.000’inci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık. Osmaniye’de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12.557 bağımsız bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk. Deprem konutlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sadece üç yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesi büyük ve güçlü Türkiye’nin başarısıdır.

"HİZMET VERMEYENLER BİZE LAF EDEMEZ"
Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı, asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır. Devlet millet yürek yüreğe verdik, güç birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede olmaz denileni, imkansız denileni üç yılda hayata geçirdik. Ama tüm bu gerçeklere rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu büyük başarısına rağmen ana muhalefet ve yoldaşları çıkıp bizi eleştiriyor. Yapılan işlere çamur atıyor. Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor. Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek, meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzede kardeşlerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez.
Üç yıl sonra bile cafcaflı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız, varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız üç yılda depremden etkilenen bölgelerde özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkâr etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Mugalatayla, polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz buna odaklanıyoruz. Bölgemizin yeniden ihya ve inşasında emeği geçen herkese, alın teri döken her bir emekçi kardeşime, tüm bakanlıklarımıza, belediyelerimize, hayırseverlerimize ve yüklenici firmalarımıza en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum. Deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz. Geride kalan kardeşlerimize yüce Allah’tan sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Osmaniye’de ayrıca toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın da açılışını gerçekleştirdik. Bunların da şehrimize ve Osmaniyeli kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.
"BUNLAR NE TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYMAYI NE DE EDEBİNCE SUSMAYI BİLİYOR"
Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Mugalatayla, polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz buna odaklanıyoruz. Bölgemizin yeniden ihya ve inşasında emeği geçen herkese, alın teri döken her bir emekçi kardeşime, tüm bakanlıklarımıza, belediyelerimize, hayırseverlerimize ve yüklenici firmalarımıza en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum. Deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz. Geride kalan kardeşlerimize yüce Allah’tan sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Osmaniye’de ayrıca toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın da açılışını gerçekleştirdik. Bunların da şehrimize ve Osmaniyeli kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.
"455 BİN AFET KONUTUNUN TÜM ALTYAPI BEDELLERİNİ BİZ KARŞILIYORUZ"
Değerli misafirler, geliyorum bugünkü asıl konumuza. Sosyal devlet ilkemizin vücut bulduğu alanların en başında afet zararlarının tazmini vardır. Ülkemizde son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşlarımızı mağdur etmedik. Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda, hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir’de, Elazığ’da, Bozkurt’ta, Manavgat’ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak. Bakınız, İzmir’de afet konutlarının aylık taksidi 1600 lira. Elazığ’da taksitler sadece 1060 lira. Giresun’daki kardeşlerimiz afet konutları için 1400 lira ödüyor. Yani her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahibi oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan, çok uygun şartlarla, faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Son kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik. Titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık.
Aziz milletim, özellikle yuvalarına kavuşan depremzede kardeşlerimizin bizleri çok iyi dinlemesini kendilerinden istirham ediyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim, yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde elli indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dahil konut fiyatlarının yüzde altmış beşini devletimiz ödüyor. Dahası iki yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan iki yıl sonra ödemeye başlayacak. On sekiz yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. Üç artı bir konutlarımız için ayda 8.750 lira taksit ödenecek. Bu fiyat değişmeyecek, on sekiz yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Dediğim gibi ödemeler anahtarlar teslim alındıktan iki yıl sonra başlayacak. Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz. Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte biri fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde elli indirim yapacağız. Orada da ödemeler on sekiz yıl boyunca 8.100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecek. Evet, açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
"18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak "
"Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız"
Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz. Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte biri fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler. Evet, açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla, güvenle, güle güle otursunlar diyorum. Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız. Cumhur İttifakı olarak terörsüz Türkiye sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli-açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak gerektiğinde risk girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye'nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entragrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır."
"Ra porun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecek"
Erdoğan, ilgili kurumların sınır ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ettiğini, tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun da nihai raporunu tamamlamak üzere olduğunu belirtti. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inandığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:
"Şurası bir gerçek ki, raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır.

Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz, her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye'nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız. Bu vesileyle Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye yaptığı rivayet olunan nasihatten bazı kısımları hepimize bir kez daha hatırlatmak istiyorum. 'Oğul, daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap. Vazifen çetin, yükün ağırdır oğul. Hizmette önde, ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına talip olmaktan kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaradan'ın kullarına ihsanıdır.' Bizler nefreti eritmek için, muhabbetin asaletini dünyaya yeniden hakim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur."
" Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi'ye muvaffakiyetler temenni ediyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğn, dün gece kabinede iki bakanlıkta bir nöbet değişimi yaşandığını da ifade ederek, "Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımıza yeni atamalar yaptık. Görevlerini devreden Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya'ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra birlikte mesai yapacağımız Adalet Bakanımız Akın Gürlek'e ve yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi'ye Yüce Mevla'dan üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum" dedi.
100 BEYAZ TÜLBENTLİ GRUP TOPLANTISINDA
Erdoğan, telefonu kapattıktan sonra MYK üyelerine Güneş’in 100 beyaz tülbentli kadınla çarşamba günü (bugün) yapılacak grup toplantısına katılacağını söyledi.
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e destek vermek amacıyla Eskişehirli kadınlar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geldi.




Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle AK Parti TBMM Grup Toplantısı’na katılacak olan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e destek vermek amacıyla Eskişehirli kadınlar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geldi.
Zülfikar Gençtürk

