81 ilde 5G dönemi: 1 Nisan'da ilk "Alo"yu Başkan Erdoğan diyecek.
Giriş Tarihi:12 Mart 2026 10:23 Son Güncelleme:12 Mart 2026 12:37
81 ilde yeni dönem resmen başlıyor: 5G sisteminde ilk "Alo" Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türkiye'de yüksek hızlı internet dönemini başlatacak olan 5G teknolojisine geçiş için günler kalırken, 1 Nisan'da 81 il merkezi 5G teknolojisi ile tanışacak. 5G test ve deneme amaçlı şu an bazı stadyumlar, İstanbul Havalimanı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kullanılırken 1 Nisan Çarşamba gününden itibaren resmi olarak kullanıma alınacak.
1 Nisan'da devreye alınacak olan 5G için nefesler tutuldu. 81 ilde devreye girecek olan yeni frekans sisteminde birçok sektörde devrim etkisi yaratacak. 5G hat üzerinden il "Alo"yu Başkan Recep Tayyip Erdoğan diyecek.
Türkiye'nin dijital altyapısında dönüm noktası olarak nitelendirilen 5G teknolojisi için geri sayım sona eriyor. 1 Nisan itibarıyla 81 ilde eş zamanlı devreye alınacak sistem, mevcut internet hızını saniyede 20 gigabite taşıyarak iletişimde yeni bir dönem başlatacak. Yaklaşık 3.5 milyar dolarlık dev yatırımın ardından bazı soru işaretleri de akıllara yer edinmeye devam ediyor. 5G teknolojisi neleri değiştirecek, hangi telefonlar bu sisteme uyum sağlayacak? İşte merak edilen tüm detaylar.
Türkiye'de yüksek hızlı internet dönemini başlatacak olan 5G teknolojisine geçiş için günler kalırken, 1 Nisan'da 81 il merkezi 5G teknolojisi ile tanışacak. 5G test ve deneme amaçlı şu an bazı stadyumlar, İstanbul Havalimanı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kullanılırken 1 Nisan Çarşamba gününden itibaren resmi olarak kullanıma alınacak. Hizmete alma töreninin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenleneceği ve 5G ile ilk "ALO"yu Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın diyeceği ifade edildi.
81 ilde 5G dönemi 1 Nisan'da başlıyor. (Görseller AA'dan alınmıştır)
SANİYEDE 20 GİGABİT VERİ AKTARIM HIZI
Sabah'tan Barış Şimşek'in haberine göre Test-deneme süreçleri İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Tekirdağ, Eskişehir ve Konya gibi şehirlerde devam eden 5G teknolojisi 1 Nisan itibariyle tüm ülkede kullanıma başlanacak. 5G ihalesinin gerçekleştirildiği BTK salonunda yine devreye alma töreninin de yapılmasının planlanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, GSM operatörlerinin yöneticileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden uzaktan bağlantı kuracak. Başkan Erdoğan'ın resmi olarak devreye alınacak 5G ile ilk bağlantıyı bu salon ile kurması ve temsili ilk "ALO"yu demesi planlanıyor. Sunacağı saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı ile 5G, nisan itibarıyla ülke genelinde 81 il merkezinde müşterilerin hizmetine sunulacak. 5G hizmetlerini 2 yıl içinde de Türkiye'nin her noktasında vatandaşa ulaşır hale gelecek. Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone 5G frekans paketlerini alarak ağlarını bu teknolojiyi destekleyecek şekilde hazırlamaya devam ederken, baz istasyonları ve altyapı ekipmanlarının bu teknolojiye uygun hale getirilmesi için çalışmalar sürüyor.
DEVRİM YAŞANACAK
5G ile internet hızı ve performansı artacağı gibi mobil internet hızları ve veri aktarımı mevcut 4,5G'ye göre çok daha yüksek olacak. 5G ile gecikme süresi ciddi şekilde düşecek. Bu da uzaktan ameliyatlarda, otonom araçlarda, gerçek zamanlı uygulamalarda ve sanal gerçeklik gibi alanlarda avantaj sağlayacak. Aynı anda çok daha fazla cihaz bağlantısı desteklenecek. 5G sektörel dönüşümü de getirecek. Bu kapsamda sağlık, eğitim, lojistik ve üretim gibi alanlarda 5G'nin etkisi büyük olacak.
MİLLİLİK DESTEKLENECEK
5G yetkilendirmeleri kapsamında, ilk yıl için yüzde 50 oranında yerli malı belgeli ürün kullanımı ve en az yüzde 5 oranında milli haberleşme ürünü kullanım zorunluluğu getirilecek. Takip eden yıllarda ise yerli malı belgeli ürün oranı kademeli olarak artırılarak yüzde 60 seviyesine çıkarılacak. 4.5G uygulamasında bu yükümlülük başlangıçta yüzde 30 olarak uygulanmış, sonrasında yüzde 45'e yükseltilmişti. Bu çerçevede 5G, mobil iletişim hızını 10 kat artırmasının yanı sıra yerli ürün kullanım oranındaki daha yüksek hedefleriyle 4.5G'ye göre önemli bir avantaj sunacak.
3.5 MİLYARDOLAR GELİRSAĞLANDI
2025 Ekim ayında gerçekleşen 5G ihalesinde Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone, 2 frekans bandında 11 paket için KDV dahil 3 milyar 534 milyon dolar teklif verdi. Şirketler 31 Aralık 2042'ye kadar bu frekansları kullanabilecek.
Türkiye'de yüksek hızlı internet dönemini başlatacak olan 5G teknolojisine geçiş için günler kalırken, 1 Nisan’da, 81 il merkezinde aynı anda devreye alınacak. Sağlık, eğitim, lojistik ve üretim gibi alanlarda devrim etkisi yaratacak 5G ile ilk “ALO”yu Başkan Recep Tayyip Erdoğan diyecek.

Başkan Erdoğan: Kıyamete kadar hür yaşayacağız
Başkan Erdoğan'dan emekliye çifte bayram mesajı: 14 Mart'ta hesaplarda
Başkan Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda emeklilerin bayram ikramiyesi ve maaşlarının 14 Mart'tan itibaren hesaplara yatırılacağını bildirdi. Konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ödeme takvimini açıkladı. Buna göre emekliler maaşlarını 14-19 Mart tarihleri arasında alacak.
AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan emekliye müjde verdi. Emekli bayram ikramiyelerinin bayram öncesi hesaplara yatırılacağını söyleyen Başkan Erdoğan, "Bu ayki emekli maaş ödemelerini öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz." dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan ise ödeme takvimini açıkladı.......
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, “Kıyamete kadar hür yaşayacağız. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık ve korkmayacağız” dedi.....
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
Toplantımızın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Toplantıya katılan misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Teşkilatımızın tüm
mensuplarını, 11 milyon 500 bini aşkın üyemizi saygıyla selamlıyorum.
Yarın, İstiklal Marşımızın kabulünün 105'inci yıl dönümünü idrak edeceğiz. Merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşımız, milli marşımız olarak kabul edilmiştir.
Bu demektir ki, efendiler Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. Muhteviyatı itibarıyla da İstiklal Marşı, son devletimizin kurucu yapı taşıdır. Hürriyet iradesinin manifestosudur.
Millet olarak hiçbir zaman korkmadık.
Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında yıllardır nasıl başımız dik şekilde hür yaşadıysak, bundan sonra da öyle yaşayacağız. Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.
"BİZİ BİZ YAPAN KURUCU DEĞERLERİMİZİ YOK MU SAYALIM?"
Burada özellikle önceki hafta süfli ve seviyesiz tartışmalar babında, yayınladıkları rezil bildirilerle milletimizin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı anlayana kadar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum.
Ezan, Kur'an, şehadet, bayrak, hürriyet Türk milletinin asli değerleridir... 3-5 yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan değerlerimizi yok mu sayalım?Beyefendiler istemiyor diye kahraman ecdadımızı ret mi edelim? Biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz ceddimize sırtımızı asla dönmeyiz. Biz aslımıza sırt dönmeyiz. Kim hangi bildiriyi yayınlıyorsa yayınlasın bizi biz yapan hasretlere sıkı sıkı sarılacağız...
"DÜNYA BU ÇATIŞMALARIN FATURASINI ÖDEYECEK"
Bölgemizde çatışmalar kesilmiyor. Yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler neticesinde bölgemiz yeniden barut kokularıyla kaplandı. 175 kız öğrenci hayatını kaybetti. Dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey isimler suikast yoluyla öldürüldü. İran halkı şimdi de her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Petrol üretim tesislerinin, su ve enerji altyapısının vurulduğuna, insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz. Saldırılar, küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Bütün dünya bu saldırıların faturasını ödemeye hazırlanıyor. Çatışmaların devam etmesi halinde daha fazla can ve mal kaybının olacağını hepimiz görüyoruz.
Türkiye çevresindeki krizlere duyarsız kalamaz. Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkün..."
"TÜRKİYE'Yİ ATEŞTEN KORUMAK İÇİN TEMKİNLİYİZ"
Türkiye'yi ateşten korumak için temkinliyiz. Türkiye çevresindeki krizlere duyarsız kalamaz. Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkün...
Millet olarak bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii değil sadece insan vardır. İster yanı başımızda, ister dünyanın öbür ucunda olsun, sıkıntı çeken kim varsa onun yanındayız. Somali'de, Suriye'de, Irak'ta, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta bunu yapıyoruz. Birçok yerde bunu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrar ediyorum, bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok, tek dinimiz var o da İslam...
Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin yeniden körüklendiğine şahit oluyoruz. Bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi hem bölgedeki büyün kardeşlerimizi uyanık olmaya çağırıyorum. Bugün bize faydası olmayan, aksiye nefreti körükleyen tartışmalardan uzak durulmalıdır.
Bu millet sıradan bir millet değildir. Biz bu oyuna düşmeyeceğiz. Bu millet namahremine inanacak eli, geçmişte olduğu gibi çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak kudret ve kuvvettedir.
"BİZ MACERA PEŞİNDE DEĞİLİZ"
Üstelik bugünün Türkiye'si çok farklıdır. Türkiye gücüne güç katmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış, bölgesinde oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar. Biz macera peşinde değiliz.
Biz bölgedeki bütün ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Kimsenin toprağında gözümüz yok.
Ama macera arayan olursa ona da hodri meydan demekten çekinmeyiz.
"IRK, MEZHEP, DİN, DİL, KÖKEN AYRIMINI REDDEDİYORUZ"
Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Arap, Kürt, Sünni, Şii değil sadece insan vardır. Haksızlığa uğrayan, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce komşumuz Irak'ta, Somali'de, Suriye'de, Rusya-Ukrayna savaşında bunu yapıyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrarlıyorum; Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer de bizim, Hz. Ayşe validemiz bizim, Hz. Zeynep annemiz de bizimdir.
Sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine şahit oluyoruz. Bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. Bugün bize faydası olmayan tartışmalardan uzak durulmalıdır.
"GEREKİRSE HODRİ MEYDAN DEMEKTEN ÇEKİNMEYİZ"
Türkiye düşmanı lobiler tarafından yürütülen kampanyaların farkındayız. Biz bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Bu millet sıradan bir millet değildir. 15 Temmuz'da sadece içimizdeki hainleri değil onların ipini tutanları da bozguna uğrattık.
Biz Ortadoğu'nun hasretini çektiği kalıcı barışa ulaşmasından yanayız. Bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Egemenliğimize göz dikenlere de hodri meydan demekten çekinmeyiz.
ÇOCUKLARIN EKRAN SÜRELERİ
Bölgemizdeki çatışmalardan gördüğümüz gibi artık savaşlar boyut değiştirmektedir. Avrupa ülkeleri dahil dijital mecralarla ilgili şüpheler artmaktadır, önlemler gündeme gelmektedir. Eğitimden sağlığa haberleşmeye kadar dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan hepimiz istifade ediyoruz. Tüm dünya için endişe veren rakamları paylaşmak isterim; İnternette geçirilen süre yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı bulmuş durumda. Çocukların ekran saatlerinin 9 saate kadar çıkabildiği tahmin ediliyor.
Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik gibi içeriklere bu kadar kolay ulaşabilmesi kabul edilemez. Gayemiz onları güvenli bilinçli bireyler olarak var edebilmektir. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan önleyici bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifini geçtiğimiz hafta Meclise sunduk. Siyasi parti ayrımı olmaksızın evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin yasalaşacağına inanıyorum.
.Başkan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan Türk'ün hürriyetine dokunulamayacağını vurgularken millet olarak hiçbir zaman korkmadıklarını ifade etti. Asıllarına asla sırtlarını dönmeyeceklerini söyleyen Erdoğan "Kim hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın! Bizi biz yapan değerlere sarılacağız" dedi. ABD ve İran savaşını yorumlayan Başkan Erdoğan bir an önce diplomasiye geri dönülmesi konusunda çağrı yaptı.
Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler sizleri en kalbi duylarımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum. 81 vilayetimizin her karışında gece gündüz çalışan teşkilatımızın tüm çalışanlarını saygıyla selamlıyorum.
Yarın İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceğiz.
"Millet olarak korkmadık korkmayacağız"
İstiklal Marşı, milletimizin hürriyet iradesinin manifestosudur. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl alnımız dik yaşadıysak inşallah kıyamete kadar hür yaşayacağız. Mehmet Akif şunları ifade etmişti; O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir, o milletin malıdır. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın.
Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. Millet olarak hiçbir zaman korkmuyoruz. Korkmadık, korkmayacağız. Vatan topraklarında kıyamete kadar hür yaşayacağız.
Burada özellikle önceki hafta süfli ve seviyesiz tartışmalar babında, yayınladıkları rezil bildirilerle milletimizin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı anlayana kadar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum.
"Bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız"
Asya'dan Afrika'ya Kafkaslardan Balkanlara kadar Türkiye denilince, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Beyefendiler istemiyor diye Allah Allah nidalarıyla üç kıta yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı red mi edelim? Kimse kusura bakmasın. Biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da, ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin. Kim hangi bildiri yayınlarsa yayınlasın. Bizi biz yapan hasretlere sıkı sıkıya sarılacağız.
Hiçbir dahili ve harici bedahın hiçbir gücün bu hasletlere zarar vermesine inancımızı ve irademizi kırmasına bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz. 86 milyon hep birlikte birbirimizin hukukuna ve Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukuna, canımız pahasına sahip çıkacağız.
Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte bu aziz ve asil milletin bir evladı olarak, İstiklal Marşımıza da İstiklalimize de son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün bir kez daha ilan ediyorum.
Bu vesileyle istiklalimizin olduğu kadar istikbalimizin de tapu senede olan İstiklal Marşı gibi nadide bir hediyeyi bizlere armağan eden büyük mütefekkir, münevver ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle iade ediyorum.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları
Bölgemizde çatışmalar sürüyor. Çatışmalar sona ermeden yenileri ekleniyor. Saldırının başladığı ilk gün ilkokulda kız çocukları katledildi. İran'da hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bini aştı. Dini lider Hamaney başta olmak üzere üst düzey bir çok yetkili öldürüldü. Kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayrımı yapmadan ağır bedeller ödetiliyor.
İran'a yönelik saldırılar küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Bütün dünya bu savaşın faturasını ödemeye hazırlanıyor. Burada bir hususun altını çizmek istiyorum; Türkiye olarak kriz anlarında dost ülkelere sırtını dönen bir ülke değiliz. Biz bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen bir ülke hiç değiliz. Biz krizlerin çözümü için risk ve sorumluluk alan bir devlet ve hükümetiz.
"Bu savaş büyümeden durdurulmalı"
Hem İran, hem ABD hem de ilgili bölge ülkeleriyle temasla kurduk. Yirminin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Bu savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sürdürüyoruz. Çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz, temkinli hareket ediyoruz. Kanlı senaryolara karşı gerekli önlemleri alıyoruz.
"Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz"
Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Arap, Kürt, Sünni, Şii değil sadece insan vardır. Haksızlığa uğrayan, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce komşumuz Irak'ta, Somali'de, Suriye'de, Rusya-Ukrayna savaşında bunu yapıyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrarlıyorum; Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer de bizim, Hz. Ayşe validemiz bizim, Hz. Zeynep annemiz de bizimdir.
Sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine şahit oluyoruz. Bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. Bugün bize faydası olmayan tartışmalardan uzak durulmalıdır.
"Egemenliğimize göz dikenlere de hodri meydan demekten çekinmeyiz"
Türkiye düşmanı lobiler tarafından yürütülen kampanyaların farkındayız. Biz bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Bu millet sıradan bir millet değildir. 15 Temmuz'da sadece içimizdeki hainleri değil onların ipini tutanları da bozguna uğrattık.
Biz Ortadoğu'nun hasretini çektiği kalıcı barışa ulaşmasından yanayız. Bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Egemenliğimize göz dikenlere de hodri meydan demekten çekinmeyiz.
Bölgemizdeki çatışmalardan gördüğümüz gibi artık savaşlar boyut değiştirmektedir. Avrupa ülkeleri dahil dijital mecralarla ilgili şüpheler artmaktadır, önlemler gündeme gelmektedir. Eğitimden sağlığa haberleşmeye kadar dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan hepimiz istifade ediyoruz.
Tüm dünya için endişe veren rakamları paylaşmak isterim; İnternette geçirilen süre yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı bulmuş durumda. Çocukların ekran saatlerinin 9 saate kadar çıkabildiği tahmin ediliyor.
Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik gibi içeriklere bu kadar kolay ulaşabilmesi kabul edilemez. Gayemiz onları güvenli bilinçli bireyler olarak var edebilmektir. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan önleyici bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifini geçtiğimiz hafta Meclise sunduk. Siyasi parti ayrımı olmaksızın evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin yasalaşacağına inanıyorum.
Emekli maaşı 14 Mart'ta yatacak
Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Bayram ikramiyelerini bayram öncesi hesaplarına yatırıyoruz. Maaşları da öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Ramazan bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum.
Başkan Erdoğan AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, emeklilerin bayram ikramiyeleri hakkında açıklamada bulundu.
Dijital dünyada çocukları korumayı amaçlayan, çocuğun üstün yararını esas alan önleyici ve koruyucu bir anlayışla hazırlanan yasa teklifinin geçtiğimiz hafta Meclis'e sunulduğunu anımsatan Başkan Erdoğan, emeklilere de bir müjde vermek istediğini söyledi.![]()
Başkan Erdoğan konuşmasında, "Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Ayrıca emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum." dedi.
Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı;
"Bu düşüncelerle her birinize Meclis çalışmalarında Rabbimden başarılar ve kolaylıklar diliyorum. İnşallah 20 Mart Cuma günü müşerref olacağımız Ramazan bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Ailenizle, sevdiklerinizle, dost ve akrabalarınızla huzurlu bayram geçirmenizi temenni ediyorum. İllerinizdeki vatandaşlarıma, şahsımın kucak dolusu selamlarını götürmenizi sizlerden rica ediyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle sizleri hürmetle selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum."
ÖDEME TARİHLERİ BELLİ OLDU
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin Ramazan Bayramı ikramiyeleri ile mart ayı emekli aylıklarının 14-19 Mart tarihleri arasında hesaplara yatırılacağını açıkladı.

Bakan Işıkhan, NSosyal hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla, milyonlarca emekliyi ilgilendiren bayram ikramiyesi ve emekli aylığı ödeme takvimini duyurdu.
Bakan Işıkhan, yaptığı açıklamada, "Emekli vatandaşlarımızın bayram ikramiyeleri ve aylık ödemeleri Ramazan Bayramı öncesinde 14 Mart ile 19 Mart tarihleri arasında banka hesaplarına yatırılacak. Ülkemizin emektarları kıymetli emeklilerimiz ve aileleri için hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Ödeme takvimine göre, SSK kapsamında gelir, aylık ve ikramiye ödemeleri, ödeme günü 17, 18, 19 ve 20 olanlara: 14 Mart 2026 tarihinde, ödeme günü 21, 22 ve 23 olanlara: 15 Mart 2026 tarihinde, ödeme günü 24, 25 ve 26 olanlara: 16 Mart 2026 tarihinde ödeme yapılacak.
Bağ-Kur
Bağ-Kur kapsamında gelir, aylık ve ikramiye ödemeleri, ödeme günü 25 ve 26 olanlara: 17 Mart 2026 tarihinde, ödeme günü 27 ve 28 olanlara: 18 Mart 2026 tarihinde ödemeler gerçekleştirilecek.
Emekli sandığı
Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşların Ramazan Bayramı ikramiyeleri ise 19 Mart 2026 tarihinde hesaplarına aktarılacak. Zülfikar Gençtürk









