Alihan Kuriş’in firari kardeşi yakalandı! Sözde dini hizmet özde altın baronluğu: Kirli kasadan 200 kiloluk servet fışkırdı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında haklarında arama kararı bulunan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın yurt dışına kaçış planı son anda bozuldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün istihbarat ve saha çalışmaları sonucu Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun Mahallesi'nde oldukları tespit edilen iki şüpheli, düzenlenen nokta operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin kaçışta kullandığı aracın eski İçişleri Bakanı ve son olarak İYİ Parti Ordu 1. sıra milletvekili adayı olan İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu belirlendi. Araçta 58 bin euro ele geçirilirken, otomobil 1 ay süreyle trafikten menedildi.

GÜNCEL - 2026-08-22 08:27:28

Alihan Kuriş’in firari kardeşi yakalandı! Sözde dini hizmet özde altın baronluğu: Kirli kasadan 200 kiloluk servet fışkırdı

 

Türkiye’nin gündemini sarsan Kuriş yapılanmasına yönelik operasyonlarda ele geçirilen 200 kilogram altın, şifreli kapılar ve film sahnelerini aratmayan firar girişimleri, illegal yapıların gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı. AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan ve Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, Kuytul ve Kuriş gibi yapıların dini duyguları istismar ederek kurdukları suç imparatorluklarını ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in tahsisli aracının bir firariyi kaçırmak için kullanılmasındaki skandal ayrıntıları A Haber’de deşifre etti.

Kuytul yapılanmasına yönelik soruşturmanın ardından firari durumdaki Hilmi Tuna Kuriş'in İstanbul'dan Muğla'ya uzanan kaçış girişimi ve yakalanma süreci ve bulunan 200 kilo altına ilişkin dikkat çeken ayrıntılar A Haber'de gündeme geldi.                   Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Haklarında arama kararı bulunan ve yasa dışı yollarla yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları belirlenen örgüt yöneticileri Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, Muğla'nın Marmaris ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalandı.Hilmi Tuna Kuriş                                                                                                                                    ADIM ADIM İZ SÜRÜLDÜ
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, firari şüphelilerin kaçış planı yaparak Ege kıyılarına yöneldiğini tespit etti. Elde edilen anlık istihbarat verilerinin Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ile paylaşılmasının ardından düğmeye basıldı. Polis ekipleri, kaçış hattının odağındaki Marmaris'in Bozburun Mahallesi'nde geniş çaplı bir operasyon başlattı.                                                            ÖNCE ŞOFÖR YAKALANDI: "PATRONUN YEĞENİYLE GELDİK"
Bölgedeki oteller, pansiyonlar, tekneler ve şüpheli araçlar mercek altına alındı. Çalışmalar sırasında ilk olarak kaçış organizasyonunda yer aldığı değerlendirilen Yasin Kaya yakalandı. Tutanaklara geçen ifadesinde İstanbul'daki Elvan Gıda Ticaret'te şoför olarak çalıştığını söyleyen Kaya, 16 Ağustos 2026 tarihinde 34 ND 2452 plakalı araçla İstanbul'dan Bozburun'a geldiklerini belirtti.                                                                                                                                        Kaya ifadesinde, "Ahmet Hilmi Yılmaz'ı Elvan Ticaret'in patronunun yeğeni olması nedeniyle tanıyorum. Aracın sağ arka koltuğunda seyahat etti, yanında iki valiz vardı. Bozburun'a ulaştığımızda Atatürk Heykeli önünde birbirimizden ayrıldık" beyanında bulundu.Şirin Hotel'de konakladığı belirlenen ve kaçışa yardım ettiği tespit edilen Yasin Kaya, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliğince "suçluyu kayırma" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

KAÇIŞ ARACINDA İDRİS NAİM ŞAHİN DETAYI
Soruşturmayı derinleştiren emniyet güçleri, firarilerin Muğla'ya nakledilmesinde kullanılan diğer araca ilişkin çarpıcı detaylara ulaştı.

Şüphelilerin taşındığı 34 SL 313 plakalı aracın, eski İçişleri Bakanı ve son olarak İYİ Parti Ordu 1. sıra milletvekili adayı olan İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu ortaya çıktı.

Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarını inceleyen ekipler, aracın 16 Ağustos günü İzmir'in Selçuk ilçesindeki bir akaryakıt istasyonundan yakıt aldığını saptadı.

Mehmet Özmen                                                                                                                   Direksiyondaki Mehmet Özmen isimli şahsın araçtan inerek yakıt aldığı, araç içindeki firari şüphelilerin ise yakalanmamak adına tedbir amacıyla dışarı çıkmadığı belirlendi.                                                                                                                                        TAKİBİ ZORLAŞTIRMAK İÇİN TELEFONUNU KAPATTI
Yapılan teknik incelemelerde sürücü Mehmet Özmen'in, firarileri Muğla'ya bıraktıktan sonra aynı araçla İstanbul'a döndüğü tespit edildi. Özmen'in takibi imkânsız kılmak amacıyla GSM hattını 16 Ağustos saat 12.31'de kapattığı, aracın İstanbul'daki ViaPort PTS kayıtlarına girdiği 17 Ağustos günü saat 11.05'te hattı yeniden aktif hale getirdiği anlaşıldı.

İstanbul ve Muğla emniyetinin koordineli takibi sonucu kıskıvrak yakalanan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz gözaltına alındı. Eski bakan adına tahsisli aracın kaçış organizasyonuna nasıl dahil edildiği ve sürece karışan diğer şüphelilerin tespiti için geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

 

 

ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLDİ
Öte yandan 2024 model Volvo S90 aracın San Sistem Lojistik adına kayıtlı olduğu ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar geçiş üstünlüğüne sahip araç olarak tahsis edildiği, araçta 58 bin euro bulunduğu tespit edildi.İdris Naim Şahin

Araçta yapılan incelemede ışıklı uyarı sistemlerinin mevzuata aykırı şekilde ön ve arka cam içerisinde de bulunduğu tespit edildi. Trafik ekiplerince yapılan işlemler kapsamında aracın 1 ay süreyle trafikten men edilmesine karar verildi.

Kuriş'in izine nasıl ulaşıldı?

KİMYA DEPOSUNDAN SERVET ÇIKMIŞTI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Mali Suçlarla Mücadele şube müdürlükleri, firari Hilmi Tuna Kuriş'in saklanabileceği adresleri tek tek taramıştı. Yapılan aramalarda, şüphelinin 19 Kasım 2025 tarihinden itibaren Yönetim Kurulu Üyesi olduğu saptanan Yılmazlar Kimya'ya ait depoda adeta servet ele geçirildi. Kamuoyunda gündeme gelen "kuyumcu deposu" iddiaları yalanlanırken, şirketin kuyumculuk faaliyetinde bulunmadığı tespit edildi.

 

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, firari Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen arama çalışmalarında 206 kilogram külçe altın bulunmuştu (Fotoğraf İHA'dan alınmıştır)

Mali polisin depoda gerçekleştirdiği aramanın bilançosu ise dikkat çekti:

  • 206 kilogram külçe altın (Piyasa değeri yaklaşık 1,34 milyar TL)
  • 358 bin dolar
  • 102 bin euro

Soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan örgüt lideri Alihan Kuriş, ifadesinde kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile "ortak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü" beyan etmişti.

ALİHAN KURİŞ OPERASYONU

13 Ağustos 2026 sabahı Ankara merkezli olarak İstanbul, Antalya ve Ankara'nın da aralarında bulunduğu 17 ilde 123 adrese eş zamanlı baskınlar düzenlenmişti. "Suç örgütü kurma ve yönetme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla yürütülen soruşturmada, Alihan Kuriş'in de aralarında yer aldığı 32 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

FETÖVARİ YAPILANMA VE YURT DIŞINA KAÇIRILAN PARALAR
Örgütün 100 milyar TL'yi aşan bir para hacmini yönettiği, yurt dışına yüklü miktarda transferler gerçekleştirdiği iddia edilirken Almanya'nın Köln kentinde 70 milyon dolarlık bir merkez inşa ettirdiği belirlendi. FETÖ'ye benzer hiyerarşik bir yapılanma, bölge sorumlulukları ve kapalı haberleşme ağları kullandığı tespit edilen örgüt lideri Kuriş, operasyon anında cep telefonunu evde bırakıp gizli bir bölmede saklanırken yakalanmıştı. Soruşturma kapsamında Kuriş ailesine ait 191 gayrimenkule el konulmuştu.

 

 FİRARİ KURİŞ'İN KAÇIŞ ROTASI VE BULUNAN KİLOLARCA ALTIN ŞİFRELERİ A HABER'DE                                    "BU İŞLER SİYASİ İŞLER"                                                                                               Kuytul yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Milletvekili ve Siyaset Bilimci Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, meselenin din, tarikat veya cemaatlerle ilgili olmadığını belirterek, "Milletimizin bilmesi gereken bence en temel başlık şu: Bu işler siyasi işler. Dinle, dini yapılarla, tarikatlarla, cemaatlerle herhangi bir ilgisi yok. Özellikle devlet doğrusu uzun zamandan beri, dinle, diyanetle, cemaatle, tarikatla hiç ilgisi olmayan birtakım kara para aklama holdinglerine operasyonlar yapıyordu. Can Holding var. Ya da yasa dışı bahis üzerinden yine aynı şeyi yapanlara yahut kaçakçılık üzerinden illegal bir örgütlenme, illegal modelleme üzerinden bir finansman yapısı yapılanması geliştirenlere operasyonlar yapılıyordu" ifadelerini kullandı.Babacan, FETÖ örneği üzerinden yaptığı değerlendirmede ise, "FETÖ de bir dini mesele değildi, FETÖ bir siyasi işti. O siyasi hedeflenme, yıllar içerisinde yargı içerisinde, emniyet içerisinde, istihbarat içerisinde, devletin farklı birimleri içerisinde örgütlenerek silahlı bir boyuta da evrilerek terör örgütü meselesine ve işin ekonomi tarafıyla illegal şirketleşmeye dönüştü" sözleriyle aktardı.(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)                                                                          "ORTAK ÖZELLİKLERİ ŞİRKETLEŞMELERİ"                                                                                         Bu yapıların ortak noktalarından birinin şirketleşme olduğunu belirten Babacan, "Kendisini dini ve seküler bir kisve altında ortaya koyan, fark etmiyor. Birisi bir dernek kuruyor, önce hizmet, hayır, hasenat, yardım, yurt, eğitim gibi bir mesele üzerinden kendisini kitleselleştirecek bir stratejiye yaslanıyor. Çünkü kitleselleşme bunlar üzerinden mümkün olur diye bir kanaat geliştiriyor" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AKP'nin 25 yılda Türkiye'yi enerjiden tarıma, eğitimden teknolojiye, ulaşımdan sağlığa kadar çeşitli hizmet ve eserlerle buluşturduğunu söyledi.

AKP Grup Başkanvekili ve İstanbul milletvekili Özlem Zengin, "Ev ev, sokak sokak, şehir şehir büyüyen; hayal eden, üreten, mücadeleden bir an olsun vazgeçmeyen bu kutlu hareket; Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, milletinin emrinde dün olduğu gibi bugün de ilk günkü aşk ve kararlılıkla yürüyor" ifadelerini kullandı.

AKP Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu, "25 yıl önce atılan bir adım, bugün milyonların yüreğinde karşılık bulan büyük bir yürüyüşe dönüştü. Bu yürüyüş; milletin derdini kendi derdi bilenlerin, Türkiye'nin yarınlarına inananların ve 'Büyük ve Güçlü Türkiye' idealinden hiç vazgeçmeyenlerin yürüyüşüdür" mesajını paylaştı.

Eski TBMM Başkanı ve eski milletvekili Mustafa Şentop, "AK Parti'nin en büyük eseri, Türkiye'nin kendisine ve kendi imkânlarına bakışını değiştirmiş olmasıdır" dedi.

Günün Diğer Haberleri