TAYFUN füzesinin hassas vuruşu ABD medyasında: Askeri denge değişiyor
Giriş Tarihi:05 Temmuz 2026 11:08 Son Güncelleme:05 Temmuz 2026 11:48
ABD basınından TAYFUN analizi: Türkiye hareketli deniz hedeflerini vurabilen sayılı ülkeler arasında
ABD merkezli savunma yayını Defence Blog, Türkiye'nin milli balistik füze programında ulaştığı son aşamayı analiz etti.
Yerli füze TAYFUN Blok-3 su üstü hareketli hedefi tam isabetle vurdu! ROKETSANdan tarihi test atışı
Haberde ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN Block-3 balistik füzesinin son testinde hareketli insansız deniz hedefini hipersonik terminal hızda ve yüksek hassasiyetle vurduğu belirtilerek, bunun Türkiye'nin uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetinde yeni bir dönemin kapısını araladığı ifade edildi.
TAYFUN füzesinin BLOK-3 versiyonunun, Karadeniz'de gerçekleştirilen test atışında deniz üzerindeki hareketli hedefi tam isabetle imha etmesini sayfalarına taşıyan Defence Blog, son testte kullanılan yeni arayıcı başlık sayesinde artık hareket halindeki deniz hedeflerini başarıyla vurulabildiğine vurgu yapıldı.
Tayfun füzesinin uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetinde yeni dönemin kapısını araladığı değerlendirmesinde bulunuldu.
Füzenin ilk test atışı 20 Ekim 2022'de gerçekleştirildi. Haberde Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın o dönemde TAYFUN'un menziline dair yaptığı açıklamaların özellikle Yunanistan'da geniş yankı uyandırdığı ve Atina yönetiminde rahatsızlık oluşturduğu hatırlatıldı.
Mayıs 2023'te ikinci testin başarıyla tamamlandığı ve aynı ay seri üretime geçildiği belirtilirken, Şubat 2025'te Rize açıklarında gerçekleştirilen üçüncü testte füzenin yüzlerce kilometre uzaklıktaki deniz hedefini yaklaşık 5 metrelik isabet hassasiyetiyle vurduğu kaydedildi.
Son testte ise yerli olarak geliştirilen yeni arayıcı başlığın ilk kez hareketli deniz hedefi üzerinde başarıyla kullanıldığına dikkat çekildi.
TAYFUN BLOCK-4 VE CENK DE GÜNDEMDE
Haberde TAYFUN ailesinin yeni nesil versiyonlarına da yer verildi.
İlk nesil TAYFUN'un 6,5 metre uzunluğunda ve yaklaşık 2 bin 300 kilogram ağırlığında olduğu belirtilirken, Temmuz 2025'te tanıtılan TAYFUN Block-4 modelinin 10 metre uzunluğa ve yaklaşık 7 bin 200 kilogram ağırlığa ulaştığı ifade edildi.
ROKETSAN'ın Mach 5'in üzerindeki hipersonik hızlara ulaşması hedeflenen bu versiyonda seri üretime 2026 yılı içerisinde geçmeyi planladığı aktarıldı.
Analizde ayrıca ilk kez kamuoyuna tanıtılan CENK balistik füzesine de yer verildi. TAYFUN'dan daha büyük bir platform olan CENK'in 8x8 taşıyıcı üzerine konuşlandırıldığı belirtilirken, burun kısmındaki kanatçıkların manevra kabiliyeti yüksek yeni nesil bir harp başlığına işaret edebileceği değerlendirmesi yapıldı. ROKETSAN'IN İHRACAT BAŞARISI DA VURGULAN DIDefence Blog analizinde yalnızca füze teknolojisine değil, Türk savunma sanayisinin ekonomik büyümesine de dikkat çekildi. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci'nin açıklamalarına yer verilen haberde şirketin 2025 yılında 750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiği, toplam cirosunun 2 milyar doları aştığı ve yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesi imzaladığı aktarıldı. Şirketin 2026 yılında ihracat, ciro ve sipariş hacmini yüzde 50 artırmayı hedeflediği de belirtildi.
Analizde Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı, Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaşadığı deniz yetki alanı anlaşmazlıkları ile bölgedeki diğer güvenlik gelişmeleri hatırlatılarak, bu kabiliyetin Türkiye'nin caydırıcılığını önemli ölçüde artırdığı ifade edildi.
Savunma yayını, hareketli deniz hedeflerini vurabilen balistik füze kabiliyetinin komşu ülkeler tarafından yakından takip edildiğini ve bölgedeki askeri dengeler açısından stratejik önem taşıdığını değerlendirdi.
"YERLİ VE MİLLİ SAVUNMA SANAYİSİ VİZYONU GÜÇLENİYOR"
Defence Blog analizine göre Türkiye, TAYFUN ve CENK gibi projelerle yalnızca yeni füze sistemleri geliştirmiyor, aynı zamanda dışa bağımlılığı azaltan yerli ve milli savunma sanayisi vizyonunu da güçlendiriyor.
Analizde milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil balistik füzelerin hem Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) caydırıcılığını artırdığı hem de Türkiye'yi uzun menzilli hassas vuruş teknolojisine sahip sayılı ülkeler arasına taşıyan en önemli projeler arasında gösterildiği vurgulandı.