Denizolgun'un şüpheli ölümünde kritik çelişki: “İhbarı kim yaptı bilmiyorum” diyen doktoru Nurettin Demirkol 155'i kendisi aramış
Giriş Tarihi:03 Eylül 2026 18:41Son Güncelleme:03 Eylül 2026 19:19
"Yalan tanıklık" suçlaması... Denizolgun'un doktoru gözaltına alındı
Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümünde ilk gözaltı: “İhbarı kimin yaptığını bilmiyorum” diyen doktorun 155 kaydı çıktı
Denizolgun'un şüpheli ölümünde kritik çelişki: “İhbarı kim yaptı bilmiyorum” diyen doktoru Nurettin Demirkol 155'i kendisi aramış

Denizolgun'un şüpheli ölümünde kritik çelişki: “İhbarı kim yaptı bilmiyorum” diyen doktoru Nurettin Demirkol 155'i kendisi aramış
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada ilk gözaltı gerçekleştirildi. Tanık sıfatıyla verdiği ifadede, 2016’daki acil ihbarı kimin yaptığını bilmediğini söyleyen Doktor Nurettin Demirkol’un, 155’i iki kez bizzat aradığı belirlendi. Demirkol’un görüşmelerde ölümü “beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm” şeklinde bildirdiği ortaya çıktı. İfadesi ile resmî kayıtlar arasındaki çelişkinin ardından Demirkol, “yalan tanıklık” iddiasıyla çalıştığı hastanede gözaltına alındı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni ve kritik bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen tahkikat kapsamında, Denizolgun’un doktoru Nurettin Demirkol "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alındı. Demirkol'un daha öncesinde "ihbarı kim yaptı bilmiyorum" demesine rağmen 155'i bizzat kendisinin aradığı ortaya çıktı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Denizolgun'un doktoru Nurettin Demirkol 'Yalan tanıklık' suçundan gözaltına alındı. Daha önce tanık sıfatıyla ifade veren N.D' nin, emniyetteki işlemlerinin ardından, yarın adliyeye sevk edileceği öğrenildi. DENİZOLGUN SORUŞTURMASINDA FLAŞ GELİŞME
Eski Ulaştırma Bakanı ve kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. "YILLAR ÖNCE YAPILAN ACİL ÇAĞRI DOSYADA" Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada, yıllar önce yapılan acil çağrı ihbarının çözüm tutanağı dosyaya girdi. Soruşturma kapsamında ifade veren Doktor Nurettin Demirkol'un, olay tarihinde acil ihbarı kimin yaptığını bilmediğini beyan ettiği öğrenilmişti. Ancak 8 Eylül 2016 tarihli 155 Acil Çağrı İhbarı Çözüm Tutanağı, ihbarı yapan kişinin bizzat Demirkol olduğunu ortaya koydu.
"BEN DOKTOR NURETTİN DEMİRKOL"
Tutanağa göre ilk telefon görüşmesi saat 00.29'da gerçekleşti. 155 operatörünün telefonu açmasının ardından ihbarcı kendisini açıkça "Ben Doktor Nurettin Demirkol." sözleriyle tanıttı. Demirkol daha sonra operatöre, aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini söyledi.
İhbar tutanağına geçen ifadeye göre Demirkol, "Aile hekimi olduğum bir hastam var, ani olarak vefat etmiş. Hükümet tabibinin görmesi gerekiyor. Belki muhtemelen ölüm nedeni belli değil, hakimin savcının görmesi gerekiyor." dedi.
ÖLÜM NEDENİNİN BELLİ OLMADIĞINI SÖYLEDİ
155 operatörü Demirkol'dan olayın gerçekleştiği adresi istedi. Demirkol, olay yerinin Beykoz Riva'daki Öğümce Köyü olduğunu söyledi ancak açık adresi tam olarak bilmediğini ifade etti.
Bölgenin jandarma sorumluluk alanında olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine operatör, Demirkol'dan 156 Jandarma hattıyla iletişime geçmesini istedi. İlk telefon görüşmesi bu şekilde sona erdi. Ancak Demirkol yalnızca birkaç dakika sonra 155'i ikinci kez aradı.
4 DAKİKA SONRA 155'İ YENİDEN ARADI
İhbar çözüm tutanağına göre ikinci görüşme saat 00.33'te başladı. Demirkol bu kez de kendisini açık şekilde tanıtarak "Biraz önce aramıştım, Doktor Nurettin Demirkol. Vefat eden biriyle alakalı..." dedi.
Demirkol, jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine söylendiğini belirterek yeniden 155'ten yardım istedi.
OPERATÖR SORDU: "BURADA ŞÜPHELİ ÖLÜM KONUSU MU VAR?" Görüşmenin en dikkat çekici bölümü ise 155 operatörünün ölümün niteliğini sormasıyla yaşandı. Operatör Demirkol'a "Burada şüpheli ölüm konusu mu var?" diye sordu.
Demirkol'un cevabı tutanağa şöyle geçti: "Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm; beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm."
Böylece Demirkol'un, olay gecesi yaptığı ihbarda ölümü yalnızca "ani ölüm" olarak değil, doğrudan "şüpheli ölüm" şeklinde nitelendirdiği de ortaya çıktı.
"SAVCININ GÖRMESİ GEREKİYOR"
Demirkol'un ilk görüşmede kullandığı bir başka ifade de soruşturma açısından dikkat çekti. Doktor Demirkol, ölüm nedeninin belli olmadığını belirterek "hâkimin, savcının görmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
155 operatörü de adres bilgisini aldıktan sonra ekiplerin olay yerine yönlendirilmesi için kaydı oluşturdu. Görüşmenin sonunda operatör, olay yerinin bulunamaması hâlinde Demirkol'un ihbar sırasında kullandığı telefon numarası üzerinden kendisine ulaşılacağını söyledi.
Demirkol ise "Tamam, bekliyoruz efendim." yanıtını verdi. Arka plandaki bir kişinin "Abi ulaştınız mı?" sorusuna da Demirkol'un "Ulaştım" dediği tutanağa yansıdı.

İFADESİYLE 155 KAYDI ARASINDAKİ ÇELİŞKİ MERCEK ALTINDA
Soruşturma kapsamında ifade veren Demirkol'un, yıllar önce acil ihbarda bulunan kişinin kim olduğunu bilmediğini beyan etmesine karşın, resmi 155 ihbar çözüm tutanağında iki ayrı telefon görüşmesinde de kendisini ismiyle tanıttığı görüldü.
Demirkol'un ayrıca ölümün nedeninin belli olmadığını söylemesi, savcının olayla ilgilenmesi gerektiğini belirtmesi ve ölümü iki kez "şüpheli, beklenmedik ani ölüm" şeklinde tanımlaması soruşturmadaki dikkat çekici ayrıntılar arasına girdi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor.
DETAYLAR A HABER'DE
A Haber Özel Haber Şefi Mehmet Karataş soruşturmanın seyrine dair, "Özellikle Başsavcılıkça yapılan yazılı açıklamada ve bilgilendirmede şunu söyleyeyim; Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada Denizolgun'un doktoru Nurettin Demirkol yalan tanıklık suçundan gözaltına alındı." sözleriyle aktardı.
DOSYA ÖRGÜTLÜ SUÇLAR BÜROSUNDA
Şüphelinin daha önceki durumuna ve sonraki sürece değinen Mehmet Karataş, "Daha önce de tanık sıfatıyla aslında Nurettin Demirkol ifade vermişti. Yarın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunda dosya savcılığa çıkarılmış olacak." açıklamasında bulundu.

OTOSPİ RAPORUNA ULAŞILDI
Ölümün ardındaki şüpheli durumlara ve incelenen yeni delillere dikkat çeken Mehmet Karataş, "Bu soruşturmanın özellikle de eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin şüpheli görülen ve kendisinin biliyorsunuz ki 2016'dan sonra Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı otopsi raporunun, yani DNA'sına ilişkin olarak incelemelerin yapıldığı fotoğrafların yanı sıra video istemişti. 2016'da kayda geçen o videoya ulaşıldı ve video bilirkişiye gönderildi." dedi.
BOĞULMAYA ÇALIŞILMIŞTI İDDİASI
Karataş, bilirkişi incelemesinden çıkan çarpıcı detayları, "Denizolgun'un göğüs kısmında bir morluk oluştuğu ve bunun da aslında birileri tarafından boğulmaya çalışıldığı ya da üzerine darp edilebilme durumunun söz konusu olduğu bilirkişi raporunda yer almıştı. Bu şüpheli durumla ilgili tüm yönleriyle inceleniyor ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da yürütülen bu soruşturma kapsamında Denizolgun'un doktoru Nurettin Demirkol'u ilk etapta tanık olarak çağırmıştı ve şu anda da dediğimiz gibi yalancı tanıklık suçundan gözaltına alındığı bilgisini sizlerle paylaşmış oluyoruz." ifadeleriyle aktardı.

"DOĞAL ÖLÜM" RAPORUNA BİLİRKİŞİ İTİRAZI
Denizolgun'un 2016 yılında yapılan otopsisinin ardından ölümünün "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olduğu yönünde rapor hazırlanmıştı. Ancak dosyaya daha sonra giren bilirkişi raporunda, bu sonuca ulaşılmasını sağlayacak yeterli ve objektif verilerin bulunmadığı belirtildi.
Bilirkişi değerlendirmesinde, ölümün boğulma veya zehirlenme ihtimali bakımından araştırılması gerektiğine dikkat çekildi. Denizolgun'un göğüs bölgesindeki ölüm öncesi ekimozlar ile ağız ve burun çevresindeki bulguların yeniden incelenmesi istendi.
2016'daki toksikolojik incelemelerde Denizolgun'un doku ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallerin tespit edildiği ancak bunların seviyelerinin raporda ayrıntılı biçimde belirtilmediği ortaya çıkmıştı.
ÖLÜMDEN ÖNCEKİ 36 SAAT MERCEK ALTINDA
Takvim'in daha önce gündeme getirdiği dosyada, Denizolgun'un Beykoz'daki çiftliğinde uzun süre görülmemesi, ölüm haberinin geç verilmesi ve olay günü yaşanan telefon trafiği dikkat çekti.
Denizolgun ailesinin 20 Ocak 2026 tarihli suç duyurusunda Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş, Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve kimliği henüz belirlenemeyen kişiler şüpheli olarak gösterildi.
Başvuruda, Denizolgun'un ölümünden önceki 36 saatlik sürecin aydınlatılması, şüphelilerin HTS kayıtlarının incelenmesi, olay günü çiftlikte bulunan kişilerin yeniden dinlenmesi ve önceki raporlarda değişiklik yapılıp yapılmadığının belirlenmesi talep edildi.
İlk otopsi raporunda imzası bulunan doktorlardan Yusuf İslam Duman'ın daha sonra FETÖ soruşturması kapsamında işlem gördüğü, ByLock kullanıcısı olduğu ve örgüt içinde "Zafer" kod adını kullandığı belirlenmişti.

ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASIYLA YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Denizolgun'un ölümü, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Alihan Kuriş suç örgütü" soruşturmasının ardından yeniden gündeme taşındı.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Alihan Kuriş'in, dayısı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün hemen ardından genç yaşta yapılanmanın başına geçirilmesi dosyadaki dikkat çekici ayrıntılar arasında yer aldı.
Denizolgun ailesi, yapının yönetiminin Mehmet Beyazıt Denizolgun'a geçmesi gerekirken Alihan Kuriş'in liderliğe getirildiğini ileri sürdü.



