Son dakika | Sözde "liyakat" düşkünü CHP'nin geldiği son nokta! Bir kişiye 4 koltuk

Son dakika haberi! CHP'li Esenyurt Belediyesi'nde Mustafa Karatay'ın 4 ayrı müdürlük görevine atanması, Aydın'ın CHP'li Efeler Belediyesi ve CHP'li Denizli Merkezefendi Belediyesi'nde ise bir kişiye 3 müdürlük verildiğinin ortaya çıkması kamuoyunda tartışılıyor.

YAŞAM - 2021-03-04 07:43:47

Son dakika | Sözde "liyakat" düşkünü CHP'nin geldiği son nokta! Bir kişiye 4 koltuk

Giriş Tarihi: 4.3.2021  07:22 Son Güncelleme: 4.3.2021  07:23

Son dakika haberi... CHP'li Esenyurt Belediyesi'nde Mustafa Karatay'ın 4 ayrı müdürlük görevine atanması, Aydın'ın CHP'li Efeler Belediyesi ve CHP'li  Merkezefendi Belediyesi'nde ise bir kişiye 3 müdürlük verildiğinin ortaya çıkması kamuoyunda tartışılıyor.

GÜNDEMSabah

KABAKTEPE: "'LİYAKAT NE GÜZEL ŞEY.' YERSENİZ TABİ!"
AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe; "CHP'de liyakat; seçim ortaklarına yüzdelik kadrolar dağıtmaktır, Esenyurt'ta olduğu gibi üniversite diploması sormaksızın akrabalara 4 farklı makam vermektir. Her fırsatta liyakat güzellemesi yapanların liyakat anlayışı tam olarak budur. 'Liyakat ne güzel şey.' Yerseniz tabi!" dedi.

SON DAKİKA: CHP'li Esenyurt Belediyesi’nde bir kişiye dört müdürlük: Seçim ortaklarına yüzdelik kadro!

Son dakika haberi! CHP'li Esenyurt Belediyesi'nde 'ın 4 ayrı müdürlük görevine atanması, Aydın'ın CHP'li Efeler Belediyesi ve CHP'li Denizli Merkezefendi Belediyesi'nde ise bir kişiye 3 müdürlük verildiğinin ortaya çıkması kamuoyunda tartışılıyor.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, "CHP'de liyakat; seçim ortaklarına yüzdelik kadrolar dağıtmaktır, Esenyurt'ta olduğu gibi üniversite diploması sormaksızın akrabalara 4 farklı makam vermektir. Her fırsatta liyakat güzellemesi yapanların liyakat anlayışı tam olarak budur. 'Liyakat ne güzel şey.' Yerseniz tabi!" dedi.

MUSTAFA KARATAY'A 4 FARKLI MÜDÜRLÜK
CHP'li Esenyurt Belediyesi'nde Mustafa Karatay'a, 4 farklı müdürlük görevi verildiği ortaya çıktı.

Mustafa Karatay, aynı anda Basın ve Yayın Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü ile Özel Kalem Müdürlüğü görevlerini yürütüyor. Esenyurt Belediyesi'nde, Günnur Yıldırım isimli çalışan da Sağlık İşleri Müdürlüğü ve Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü olmak üzere 2 farklı makamda görev yürütüyor.

MERKEZEFENDİ BELEDİYESİ'NDE BİR KİŞİYE ÜÇ MÜDÜRLÜK
Denizli'nin CHP'li Merkezefendi Belediyesi'nde; Ayşe Güven isimli çalışana Özel Kalem Müdürlüğü, Halkla İlişkiler Müdürlüğü ve Muhtarlık İşleri Müdürlüğü verildiği öğrenildi.

BELEDİYE BAŞKANININ KARDEŞİNE 3 GÖREV
Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay'ın kardeşi Eralp Atay'a Sağlık İşleri Müdürlüğü, Mezarlıklar Müdürlüğü ve Hukuk İşleri Müdürlüğü görevini verildiği bildirildi.

NAS: "100 İŞÇİDEN 35'İNİ CHP'DEN, 15'İNİ İYİ PARTİDEN ALALIM"
CHP İstanbul Yerel Yönetim Politakalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan kadrolaşmayı itiraf etmişti.

Özgür Nas, 18 Ekim 2020'de yapılan CHP İBB Meclis Grubu Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, "Çoğumuz biliyor. İlçe başkanları da biliyor. 100 kişi alınıyorsa CHP'den 35, İYİ Parti'den 15, Diğerleri (HDP, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'yi ima ediyor) 15, İBB kariyer üzerinden ise 20-25 gidiyor" demişti.

Toplantıya; İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı ve İBB CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı da katılmıştı.

CHP'li İBB Grup Sözcüsü Tarık Balyalı da şunları söylemişti: "Şimdi bazen doğru bildiğimiz yanlışlar var. Mesela ben de bilmiyordum, süreç içinde öğrendim. Mesela kış bakım çalışmaları var. Ya da cankurtaran gibi mevsimsel 3 aylık, 4 aylık işçiler var. 'Yav, 3 aylık işe niye bizim örgütümüzden adam girmiyor' falan diye hepimiz birden bağırdık. Ama şöyle bir hukuki meselesi var. Özellikle bu tür mevsimsel işçilerde önceki yıllardan gelenlerin çalışmasının devam mecburiyeti var. Kanun böyle, onlar devam edecek."

MUSTAFA KARATAY'A 4 FARKLI MÜDÜRLÜK
Sabah'ın haberine göre, CHP'li Esenyurt Belediyesi'nde Mustafa Karatay'a, 4 farklı müdürlük görevi verildiği ortaya çıktı.


MERKEZEFENDİ BELEDİYESİ'NDE BİR KİŞİYE ÜÇ MÜDÜRLÜK
Denizli'nin CHP'li Merkezefendi Belediyesi'nde; Ayşe Güven isimli çalışana Özel Kalem Müdürlüğü, Halkla İlişkiler Müdürlüğü ve Muhtarlık İşleri Müdürlüğü verildiği öğrenildi.



BELEDİYE BAŞKANININ KARDEŞİNE 3 GÖREV
Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay'ın kardeşi Eralp Atay'a Sağlık İşleri Müdürlüğü, Mezarlıklar Müdürlüğü ve Hukuk İşleri Müdürlüğü görevini verildiği bildirildi.

NAS: "100 İŞÇİDEN 35'İNİ CHP'DEN, 15'İNİ İYİ PARTİDEN ALALIM"
CHP İstanbul Yerel Yönetim Politakalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan kadrolaşmayı itiraf etmişti.

Özgür Nas, 18 Ekim 2020'de yapılan CHP İBB Meclis Grubu Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, "Çoğumuz biliyor. İlçe başkanları da biliyor. 100 kişi alınıyorsa CHP'den 35, İYİ Parti'den 15, Diğerleri (HDP, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'yi ima ediyor) 15, İBB kariyer üzerinden ise 20-25 gidiyor" demişti.

Toplantıya; İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı ve İBB CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı da katılmıştı. CHP'li İBB Grup Sözcüsü Tarık Balyalı da şunları söylemişti: "Şimdi bazen doğru bildiğimiz yanlışlar var. Mesela ben de bilmiyordum, süreç içinde öğrendim. Mesela kış bakım çalışmaları var. Ya da cankurtaran gibi mevsimsel 3 aylık, 4 aylık işçiler var. 'Yav, 3 aylık işe niye bizim örgütümüzden adam girmiyor' falan diye hepimiz birden bağırdık. Ama şöyle bir hukuki meselesi var. Özellikle bu tür mevsimsel işçilerde önceki yıllardan gelenlerin çalışmasının devam mecburiyeti var. Kanun böyle, onlar devam edecek."

Son dakika: CHP liyakati de kendisine göre uyarladı: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun çirkin planı ortaya çıktı

DİYARBAKIR ANNELERİNDEN CHP'Lİ ÖZEL'E ÇAĞRI!

"CHP HDP KARDEŞ Mİ?"

CHP'Lİ BELEDİYE OSMANLI TUĞRASINI KALDIRDI

İMAMOĞLU İÇİN HAPİS CEZASI İSTENDİ!

CENAZEYE BÜYÜK SAYGISIZLIK

CHP SOKAKTA DEĞİL SOSYAL MEDYADA ÇALIŞIYOR!

KILIÇDAROĞLU'NUN KARDEŞİ DE EVLAT NÖBETİNE KATILDI!

KILIÇDAROĞLU'NUN İDDİASINA BAKAN KOCA'DAN YANIT

"CHP HDP KARDEŞ Mİ?"

VATANDAŞLARDAN CHP'YE 'REKLAM' TEPKİSİ!

Son dakika: CHP'li 'tan skandal kadrolaşma itirafı! Sosyal medyadan tepki yağdı

Son dakika haberi! Liyakat ve işi ehline verme söylemleri üzerinden propaganda yapan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı 'nun kadrolaşma planı deşifre oldu. İBB’deki kadrolaşma CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı ’ın itirafıyla gözler önüne serildi. 70 bin kişi İBB’de işe girmek için sıra beklerken, Nas’ın “100 kişi alınıyorsa CHP’den 35, İYİ Parti’den 15, diğerleri (HDP, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’yi ima ediyor) 15” sözleri tepki çekti. Sosyal medyadan CHP'li Nas'ın kadrolaşma itiraflarına tepki yağdı.

Sabah

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sık sık dile getirdiği 'liyakat' ve 'şeffaflık' vurgusunun kocaman bir yalan olduğu ortaya çıktı.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yaşanan kadrolaşmanın itiraf edildiği görüntüler ortaya çıktı.

18 Ekim 2020'de yapılan CHP İBB Meclis Grubu Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan CHP İstanbul Yerel Yönetim Politakalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, büyükşehir belediyesine alınan personel kotasının ittifak ortakları arasında paylaştırıldığı, yakasında rozeti olmayana iş verilmediğini tek tek itiraf etti.

SOSYAL MEDYADAN CHP'NİN İBB KADROLAŞMASINA TEPKİ YAĞDI
Sosyal medyadan CHP'li Nas'ın kadrolaşma itiraflarına tepki yağdı.


BU İŞLERİN USTASI KILIÇDAROĞLU'NDAN!"
AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, İBB'deki skandala tepki göstererek, "CHP'li İBB işe alımlarda liyakat gözetmeyip sadece partizanlık ve kayırmacılık yaptığını itiraf etti. İstanbul'a tek çivi çakmayan, vaatleri fos çıkan İBB Başkanı'na yalancılık, partizanlık ve tembellik ödülü verilmesini öneriyorum. Kimden mi? Bu işlerin ustası Kılıçdaroğlu'ndan!" dedi.



Esenler Belediye Başkanı ve İBB AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Tevfik Göksu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İBB Başkanının liyakatten ne kastettiğini biz zaten biliyorduk.

İki senedir "her şeyleri yalan ve illüzyon" derken bunu anlatmaya çalıştık

İşte İBB'deki partizanlığın itirafı bu videoda!!!" ifadelerine yer verdi.



Bir vatandaş kadrolara HDPKK'lıların yerleştirildiğini ifade ederek, "Yalan söyleyerek seçim kazandı şimdi yalan söyleyerek süreci devam ettiriyor.. İBB'deki liyakat standartları: - CHP'li olmak, - İyi Partili olmak, - HDPKK'lı olmak.." dedi.

Bir başka sosyal medya kullanıcısı ise, "CHP'li İBB Başkanı liyakat diyorsa orda torpil ve partizanlık vardır. Yalan söyleyerek seçim kazandı şimdi yalan söyleyerek süreci devam ettiriyor. İBB'deki liyakat standartları: - CHP'li olmak - İyi Partili olmak - HDP'li olmak FOX TV hadi haber yap" ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU'NUN KADROLAŞMA PLANI DEŞİFRE OLDU
18 Ekim 2020'de yapılan CHP İBB Meclis Grubu Değerlendirme Toplantısı'nda konuşulanlar, kapalı kapılar ardında yapılan kadrolaşma planlarını belgeledi. CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı ve İBB CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı'nın katıldığı toplantıda, tarihi itiraflar ardı ardına yapıldı. CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, kürsüden partililerine yaptığı açıklamada, "Çoğumuz biliyor. İlçe başkanları da biliyor. 100 kişi alınıyorsa CHP'den 35, İYİ Parti'den 15, Diğerleri (HDP, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'yi ima ediyor) 15, İBB kariyer üzerinden ise 20-25 gidiyor." ifadelerini kullandı.

KRAL ÇIPLAK DİYEMEDİLER
İBB Meclisi'nde ateşli konuşmalarıyla bilinen ve bir önceki yönetimi adam kayırmakla suçlayan Doğan Subaşı ve Tarık Balyalı'nın yanı sıra hiçbir CHP'li, Özgür Nas'ın itiraflarına itiraz etmedi. Nas'ın belediye kadrosunda ittifak paydaşlarına kontenjan açtıklarını söylemesi karşısında sessiz kalmakla yetindiler.


EMEKÇİLER KAPIDA PARTİLİLER BELEDİYEDE
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 31 Mart seçimleri öncesi yaptığı açıklamada "hiçbir işçiyi işten çıkarmayacağız, namus sözü veriyorum"‬ demişti. Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanı seçilmesi ile birlikte 14 bin işçi işten çıkarılmıştı. "Hiç kimse 'Ekrem'in adamı' olmayacak; herkes 'İstanbul'un adamı' olacak" diyen Ekrem İmamoğlu, İstanbul'un çeşitli noktalarında, "alışılmışın dışında bir model" diyerek bölgesel istihdam ofislerini hayata geçirmişti. Sık sık adam kayırmacılık yapıldığından dem vuran Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da DİSK gibi sendikaların eylemlerine katılarak, "işçi dostu" olduğunu iddia etmişti.

İMAMOĞLU GENÇLERE; "LİYAKAT ÖTESİ KAVRAMLARI ÇATIR ÇATIR YIKACAĞIZ" DEMİŞTİ
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 18 Ocak 2020 tarihinde YGA (Young Guru Academy – Genç Liderler Akademisi) tarafından Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde düzenlenen "Zirve 2020" etkinliğine konuşmacı olarak katıldı.

İmamoğlu; "Gençlere çok önem veriyorum. Mesela kamuda inovasyonu harekete geçirmek için, 'Kamuda Genç Yetenekler' diye bir programı başlatıyoruz bu yılın içinde. Kamu, insan kaynağında ihmal edilmiş bir alan. Değiştirmek zorunda olduğumuz en önemli alan. Sizlerin yeteneklerinizle birlikte karar verdiğinizde, idealinizle gelip başarılı olmayı size orada sağlamamız lazım bizim. Ama ne yazık ki, liyakat ötesi başka kavramlar, orada başka bir alan oluşturmuş. Ama bunu yıkacağız göreceksiniz. Çatır çatır yıkacağız. Kamuda başka bir ruh olmalı. Yenilikçi, özel sektör kadar dinamik, iş yaşamı olan bir insan kadar üretken olabilmeli, ama bir o kadar da koruyucu da olabilmeli. Çünkü kendi malınız değil bu. 'Alıp, sattık' diyemezsiniz. Öyle şey yok! 16 milyon insanın. 'Hadi şuradan bir dere açalım' falan yok!" iddiasında bulundu.


İMAMOĞLU: "LİYAKAT VE ŞAFFAFLIĞA DAYALI PRENSİPLERLE İŞ BAŞI YAPTIRDIĞIMIZ GENÇ VE DİNAMİK KADROMUZ..."
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi, Temmuz ayı toplantılarının ikinci birleşimini pandemi kuralları çerçevesinde 14 Temmuz 2020 tarihinde Yenikapı'daki İBB Etkinlik Çadırı'nda gerçekleştirdi.

Ekrem İmamoğlu, "Yola çıkarken söz verdiğimiz gibi liyakat ve şaffaflığa dayalı prensiplerle iş başı yaptırdığımız genç ve dinamik kadromuzla adil, yeşil ve yaratıcı İstanbul hedefimiz için emin adımlarla yürüyoruz. Çok daha fazla çalışıp, çok daha fazla başarılı olacağız. Bu aziz şehrin sorunlarına eşitlik, dayanışma, üretim, özgürlükle çözüm üstüne çözüm üreteceğiz" iddiasında bulundu.

İMAMOĞLU: "İŞE ALIMLARDA LİYAKAT DEĞİL, ADAMCILIK, YAKINLIK YA DA TÜMÜYLE PARTIZANLIK DEVREYE GİRER"
Ekrem İmamoğlu, 24 Aralık 2019 tarihinde "Kamu Görevlileri Etik Kurulu"nun düzenlediği, "Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalık Projesi Çalıştayı"na katıldı.

İmamoğlu, "Hiçbir zaman kendimizi vatandaşın patronu ya da efendisi yerine koymamalıyız. Ne yaparsak yapalım, hangi yetkiyi kullanırsak kullanalım asıl patronun, asıl efendinin millet olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Unutursak ne olur? Kamu kurumlarını bazen, kendi malımız gibi görmeye başlarız. Hesap vermeye yanaşmaz, şeffaflığı tümüyle rafa kaldırırız. İşe alımlarda liyakat değil, adamcılık, yakınlık ya da tümüyle partizanlık devreye girer. Oysa ki vatandaş, evindeki tamiratı yaptırmak için bile ustanın iyisini arar. İşi muhakkak ehline vermek için özel çaba göstermelidir ve işin asıl sahibinin kendisi olduğunu asla unutmamalıdır" iddiasında bulundu.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak'tan CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na deprem bütçesi tepkisi!Son dakika: CHP'li İBB'den akıllara durgunluk veren hareket! Reina'nın eski sahibi 'rica' etti onlar yıktı

Son dakika: Büyüyen tehlikenin adı: LGBT! Anne babalar dikkat! Topluma eşcinselliği dayatıyorlar

Giriş Tarihi: 15.02.2021  09:50 Güncelleme Tarihi: 15.02.2021 09:58

Gençliği ve nesli bozmak için başlatılan LGBT akımı, Boğaziçi Üniversitesi provokasyonlarında kendini bir kez daha gösterdi. Üniversitedeki olaylarda İslam dininin kırmızı çizgilerine yapılan alçak saldırılar, eşcinsel aktivitelerin yaptığı dayatmayı bir kez daha gündeme getirdi. Gerek film ve dizilerle, gerek Youtuber'lar tarafından çekilen kısa videolarla ve son olarak Taksim ve Boğaziçi eylemlerinde LGBT akımı normalleşmenin de ötesine gidilerek topluma dayatılmaya çalışıldı. Peki bu akımın amacı ne? İşte uzman isimden konuya dair kritik tespitler...

Sabah

BU ALBÜMÜ PAYLAŞ

Boğaziçi Üniversitesi eylemleri sırasında LGBT kulubünün kutsala yaptığı saygısızlık, eşcinsel aktivitelerin yaptığı dayatmayı bir kez daha gündeme getirdi. Toplum içinde normalleştirmenin de ötesine geçerek özendirilmeye çalışıldığı iddia edilen bu akımın amacı nedir? Neden dünya ile eşzamanlı olarak Türkiye'de de faaliyetlerini hızlandırdı? Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Ürolog "İnterseks ve Eşcinsel" kitabının yazarı Prof. Dr. Kadir Bayraktar konuya dair önemli tespitleri...

GALERİ DEVAM EDİYOR

EŞCİNSELLİĞİN DOĞUŞTAN GELDİĞİ KANITLANMADI

Bu konu gerçekten de son zamanlarda sık tartışılan bir konu haline geldi. Eşcinsellik kesinlikle doğuştan gelen, genetik olan bir durum değil. Eşcinselliğin genetik olduğunu gösteren hiçbir kanıt yoktur. Aksine eşcinselliğin genetik olmadığı özellikle son yıllarda yapılan genetik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Nitekim bu konuda bugüne kadar yapılan en kapsamlı çalışma 2019'da yayınlandı; Amerika, İngiltere ve Kanada merkezli bir çalışma ile yaklaşık 500 bin bireyin genetik materyali ve cinsel yönelimi incelendi ve eşcinsellik geninin bulunmadığı, daha doğrusu eşcinselliğin genetik olmadığı gösterildi. Nitekim bu çalışmadan sonra LGBT lobisi bile bu iddiayı terk etti. Aama ne hikmetse bazı çevreler hala bunu dile getiriyor.

CİNSEL KARMAŞA 1-6 YAŞTA BAŞLIYOR

Cinsel kimlik için kritik dönem 1-6 yaştır. Anne babalar telkin yolu ile hatalı mesajlar verince çocuk kimlik karmaşasına giriyor ve yolculuk böyle başlıyor. Yani erkek çocuk babasını modelleyemezse, örneğin babasından nefret ederse erkek olmak istemiyor, maskülenliği reddediyor, feminen alana sığınıyor. Kız çocuk annesini modelleyemezse annesi çok ezilen, itilen, kakılan, sinik bir model ise veya babası çok zalim ise, annesine zulmediyorsa annesi gibi bir kadın olmak istemediği için bir koruma mekanizması olarak kadın olmayı reddediyor, maskülen yapıya özeniyor. Veya oğlan çocuk isteyen bir baba kız doğunca hayal kırıklığı yaşıyor ve bunu kızına hissettiriyor, kız çocuk babasının sevgisini kazanmak için erkek olmak istiyor.

ERGENLİK DÖNEMİNDE DALGALANMA OLABİLİR

Anne baba hatalı mesaj veriyor ve çocuk bir yol haritası çiziyor kendine. Cinsel kimlik karmaşası böyle başlıyor işte ve ergenlik öncesi dönemde müdahale edilmez, düzeltilmezse de sorun kalıcı hale geliyor. Kritik dönem 1-6 yaştır ama ergenlik dönemine kadar devam eder bu süreç, hatta ergenlik döneminde de dalgalanmalar olabilir. Ve nihayetinde 18-21 yaş geç ergenlik döneminde de perçinlenir. Her çocuk anne veya babasını modelleyerek cinsel kimlik geliştirir. bu süreçte bir aksama olunca işte risk artıyor.

CİNSEL KİMLİK BOZUKLUKLARI TEDAVİ EDİLEBİLİR

Evet bu konuda ciddi problemler var. Şöyle ki; 18 yaş öncesindeki cinsel kimlik bozuklukları tedavi ediliyor. Çünkü bunlar eşcinsellik olarak kabul edilmiyor. Cinsel Kimlik Hoşnutsuzluğu deniyor bunlara. Ama 18 yaşından sonra eşcinsellik kalıcı hale gelince ancak birey isterse tedavi yapılabilir. Aksi halde yapılamaz.

Bu zaten etik de olmaz başarılı da olmaz. Ama biz şunu da biliyoruz ki eşcinsel dürtülerinden rahatsız olan ve bu dürtülerinden kurtulmak isteyen ve hatta bu nedenle ilave psikolojik sorunlar yaşayan bir çok insan var ve bunlar tedavi talep ediyorlar. Ama ne yazık ki gidebilecekleri çok fazla bir kapı yok. Çünkü güncel psikiyatri çevreleri bu işe sıcak bakmıyorlar. Aslında bu da bir tür homofobi, çünkü bu bireyleri sağlığa erişim hakkı engelleniyor.

LGBT'DE HETEROSEKSÜELLERİ KÜÇÜMSEYEN SALDIRGAN BİR DİL

Evet son yıllarda artan bir LGBT aktivitesi var, bu dikkat çekici. Ama aslında bu bütün dünyada var olan bir durum, bu biraz da etki-tepki meselesi, aslında ajitasyon ve hatta heteroseksüel bireyleri küçümsemek ve onlarla çatışmayı umarak planlı karşılaşmalar örgütlemek gibi taşkınlıklar yapmak eşcinselliğin doğasında var olan bir durum. Bir tarafta eşcinsel bireylerin neredeyse sağlık, yaşam ve hukuk hakkını yani temel insan haklarını bile düşünmeyen, onlara şiddeti makul gören aşırı bir uç var. Diğer tarafta da eşcinselliği adeta norm olarak dayatan, homoseksüelliğin norm olmadığını söyleyenlere de homofobik damgasını vuran başka bir aşırı uç var. İşte LGBT aktivitesi bu aşırı ucu temsil ediyor. İki aşırı uç da tehlikeli, bunları terk etmek lazım.

LGBT AKTİVİTELERİNE HAYIR

Bu söylediğiniz nokta o kadar önemli ki, işin odak noktası. Çünkü LGBT aktivitesi bu durumu istismar ediyor. Buna izin vermemek lazım. Bireylerin temel hakları, yaşam, sağlık, hukuk gibi hakları güvence altına alınmalı, bunu istismar eden ve haddini aşan LGBT aktivitesi de yasaklanmalıdır. Yani bireylerin hakları ile LGBT aktivitesini ayırt etmek lazım. LGBT aktiviteleri eşcinselliği dayatıyor. Bu çok önemli bir nokta.

LGBT'YE EKLENEN "i" NİN EŞCİNSELLİKLE ALAKASI YOK

Evet bu "İ" ifadesi interseks demek. Bunun diğer hermafrodit. Ve bunun eşcinsellikle hiçbir bağlantısı yok. İnterseks tamamen doğuştan gelen anatomik bir bozukluktur, cinsel organların yeterince gelişememesi durumudur. Yani tamamen fiziksel bir bozukluk, nasıl bir bebeğin kolu yeterince gelişmez veya damağı yarık olur, veya kalbinde delik olur gibi doğuştan gelişme problemleri yani… İşte aynı bu şekilde interskste de cinsel organlar tam gelişemiyor, bu bazen iç cinsel organlarda bazen dış cinsel organlar bazen her ikisinde görülebiliyor. Bunun eşcinsellikle hiçbir bağlantısı yok ama maalesef LGBT aktivitesi bu "İ" harfini de buraya dahil ederek bunları da istismar etmeye başladı.

AİLELER ERKEN EVREDE DİKKATLİ OLMALI

Aileler erken evreden itibaren dikkatli olmalı. Burada kritik rol anne babanın, bireyi eşcinselliğe sürükleyen ağırlıklı olarak anne veya baba oluyor, ne yazık ki. Bunu bilelim

Eşcinsellikten nefret eden ama farkında olmadan çocuğunu eşcinselliğe iten yığınla anne-baba tanıyorum. Ama anne balar bunları bilmiyor maalesef. Tabii bu konular uzun, benim interseks konusu da dahil bu konuları anlattığım ''İnterseks-Hermafrodit ve Eşcinsel'' isimli bir kitabım var okumalarını tavsiye ederim.

Bayraktar: LGBT aktivitesi topluma eşcinselliği dayatıyor

Son dakika haberi: Yıllardır bilimsel olarak eşcinsellik üzerinde çalışmalar yapan “İnterseks ve Eşcinsel” kitabının yazarı  Öğretim Üyesi Ürolog Prof. Dr. Zeki Bayraktar ile ailelerin korkulu rüyası eşcinsellik ve Boğaziçi eylemlerinde tekrar kendisini gösteren LGBT aktivitelerini konuştuk. Bayraktar konuyla ilgili çok önemli tespitlerde bulunurken toplum ve aile yapısına ilişkin kritik son dakika açıklamalarına yer verdi. İşte LGBT aktiviteleri ve bu propagandanın doğurduğu sonuçlar...

Son dakika haberi: Boğaziçi Üniversitesi eylemleri sırasında LGBT kulubünün kutsala yaptığı saygısızlık, eşcinsel aktivitelerin yaptığı dayatmayı bir kez daha gündeme getirdi. Toplum içinde normalleştirmenin de ötesine geçerek özendirilmeye çalışıldığı iddia edilen bu akımın amacı nedir? Neden dünya ile eşzamanlı olarak Türkiye'de de faaliyetlerini hızlandırdı? Yıllardır bu konuda önemli çalışmalara imza atan Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Ürolog "İnterseks ve Eşcinsel" kitabının yazarı Prof. Dr. Kadir Bayraktar ile eşcinselliği ve hızla yükselen LGBT aktivitelerini konuştuk. İşte kritik tespit ve son dakika uyarılarından bazı başlıklar:

EŞCİNSELLİĞİN DOĞUŞTAN GELDİĞİ KANITLANMADI

Bu konu gerçekten de son zamanlarda sık tartışılan bir konu haline geldi. Eşcinsellik kesinlikle doğuştan gelen, genetik olan bir durum değil. Eşcinselliğin genetik olduğunu gösteren hiçbir kanıt yoktur. Aksine eşcinselliğin genetik olmadığı özellikle son yıllarda yapılan genetik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Nitekim bu konuda bugüne kadar yapılan en kapsamlı çalışma 2019'da yayınlandı; Amerika, İngiltere ve Kanada merkezli bir çalışma ile yaklaşık 500 bin bireyin genetik materyali ve cinsel yönelimi incelendi ve eşcinsellik geninin bulunmadığı, daha doğrusu eşcinselliğin genetik olmadığı gösterildi. Nitekim bu çalışmadan sonra LGBT lobisi bile bu iddiayı terk etti. Aama ne hikmetse bazı çevreler hala bunu dile getiriyor.

CİNSEL KARMAŞA 1-6 YAŞTA BAŞLIYOR

Cinsel kimlik için kritik dönem 1-6 yaştır. Anne babalar telkin yolu ile hatalı mesajlar verince çocuk kimlik karmaşasına giriyor ve yolculuk böyle başlıyor. Yani erkek çocuk babasını modelleyemezse, örneğin babasından nefret ederse erkek olmak istemiyor, maskülenliği reddediyor, feminen alana sığınıyor. Kız çocuk annesini modelleyemezse annesi çok ezilen, itilen, kakılan, sinik bir model ise veya babası çok zalim ise, annesine zulmediyorsa annesi gibi bir kadın olmak istemediği için bir koruma mekanizması olarak kadın olmayı reddediyor, maskülen yapıya özeniyor. Veya oğlan çocuk isteyen bir baba kız doğunca hayal kırıklığı yaşıyor ve bunu kızına hissettiriyor, kız çocuk babasının sevgisini kazanmak için erkek olmak istiyor.

ERGENLİK DÖNEMİNDE DALGALANMA OLABİLİR

Anne baba hatalı mesaj veriyor ve çocuk bir yol haritası çiziyor kendine. Cinsel kimlik karmaşası böyle başlıyor işte ve ergenlik öncesi dönemde müdahale edilmez, düzeltilmezse de sorun kalıcı hale geliyor. Kritik dönem 1-6 yaştır ama ergenlik dönemine kadar devam eder bu süreç, hatta ergenlik döneminde de dalgalanmalar olabilir. Ve nihayetinde 18-21 yaş geç ergenlik döneminde de perçinlenir. Her çocuk anne veya babasını modelleyerek cinsel kimlik geliştirir. bu süreçte bir aksama olunca işte risk artıyor.

CİNSEL KİMLİK BOZUKLUKLARI TEDAVİ EDİLEBİLİR

Evet bu konuda ciddi problemler var. Şöyle ki; 18 yaş öncesindeki cinsel kimlik bozuklukları tedavi ediliyor. Çünkü bunlar eşcinsellik olarak kabul edilmiyor. Cinsel Kimlik Hoşnutsuzluğu deniyor bunlara. Ama 18 yaşından sonra eşcinsellik kalıcı hale gelince ancak birey isterse tedavi yapılabilir. Aksi halde yapılamaz.

Bu zaten etik de olmaz başarılı da olmaz. Ama biz şunu da biliyoruz ki eşcinsel dürtülerinden rahatsız olan ve bu dürtülerinden kurtulmak isteyen ve hatta bu nedenle ilave psikolojik sorunlar yaşayan bir çok insan var ve bunlar tedavi talep ediyorlar. Ama ne yazık ki gidebilecekleri çok fazla bir kapı yok. Çünkü güncel psikiyatri çevreleri bu işe sıcak bakmıyorlar. Aslında bu da bir tür homofobi, çünkü bu bireyleri sağlığa erişim hakkı engelleniyor.

LGBT'DE HETEROSEKSÜELLERİ KÜÇÜMSEYEN SALDIRGAN BİR DİL

Evet son yıllarda artan bir LGBT aktivitesi var, bu dikkat çekici. Ama aslında bu bütün dünyada var olan bir durum, bu biraz da etki-tepki meselesi, aslında ajitasyon ve hatta heteroseksüel bireyleri küçümsemek ve onlarla çatışmayı umarak planlı karşılaşmalar örgütlemek gibi taşkınlıklar yapmak eşcinselliğin doğasında var olan bir durum. Bir tarafta eşcinsel bireylerin neredeyse sağlık, yaşam ve hukuk hakkını yani temel insan haklarını bile düşünmeyen, onlara şiddeti makul gören aşırı bir uç var. Diğer tarafta da eşcinselliği adeta norm olarak dayatan, homoseksüelliğin norm olmadığını söyleyenlere de homofobik damgasını vuran başka bir aşırı uç var. İşte LGBT aktivitesi bu aşırı ucu temsil ediyor. İki aşırı uç da tehlikeli, bunları terk etmek lazım.

EŞCİNSEL HAKLARINA EVET LGBT AKTİVİTELERİNE HAYIR

Bu söylediğiniz nokta o kadar önemli ki, işin odak noktası. Çünkü LGBT aktivitesi bu durumu istismar ediyor. Buna izin vermemek lazım. Bireylerin temel hakları, yaşam, sağlık, hukuk gibi hakları güvence altına alınmalı, bunu istismar eden ve haddini aşan LGBT aktivitesi de yasaklanmalıdır. Yani bireylerin hakları ile LGBT aktivitesini ayırt etmek lazım. LGBT aktiviteleri eşcinselliği dayatıyor. Bu çok önemli bir nokta.

LGBT'YE EKLENEN "i" NİN EŞCİNSELLİKLE ALAKASI YOK

Evet bu "İ" ifadesi interseks demek. Bunun diğer hermafrodit. Ve bunun eşcinsellikle hiçbir bağlantısı yok. İnterseks tamamen doğuştan gelen anatomik bir bozukluktur, cinsel organların yeterince gelişememesi durumudur. Yani tamamen fiziksel bir bozukluk, nasıl bir bebeğin kolu yeterince gelişmez veya damağı yarık olur, veya kalbinde delik olur gibi doğuştan gelişme problemleri yani… İşte aynı bu şekilde interskste de cinsel organlar tam gelişemiyor, bu bazen iç cinsel organlarda bazen dış cinsel organlar bazen her ikisinde görülebiliyor. Bunun eşcinsellikle hiçbir bağlantısı yok ama maalesef LGBT aktivitesi bu "İ" harfini de buraya dahil ederek bunları da istismar etmeye başladı.

AİLELER ERKEN EVREDE DİKKATLİ OLMALI

Aileler erken evreden itibaren dikkatli olmalı. Burada kritik rol anne babanın, bireyi eşcinselliğe sürükleyen ağırlıklı olarak anne veya baba oluyor, ne yazık ki. Bunu bilelim.

Eşcinsellikten nefret eden ama farkında olmadan çocuğunu eşcinselliğe iten yığınla anne-baba tanıyorum. Ama anne balar bunları bilmiyor maalesef. Tabii bu konular uzun, benim interseks konusu da dahil bu konuları anlattığım ''İnterseks-Hermafrodit ve Eşcinsel'' isimli bir kitabım var okumalarını tavsiye ederim.

Günün Diğer Haberleri