Son dakika... Türkiye’den 3 ülkeyle stratejik anlaşma: Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı!
Giriş Tarihi:21 Ekim 2026 09:07 Son Güncelleme:21 Ekim 2026 16:31
Doha'da imzalar atıldı: Türkiye ve 3 ülkeden Bedir Mutabakatı
Türkiye ve 3 ülkeden Doha'da 'Bedir' mutabakatı: Anlaşma büyük bir askeri ve ekonomik önem taşıyor
DOHA'DA BEDİR MUTABAKATI
Katar'ın başkenti Doha'da Katar, Endonezya, Pakistan ve Türkiye arasında çok taraflı 'Bedir' Mutabakat Zaptı imzalandı.
Mutabakat, askerî üretim alanında iş birliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askerî kabiliyetlerini güçlendirmeyi, teknik, askerî, eğitim, araştırma ve geliştirme konularında iş birliğini desteklemeyi amaçlıyor.
Amaç, ikili projeleri çok taraflı bir sanayi çerçevesine taşımak ve müttefik ülkelere yönelik yeni üretim hatları kurmak.
MSB'DEN AÇIKLAMA
Milli Savunma Bakanlığı'ndan konuya dair yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
''Katar'ın başkenti Doha'da Katar, Endonezya, Pakistan ve Türkiye savunma bakanlıkları arasında çok taraflı 'Bedir Mutabakat Zaptı' imzalandı. Mutabakat, askeri üretimde işbirliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askeri kabiliyetini güçlendirmeyi, teknik askeri eğitim ve AR-GE konularında işbirliğini amaçlıyor. Mutabakata dolunay anlamına gelen, 'Bedir' ismi verildi. Bu mutabakat sayesinde dört ülke birbirini tamamlayacak.''
'BEDİR' NE ANLAMA GELİYOR?
Doha'da imzalanan savunma sanayii mutabakat zaptı 'BEDİR' adını taşıyor. Arapçada "dolunay" anlamına gelen isim, dört ülkenin kabiliyetlerinin birbirini tamamlamasını simgeliyor.
SAVUNMA SANAYİ SANAYİ BAŞKANIN'NDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün konuya ilişkin mesajında “Bedir Mutabakat Zaptı, dört ülkenin savunma sanayii kabiliyetlerini ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve Ar-Ge çalışmalarıyla geleceğe taşıyacak stratejik bir adımdır.” ifadelerine yer verdi.
4 ÜLKE ARASINDA MUTABAKAT ZAPTI
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında savunma sanayisi alanındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla “Bedir” (Badr) Mutabakat Zaptı imzalandı.
Katar'ın başkenti Doha'da imzalanan mutabakat, dört ülkenin savunma sanayii kapasitelerinin geliştirilmesini, askerî üretim alanında ortak projelerin hayata geçirilmesini, teknik eğitim ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde iş birliğinin artırılmasını hedefliyor.
Mutabakat Zaptı'na Türkiye adına Millî Savunma Bakanı Güler ve Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Katar adına Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman bin Hasan Al Sani, Pakistan adına Savunma Bakanı Asıf ve Endonezya adına Savunma Bakan Yardımcısı Jauhari imza attı.
GÖRGÜN: “SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ PAYLAŞIMI STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR”
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Bedir Mutabakat Zaptı'nın Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelerle geliştirdiği savunma sanayii iş birliği yaklaşımı açısından önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki uluslararası ortaklıklarını yalnızca platform ve sistem tedarikiyle sınırlı görmediğini belirten Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
“Bedir Mutabakat Zaptı'nı, ülkelerimizin savunma sanayii alanındaki yetkinliklerini bir araya getiren, ortak üretim ve teknoloji geliştirme imkânlarını genişleten stratejik bir iş birliği zemini olarak değerlendiriyoruz. Türkiye olarak savunma sanayiinde benimsediğimiz yaklaşım, dost ve müttefik ülkelerimize yalnızca ürün sunmanın ötesinde; bilgi birikimimizi, mühendislik kabiliyetlerimizi ve tecrübelerimizi paylaşarak birlikte üretmek, birlikte geliştirmek ve birlikte güçlenmektir.”
“HEDEFİMİZ, ORTAK GELİŞTİRME VE ÜRETİM KAPASİTESİNİ GÜÇLENDİRMEK”
Türk savunma sanayiinin son yıllarda ulaştığı mühendislik, tasarım, üretim ve sistem entegrasyonu kabiliyetlerinin uluslararası ortaklıklar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Görgün, şu ifadeleri kullandı:
“Savunma sanayiinde sürdürülebilir iş birliklerinin temelinde teknoloji paylaşımı, ortak geliştirme ve yerel üretim kabiliyetlerinin güçlendirilmesi bulunuyor. Türkiye olarak hazır alım modellerinin ötesine geçen, ülkelerin kendi insan kaynağını ve sanayi altyapısını geliştiren ortaklıkları önemsiyoruz. Bedir Mutabakat Zaptı'nın da Katar, Pakistan, Endonezya ve Türkiye'nin birbirini tamamlayan kabiliyetlerini somut projelere dönüştürmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
Dört ülkenin sahip olduğu sanayi altyapısı, teknik birikim ve üretim yeteneklerinin bir araya getirilmesiyle savunma sanayii ekosistemleri arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Mutabakat çerçevesinde teknik askerî eğitim, araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile modern savunma sistemlerine yönelik üretim alanlarında iş birliğinin teşvik edilmesi öngörülüyor.
“SON DÖRT YILDA 30 MİLYAR DOLARI AŞKIN SAVUNMA SANAYİİ İHRACATI GERÇEKLEŞTİRDİK”
“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, Türk savunma sanayiimiz önemli bir gelişim kaydetti. Millî ve yerli platformlarımızın sahada kendini kanıtlaması, seri üretim kabiliyetlerimizin güçlenmesi ve ihracata yönelik kararlılıkla yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, 2023-2026 dönemini kapsayan son dört yılda 30 milyar doları aşkın savunma sanayii ihracatı gerçekleştirdik. Bu tutar, sektörümüzün son 14 yıldaki toplam ihracatının yüzde 55'inden fazlasına karşılık geliyor. 2025 yılında ihracatımızı yüzde 48 artırarak 10 milyar doların üzerine taşıdık. Son 12 aylık dönemde ise ilk kez 11 milyar dolar seviyesini aştık. Bu başarıyı, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla yakın iş birliği ve koordinasyon içerisinde yürüttüğümüz savunma sanayii diplomasisi faaliyetlerinin somut bir sonucu olarak görüyoruz. Bedir Mutabakat Zaptı gibi çok taraflı iş birlikleriyle ortak üretim ve teknoloji geliştirme kapasitemizi güçlendirerek savunma sanayii ihracatımızı daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.”
“GÜÇLÜ SAVUNMA SANAYİİ, BÖLGESEL GÜVENLİK VE İSTİKRARIN TEMİNATIDIR”
Savunma sanayiinde teknolojik bağımsızlığın ve sürdürülebilir üretim altyapısının önemine dikkati çeken Görgün, Türkiye'nin uluslararası iş birliklerinde karşılıklı kazanımı ve stratejik kapasite gelişimini öncelediğini belirtti.
Görgün, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Günümüzün güvenlik ortamı, ülkelerin savunma ihtiyaçlarını karşılayabilecek güçlü, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı sanayi ekosistemlerine sahip olmasını zorunlu kılıyor. Biz, geliştirdiğimiz teknolojileri savunma ve caydırıcılığı güçlendiren, bölgesel barışa ve istikrara katkı sunan unsurlar olarak görüyoruz. Dost ve kardeş ülkelerimizle tesis ettiğimiz iş birliklerinin de bu anlayış doğrultusunda kalıcı kabiliyetler oluşturmasını hedefliyoruz.”
DÖRT ÜLKENİN KABİLİYETLERİ ORTAK HEDEFLER DOĞRULTUSUNDA BULUŞACAK
Dolunay anlamına gelen “Bedir” ismiyle hayata geçirilen mutabakat, dört ülkenin birbirini tamamlayan savunma sanayii yeteneklerinin ortak bir iş birliği zemininde değerlendirilmesini esas alıyor.
Mutabakat kapsamında askerî üretimde iş birliğinin teşvik edilmesi, teknik bilgi ve tecrübe paylaşımının geliştirilmesi, araştırma ve geliştirme kapasitesinin artırılması ve savunma sanayii alanında ekonomik katma değer oluşturulması hedefleniyor.
Bedir Mutabakat Zaptı'nın, katılımcı ülkelerin savunma sanayii altyapılarının güçlendirilmesine, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına ve çok taraflı savunma iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Söz konusu mutabakat; askerî üretim alanında iş birliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askerî kabiliyetlerini güçlendirmeyi, ayrıca teknik askerî eğitim, araştırma ve geliştirme konularında iş birliğini desteklemeyi amaçlıyor. Bu girişim, modern savunma sistemlerinin gelişimiyle uyumlu çözüm ve sanayi kollarının oluşturulmasına katkı sağlayacak.

Mutabakata, dolunay anlamına gelen “Bedir” ismi verilmiş; zira bu mutabakat sayesinde dört ülke birbirini tamamlamakta olup, anlaşma büyük bir askerî ve ekonomik önem taşımakta.
Mutabakat, imzacısı olan ülkeler için kayda değer bir ekonomik öneme sahiptir. Her bir ülkenin askerî üretim alanındaki kabiliyetlerinden yararlanılarak iş birliği ve entegrasyon sağlanacak, savunma sanayisi kapasiteleri geliştirilecek ve böylece müttefik ve dost ülkelerin ihtiyaçları karşılanabilecektir.
Ayrıca bu mutabakat; katılımcı ülkeler arasındaki askerî iş birliği ufkunu genişletmeye, savunma sanayisi sektöründeki ilişkilerini geliştirmeye ve güvenlik ile istikrarı destekleyip ortak hedeflere ulaşılmasını sağlayacak şekilde çok taraflı iş birliğini güçlendirmeye katkıda bulunacaktır.



