Başkan Erdoğan’dan Körfez hattında kritik diplomasi trafiği: Türkiye’den barış için diyalog çağrısı.
Giriş Tarihi: 01.03.2026 16:58 Son Güncelleme: 2.03.2026 01:21
Müdahale edilmezse çok ciddi neticeleri olur
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırılar sonrası yoğun bir telefon diplomasisi yürüttü. S. Arabistan Veliaht Prensi Muhammed b. Selman, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşen Erdoğan, müdahalede bulunulmaması halinde çatışmaların bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacağı endişesi taşıdığını belirtti.
Von der Leyen, Muhammed bin Selman, Al Sani, Es-Sabah, Trump, Al Nahyan
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasının ardından Ankara, yoğun diplomasi trafiği başlattı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gece ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Görüşmede İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı. Saldırıdan etkilenen ülkelerin liderleri ile de telefonda görüşen Erdoğan, önceki gece ilk olarak Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile konuştu. Saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ifade eden Erdoğan, Al Sani’den Katar’daki son duruma ilişkin bilgi aldı.
GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİNİ İLETTİ
Erdoğan, sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılar nedeniyle üzüntülerini belirten Erdoğan, Al Nahyan ile bölgedeki son durumu ele aldı.

SELMAN VE ŞEYH SABAH'LA DA GÖRÜŞTÜ
Görüşmelerine dün de devam eden Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Erdoğan, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ifade ederek son durumu değerlendirdi. Gerekli müdahalede bulunulmaması halinde çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacağı endişesi taşıdığını kaydeden Erdoğan, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi için ciddi emek sarf ettiğini, diplomasiye şans verilmesinin en akılcı yol olduğunu ifade etti.
Erdoğan, dün bir görüşme de Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile yaptı. Saldırılar nedeniyle üzüntülerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunların diplomasi ve müzakereler yoluyla çözülmesinin en akılcı seçenek olduğunu, Türkiye'nin barış ortamının süratle tesisi için elinden geleni yapmayı sürdüreceğini dile getirdi.
AB İLE YAKIN EŞ GÜDÜM SÜRMELİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra da Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile telefonda görüştü. Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin tüm tarafları diplomasiye ve müzakere zeminine dönüşe davet ettiğini, barış sürecine her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu belirtti. Erdoğan, bu süreçte Türkiye ile AB arasında yakın eş güdümün sürmesinin önemli olduğunu ifade etti.

DİYALOG MEKANİZMASI DEVREYE ALINSIN
Öte yandan, Türkiye’nin yürüttüğü telefon diplomasisinde, arabuluculuk rolü yinelendi. Edinilen bilgilere göre bölgede artan gerilimin sadece taraf ülkeleri değil geniş bir coğrafyayı tehdit ettiği, bu nedenle diyalog ve müzakere mekanizmalarının devreye alınması gerektiği iletildi.
Türkiye’nin “Savaşın kazananı olmaz” ilkesi ile hareket ettiği, kalıcı ve adil barıştan yana olduğu muhataplara iletildi. Bölgesel istikrarın devamı için tüm bölge ülkelerini kapsayan bir masa önerisinin de yapılan görüşmelerde gündeme geldiği öğrenildi.
Çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran lideri Ali Hamaney için taziye mesajı yayımladı. "Sayın Hamaney'e Cenabı Allah'tan rahmet, kardeş İran halkına başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Ankara-Washington hattında bölge diplomasisi: ABD Başkanı Trump ile Başkan Erdoğan görüştüABD Başkanı Donald Trump ile Başkan Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, İran ve Körfez bölgesindeki son gelişmeler ile bölgesel güvenlik başlıkları ele alındı.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölgedeki tansiyon yükselmeye devam ederken ABD Başkanı Donald Trump bölge ülkelerinin liderleriyle görüşmeye devam ediyor. Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderleri ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşen Trump, Birleşik Krallık, Kuveyt liderleri ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, "Başkan Trump az önce İngiltere, Kuveyt ve Türkiye liderleriyle görüştü" ifadelerine ye verildi.

ANKARA-WASHİNGTON ARASINDA STRATEJİK HAT
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Başkan Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştüğünü duyurdu.
Açıklamaya göre görüşmede, İran ve Körfez ülkelerinde yaşanan son gelişmeler ile bölgedeki güncel durum ele alındı. Liderlerin bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu bildirildi.

ABD-İsrail operasyonunun detayları ortaya çıktı: Hamaney nasıl deşifre oldu? İran’ın güvenlik çemberini böyle aştılar
Giriş Tarihi: 01.03.2026 16:58 Son Güncelleme: 2.03.2026 01:21

Hamaney nasıl öldürüldü: CIA'in İran'daki casus ağı sürpriz saldırıyı mümkün kıldı!
İran'ın dini lideri Ali Hamaney, ABD ve İsrail tarafından düzenlenen ortak hava saldırısında hayatını kaybetti. Sürpriz saldırı, Hamaney'i yakın takibe alan CIA'in ülkedeki casus ağından gelen istihbarat doğrultusunda planlandı. Saldırı, aylar süren hazırlığın ardından Hamaney'in üst düzey İranlı yetkililerle Tahran'daki yerleşkesinde toplantıda olduğu sırada gerçekleştirildi.
“Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü” ifadesini kullandı. 40 Komutan olmak üzere 48 kişi aynı anda şehit edildi.Hamaney’in “ABD istihbaratından” ve “gelişmiş takip sistemlerinden” kaçamadığını kaydeden Trump, “İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu” değerlendirmesini yaptı.
İran halkına da seslenen ABD Başkanı, “Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır” yorumunda bulundu. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun “artık savaşmak istemediğini” savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların “gerekli olduğu sürece” devam edeceğini belirtti.
İRAN DEVLET TELEVİZYONU: “İRAN İSLAM DEVRİMİ LİDERİ ŞEHADETE ULAŞTI”
İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmî tatil ilan etti."Erken zafer elde etme fırsatı yarattı"
ABD ve İsrail ise bu istihbarattan yararlanmak için saldırı planlaması gerçekleştirdi. Times'taki haberde, "Bu bilgi, iki ülke için kritik ve erken bir zafer elde etme fırsatı yarattı. Üst düzey İranlı yetkililerin ortadan kaldırılması ve Ayetullah Hamaney'in öldürülmesi" değerlendirmesine yer verildi.
"CIA, Hamaney'in pozisyonu hakkındaki istihbaratını İsrail'e iletti"Haberde, "İran'ın ruhani liderinin bu kadar hızlı bir şekilde ortadan kaldırılması, saldırı öncesinde ABD ve İsrail arasındaki yakın koordinasyon ve istihbarat paylaşımını ve özellikle geçen yılki 12 günlük savaşın ardından İran liderliği hakkında geliştirdikleri derin istihbaratı yansıtıyordu. Operasyon ayrıca, hem İsrail hem de ABD'nin savaşa hazırlandıklarına dair açık sinyaller gönderdiği bir dönemde İran liderlerinin kendilerini ifşa etmekten kaçınmak için yeterli önlemleri almada başarısız olduklarını da gösterdi. İstihbarat hakkında bilgi sahibi olan kişilere göre, CIA, Hamaney'in pozisyonu hakkında "yüksek doğruluk" sunan istihbaratını İsrail'e iletti" şeklindeki bilgi de paylaşıldı.
"Saldırının zamanlaması değiştirildi"İsmi açıklanmayan bir yetkilinin bilgilerine de yer verilen New York Times'taki haberde "Başlangıçta gece karanlığında bir saldırı düzenlemeyi planlayan ABD ve İsrail hükümetleri, Cumartesi sabahı Tahran'daki hükümet yerleşkesinde yapılacak toplantı hakkındaki bilgilerden yararlanmak için zamanlamayı değiştirme kararı aldı. Liderler, İran Cumhurbaşkanlığı, Yüksek Lider ve İran Ulusal Güvenlik Konseyi ofislerinin bulunduğu yerde bir araya gelecekti. İsrail, toplantıya İran'ın üst düzey savunma yetkililerinin de katılacağını belirlemişti; bunlar arasında İslam Devrim Muhafızları Başkomutanı Muhammed Pakpur, Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, Askeri Konsey Başkanı Amiral Ali Şamkhani, İslam Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Seyyed Majid Musavi, İstihbarat Bakan Yardımcısı Muhammed Şirazi ve diğerleri yer alıyordu" denildi.
Haberde, saldırının az sayıda uçak gerektirdiği de vurgulandı ve "ancak uçaklar uzun menzilli ve son derece isabetli mühimmatla donatılmıştı. Uçakların kalkışından iki saat beş dakika sonra, Tahran'da saat 09:40 civarında, uzun menzilli füzeler yerleşkeye isabet etti. Saldırı sırasında, İran'ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri yerleşkenin bir binasındaydı. Hamaney ise yakındaki başka bir binadaydı" ifadelerine yer verildi.ABD-İsrail operasyonunun detayları ortaya çıktı: Hamaney nasıl deşifre oldu?
İran’ın güvenlik çemberini böyle aştılar.
Hamaney’in “ABD istihbaratından” ve “gelişmiş takip sistemlerinden” kaçamadığını kaydeden Trump, “İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu” değerlendirmesini yaptı.
İran halkına da seslenen ABD Başkanı, “Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır” yorumunda bulundu. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun “artık savaşmak istemediğini” savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların “gerekli olduğu sürece” devam edeceğini belirtti.
İRAN DEVLET TELEVİZYONU: “İRAN İSLAM DEVRİMİ LİDERİ ŞEHADETE ULAŞTI”
İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmî tatil ilan etti.
"Erken zafer elde etme fırsatı yarattı"
ABD ve İsrail ise bu istihbarattan yararlanmak için saldırı planlaması gerçekleştirdi. Times'taki haberde, "Bu bilgi, iki ülke için kritik ve erken bir zafer elde etme fırsatı yarattı. Üst düzey İranlı yetkililerin ortadan kaldırılması ve Ayetullah Hamaney'in öldürülmesi" değerlendirmesine yer verildi.
"CIA, Hamaney'in pozisyonu hakkındaki istihbaratını İsrail'e iletti"Haberde, "İran'ın ruhani liderinin bu kadar hızlı bir şekilde ortadan kaldırılması, saldırı öncesinde ABD ve İsrail arasındaki yakın koordinasyon ve istihbarat paylaşımını ve özellikle geçen yılki 12 günlük savaşın ardından İran liderliği hakkında geliştirdikleri derin istihbaratı yansıtıyordu. Operasyon ayrıca, hem İsrail hem de ABD'nin savaşa hazırlandıklarına dair açık sinyaller gönderdiği bir dönemde İran liderlerinin kendilerini ifşa etmekten kaçınmak için yeterli önlemleri almada başarısız olduklarını da gösterdi. İstihbarat hakkında bilgi sahibi olan kişilere göre, CIA, Hamaney'in pozisyonu hakkında "yüksek doğruluk" sunan istihbaratını İsrail'e iletti" şeklindeki bilgi de paylaşıldı.
"Saldırının zamanlaması değiştirildi"
İsmi açıklanmayan bir yetkilinin bilgilerine de yer verilen New York Times'taki haberde "Başlangıçta gece karanlığında bir saldırı düzenlemeyi planlayan ABD ve İsrail hükümetleri, Cumartesi sabahı Tahran'daki hükümet yerleşkesinde yapılacak toplantı hakkındaki bilgilerden yararlanmak için zamanlamayı değiştirme kararı aldı. Liderler, İran Cumhurbaşkanlığı, Yüksek Lider ve İran Ulusal Güvenlik Konseyi ofislerinin bulunduğu yerde bir araya gelecekti. İsrail, toplantıya İran'ın üst düzey savunma yetkililerinin de katılacağını belirlemişti; bunlar arasında İslam Devrim Muhafızları Başkomutanı Muhammed Pakpur, Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, Askeri Konsey Başkanı Amiral Ali Şamkhani, İslam Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Seyyed Majid Musavi, İstihbarat Bakan Yardımcısı Muhammed Şirazi ve diğerleri yer alıyordu" denildi.
Haberde, saldırının az sayıda uçak gerektirdiği de vurgulandı ve "ancak uçaklar uzun menzilli ve son derece isabetli mühimmatla donatılmıştı. Uçakların kalkışından iki saat beş dakika sonra, Tahran'da saat 09:40 civarında, uzun menzilli füzeler yerleşkeye isabet etti. Saldırı sırasında, İran'ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri yerleşkenin bir binasındaydı. Hamaney ise yakındaki başka bir binadaydı" ifadelerine yer verildi.
ABD-İsrail operasyonunun detayları ortaya çıktı: Hamaney nasıl deşifre oldu?
İran’ın güvenlik çemberini böyle aştılar.
Aylar süren gizli takip, "yüksek doğruluklu" konum bilgisi ve son anda değiştirilen saldırı saati… ABD ile İsrail'in ortak operasyonunda İran'ın en korunaklı liderlik yerleşkesi hedef alındı. Kritik toplantı bilgisi planı değiştirdi, sabah saatlerinde yapılan nokta atışı saldırı Tahran'da dengeleri sarstı.
CIA'den geldi.
CIA AYLARCA İZLEDİ
Habere göre CIA, İran lideri Ali Hamaney'i aylar boyunca adım adım takip etti. Konumları ve hareket kalıpları üzerine "yüksek doğrulukta" istihbarat elde edildi.
SALDIRININ SAATİ DEĞİŞTİRİLDİ
ABD ve İsrail başlangıçta saldırıyı gece gerçekleştirmeyi planlıyordu. Ancak CIA'nin sağladığı bu istihbarat sonrası operasyon sabah saatlerine çekildi. Amaç, İran'ın siyasi ve askeri karar alma mekanizmasını tek hamlede felç etmekti.
Yerleşkede İran Cumhurbaşkanlığı ofisi, liderlik ofisi ve Ulusal Güvenlik Konseyi'nin bulunduğu binalar yer alıyordu. Üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri bir binada, Hamaney ise yakındaki başka bir binadaydı.
"TAKTİK SÜRPRİZ" VURGUSU
İsrailli bir savunma yetkilisi, saldırının "taktik sürpriz" yarattığını belirtti. İran'ın savaş hazırlıklarına rağmen lider kadronun aynı noktada toplanmasının ciddi bir güvenlik zafiyeti olduğu ifade edildi.
Ancak son dönemde özellikle geçen yıl yaşanan 12 günlük savaş sonrası İran liderliğinin kriz anlarında nasıl hareket ettiğine dair çok daha ayrıntılı veri toplandı.
Bu bilgiler sayesinde Hamaney'in hareketleri daha net tahmin edilebilir hale geldi.Tahran’da güç depremi: Hamaney sonrası İran’ı kim yönetecek? İşte öne çıkan adaylar
ABD merkezli CNN, İran'da yaklaşık 40 yıldır ülkenin en güçlü siyasi ve dini otoritesi olan Ali Hamaney'in ABD-İsrail ortak hava saldırılarında hayatını kaybettiğinin duyurulmasının ardından Tahran'da başlayan halefiyet tartışmalarını mercek altına aldı.
Bu mekanizma, 1979'daki devrim sonrası yalnızca bir kez işletildi. Ruhullah Humeyni'nin 1989'daki ölümünün ardından Hamaney hızlı bir şekilde liderliğe getirilmişti.
Anayasaya göre yeni liderin; erkek, yüksek düzeyli bir din adamı, siyasi yetkinliğe ve rejime bağlılığa sahip olması gerekiyor. Reformcu ve Batı ile daha fazla entegrasyon isteyen isimlerin bu kriterler çerçevesinde dışlanabileceği belirtiliyor.
Ancak İran'daki ideoloji, monarşik bir baba-oğul geçişine mesafeli. Ayrıca Mücteba'nın üst düzey bir dini merci olmaması da önemli bir engel olarak görülüyor.
Hamaney'in kendisine stratejik görevler vermesi, bürokratik kabiliyetine duyulan güvenin göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak güvenlik bürokrasisiyle güçlü bağlarının olmaması dezavantaj sayılıyor.
Batı karşıtı söylemleriyle tanınıyor ve ideolojik çizgisi itibarıyla hükümetin en katı damarını temsil ediyor. Kum kentindeki İslami Bilimler Akademisi'nin başında bulunuyor.
Humeyni'nin torunu olması ona meşruiyet kazandırıyor. Ancak güvenlik aygıtı üzerinde etkisinin sınırlı olduğu ve 2016'da Uzmanlar Meclisi seçimlerine adaylığının veto edildiği biliniyor.
Hamaney'e yakınlığı bilinse de kamuoyunda düşük profilli bir isim olarak değerlendiriliyor.

Hamaney nasıl öldürüldü: CIA'in İran'daki casus ağı sürpriz saldırıyı mümkün kıldı
İran'ın dini lideri Ali Hamaney, ABD ve İsrail tarafından düzenlenen ortak hava saldırısında hayatını kaybetti. Sürpriz saldırı, Hamaney'i yakın takibe alan CIA'in ülkedeki casus ağından gelen istihbarat doğrultusunda planlandı. Saldırı, aylar süren hazırlığın ardından Hamaney'in üst düzey İranlı yetkililerle Tahran'daki yerleşkesinde toplantıda olduğu sırada gerçekleştirildi.
İsrail savaş uçakları tarafından cumartesi sabahı Tahran'daki dini lider yerleşkesine düzenlenen saldırıda İran'ın dini lideri Ali Hamaney hayatını kaybetti. Operasyon anında Hamaney'in bazı üst düzey danışmanlarıyla görüşme halinde olduğu ve saldırıyı beklemediği bildirildi. CIA, İranlı liderlerin bir araya geldiği yeri tespit etmeye yardımcı oldu.
Hamaney'i hedef alan ortak ABD-İsrail operasyonu, Trump'ın iki ay boyunca diplomasi ve askeri tehditleri bir arada sürdürme stratejisinin sonucu olarak gerçekleşti. Aralık ayı sonlarında İran'da başlayan halk ayaklanmasıyla tetiklenen kriz süreci, Trump yönetiminin sürpriz kararları ve kasıtlı dezenformasyonuyla şekillendi.
Operasyona yakın kaynaklara göre, Hamaney ve diğer üst düzey İranlı yetkililerin öldürülmesi, ABD ve İsrail arasında yakın istihbarat paylaşımının ardından gerçekleşti. ABD ve İsrail’in saldırının zamanlamasını yeni istihbarata dayanarak değiştirdiği bildirildi. Başlangıçta gece düzenlenmesi planlanan operasyonun, toplantı bilgisi üzerine cumartesi sabahına alındığı ifade edildi.
ABD'li yetkililere göre bu belirsizlik stratejik bir avantaja dönüştü ve İran liderliğini İsrail ordusunun şimdiye kadarki en büyük hava saldırısına karşı savunmasız bıraktı. Operasyonun planlaması, İranlı yetkililerin diplomasinin hala canlı olduğuna inanmalarını sağlayacak şekilde yürütüldü.

ABD saldırısının ardından Hamaney'in yerleşkesi
CIA'İN HAMANEY OPERASYONU
Hamaney'e yönelik operasyona yakın kaynaklara göre CIA, aylardır Hamaney’i izleyerek bulunduğu yerler ile hareket tarzına ilişkin giderek daha net bilgiler topluyordu. CIA, cumartesi sabahı Tahran’ın merkezindeki liderlik yerleşkesinde üst düzey İranlı yetkililerin toplantı yapacağını belirledi. İstihbarat değerlendirmelerine göre Hamaney’in de toplantı sırasında yerleşkede bulunacağı tespit edildi.

New York Times'a (NYT) demeç veren operasyon hakkında bilgi sahibi kişilere göre CIA, Hamaney’in konumuna ilişkin "yüksek doğruluk oranına sahip" istihbaratı İsrail ile paylaştı. İsrail tarafı, toplantıya İran’ın savunma ve güvenlik kademesinin önde gelen isimlerinin katılacağını belirledi. Bu isimler arasında Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı Muhammed Pakpur, Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, Askeri Konsey Başkanı Amiral Ali Şamhani, Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanı Seyyed Majid Musavi ve İstihbarat Bakan Yardımcısı Muhammed Şirazi’nin bulunduğu bildirildi.
Operasyon, İsrail’de sabah saat 06.00 civarında savaş uçaklarının üslerinden havalanmasıyla başladı. Göreve katılan uçakların uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli mühimmat taşıdığı belirtildi. Kalkıştan 2 saat 5 dakika sonra, Tahran saatiyle yaklaşık 09.40’ta füzeler Hamaney'in yerleşkesini vurdu. Saldırı sırasında İran ulusal güvenlik birimlerinin üst düzey isimlerinin bir binada bulunduğu, Hamaney’in ise yakınlardaki başka bir yapıda olduğu belirtildi.
KİLİT İSİMLERE İLİŞKİN İSTİHBARAT TOPLANDI
ABD ve İsrail’in, İran istihbaratının kilit isimlerinin konumlarına ilişkin de ayrıntılı bilgiler topladığı bildirildi. Operasyona yakın kaynaklar, liderlik yerleşkesine yönelik saldırının ardından düzenlenen takip saldırılarında istihbarat yöneticilerinin kaldığı yerlerin hedef alındığını ifade etti. Operasyon hakkında bilgi sahibi kişiler, İran’ın en üst düzey istihbarat yetkilisinin kaçmayı başardığını ancak istihbarat teşkilatlarının üst kademesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını belirtti.
Eski İran Savunma Bakanı Ali Şemhani de ABD saldırısında öldürülen isimler arasında yer aldı. İran'ın en etkili siyasetçilerinden olan Şemhani, Hamaney'in olası varislerinden biri olarak gösteriliyordu.
SAVAŞIN TEMELLERİ MAR-A-LAGO'DA ATILMIŞ
Axios'un haberine göre, cumartesi günü gerçekleştirilen operasyonun temelleri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun aralık ayı sonlarında Mar-a-Lago'da Trump'ı ziyaret etmesiyle atıldı. O dönemde İran'da protestolar yeni başlamıştı ve gösterilerin ne kadar önemli hale geleceği henüz belli değildi.
Netanyahu görüşmeyi, geçen yılki ortak saldırıların devamı niteliğinde, mayıs ayı civarında yapılması planlanan bir operasyonu ele almak için kullandı. Toplantının ana gündem maddesi, daha önceki operasyonlarda olduğu gibi İran'ın balistik füze yeteneklerine odaklanmaktı.
Ancak birkaç gün içinde tüm hesaplamalar değişti. İran'da hükümet güçlerinin protestolara müdahalesinde binlerce kişi hayatını kaybetti. Trump gösterilerin en yoğun döneminde, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda "Yardım yolda" ifadesini kullanarak protestocuları devlet kurumlarını ele geçirmeye çağırmıştı.
Resmi verilere göre İran'daki protestolarda 3 bin 117 kişi hayatını kaybetti.
DÖNÜM NOKTASI 14 OCAK
Trump, 14 Ocak'ta saldırı emri vermenin eşiğine gelmesine rağmen son anda geri adım attı. Bunun yerine Orta Doğu'da büyük bir askeri yığılma emri verdi ve İsrail ile gizlice ortak bir operasyon planlamaya başladı.
Sonraki haftalarda MOSSAD Direktörü David Barnea iki kez Washington'ı ziyaret etti. Ardından İsrail Askeri İstihbarat Şefi Herzi Halevi ve İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de ABD'ye gelerek Epic Fury ve Roaring Lion operasyonlarının koordinasyonunu sağladı.
CENEVRE SÜRECİ
Görüşmelerden günler sonra Netanyahu, Washington'a giderek ABD'nin kırmızı çizgilerini ele aldı. Netanyahu, görüşmelerin başarısız olması durumunda ABD ve İsrail'in ortak bir askeri operasyon başlatıp başlatmayacağını görüşmek üzere ABD'li yetkililerle bir araya geldi.
Trump'ın temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff, sürecin başından itibaren bir anlaşmaya varılma şansına şüpheyle yaklaşıyordu. Ancak ABD ve İsrailli yetkililerin vurguladığına göre, Cenevre'deki nükleer görüşmeler başlangıçta tamamen bir aldatmaca değildi.
ABD'li bir yetkili, Trump'ın anlaşmaya varmaya çalışmak istediğini belirterek, "İranlılara gerçek bir anlaşma konusunda çok hızlı bir şekilde gerçek bir ilerleme görmezsek askeri saldırılar gerçekleşeceği açıkça söylendi" ifadelerini kullandı.
Umman Dışişleri Bakanı Busaidi (sağda), ABD ve İran heyetlerinin görüşmelerine aracılık etmişti. Görüşmelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başkanlık ediyordu.
HAMANEY ADIM ADIM TAKİP EDİLDİ
Cenevre toplantısından bir hafta önce ABD ve İsrail saldırıyı başlatmak için potansiyel bir zaman dilimi üzerinde anlaştı. Belirlenen tarih, Hamaney'in hükümet yerleşkesinde üst düzey yardımcılarıyla rutin bir toplantı yapacağı cumartesi günüydü.
Operasyonla ilgili kaynaklar, sürecin aylar süren hazırlık ve ayrıntılı istihbarat çalışmasının sonucu olduğunu ifade etti. ABD’li bir yetkili, 12 Günlük Savaş sırasında Washington’un Hamaney ve Devrim Muhafızları’nın baskı altındayken nasıl iletişim kurduğuna ve hareket ettiğine dair daha fazla veri topladığını söyledi. ABD’nin bu bilgileri, Hamaney’i izleme ve hareketlerini öngörme kapasitesini geliştirmek için kullandığı kaydedildi.
Planlayıcıların karşılaştığı en büyük zorluk, Hamaney'in herhangi bir şeyden şüphelenmesini ve yeraltı sığınağına çekilmesini engellemekti. İsrail istihbaratından bir yetkili, Hamaney'e suikast olasılığından bahseden haberlerin planlayıcılar arasında endişe yarattığını ancak İran liderinin planlarını değiştirmediğini bildirdi...
Kushner ve Witkoff perşembe günü Cenevre'ye gittiklerinde zaten bir anlaşmaya varılamayacağından şüpheleniyorlardı. Buna rağmen görüşmeyi gerçekleştirerek İranlıların diplomasinin hala canlı olduğuna inanmalarını sağladılar.
DİPLOMASİNİN ÇÖKÜŞÜ
ABD'li bir yetkili, toplantıda İranlıların ABD'nin en basit isteklerini bile kabul etmediğini kaydederek, "Anlaşma yapmanın kurallarından biri, bir anlaşma olup olmadığını çok hızlı bir şekilde anlamanız gerektiğidir" dedi.
Cenevre'deki ilk görüşmenin ardından Kushner ve Witkoff, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'i güvenli bir hat üzerinden arayarak aradaki farkların büyük olduğunu bildirdi. O akşam yapılan ikinci görüşme de herhangi bir ilerleme sağlamadı.
Üst düzey bir ABD'li yetkili, "Kushner ve Witkoff, İran'ın önerisinin saçmalık olduğunu ve sadece zaman kazanmak için yapıldığını gördüler. Ortada üzerinde çalışılabilecek hiçbir şey yoktu" ifadelerini kullandı...
Başka bir kaynak ise İran'ın stratejisini baştan beri "oyunlar, hileler, oyalama taktikleri" olarak özetledi. ABD'li kaynak, "Bunu Başkan Trump'a bildirdik ve o da farklı seçenekleri değerlendirdi" açıklamasında bulundu.
ABD VE İRAN ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIKLAR
ABD'li yetkililer, İran'la üç temel konuda anlaşmazlık yaşadıklarını açıkladı. Bunların ilki nükleer program ve zenginleştirme faaliyetleriydi. ABD, İran'a sivil bir nükleer program için süresiz olarak ücretsiz nükleer yakıt teklif etti. Teklif karşılığında İran'ın zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmesi gerekiyordu ancak İranlılar bunu reddetti.
İkinci anlaşmazlık konusu balistik füze programıydı. İranlı yetkililer füze yetenekleri hakkında konuşmayı "her fırsatta" reddetti. ABD'li bir kaynak, saldırıdan başka seçenekleri olmadığını savunarak, "Bu insanların sadece füzelere sahip olmakla kalmayıp, potansiyel savunmaları alt edebilecek şekilde ayda 100 füze üretebilme yeteneğine de sahip oldukları bir dünyada yaşamaya devam edemeyiz" değerlendirmesini yaptı.
Üçüncü anlaşmazlık konusu ise bölgesel vekil güçlerin finansmanıydı. İran, bölgedeki müttefiklerine sağladığı finansmanı ABD ile görüşmelerde ele almayı reddetti.
SALDIRI ÖNCESİ SON GÜNLER
Kushner ve Witkoff somut bir teklif istediğinde, İranlılar sivil amaçlar için zenginleştirme ihtiyaçlarını özetleyen 7 sayfalık bir belge sundu. Trump'ın ekibi, belgedeki rakamları BM'nin nükleer gözlem kuruluşu aracılığıyla kontrol etti.
İran'ın tıbbi araştırma adı altında Tahran Araştırma Reaktörü'nde gizlice zenginleştirilmiş uranyum depoladığını öne süren ABD'li bir yetkili, "Bu, 2015 nükleer anlaşmasında belirtilenden yaklaşık 5 kat daha fazla zenginleştirme kapasitesi anlamına geliyordu. Oradaki bölünebilir maddelerin hiçbirini tek bir ilaç yapmak için bile kullanmadılar. Her şey aldatmak için tasarlanmıştı" dedi.
Cenevre'den sonra Umman Dışişleri Bakanı Badr bin Hamad Al Busaidi, Trump'ın kararını geciktirmek için cuma günü Washington'a uçtu ve Vance ile görüştü. Ancak Trump kararını çoktan vermişti. Cuma günü bir Arap yetkili Witkoff'a saldırının yakın olup olmadığını sorduğunda, Beyaz Saray temsilcisi sorudan kaçındı.
Cumartesi sabahı, ABD ve İsrail planlamacılarının tahmin ettiği gibi, Hamaney yardımcılarını bir araya topladı. Aynı anda Tahran'da İran güvenlik ve istihbarat yetkililerinin iki ayrı toplantısı daha gerçekleşiyordu. Dakikalar sonra, üç toplantıya da aynı anda saldırı düzenlendi.
İsrailli bir istihbarat yetkilisi, "İranlılar Cenevre'ye gelip Trump'ın istediğini verseydi, askeri harekatı durdururdu. Ama kibirliydiler ve harekete geçmeyeceğini düşündüler. Yanıldılar" değerlendirmesini yaptı.

