ABD İsrail'den izahat istedi! Kusra'daki kuşatma Washington ile Tel Aviv arasında yeni bir gerilim hattı açtı, kriz derinleşti
Batı Şeria’da yerleşimci terörü ABD’yi bile rahatsız etti
İsrail basınına göre Amerikalı yetkililer, İsrail'de anarşi olup olmadığını ve ordunun Filistinlilerin zarar görmesini nasıl engelleyemediğini sorguladı.
Kusra'daki olay, İsrail'in işgal ve yerleşim politikaları nedeniyle uluslararası alanda yoğun eleştiriler aldığı bir dönemde ABD ile İsrail arasındaki görüş ayrılıklarının da derinleştiğine işaret etti.
İsrail basınında yer alan haberlere göre ABD'li yetkililer, Kusra'da yaşananlardan dolayı İsrailli mevkidaşlarına sert tepki gösterdi.
Washington'un mesajlarında, İsrail ordusunun Filistinlileri korumakta neden başarısız olduğu ve yerleşimcilerin neden günler boyunca bölgeden uzaklaştırılamadığı sorgulandı.
Amerikalı yetkililerin ayrıca İsrail'de güvenlik mekanizmasının kontrolünü kaybedip kaybetmediğine ilişkin sorular yönelttiği bildirildi.
Bu gelişme, Washington ile Tel Aviv arasındaki ilişkiler açısından dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardı. Zira eleştirinin hedefinde yalnızca yerleşimcilerin saldırıları değil, İsrail işgal güçlerinin bu saldırıları önleyememesi de bulunuyor.
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise Washington'dan gelen tepkiyi daha da ileri taşıdı
Huckabee, Filistinli ailelerin evlerinin kuşatılmasını "korkunç bir terör eylemi" olarak tanımladı.
ABD'li büyükelçi, İsrailli yerleşimcilerin aileleri korkutmak ve taciz etmek amacıyla gerçekleştirdiği eylemlerin "iğrenç" olduğunu belirterek bu tür davranışların hiçbir mazeretinin olamayacağını söyledi.
Huckabee ayrıca ABD Büyükelçiliğinin İsrail'den yerleşimcileri bölgeden çıkarmasını istediğini açıkladı ve söz konusu grubu "İsrailli teröristler" olarak nitelendirdi.Bu çıkış özellikle dikkat çekiciydi. Çünkü Huckabee uzun süredir İsrail'deki yerleşimci hareketinin destekçisi olarak biliniyor ve geçmişte işgal altındaki Batı Şeria'nın İsrail kontrolünde tutulmasına destek vermişti. Buna rağmen yerleşimcilerin Kusra'daki eylemlerine yönelik eleştirisi son derece sert oldu.
Olayın Washington açısından daha da hassas hale gelmesinin önemli nedenlerinden biri, kuşatılan mülkün sahibinin Filistin asıllı Amerikalı bir iş insanı olması.
Ohio'da yaşayan Lou Ridi, evinde mahsur kalan kardeşi ve yeğeninin durumunu uzaktan güvenlik kameraları aracılığıyla takip etti. Ridi, kardeşi ve ergenlik çağındaki oğlunun günler boyunca evden çıkamadığını, yiyecek ve suya erişimlerinin kalmadığını anlattı.
Ridi ayrıca yerleşimcilerin evini yalnızca son birkaç gündür değil, aylardır taciz ettiğini söyledi.
İddialara göre yerleşimciler evin su ve elektriğini kesti, taş attı ve hem bu mülkte hem de bölgedeki en az bir başka evde hasara neden oldu.
Amerikalı Filistinli iş insanı yaşananları şu sözlerle özetledi:
"Kendi evimizde mahkûmuz, kendi evimizde rehineyiz."
Ridi'nin ABD Büyükelçiliğine başvurmasının ardından Washington'un İsrail'le temasa geçtiği belirtildi.
ELEKTRİĞİ VE SUYU KESTİLER
Kusra köyünde yaşayan Filistinli Abu Ridi ve Hasan aileleri hafta sonundan bu yana aşırı sağcı İsrailli yasadışı yerleşimcilerin ablukası altında cehennemi yaşıyor. Yerleşimciler üç ailenin evlerinin önüne çadır kurarak çıkmasını engelledi. Aileleri taciz eden yerleşimciler evlerin elektrik ve su hatlarını kesti. İngiliz Guardian gazetesine konuşan abluka altındaki ailelerden birinin ferdi olan Yusuf Hasan yaşadıkları mağduriyeti anlattı. Elektrik kesinitlerinden dolayı güneş panellerini kullanarak telefonlarını şarj edebildiklerini aktaran Hasan ancak bu sayede sosyal medya vasıtasıyla seslerini duyurabildiklerini söyledi. Evde sadece su ve meyve suyu kaldığını, iki yaşındaki küçük kızının da devamlı hastalandığını anlatan Hasan, yerleşimcilerin bölgeye ambulansın girmesine izin vermediğini söyledi.
İSRAİL SÖZÜNÜ TUTMADI
Olayların şiddetlenmesi üzerine önceki gün İsrailli komutan Avi Bluth’un aileleri ziyaret ettiğini ve kuşatmanın kaldırılacağını söylemesine rağmen bunun gerçekleşmediğini anlatan Filistinli adam, “Komutan geldi ve bize ‘yerleşimcileri uzaklaştıracağına dair’ güvence verdi. İlk defa ciddiye alındığımızı hissettik ancak sözünü tutmadı” dedi. Bu süre içerisinde İsrail ordusu ve yerleşimciler arasında kısa süreli bir çatışma olmasına rağmen askerlerin geri çekildiğini aktaran Hasan, “Her gün evimize taş atıp kapımızı kırmaya çalışıyorlar. Kendi evimizde, kendi toprağımızda yaşıyoruz. Güvende ve onurlu bir şekilde yaşama hakkından başka bir şey istemiyoruz” dedi.
‘ZORLA TAHLİYE’ YALANLANDI
Yerleşimcilerin eylemlerinden “ciddi endişe duyan” İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir dün erken saatlerde bölgeye “piyade taburu gönderilmesi talimatını” verdi. Yaklaşık bine yakın asker, askeri araçlar ve buldozerlerle köye girdi. Batı ve güney bölümlerinde konuşlanarak Hasan ve Abu Ridi ailelerini zorla evlerinden tahliye etti. Köye girişleri kapatan ordu 16 evi de askeri karargâha dönüştürdüğünü duyurdu. Ancak ilerleyen saatlerde İsrail ordusu, askerlerin bölgede güvenliği sağlamak için konuşlandırıldığını ve ailelerin evlerinden çıkarılmayacağını duyurdu. Öte yandan Filistinli aileler ise bölgedeki gazetecilere evlerinden tahliye edildiklerini söylüyor.
NETANYAHU’YA TELEFON
İsrail güçlerinin bölgedeki yerleşimci şiddetini durdurmakta zorlanması Washington’da da tepki toplarken, ABD yönetiminin İsrailli muhataplarına “öfke dolu” mesajlar gönderdiği bildirildi. İsrail basınına göre Amerikalı yetkililer, İsrail’de anarşi olup olmadığını ve ordunun Filistinlilerin zarar görmesini nasıl engelleyemediğini sorguladı. İsrail kaynaklarına göre, üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, konuyla ilgili İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisiyle iletişime geçmeyi planlıyor.
HUCKABEE BİLE TEPKİLİ
Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlerin güçlü bir destekçisi olan ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee dahi yaşananlara tepki gösterdi. Huckabee, Filistinli ailelerin evlerinin kuşatılmasını “korkunç bir terör eylemi” olarak tanımladı. ABD’li büyükelçi, İsrailli yerleşimcilerin aileleri korkutmak ve taciz etmek amacıyla gerçekleştirdiği eylemlerin “iğrenç” olduğunu belirterek bu tür davranışların hiçbir mazeretinin olamayacağını söyledi. Huckabee ayrıca ABD Büyükelçiliğinin İsrail’den yerleşimcileri bölgeden çıkarmasını istediğini açıkladı ve sözkonusu grubu “İsrailli teröristler” olarak nitelendirdi.
İSRAİLLİLER ‘İLHAK’ İSTİYOR
BATI Şeria’daki yasadışı yerleşimci terörüne İsrailliler de destek veriyor. Yahudi Halk Politikaları Enstitüsü tarafından yapılan bir ankete göre, İsraillilerin yüzde 38’i Batı Şeria’nın tamamının ilhakını desteklerken yüzde 35’i bölgenin bölünmesinden yana. Ankete göre, yüzde 22’lik kısım ilhakın ardından Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesini istiyor. Yüzde 21’i Arapların çoğunluk olduğu bölgelerde Filistin devletini desteklerken, yüzde 14’ü de bu bölgenin Ürdün’ün egemenliği altına girmesini savunuyor.
Kusra'daki kriz, Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti ve zorla yerinden edilme tartışmalarının büyüdüğü bir dönemde yaşanıyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre 2023'ten bu yana Batı Şeria'da 127 Filistinli topluluk tamamen veya kısmen yerinden edildi. Bunların 47'si tamamen boşaltıldı ve süreçten 6 bin 390'dan fazla Filistinli etkilendi.
Aynı dönemde Filistinlilerle yaşanan çatışmalarda ve bir Filistinlinin gerçekleştirdiği öne sürülen araçlı saldırıda biri sivil olmak üzere üç İsrailli öldü.
Filistinliler ve İsrail muhalefeti, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümeti yerleşimci şiddetine göz yummakla suçluyor.
İşgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğu yönündeki uluslararası değerlendirmelere rağmen İsrail hükümeti, yerleşimlerin genişlemesini desteklemeyi sürdürüyor.
İsrail ise bu yaklaşımı reddediyor...