CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! ABD/İsrail-İran savaşının galibi kim olacak?
Giriş Tarihi: 07 Mart 2026 10:29 Son Güncelleme: 07 Mart 2026 11:23
CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! ABD/İsrail-İran savaşının galibi kim olacak?
28 Şubat’ta patlak veren krizle Orta Doğu’da gerilim yeniden yükseldi. ABD-İsrail hattının planları, vekil güçler üzerinden yürütülen stratejiler ve hava sahasında yaşanan hareketlilik bölgeyi barut fıçısına çevirdi. Tahran’dan Tel Aviv’e uzanan güç mücadelesinin perde arkası
A Haber'de analiz ediliyor. Bölgeyi yeniden dizayn etme hamleleri ve Türkiye’nin dengeleri etkileyen kararlı duruşu dikkat çekiyor. Orta Doğu'da 28 Şubat'tan bu yana gerilim dinmiyor. ABD-İsrail hattında yaşanan gelişmeler bölgeyi yeniden bir çatışma sarmalına sürükledi. Ekber Karabağ Tahran'dan son durumu ve sahadaki gelişmeleri aktarırken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den İsrail'in operasyon planlarına dair detayları paylaşıyor. Bölgedeki kritik gelişmeler, sahadan en sıcak görüntüler ve büyük güç mücadelesinin perde arkası
İran’ın bölgedeki askeri stratejileri ve savunma konsepti uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber ekranlarında İran’ın "Mozaik Savunma Stratejisi"ni, mobil füze sistemlerini ve Körfez ülkeleriyle olan diplomatik satranç hamlelerini bütün detaylarıyla analiz etti. Tahran’ın merkezi komutadan bağımsız, yerel inisiyatiflere dayalı yeni savaş doktrini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki küresel ekonomik tehditleri mercek altına alındı.
İran'ın savunma konseptindeki köklü değişime dikkat çeken Dr. Tolga Sakman, "Mozaik savunma stratejisi aslında sonradan geçilen, merkezi yönetimden ziyade aşağıda inisiyatif alan komutanların olduğu bir yapıyı öngörüyor" ifadelerini kullandı. Bu stratejinin temelinde hızlı cevap verme yeteneğinin yattığını belirten Sakman, "Her vilayetteki devrim muhafızları komutanlıkları nispeten daha fazla inisiyatif alarak, Tahran’a sormadan hareket edebiliyor. Bu durum, her bölgeye yapılan saldırının yoğunluğu ve şekli farklı olduğu için bölgeye uygun ve hızlı cevap vermek adına geliştirildi" sözleriyle stratejinin işleyişini aktardı.
MOBİL PLATFORMLAR VE TEKNOLOJİK TAKİP
İran’ın füze kapasitesinin sadece sayısal değil, hareket kabiliyeti üzerinden de şekillendiğini vurgulayan Sakman, "Füze rampa platformlarının mobil olması İran için çok önemli; füzeyi attıktan sonra yerini değiştirmeleri bir savunma özelliği taşıyor" dedi. Ancak bu sistemlerin karşılaştığı teknolojik engellere de değinen Sakman, "Özellikle son dönemde bölgeye gelen AWACS uçakları radar kapasitesini çok uzun menzillere uzatıyor. İran ne kadar hızlı davranırsa davransın, bu uçaklar sayesinde füzelerin atıldığı yerin tespiti çok daha kolaylaştı" değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın komşu ülkelerle olan gerilimli ancak bir o kadar da stratejik ilişkisini yorumlayan Dr. Tolga Sakman, "İran, gerilimin başından beri 'Bana saldırı olursa Körfez’deki ABD üslerini vururum' diyerek bir gözdağı verdi. Ancak Körfez ülkelerindeki sivil yerleşim yerlerinin ve petrol tesislerinin hedef alınmaya başlanması, Tahran’ın bu söyleminin altını boşalttı" ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın son dönemdeki yumuşama mesajlarını değerlendiren Sakman, "İran yönetimi stratejisinin değiştiğinin farkında; Pezeşkiyan'ın 'Bölge ülkeleriyle düşmanlığımız yok' diyerek özür dilemesi, komşu ülkelerin ABD safına daha fazla kaymasını engelleme çabasıdır" dedi.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE KÜRESEL EKONOMİ TEHDİDİ
Hürmüz Boğazı'nın kapatılma ihtimalinin küresel piyasalardaki etkisine değinen Sakman, "Hürmüz’ün kapatılması tehdidi bile sigorta şirketlerinin gemi sigortalama fiyatlarını yükseltmesine yetti. Bu durum küresel ekonomiye doğrudan bir zarar anlamına geliyor" dedi. İran’ın bölgedeki askeri varlığının ekonomik bir silaha dönüştüğünü belirten Sakman, "Gemi fiyatlarının ve sigorta maliyetlerinin artması, bölgedeki uluslararası şirketlerin çekilmesine ve turizmin baltalanmasına neden oldu. İran, Hürmüz’ü tamamen kapatmasa bile bu ekonomik baskıyı bir strateji olarak kullanıyor" şeklinde konuştu. 2 saat 39dk önce
THY VE PEGASUS'TAN İRAN SEFERLERİNE İPTAL
Savaşın hava trafiği üzerindeki yıkıcı etkilerini anlatan A Haber muhabiri Ahmet Nazif Vural, "İsrail-Amerika iş birliğinin İran’a karşı başlattığı savaş, hava trafiğini doğrudan vurdu. Özellikle İstanbul ve Türkiye'den yola çıkan uçaklar için İran, Suriye ve Irak hava sahaları en büyük engel haline geldi." ifadelerini kullandı. Sürecin yönetimini aktaran Vural, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Havayolu şirketlerimiz bu noktada 6 Mart'a kadar uçuşlarını durdurmuştu ve durumun tekrar değerlendirileceğini belirtmiştik." sözlerini aktardı.
THY VE PEGASUS'TAN İRAN SEFERLERİNE İPTAL THY VE PEGASUS’TAN MART SONUNA KADAR ASKI
Uçuş yasaklarının kapsamının genişlediğine dikkat çeken Vural, "Yapılan son değerlendirmelerin ardından Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress; İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşlarını 9 Mart gün sonuna kadar durdurdu. İran seferleri özelinde ise kısıtlama çok daha uzun sürecek. Pegasus Havayolları 12 Mart'a kadar, Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar İran seferlerini programdan tamamen çıkardı." bilgilerini paylaştı.
TRUMP’IN KİRLİ PLANI: "EYLÜL AYINA KADAR SAVAŞ"
ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı uzatma niyetini deşifre eden Ahmet Nazif Vural, "Trump, savaşın uzun sürmesini beklediklerini ve hatta eylül ayına kadar devam edecek bir plan hazırlığı içerisinde olduklarını ifade ediyor. İran kanadı ise savaşı sonuna kadar yürütebileceklerini belirtiyor; bu karşılıklı restleşme hava sahasındaki belirsizliği körüklüyor." sözleriyle aktardı.
NAHÇIVAN’DA FÜZE PANİĞİ VE YATIDA KALAN UÇAKLAR
Bölgedeki havalimanlarında yaşanan hareketliliği aktaran Vural, "Savaşın başladığı andan itibaren uçaklar farklı limanlarda mahsur kaldı. İran ve Irak bölgesine ait 7 uçak İstanbul Havalimanı’nda yatıya kalırken, Türkiye’ye ait 2 uçak da şu an Irak’ta bekletiliyor. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Nahçıvan Havalimanı’na düşen füze nedeniyle büyük bir kriz yaşandı. O gün Nahçıvan’a ilerleyen uçaklar güvenlik gerekçesiyle Iğdır Havalimanı’na yönlendirildi, yolcular ise karayoluyla Nahçıvan’a ulaştırıldı." ifadelerini kullandı.
2 saat 49dk önce
KERPE ADASI’NA ASKERİ ÇIKARTMA: SÖZDE HAVA KALKANI
Yunanistan’ın uluslararası hukuku hiçe sayarak attığı adımları değerlendiren A Haber muhabiri İlhan Tahsin, "Yunanistan şu anda savaşa müdahil olmadan, şimdiye kadar silahların olmaması gereken adaları silahlandırmada bunu yasal bir düzeye, bir düzene taşımak istiyor. Kerpe (Karpathos) adasını fırsat bilerek, savaş gemilerini, iki fırkateyni ve dört F-16 savaş uçağını Güney Kıbrıs’a gönderdi. Bunun yanı sıra silahsız olması gereken Kerpe adasına Patriot bataryaları ve komandolar yerleştirildi. Burada bir oldu bitti yapılmak isteniyor ve Avrupa Birliği’ne ‘Biz de bir hava koruma şemsiyesinde varız’ mesajı veriliyor." ifadelerini kullandı.
Atina yönetiminin bölgedeki yeni askeri planlarını aktaran Tahsin, "Dendias’ın imzasıyla dün çok sıcak bir gelişme yaşandı. Hükümet konseyi, Bulgaristan hava sahasını güya İran’dan gelebilecek olası füze tehditlerine karşı korumak üzere bir karar aldı. Bu kapsamda Batı Trakya’nın hemen yanı başında bulunan Sarışaban (Hrisupoli) bölgesindeki Kavala Havalimanı’na Patriot bataryaları yerleştirilmek üzere harekete geçildi. Bataryalar her an Kavala’ya ulaşmış olabilir." sözleriyle Yunanistan’ın genişleyen askeri yayılmacılığını aktardı. MERİÇ SINIRINDA TEYAKKUZ: TANK SEVKİYATI BAŞLADI Yunan ordusunun Türkiye sınırındaki hareketliliğine dikkat çeken İlhan Tahsin, "Yunan ordusunda tüm izinler kaldırıldı, ordu şu an tam teyakkuz durumunda. Özellikle Meriç sınırına, Türkiye ile olan kara sınırına askeri araçlar, ağır mühimmatlar ve askeri tanklar sevk edildi. Sürekli teyakkozda olan bir Yunanistan var. Ancak ne hikmetse Başbakan Miçotakis’in ağzını bıçak açmazken, Savunma Bakanı Dendias’ın ateşe benzin dökmesi anlaşılır gibi değil." ifadelerini kullandı.
YUNAN HALKI TEDİRGİN: DENDİAS’A TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
Atina’daki iç siyasi atmosferi ve halkın tepkisini dile getiren Tahsin, "Yunan halkı bu gelişmelerden dolayı oldukça tedirgin. İçeride hem Miçotakis hükümetine hem de özellikle Dendias’ın bu kışkırtıcı girişimlerine karşı tepkiler devam ediyor. Yunanistan, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki tüm yasal uyarılarına rağmen, silahsız olması gereken adaları silahlandırmaya ve bölgeyi bir barut fıçısına çevirmeye devam ediyor." sözleriyle haberini tamamladı. ADVERTISING Sıcak Gelişmeler İran savaşı beş aşamalı küresel bir operasyon mu? İran savaşı beş aşamalı küresel bir operasyon mu? Başkan Erdoğan Prens Selman ile görüştü Başkan Erdoğan Prens Selman ile görüştü Atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı Atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı DMM: "MI6'dan koruma talebi" doğru değildir DMM: "MI6'dan koruma talebi" doğru değildir Başkan Erdoğan'dan barış diplomasisi! Başkan Erdoğan'dan barış diplomasisi! APP plaka nedir, ne demek? APP plaka nedir, ne demek? Savaşın bedeli ABD'ye ağır geldi Savaşın bedeli ABD'ye ağır geldi ABD-İsrail'in savaş motivasyonu ortaya çıktı! ABD-İsrail'in savaş motivasyonu ortaya çıktı! ABD’de mühimmat paniği ABD’de mühimmat paniği FETÖ'nün askeri yapılanması deşifre oldu FETÖ'nün askeri yapılanması deşifre oldu
T.C. İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİNDEN T.C. İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİNDEN 3 saat 9dk önce İRAN’IN DİRENCİ VE TRUMP’IN ALGI OPERASYONU
Savaşın geride kalan bir haftalık sürecinde İran’ın beklenenden daha sert bir duruş sergilediğini belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "İran beklentilerin ötesinde güçlü bir direnç gösterdi. Trump’ın hangi saikle bu operasyona taraf olduğu belirsizliğini korusa da, İran halkı rejim karşıtları dahil olmak üzere bu saldırganlık karşısında devletinin yanında saf tuttu." ifadelerini kullandı. Trump’ın başarısızlığı başarı gibi gösterme çabasına gireceğini vurgulayan Ülger, "Trump’ın yoğun bir bombardıman sonrası 'başarı kazandık' diyerek çekilmesi en olası senaryolardan biri. İran’ın nükleer kapasitesini yok ettik diyerek süreci lanse edecek ancak bu gerçeklerle örtüşmeyecektir." sözlerini kaydetti.
İran’ın heterojen yapısının dış güçler tarafından bir silah olarak kullanıldığını belirten Ülger, "İran’da Persler, Azeriler, Kürtler, Araplar ve Beluciler gibi pek çok farklı etnik grup var. İsrail ve ABD, özellikle PJAK ve Beluciler gibi ayrılıkçı unsurları lojistik ve askeri destekle kışkırtarak İran’ı bir iç savaşa sürüklemeyi amaçlıyor. Tıpkı Suriye’de olduğu gibi, İran’ı etnik ve dini temelli bir parçalanmaya götürmek istiyorlar." ifadelerini kullandı. Bölgedeki vekil güçlerin harekete geçirilme çabalarına dikkat çeken Ülger, "Kürt grupların İran’a yönelmesi bu kirli planın bir parçası ancak bu büyüklükteki bir coğrafyada sadece hava operasyonlarıyla netice alınması mümkün değil." şeklinde konuştu.
MASADAKİ 4 SENARYO: REJİM Mİ YIKILACAK?
Geleceğe dair öngörülerini dört ana senaryo üzerinden açıklayan Ülger, "İlk senaryo İslam Cumhuriyeti rejiminin yıkılmasıydı ancak bugün görüyoruz ki bu seçenek devre dışı kalmış durumda. İkinci senaryo ise Trump’ın yoğun bombardıman sonrası 'İran’ın nükleer gücünü kırdık' diyerek bölgeden çekilmesidir." dedi. Diğer seçeneklere de değinen Ülger, "Üçüncü olarak Venezuela benzeri bir modelle ABD ile iş birliği yapacak bir yönetim zemini aranabilir ancak bu düşük bir ihtimal. Son ve en tehlikeli senaryo ise İran’ın tıpkı Suriye gibi 10-15 yıl sürecek bir iç savaşa mahkum edilmesidir." sözleriyle bölgeyi bekleyen karanlık tabloyu aktardı.
KÖRFEZ’DEKİ ABD VARLIĞI VE LİTANİ NEHRİ HEDEFİ
Körfez ülkelerindeki ABD üslerinin ve İsrail’in hedeflerinin altını çizen Ülger, "Katar’da 10 bin Amerikan askeri var ancak buralardaki faaliyetler akamete uğramış durumda. İsrail, Gazze Savaşı esnasında terk edilen kuzey bölgelerinin güvenliğini sağlamak bahanesiyle Lübnan’daki Litani Nehri’nin güneyini tamamen işgal etmeyi kafaya koydu. Körfez ülkeleri ise İran’ın hem bölgeye hem de İsrail’e saldırıları karşısında ABD’nin sadece İsrail’i koruduğunu görerek yeni bir güvenlik muhasebesi yapmaya başlayacaktır." ifadelerini kullandı.
3 saat 19dk önce
İSRAİL’DEN İRAN’A DEV HAVA HAREKATI
İsrail ordusunun operasyonel detaylarını aktaran Emine Kavasoğlu, "İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre, İran Hava Kuvvetleri İstihbarat Müdürlüğü komutasındaki noktalar, 80’den fazla savaş uçağıyla bombardıman altına alındı. Tahran ve çevresini hedef alan bu kapsamlı saldırılarda toplam 230 mühimmat kullanıldı. Devrim Muhafızları’nın askeri merkezleri ve füze fırlatma rampaları operasyonun ana hedefleri arasındaydı." ifadelerini kullandı.
80 SAVAŞ UÇAĞI VE 230 MÜHİMMATLA DEV OPERASYON! TEL AVİV’DE SİREN SESLERİ VE PATLAMA ŞİDDETİ
İsrail’deki hareketliliği ve gece boyu süren gerilimi aktaran Kavasoğlu, "Gece saat 12:30 sularında başlayan siren sesleri sabah 06:00’ya kadar dört kez tekrarlandı. Patlamaların şiddetinden Hürremşah füzelerinin kullanılmış olabileceğini anlıyoruz. Şehirde patlama seslerinin ardından yoğun bir polis ve ambulans hareketliliği yaşandı. Askeri uçakların ve tanker uçakların hareketliliği ise hala devam ediyor." sözleriyle sahadaki atmosferi aktardı.
ABD’DEN DEV MÜHİMMAT DESTEĞİ VE ÜÇÜNCÜ UÇAK GEMİSİ
ABD’nin İsrail’e verdiği tam desteğin ayrıntılarına değinen Kavasoğlu, "İsrail ve ABD arasında yaklaşık 2 milyar dolar değerinde dev bir mühimmat anlaşması imzalandı. Bu dev paketin içinde 450 kilogramlık bombalar ve kara taktik araçları da yer alıyor. Ayrıca ABD’nin üçüncü uçak gemisi George Bush da bölgeye gelmek üzere yola çıktı." ifadelerini kullandı.
SAVAŞIN EKONOMİK MALİYETİ KATLANIYOR
Savaşın mali ve stratejik boyutuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran’ın düşük bütçeli dronlarına karşı İsrail ve ABD’nin milyon dolarlık füzeler ateşlemesi, Washington ve Tel Aviv için ekonomik açıdan büyük bir yük oluşturuyor. İsrail tarafı, İran’ın saldırı kabiliyetinin sürdüğünü ve hava savunma sistemlerinin zaman zaman yetersiz kaldığını ilk kez bu kadar net bir şekilde paylaştı." sözleriyle haberini tamamladı.
3 saat 44dk önce
ABD’NİN CEPHEDE ZOR ANLARI: PATRIOTLAR GERİ Mİ ÇAĞRILIYOR?
Pasifik’teki askeri hareketliliği ve ABD’nin stratejik çıkmazını değerlendiren Mehmet Zeyrek, "Amerika’nın Güney Kore’den Patriotlarını geri istediği yönünde dün öne çıkan bir haber vardı. Malum, Amerika Güney Kore’de oldukça kapsamlı bir üsse sahip. Şu anda İran’ı vuran Amerikan savaş uçak gemisi Pasifik’ten Orta Doğu’ya kaydırılmış durumda. Ancak Washington’ın aynı anda birden fazla cephede savaşamayacak düzeyde olduğu yorumları yapılıyor." sözleriyle Washington’ın içine düştüğü askeri darboğazı aktardı.
DÜNYA ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI’NIN EŞİĞİNDE Mİ? GÜNEY KORE’DEN GÜVENLİK RESTİ: "HEDEF HALİNE GELİRİZ"
ABD’nin hava savunma bataryalarını Orta Doğu’da İran’a karşı bir "hava şemsiyesi" oluşturmak için istediğini belirten Zeyrek, "Trump yönetiminin Güney Kore’deki Patriot hava savunma bataryalarını istemesi, İran’ın balistik füzelerine karşı acil bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Seul yönetimi bu talebi doğrulasa da Kore yarımadasının güvenliğini zayıflatacak hiçbir adım atılmayacağını vurguladı. Çünkü Amerikan sistemlerinin gitmesi, Güney Kore’yi açık bir hedef haline getirecektir." ifadelerini kullandı.
KUZEY KORE’DE SAVAŞ HAZIRLIĞI: KİM JONG-UN DÜĞMEYE BASTI
Pasifik’te suların ısınmasına neden olan Kuzey Kore’nin hamlelerini deşifre eden Zeyrek, "Kim Jong-un, Amerika’nın Orta Doğu’ya odaklanmasını ve Asya’daki savunma sistemlerini çekme ihtimalini bir fırsat olarak görüyor. Kuzey Kore devlet medyası, İran’ın nükleer silahı olmadığı için vurulduğu propagandasını yaparak ordusuna nükleer kapasitenin artırılması talimatını verdi. Sınır hattındaki askeri yığınak ve balistik füze denemeleri bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı." sözleriyle bölgedeki büyük tehlikeye dikkat çekti.
ÇİN’DEN İRAN’A DESTEK: DİPLOMATİK DİRENÇ
Pekin yönetiminin kriz karşısındaki tutumunu aktaran Zeyrek, "Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, İran’a destek verip vermeyecekleri sorusuna diplomatik bir yanıt vererek İran’ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini açıkladı. Pekin yönetimi, sorunların savaşla değil diyalogla çözülmesi gerektiğinin altını çizerek Batı’ya mesaj gönderdi." ifadeleriyle Çin’in stratejik duruşunu özetledi. Sıcak Gelişmeler İran savaşı beş aşamalı küresel bir operasyon mu? İran savaşı beş aşamalı küresel bir operasyon mu? Başkan Erdoğan Prens Selman ile görüştü Başkan Erdoğan Prens Selman ile görüştü Atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı Atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı DMM: "MI6'dan koruma talebi" doğru değildir DMM: "MI6'dan koruma talebi" doğru değildir Başkan Erdoğan'dan barış diplomasisi! Başkan Erdoğan'dan barış diplomasisi! APP plaka nedir, ne demek? APP plaka nedir, ne demek? Savaşın bedeli ABD'ye ağır geldi Savaşın bedeli ABD'ye ağır geldi ABD-İsrail'in savaş motivasyonu ortaya çıktı! ABD-İsrail'in savaş motivasyonu ortaya çıktı! ABD’de mühimmat paniği ABD’de mühimmat paniği FETÖ'nün askeri yapılanması deşifre oldu FETÖ'nün askeri yapılanması deşifre oldu
T.C. İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİNDEN T.C. İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİNDEN
3 saat 49dk önce
TAHRAN’DA STRATEJİK NOKTALAR HEDEFTE: MEHRABAD VURULDU
Saldırıların şiddetini ve sahadaki son durumu Tahran'dan aktaran A Haber Ekber Karabağ, "ABD ve İsrail’in Tahran’a yönelik saldırıları gece boyu sürdü. Mehrabad Havalimanı gece saat 02:00 sularında çok şiddetli bir şekilde vuruldu. O noktadan hala dumanlar yükseliyor. Gece baktığımda sadece dumanlar değil, saatlerce süren alevler gökyüzüne yükseliyordu. İsrail tarafı da bu saldırıyı gerçekleştirdiğini resmen kabul etti." ifadelerini kullandı.
ABD VE İSRAİL TAHRAN’I VURDU, BÖLGE BARUT FIÇISINA DÖNDÜ! İRAN’DAN TEL AVİV’E MİSİLLEME VE PUTİN İLE KRİTİK TEMAS
İran’ın saldırılara verdiği yanıtı ve diplomatik trafiği değerlendiren Karabağ, "İran Devrim Muhafızları’ndan yapılan açıklamaya göre gece üç füzeyle Tel Aviv isabetli bir şekilde vuruldu. Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, Rus mevkidaşı Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Pezeşkiyan, Putin’e daha önce Netanyahu’nun saldırı düşünmediğine dair verdiği mesajları hatırlatarak, İsrail’in sözlerine güvenilmeyeceğini bir kez daha anladıklarını belirtti." sözleriyle aktardı.
AZERBAYCAN İLE TANSİYON YÜKSEK: TEMSİLCİLİKLER KAPATILDI
Bölgedeki tek gerilimin İsrail ile sınırlı olmadığını belirten Karabağ, "Azerbaycan ile İran arasındaki ilişkiler de oldukça gergin. Pezeşkiyan, Azerbaycan’ı hedef almadıklarını Putin’e iletse de Azerbaycan tarafı özür bekliyor. Azerbaycan, Tahran ve Tebriz’deki temsilciliklerini kapatma kararı aldı ve ordusuna teyakkuz çağrısında bulundu." ifadelerini kullandı.
TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN KARA HAREKATI TEHDİDİ VE TAHRAN’IN YANITI
Kuzey Irak’taki terör gruplarının hareketlendiğine dikkat çeken Karabağ, "İran Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) yetkilileri, bir kara harekatı başlatılması halinde buna katılacaklarını ve öncü güç olarak hareket edeceklerini açıkladı. Bu tehditlere İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Ebulfez Şikarçi’den çok sert yanıt geldi. Şikarçi, bu grupların İran topraklarına girmeye çalışması halinde sadece teröristleri değil, Kuzey Irak’taki bölgesel yönetimin tüm tesislerini hedef alacaklarını bildirdi." diyerek bölgedeki büyük tehlikeyi haberleştirdi.
3 saat 54dk önce
İRAN’IN BESLEDİĞİ YILAN KENDİNİ SOKTU: İSRAİL DÜĞMEYE BASTI
Suriye ve Irak’ta terörü besleyen şer odaklarının Türkiye’nin direnci karşısında yenildiğini belirten Coşkun Başbuğ, "Suriye ve Irak'ta terörü yapılandıran, besleyen İsrail ve Amerika dahil emperyalist Batı, yarım asrı aşkın süredir Türkiye'ye maddi manevi çok büyük kayıplar yaşattı ancak asla yıkılmayan ve sonunda istediğini alan bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıya kaldılar." ifadelerini kullandı. Terör örgütünün artık zihinlerde sonlandığını ifade eden Başbuğ, "Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı o tarihi çıkışla örgüt, kendini feshederek zihinlerde ve beyinlerde artık ölüyor." sözleriyle sürecin geldiği noktayı aktardı.
İRAN’IN BESLEDİĞİ YILAN KENDİNİ SOKTU! "İSRAİL DÜĞMEYE BASTI" İRAN’IN "KOZ" OLARAK TUTTUĞU PJAK KENDİSİNE BELA OLDU
İran’ın terör örgütlerine karşı sergilediği ikircikli tutumun ağır bedelleri olacağını vurgulayan Başbuğ, "İran, PJAK konusunu hortlatarak ve buna ses çıkarmayarak bir dönem yürütmeyi denedi. Amaç, Irak ve Suriye’de biten terörün İran’da hâlâ diri olduğunu göstermekti. İran her daim olduğu gibi destek vermekle süreci geçiştirdi, bizi görmezden ve duymazdan geldi. Gün oldu devran döndü, o beslediği yılan şimdi kendisini sokmaya başladı." dedi. Terörün isminin değişse de amacının değişmediğini hatırlatan Başbuğ, "Bu bela PJAK sana da bela, bana da bela, Suriye ve Irak'a da bela. İsim değişiyor ama işin içeriği asla değişmiyor." ifadelerini kullandı.
İSRAİL İÇ SAVAŞ İÇİN DÜĞMEYE BASTI: "İRAN PARÇALANABİLİR"
Batı’nın ve İsrail’in İran üzerindeki nihai hedefinin bir iç karışıklık olduğunu belirten Coşkun Başbuğ, "İsrail'in bütün hedefi bir iç savaş çıkarmak ve bunun için düğmeye basmış durumda. PJAK şu an 'Batı'ya askerlik ederim, Amerika ve İsrail ile birleşir kendi ülkeme savaş açarım' mantığına büründü." uyarısında bulundu. Tehlikenin boyutlarının çok büyük olduğunu vurgulayan Başbuğ, "İran süratle duruma müdahale etmezse; batıdan PJAK, güneydoğudan Beluciler ve diğerleri olmak üzere Irak'ta olduğu gibi çok parçalı bir yapı inşa edilmek üzere sürecin önü açıldı. İran’ın yapacağı tek iş, Türkiye'den gelen bütün çağrılara kulak vermek ve doğru yolu bulmaktır." sözleriyle Tahran’a kritik bir çağrıda bulundu.
4 saat 9dk önce
TERÖR ÖRGÜTLERİ "MAYIN EŞEĞİ" Mİ OLACAK?
Bölgedeki fiziki haritanın askeri açıdan ne anlam ifade ettiğini A Haber ekranlarında açıklayan Askeri stratejist İbrahim Keleş, "Fiziki haritayı okumayı bilenler zaten bir şeyi fark etmiştir. Kahverengi tonlarının koyulaştığı yerler dağlık bölgelerdir. Toroslar'dan başlayıp Kandil üzerinden Zagros Dağları’na, oradan da Himalayalar’a kadar uzanan oldukça zorlu bir arazi yapısı var." ifadelerini kullandı. ABD’nin bölgeye kendi güçleriyle girmesinin büyük bir risk olduğunu belirten Keleş, "Amerika bu bölgeye girmeye niyetlenirse ancak bir iki köprübaşı tutabilir, İran geneline yayılmaları mümkün değil." sözleriyle coğrafi engellerin altını çizdi.
TERÖR ÖRGÜTLERİ "MAYIN EŞEĞİ" Mİ OLACAK? İRAN’IN "BUMERANG" HATASI: TERÖRE DESTEK
İran’ın terör örgütleriyle olan tehlikeli ilişkisinin sonuçlarına değinen Keleş, "Amerika ve İsrail'in derdi belli; Suriye'de PYD, Irak'ta PKK ve kampları, İran'da ise Pejak. Özellikle Süleymaniye tarafında bu örgütlere müthiş destek verildi. Biz Halep’te PKK/PYD’nin kullandığı kamikaze dronlar gördük, bunlar İran tarafından verilmişti." dedi. İran’ın Türkiye’ye karşı bu örgütleri elinde tuttuğunu hatırlatan Keleş, "Sen o terör örgütüne Türkiye'ye karşı destek verir, eline silah tutuşturursan, gün gelir bumerang gibi o gönderdiklerin sana geri döner." ifadelerini kullanarak İran'ın içine düştüğü stratejik hatayı aktardı.
ABD’NİN SİNSİ PLANI: "MAYIN EŞEĞİ"
STRATEJİSİ ABD’nin kendi askerini korumak için terör örgütlerini nasıl piyon olarak kullandığını çarpıcı bir benzetmeyle anlatan İbrahim Keleş, "Amerika yukarıdan bombardımanla bu rejimi değiştiremeyeceğini biliyor. Ancak aşağıya 'Amerikan postalı' değmesine de gözü kesmiyor çünkü en az 250-300 bin asker indirmesi lazım. Kimse o 'Johnnylerin' ölmesini, tabutların gelmesini istemiyor." dedi. ABD'nin vekil güçler üzerinden plan yaptığını belirten Keleş, "Terör örgütlerine bakış açıları aynen şudur; siz 'mayın eşeği' diye bir şey duydunuz mu? Mayınlı arazide yolu açması için önden gönderilirler. Şimdi binlerce tır silah verdikleri bu yapıları İran’ın içine salmaya hazırlanıyorlar." sözleriyle büyük tehlikeye dikkat