CHP'li Gürsel Tekin: HDP'liler neden bakanlık yapmasın?
Giriş Tarihi: 17.05.2021 11:03 Güncelleme Tarihi: 17.05.2021 11:24
CHP’li eski milletvekili Dursun Çiçek’in "Cumhurbaşkanlığı seçimleri 2’inci tura kalırsa HDP’ye bakanlık vaat edilebilir" yönündeki açıklamalarına CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’den destek geldi. "HDP’liler neden bakanlık yapmasın?" diyen Gürsel Tekin, iktidar olmaları halinde terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısı olan HDP’lilere bakanlık verebileceklerini söyledi.
Cumhuriyet Halk Parti'li (CHP) eski milletvekili Dursun Çiçek, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin "2'inci turda HDP'ye bakanlık vaat edilebilir.
Sicili temiz, İYİ Parti ve diğer milliyetçi kesimin, kimsenin itiraz edemeyeceği, PKK ile bağlantısı olmayan biri 2. tur için vaat edilebilir" açıklamasında bulunarak Millet İttifakı'nın kapalı kapılar ardındaki pazarlığını deşifre etmişti.
CHP'Lİ TEKİN'DEN ÇİÇEK'E DESTEK
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin'e, Çiçek'in bu sözleri hatırlatılarak, iktidar olmaları halinde HDP'ye bakanlık verilip verilmeyeceğine dair bir soru yöneltildi.
"NEDEN BAKANLIK YAPMASINLAR?"
Bu soruya "TBMM yasama organı, burada başkan vekilliği yapan bir insan neden bakanlık yapmasın?" cevabını veren Tekin, HDP'lilere bakanlık verebileceklerini ifade etti.
İşte 'Millet İttifakı' gerçeği! CHP itiraf etti: HDP'ye bakanlık veririz
Giriş Tarihi: 17.05.2021 08:32 Güncelleme Tarihi: 17.05.2021 08:43
HDP'nin müttefiki CHP'li Dursun Çiçek, son zamanlarda muhalefet yandaşı gazeteciler tarafından sıkça dile getirilen bir projeyi televizyonda açıkça anlattı. Çiçek, Millet İttifakı'nın seçimi kazanması halinde HDP'ye bazı bakanlıklar verilebileceğini söyledi. Sabah Gazetesi yazarı Hasan Basri Yalçın, bugünkü köşesinde konuya ilişkin "Erdoğan kaybetsin diye şeytanla bile ittifak edecek hale geldiler." derken yine Sabah Gazetesi yazarı Melih Altınok ise HDP'ye verilebilecek bakanlıklara ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu.
Sabah Gazetesi yazarı Hasan Basri Yalçın'ın konuya iişkin yazısı şöyle:
Nefretten gözü dönmüşlere laf anlatmak mümkün olmuyor. Ve insan ülkemizde nefret siyasetine dayananların geldiği noktaya bakınca hayretler içinde kalıyor.
Korkunç bir fotoğrafla karşı karşıyayız. Kendini sözüm ona milliyetçi diye tarif edenler hiç çekinmeden PKK'nın uzantısı HDP ile ortaklığı savunabiliyor. Erdoğan kaybetsin diye şeytanla bile ittifak edecek hale geldiler.
40 yıldır mücadele ettiğimiz bir terör örgütünün siyasi uzantısı bir partinin hükümete girmesinde bir sorun yokmuş.
Şaşırmadım. Bu noktaya geleceklerini biliyordum. Ama ne bileyim. Bunu bu kadar net duyunca ülkemin geleceği adına endişelendim. Israrla tekrar sordum. Aynı cevabı aldım. Çok normalmiş.
Dikkat ederseniz ne istediklerini de bildikleri yok. Sadece ne istemediklerini biliyorlar. Zaten o ruhunu şeytana satan film karakterinin de durumu böyle değil midir? Nefret onun da gözünü kör etmiştir.
Topluma kör bir karanlık vaat ediyorlar.
Düşünsenize Türkiye'nin terörle mücadelesi ne hale gelir? Bu fantastik filmi uzun süredir seyrettiğimiz için farkına varmıyor olabiliriz ama ufak bir karşılaştırma yapmanızı tavsiye ederim. Mesela Amerika'da kabineye DEAŞ'lı bir bakan alındığını düşünün. Saçma geldi değil mi? Ama Türkiye'de muhalefer sayesinde biz bunları konuşur olduk maalesef.
Belki HDP'li birini savunma bakanı veya içişleri bakanı yapmayı düşünüyor olabilirler. Artık daha açık konuşmaya başladıklarına göre yakında onu da duyabiliriz. Şaşırmayın. Bu işin varacağı yer zaten burasıydı. İçinizi bir ürperti sarabilir ama şaşırmaya gerek yok. Kılıçdaroğlu da PYD'yi terör örgütü olarak görmediğini zaten söylüyordu. Yakında PKK'ya dair de benzer açıklamalar duyabiliriz.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
Sabah Gazetesi yazarı Melih Altınok'un yazısı şöyle:
HDP'YE HANGİ BAKANLIK EN ÇOK YAKIŞIR?
CHP'li Dursun Çiçek, son zamanlarda muhalefet yandaşı gazeteciler tarafından sıkça dile getirilen bir projeyi televizyonda açıkça anlattı.
Millet İttifakı'nın seçimi kazanması halinde HDP'ye bazı bakanlıklar verilebileceğini söyledi.
Peki niye bakanlık? Neden HDP'ye de Millet İttifakı'nın öz evlatları İyi Parti ve Saadet Partisi gibi Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı falan verilmiyormuş dersiniz?
Bunun cevabını da HDP'liler versin.
Onlar düşünürken gelin biz HDP'ye hangi Bakanlığın daha çok yakışacağını bulamaya çalışalım.
Hayır Milli Savunma, İçişleri Bakanlığı, Adalet ya da Milli Eğitim... diye espri yapmayın lütfen. "Seçmenin bu kadarını da yemeyeceğini" CHP'liler de kabul ediyor.
Dursun Beyin, "iyi niyetle aranırsa içlerinde mutlaka teröre bulaşmamış bir iki isim bulanabilir" diye hatırlaması da bu yüzden zaten.
Hayır, Hazine de olmaz... O makam Ali Babacan'a ayrılmış durumda.
Dışişleri mi?
Gerçi Kılıçdaroğlu Dışişleri bakanlığı dönemindeki performansını "çapsız" diye özetlemişti ama önemi yok... Davutoğlu ne güne duruyor?
Duyduğuma göre Demirtaş'ın gönlünden Kültür Bakanlığı geçiyormuş... Saz çalıyor, öykü yazıyor, resim yapıyor ya.
Turizmi de ayırıp sırtını YPG'ye dayayan Figen Yüksekdağ'a verdiniz mi, Türk solunun gönlü tamamdır.
Gelecek sezona kalmaz Çeşmeyi Bodrum'u hendek truizmine açarlar.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
Karabağ savaşı Türkiye'yi gözde yaptı! ABD Türkiye'den alımları artırdı
Giriş Tarihi: 06.05.2021 12:07 Güncelleme Tarihi: 06.05.2021 12:11
Dağlık Karabağ savaşının gidişatını kökünden değiştiren ve Azerbaycan'a 44 günde zaferi getiren Türk üretimi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) dünya çapında yol açtığı yankı büyüyor. ABD'den Ukrayna'ya birçok ülkede ses getiren Bayraktar TB2 SİHA'lar bu kez Almanya'yı sarstı. Almanya Savunma Bakanı, "Dağlık Karabağ'da tarihin ilk SİHA savaşı yaşandı. SİHA’lar, bombardımanlarla savaşın seyrini değiştirdi. Sonuçları, kaybeden taraf için çok ağır oldu" derken, ordunun SİHA talebinin karşılanmaması büyük bir krize yol açtı.
BU ALBÜMÜ PAYLAŞ
Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerinden derlediği bilgiye göre, ülkenin nisan ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 109 artışla 18,8 milyar dolar oldu.
GALERİ DEVAM EDİYOR
Bu tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti. Ocak-nisan döneminde ise Türkiye'nin ihracatı 68,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Söz konusu dönemde Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayi ürünü ihracatının aylar itibarıyla düzenli arttığı görüldü.
Sektörde ocakta 166 milyon 997 bin dolar, şubatta 233 milyon 225 bin dolar, martta 246 milyon 973 bin dolar ve nisanda 302 milyon 549 bin dolarlık ihracat yapıldı.
Böylece savunma ve havacılık sanayi ürünü ihracatı, yılın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47,7 artışla 949 milyon 744 bin dolar oldu. Geçen yılın ilk 4 ayında söz konusu sektörde 642 milyon 870 bin dolarlık ihracat gerçekleştirilmişti.
Savunma ve havacılık sanayi sektöründen yapılan ihracatın ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, ABD'nin ilk sırada yer aldığı görüldü.
Ocak-nisan döneminde bu alanda ABD'ye yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56 artarak 386 milyon 113 bin dolara ulaştı.
AZERBAYCAN'A SEKTÖRÜN İHRACATI YÜZDE 1234 ARTTI
Söz konusu dönemde ABD'nin ardından 117 milyon 315 bin dolarlık dış satım yapılan Azerbaycan ikinci sırayı aldı. Geçen yıl Karabağ Savaşı'nda Azerbaycan'ın topraklarını Ermenistan işgalinden kurtardığı harekat esnasında Türkiye'nin ürettiği silahlı ve silahsız insansız hava araçları etkili rol oynamıştı.
Türkiye'nin Azerbaycan'a yılın 4 ayında yaptığı savunma ve havacılık sanayi ihracatı, geçen yılın ocak-nisan dönemine göre yüzde 1234 arttı. Geçen yılın aynı döneminde bu ülkeye 8 milyon 795 bin dolarlık ihracat yapılmıştı.
Bu ülkelerin ardından söz konusu ihracatta 90 milyon 299 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri, 57 milyon 827 bin dolarla Bangladeş ve 50 milyon 14 bin dolarla Almanya sıralandı.
SEKTÖRÜN İHRACATINDA İSTANBUL ZİRVEDE
İstanbul, ocak-nisan döneminde en fazla savunma ve havacılık sanayi ürünü ihracatı gerçekleştiren il olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde kentten ihracat yıllık bazda yüzde 86,8 artarak 387 milyon 547 bin dolara çıktı.
Bu ili 204 milyon 490 bin dolarla Ankara, 131 milyon 732 bin dolarla Konya, 88 milyon 739 bin dolarla Eskişehir, 39 milyon 663 bin dolarla İzmir takip etti.
Karabağ savaşı Türkiye'yi gözde yaptı! ABD Türkiye'den alımları artırdı
Alman basınından SİHA'lar için övgü dolu sözler: Ambargo yüzünden havada süper güç oldu!
Türkiye’nin yerli ve milli gururu SİHA’lar dünya gündeminde hala en çok konuşulanlar arasında yer alıyor. Özellikle son olarak Dağlık Karabağ’daki başarısıyla dünyanın gözdesi haline gelen SİHA’lara bir övgü daha geldi. Jungle Welt isimli gazetedeki analizde, "Batı Ankara'ya ambargo uyguladı, onlarda daha iyisini yaptı. Havada süper güç oldular" denildi.
Türkiye'nin geliştirdiği silahlı ve insansız hava araçları, Almanya'yı karıştırmış durumda. Türk SİHA'larının Dağlık Karabağ'daki başarısından sonra, Almanya'da Savunma Bakanlığı başta olmak üzere hükümet, partiler, partilerin savunma uzmanlarının tek konusu Türk SİHA ve İHA'ları oldu.
Her parti, Almanya Savunma Bakanlığı'na "SİHA ve İHA'lara karşı ne yapıyorsunuz? Bütçeniz nedir? Çalışmalarınız nedir?" sorularını yöneltti. Savunma Bakanlığı, Liberal Parti'nin (FDP) soru önergesine, "Bunların öneminin farkındayız" cevabını verdi ama bir bütçeleri olmadığını da belirtti.
Bu açıklamanın üzerine FDP Savunma Komitesi Başkanı Alexander Müller de "Bu cevap, SİHA ve İHA'lara karşı askerlerimizi ve kendimizi savunmada muazzam bir boşluk olduğunu gösteriyor" diyerek, savunma bütçesinin genişlemesine engel olarak gördüğü Sosyal Demokrat Parti'ye bayrak açtı.
JUNGE WELT GAZETESİ: SÜPER GÜÇ OLDU
Almanya'da bu tartışmalar sürerken, ülkenin sol görüşlü etkili yayın organlarından Junge Welt gazetesi, "Türkiye süper güç oldu" manşetini attı. Gazete, bu duruma gerekçe olarak "batının uyguladığı ambargoları" gösterdi.
Junge Welt, "Her şey gayri resmi boykotla başladı. 2016 yılında Türkiye, NATO'dan savaş İHA'ları almak istedi. Ancak ABD ve İsrail, bunları tedarike etmedi. Sonra Türk firmaları işe koyuldu ve TAI-Anka ile Bayraktar İHA'ları, uluslararası sektörün en gelişmiş ürünleri oldu. Türkiye, bugün ambargo koyanlara minnettar" diye yazdı.
"TÜRKİYE BELİRLEYİCİ BİR ROL ÜSTLENDİ"
Gazete, Türk ve İsrail İHA'larının Dağlık Karabağ Savaşı'nda belirleyici rol oynadığına değinerek, "Burada sadece bir savaş için silah üretme ve teslim etme yeteneği değil, aynı zamanda askeri açıdan umut verici bir şekilde kullanma yeteneği de görüldü. Bu da Ankara'ya bölgesel ortamda belirleyici ve gerçek güç artışı sağladı" yorumunu yaptı.
Gazete, ilk başta ROKETSAN'ın bazı savaş başlıklarını Almanya'dan aldığı, ancak sonra da kendisinin üretme kapasitesinin olduğunun görüldüğünü de iddia etti.
TÜRK SİHA'LARININ TEMELİ "CL-89" İDDİASI
Bu gelişmeler olurken, "NetzPolitik" isimli yayın organı da ilginç bir iddia öne sürdü. Türkiye'nin ürettiği SİHA ve İHA'ları çok geniş şekilde işleyen haber portalı, "1972'den itibaren Almanya'da roket gibi fırlatılan İHA'lar, CL-89'lar vardı.
Bu birinci nesil insansız hava araçları Türkiye'ye ihraç edildi ve 1994'te Türk personel eğitildi. Çok sayıda kaza nedeniyle bu sistem devre dışı bırakıldı. Ancak Türkiye'nin SİHA ve İHA keşif programının da temelini oluşturdu" diye yazdı.
Alman gazetesi Junge Welt: Türkiye SİHA konusunda bizim ambargomuz yüzünden süper güç oldu
Son dakika.. Almanya: Türkiye tarihin ilk SİHA savaşını kazandı
Dağlık Karabağ savaşının gidişatını kökünden değiştiren ve Azerbaycan'a 44 günde zaferi getiren Türk üretimi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) dünya çapında yol açtığı yankı büyüyor. ABD'den Ukrayna'ya birçok ülkede ses getiren Bayraktar TB2 SİHA'lar bu kez Almanya'yı sarstı. Almanya Savunma Bakanı, "Dağlık Karabağ'da tarihin ilk SİHA savaşı yaşandı. SİHA’lar, bombardımanlarla savaşın seyrini değiştirdi. Sonuçları, kaybeden taraf için çok ağır oldu" derken, ordunun SİHA talebinin karşılanmaması büyük bir krize yol açtı.
Amerika'nın Sesi'nin haberine göre, Ermenistan'a diz çöktüren ve yaklaşık 30 yıldır işgal altında tuttuğu topraklardan çekilmesine yol açan SİHA’lar, Almanya'da siyaset, ordu ve medyada bir numaralı gündem oldu.
5"Karabağ’da, tarihin ilk SİHA savaşı yaşandı. SİHA’lar, bombardımanlarla savaşın seyrini değiştirdi. Sonuçları, kaybeden taraf için çok ağır oldu."
Almanya Genelkurmay Başkanı Eberhard Zorn ise, SİHA’ların, yurtdışında değişik misyonlarda görev yapan Alman askerlerin korunması açısından gerekli olduğunu belirtti ve "Alman ordusu olarak SİHA'ları kendi savunmamız ve kendimizi korumak için kullanmak istiyoruz" dedi.
Bayraktar TB2'ler Ermenistan'ın kullandığı Rus Pantsir hava savunma sistemlerini Dağlık Karabağ'da yok etti. Amerikan Washington Post gazetesinin 'Türkiye'nin sınır dışındaki askeri eylemleri, kendi ürettiği silahlı insansız hava araçlarından güç alıyor' başlıklı haberinin ardından Avrupa'dan da övgüler yükseldi.
ABD'li yayın devi Bloomberg'deki yazı ise bir kez daha dünyanın dikkatini SİHA'lara çekti. Leonerd Berschitsky imzalı yazı, Türkiye'nin başı çektiği İHA ve SİHA teknolojisinin şu anda oynadığı rolü ve geleceği nasıl değiştireceğini gözler önüne seriyor. Yazıda şunlar kaydedildi:
Ukrayna medyası Kırım'daki Rus hedeflerinin izlenmesinın yanı sıra Bayraktar TB2'lerin kullanımıyla Donbas'taki tablonun değişebileceğini yazıyor.
Video Player
00:00 | 00:00
Use Up/Down Arrow keys to increase or decrease volume.
Türkiye'nin geliştirdiği silahlı ve insansız hava araçları, Almanya'yı karıştırmış durumda. Türk SİHA'larının Dağlık Karabağ'daki başarısından sonra, Almanya'da Savunma Bakanlığı başta olmak üzere hükümet, partiler, partilerin savunma uzmanlarının tek konusu Türk SİHA ve İHA'ları oldu.
"BU SİHA'LARA KARŞI NE YAPABİLİRİZ?"
Her parti, Almanya Savunma Bakanlığı'na "SİHA ve İHA'lara karşı ne yapıyorsunuz? Bütçeniz nedir? Çalışmalarınız nedir?" sorularını yöneltti. Savunma Bakanlığı, Liberal Parti'nin (FDP) soru önergesine, "Bunların öneminin farkındayız" cevabını verdi ama bir bütçeleri olmadığını da belirtti. Bu açıklamanın üzerine FDP Savunma Komitesi Başkanı Alexander Müller de "Bu cevap, SİHA ve İHA'lara karşı askerlerimizi ve kendimizi savunmada muazzam bir boşluk olduğunu gösteriyor" diyerek, savunma bütçesinin genişlemesine engel olarak gördüğü Sosyal Demokrat Parti'ye bayrak açtı.
Junge Welt, haberinde Türk SİHA'larına geniş yer ayırdı
JUNGE WELT GAZETESİ: SÜPER GÜÇ OLDU
Almanya'da bu tartışmalar sürerken, ülkenin sol görüşlü etkili yayın organlarından Junge Welt gazetesi, "Türkiye süper güç oldu" manşetini attı. Gazete, bu duruma gerekçe olarak "batının uyguladığı ambargoları" gösterdi.
Junge Welt, "Her şey gayri resmi boykotla başladı. 2016 yılında Türkiye, NATO'dan savaş İHA'ları almak istedi. Ancak ABD ve İsrail, bunları tedarike etmedi. Sonra Türk firmaları işe koyuldu ve TAI-Anka ile Bayraktar İHA'ları, uluslararası sektörün en gelişmiş ürünleri oldu. Türkiye, bugün ambargo koyanlara minnettar" diye yazdı.
"TÜRKİYE BELİRLEYİCİ BİR ROL ÜSTLENDİ"
Gazete, Türk ve İsrail İHA'larının Dağlık Karabağ Savaşı'nda belirleyici rol oynadığına değinerek, "Burada sadece bir savaş için silah üretme ve teslim etme yeteneği değil, aynı zamanda askeri açıdan umut verici bir şekilde kullanma yeteneği de görüldü. Bu da Ankara'ya bölgesel ortamda belirleyici ve gerçek güç artışı sağladı" yorumunu yaptı.
Gazete, ilk başta ROKETSAN'ın bazı savaş başlıklarını Almanya'dan aldığı, ancak sonra da kendisinin üretme kapasitesinin olduğunun görüldüğünü de iddia etti.
TÜRK SİHA'LARININ TEMELİ "CL-89" İDDİASI
Bu gelişmeler olurken, "NetzPolitik" isimli yayın organı da ilginç bir iddia öne sürdü. Türkiye'nin ürettiği SİHA ve İHA'ları çok geniş şekilde işleyen haber portalı, "1972'den itibaren Almanya'da roket gibi fırlatılan İHA'lar, CL-89'lar vardı. Bu birinci nesil insansız hava araçları Türkiye'ye ihraç edildi ve 1994'te Türk personel eğitildi. Çok sayıda kaza nedeniyle bu sistem devre dışı bırakıldı. Ancak Türkiye'nin SİHA ve İHA keşif programının da temelini oluşturdu" diye yazdı.