Alihan Kuriş’in firari kardeşi yakalandı! Sözde dini hizmet özde altın baronluğu: Kirli kasadan 200 kiloluk servet fışkırdı
Türkiye’nin gündemini sarsan Kuriş yapılanmasına yönelik operasyonlarda ele geçirilen 200 kilogram altın, şifreli kapılar ve film sahnelerini aratmayan firar girişimleri, illegal yapıların gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı. AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan ve Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, Kuytul ve Kuriş gibi yapıların dini duyguları istismar ederek kurdukları suç imparatorluklarını ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in tahsisli aracının bir firariyi kaçırmak için kullanılmasındaki skandal ayrıntıları A Haber’de deşifre etti.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, firari şüphelilerin kaçış planı yaparak Ege kıyılarına yöneldiğini tespit etti. Elde edilen anlık istihbarat verilerinin Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ile paylaşılmasının ardından düğmeye basıldı. Polis ekipleri, kaçış hattının odağındaki Marmaris'in Bozburun Mahallesi'nde geniş çaplı bir operasyon başlattı. ÖNCE ŞOFÖR YAKALANDI: "PATRONUN YEĞENİYLE GELDİK"
Bölgedeki oteller, pansiyonlar, tekneler ve şüpheli araçlar mercek altına alındı. Çalışmalar sırasında ilk olarak kaçış organizasyonunda yer aldığı değerlendirilen Yasin Kaya yakalandı. Tutanaklara geçen ifadesinde İstanbul'daki Elvan Gıda Ticaret'te şoför olarak çalıştığını söyleyen Kaya, 16 Ağustos 2026 tarihinde 34 ND 2452 plakalı araçla İstanbul'dan Bozburun'a geldiklerini belirtti. Kaya ifadesinde, "Ahmet Hilmi Yılmaz'ı Elvan Ticaret'in patronunun yeğeni olması nedeniyle tanıyorum. Aracın sağ arka koltuğunda seyahat etti, yanında iki valiz vardı. Bozburun'a ulaştığımızda Atatürk Heykeli önünde birbirimizden ayrıldık" beyanında bulundu.
Soruşturmayı derinleştiren emniyet güçleri, firarilerin Muğla'ya nakledilmesinde kullanılan diğer araca ilişkin çarpıcı detaylara ulaştı.
Şüphelilerin taşındığı 34 SL 313 plakalı aracın, eski İçişleri Bakanı ve son olarak İYİ Parti Ordu 1. sıra milletvekili adayı olan İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu ortaya çıktı.
Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarını inceleyen ekipler, aracın 16 Ağustos günü İzmir'in Selçuk ilçesindeki bir akaryakıt istasyonundan yakıt aldığını saptadı.
Yapılan teknik incelemelerde sürücü Mehmet Özmen'in, firarileri Muğla'ya bıraktıktan sonra aynı araçla İstanbul'a döndüğü tespit edildi. Özmen'in takibi imkânsız kılmak amacıyla GSM hattını 16 Ağustos saat 12.31'de kapattığı, aracın İstanbul'daki ViaPort PTS kayıtlarına girdiği 17 Ağustos günü saat 11.05'te hattı yeniden aktif hale getirdiği anlaşıldı.
İstanbul ve Muğla emniyetinin koordineli takibi sonucu kıskıvrak yakalanan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz gözaltına alındı. Eski bakan adına tahsisli aracın kaçış organizasyonuna nasıl dahil edildiği ve sürece karışan diğer şüphelilerin tespiti için geniş çaplı soruşturma devam ediyor.
ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLDİ
Öte yandan 2024 model Volvo S90 aracın San Sistem Lojistik adına kayıtlı olduğu ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar geçiş üstünlüğüne sahip araç olarak tahsis edildiği, araçta 58 bin euro bulunduğu tespit edildi.
Araçta yapılan incelemede ışıklı uyarı sistemlerinin mevzuata aykırı şekilde ön ve arka cam içerisinde de bulunduğu tespit edildi. Trafik ekiplerince yapılan işlemler kapsamında aracın 1 ay süreyle trafikten men edilmesine karar verildi.
KİMYA DEPOSUNDAN SERVET ÇIKMIŞTI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Mali Suçlarla Mücadele şube müdürlükleri, firari Hilmi Tuna Kuriş'in saklanabileceği adresleri tek tek taramıştı. Yapılan aramalarda, şüphelinin 19 Kasım 2025 tarihinden itibaren Yönetim Kurulu Üyesi olduğu saptanan Yılmazlar Kimya'ya ait depoda adeta servet ele geçirildi. Kamuoyunda gündeme gelen "kuyumcu deposu" iddiaları yalanlanırken, şirketin kuyumculuk faaliyetinde bulunmadığı tespit edildi.
Mali polisin depoda gerçekleştirdiği aramanın bilançosu ise dikkat çekti:
- 206 kilogram külçe altın (Piyasa değeri yaklaşık 1,34 milyar TL)
- 358 bin dolar
- 102 bin euro
Soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan örgüt lideri Alihan Kuriş, ifadesinde kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile "ortak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü" beyan etmişti.
ALİHAN KURİŞ OPERASYONU
13 Ağustos 2026 sabahı Ankara merkezli olarak İstanbul, Antalya ve Ankara'nın da aralarında bulunduğu 17 ilde 123 adrese eş zamanlı baskınlar düzenlenmişti. "Suç örgütü kurma ve yönetme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla yürütülen soruşturmada, Alihan Kuriş'in de aralarında yer aldığı 32 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
FETÖVARİ YAPILANMA VE YURT DIŞINA KAÇIRILAN PARALAR
Örgütün 100 milyar TL'yi aşan bir para hacmini yönettiği, yurt dışına yüklü miktarda transferler gerçekleştirdiği iddia edilirken Almanya'nın Köln kentinde 70 milyon dolarlık bir merkez inşa ettirdiği belirlendi. FETÖ'ye benzer hiyerarşik bir yapılanma, bölge sorumlulukları ve kapalı haberleşme ağları kullandığı tespit edilen örgüt lideri Kuriş, operasyon anında cep telefonunu evde bırakıp gizli bir bölmede saklanırken yakalanmıştı. Soruşturma kapsamında Kuriş ailesine ait 191 gayrimenkule el konulmuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AKP'nin 25 yılda Türkiye'yi enerjiden tarıma, eğitimden teknolojiye, ulaşımdan sağlığa kadar çeşitli hizmet ve eserlerle buluşturduğunu söyledi.
AKP Grup Başkanvekili ve İstanbul milletvekili Özlem Zengin, "Ev ev, sokak sokak, şehir şehir büyüyen; hayal eden, üreten, mücadeleden bir an olsun vazgeçmeyen bu kutlu hareket; Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, milletinin emrinde dün olduğu gibi bugün de ilk günkü aşk ve kararlılıkla yürüyor" ifadelerini kullandı.
AKP Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu, "25 yıl önce atılan bir adım, bugün milyonların yüreğinde karşılık bulan büyük bir yürüyüşe dönüştü. Bu yürüyüş; milletin derdini kendi derdi bilenlerin, Türkiye'nin yarınlarına inananların ve 'Büyük ve Güçlü Türkiye' idealinden hiç vazgeçmeyenlerin yürüyüşüdür" mesajını paylaştı.
Eski TBMM Başkanı ve eski milletvekili Mustafa Şentop, "AK Parti'nin en büyük eseri, Türkiye'nin kendisine ve kendi imkânlarına bakışını değiştirmiş olmasıdır" dedi.