MSB'den KKTC mesajı: Kalıcı çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür
Giriş Tarihi:30 Temmuz 2026 12:14 Son Güncelleme:30 Temmuz 2026 13:06
MSB'den KKTC mesajı: Kalıcı çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür
MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı'nda terörle mücadeleden NATO görevlerine, Gazze'deki gelişmelerden Irak ile savunma iş birliğine kadar birçok başlık ele alındı. Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye-Irak ilişkilerinin bölgesel güvenlik açısından stratejik önem taşıdığını vurgularken, KKTC'de kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözümün ancak iki devletli modelle mümkün olacağını belirtti.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Makine Kimya Endüstrisi (MKE) Gazi Fişek Fabrikası'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
MSB AÇIKLAMASI: 4 PKK'LI TESLİM OLDU, NATO GÖREVİ GÜNDEMDE
Güçlü üretim ve teknoloji altyapısı, yüksek mühendislik kabiliyeti ile mühimmat ve bunlara ait silah sistemlerini tek çatı altında geliştirme ve üretme yetkinliğine sahip olan MKE'nin, dünyanın sayılı savunma sanayi kuruluşları arasında yer aldığını belirten Aktürk, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda savunma sanayisinin tam bağımsızlık hedefine önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Aktürk, güçlü altyapısını yüksek üretim kapasitesiyle birleştiren MKE'nin, Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren fabrika ve işletmeleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu kritik sistemleri yerli ve milli imkanlarla üreterek Türk ordusunun caydırıcılığına önemli katkılar sağladığını vurguladı.
MKE'nin, 2023-2027 yılları arasını kapsayan 1,5 milyar dolarlık yatırım programı çerçevesinde mevcut üretim hatlarını modernize edeceğini bildiren Aktürk, bunun yanı sıra Kırıkkale, Samsun ve Kırşehir'de üç yeni fabrikayı daha ülkeye kazandıracağını, bu yatırımlarla kritik silah, mühimmat ve kimyasalların üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracağını kaydetti.
MSB tarafından Basın Bilgilendirme Toplantısı yapıldı (Foto: AA) MKE tarafından geliştirilen sistemler hakkında bilgi veren Tuğamiral Aktürk, şu bilgileri verdi:
"Başta Gazi Fişek Fabrikamızda üretilen çeşitli kalibrelerde hafif silah mühimmatı olmak üzere, Kamikaze ve sürü dron saldırıları ile sabit kanatlı İHA tehditlerine yönelik TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ve uçaksavar sistemleri, topçu birliklerimizin uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli ateş destek kabiliyetini güçlendiren BORAN, GÜRHAN ve FIRTINA obüsleri ile yüksek tahrip gücüne sahip topçu mühimmatı, piyade birliklerimizin farklı harekat ortamlarındaki ateş gücü ve harekat kabiliyetini artıran PMT-76, KNT-76, MP5 ile MPT-55, MPT-76 ve farklı çaplarda hafif silah sistemleri, zırhlı birliklerimizin ateş gücünü destekleyen tank topu ve tank mühimmatı, PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (KİDA), Deniz Kuvvetlerimizin ateş gücünü ve su üstü harp etkinliğini artıran Milli Deniz Topu Denizhan-76, hava platformlarının görev etkinliğini artıran uçak bombaları ile havadan atılan mühimmat çeşitleri, gömülü hedeflerin yüksek hassasiyetle etkisiz hale getirilmesine imkan sağlayan çeşitli roket ve füze sistemleri, muharebe sahasında lojistik sürekliliği ve harekatın idamesini destekleyen çeşitli kalibrelerde mühimmat ve patlayıcı sistemleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekat ihtiyaçlarına yönelik çok sayıda stratejik silah sistemi yerli ve milli imkanlarla geliştirilmekte ve üretilmektedir."
Aktürk, Milli Eğitim Bakanlığı ile MKE arasında imzalanan protokol çerçevesinde "MKE Dersliksiz Okul" uygulamasının hayata geçirildiğini hatırlatarak, bu uygulama ile dünyanın en prestijli uluslararası ödül programlarından biri olan "Stevie Awards for Great Employers" programında "Bronz" ödülü alarak uluslararası düzeyde önemli bir başarı elde edildiğini aktardı.
Aktürk, "Gazi Fişek Fabrikamızın fedakar çalışanları olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyacı olan silah, mühimmat ve savunma sistemlerini milli imkanlar ve en yüksek kalite anlayışıyla geliştiren ve üreten MKE'nin tüm yönetici ve çalışanlarına, ülkemizin savunma gücüne sundukları kıymetli katkılar için teşekkür ediyoruz." dedi.
TERÖRLE MÜCADELE VE HUDUT GÜVENLİĞİ
Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye'nin güvenliği ve devletin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalara değinen Aktürk, şöyle konuştu:
"Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ülkemizin ve milletimizin güvenliği ile devletimizin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sürdürdüğü mücadele kapsamında son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında hafta boyunca 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 468 şahıs yakalanmış, 1102 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 6 bin 953, engellenen kişi sayısı da 43 bin 878 olmuştur."
BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ İLE İSTİKRARA KATKILAR
Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek ve Katar olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vermeyi sürdürerek geniş bir coğrafyada dünya güvenliği, barışı ve istikrarına önemli katkılar sağladığına dikkati çekti.
Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin "Toplumsal Direniş Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Günü"nü kutlayan Aktürk, Garanti ve İttifak Antlaşmaları'ndan kaynaklanan hak ve sorumluluklar çerçevesinde, Kıbrıs Türkü'nün güvenliği, huzuru ve refahı ile meşru hak ve menfaatlerini desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.
Aktürk, şöyle devam etti: "Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Diğer yandan, NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında, 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında Estonya'daki Amari Hava Üssü'nde konuşlandırılacak 5 F-16 uçağımız ile görevli personelimizin Estonya'ya intikali tamamlanmıştır. Görev süresince unsurlarımız, NATO'nun müşterek hava savunma faaliyetleri çerçevesinde Baltık hava sahasının emniyetine katkı sağlayacak, 7 gün 24 saat esasına göre alarm reaksiyon görevi icra ederek NATO hava sahasının güvenliğinin teminine destek verecektir. Ülkemiz, NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevini yarın düzenlenecek devir-teslim töreniyle Portekiz'den devralacaktır.
İSRAİL
Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmelere değinerek, "Bölgede istikrarsızlığın sorumlusu İsrail, ateşkes hükümlerini ihlal etmeyi sürdürerek Lübnan ve Filistin'e saldırılarına devam etmektedir. Filistin halkının yaşam şartlarının iyice zorlaştığı bu dönemde İsrailli yetkililerin kışkırtıcı açıklama ve eylemlerden kaçınması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.
Ayrıca tarihi ve hukuki statüsü bulunan Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik provokatif girişimlerin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Aktürk, "İsrail'in uluslararası hukuku ve ateşkes hükümlerini ihlal eden eylemlerine son vermesi, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve bölgesel barış ile istikrarı zedeleyen tutumundan vazgeçmesi gerekmektedir." dedi.
BAKANLIK FAALİYETLERİ
Aktürk, "Sayın Bakanımız 25 Temmuz'da, Suudi Arabistan Savunma Bakanı, 27 Temmuz'da Nijer Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ile güvenlik konularını ele aldığı telefon görüşmeleri gerçekleştirmiş, yine 27 Temmuz'da Dışişleri Bakanımız ile bir araya gelmiştir. Sayın Bakanımız 28 Temmuz'da, veda ziyaretinde bulunan Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisini kabul etmiş, ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen '2'nci İletişim Şurası'na katılmıştır. Sayın Bakanımız, bugün Moldova Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile bir araya gelecek, müteakiben Türkiye Büyük Millet Meclisinde 'İnebolu'ya İstiklal Madalyası Takdim Töreni'ne iştirak edecektir." diye konuştu.
Aktürk daha etkin, daha caydırıcı ve daha hazır bir Türk Silahlı Kuvvetleri için eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de kesintisiz olarak sürdürüldüğünü aktardı.
Bu kapsamda Aktürk, 13-24 Temmuz tarihleri arasında Birleşik Krallık'ta düzenlenen Sea Breeze II Tatbikatı'nın başarıyla tamamlandığını ifade etti.
Aktürk, 20 Temmuz'da Slovakya'da başlayan Joint Fire Tatbikatı'nın 7 Ağustos'a kadar devam edeceğini, 3 Ağustos'ta Letonya'da başlayacak Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı'nın ise 14 Ağustos'ta sona ereceğini bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü
"Diğer yandan Somali Deniz Görev Grubu faaliyetlerine destek sağlanması ve Somali'ye lojistik nakliyat görevinin icrası kapsamında görev yapan TCG Gaziantep ile TCG Bafra 27 Temmuz'da, TCG Sancaktar ile TCG Yzb. Güngör Durmuş ise 29 Temmuz'da görevlerini başarıyla tamamlayarak bağlı bulundukları limanlara avdet etmişlerdir. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında TCG Oruçreis tarafından 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Lizbon/Portekiz'e, Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından 31 Temmuz-2 Ağustos tarih aralığında Tunus'a, 5-7 Ağustos tarihleri arasında Livorno/İtalya'ya, öğrenci eğitim faaliyetleri kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru San Marco tarafından 2-6 Ağustos tarih aralığında Antalya'ya, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) kapsamında Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Kountouriotis ve İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecuccoli tarafından 4-6 Ağustos tarihleri arasında Aksaz'a liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, 29 Temmuz'da muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Doğu Karadeniz'de eğitim uçuşu yapılmıştır."
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk (Foto: AA)
ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ
FIVB Milletler Ligi'nde şampiyon olan A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı tebrik eden Aktürk, öğrenci ve personel temini faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.
14 Temmuz'da başlayan Milli Savunma Üniversitesi "2026 Yılı Askeri Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri"nin 7 Ağustos'a kadar devam edeceğini söyleyen Aktürk, şunları dile getirdi:
"Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2026 Yılı '3'üncü Dönem Uzman Erbaş Temini', 4'üncü Dönem Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini ile 2'nci Dönem Sözleşmeli Er Temini başvuruları 24 Temmuz-9 Ağustos tarihleri arasında yapılabilecektir. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silah altına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün açıklanmıştır. Sonuçlar, e-Devlet kapısı, askerlik şubeleri ve MSB Mobil uygulamasından öğrenilebilecektir."
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesinin şekilleneceği 2026 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısı'nın gelecek hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirileceğini bildirdi.
Şura kararlarının Başkan Erdoğan'ın onayının ardından kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Aktürk, kararların devlete, millete ve Türk Silahlı Kuvvetlerine hayırlı olması temennisinde bulundu.
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sahip olduğu güçlü imkan ve kabiliyetleri ile nitelikli personeli sayesinde her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, ülkenin güvenlik ve huzuru için gece gündüz çalışmaya devam edeceğini vurguladı.
TSK'nın nitelik ve nicelik bakımından her geçen gün daha da güçlendiğini ifade eden Aktürk, üstlenilen tüm görevlerin büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirilmenin sürdürüleceğini kaydetti.
(Foto: AA)
SORULAR
Milli Savunma Bakanlığınca basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorduğu sorulara yanıt olarak açıklama da yapıldı. Bakanlıktan Irak ile ikili ilişkilere dair sorular üzerine yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "Irak Başbakanının ülkemizi ziyareti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmeler ile müteakiben imzalanan anlaşmalar, bölgesel istikrar ve güven açısından önem taşımaktadır. Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen işbirliği, terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olmuştur. Irak ile güvenlik alanındaki işbirliği kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ortak mekanizmalar işletilmekte, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyon kararlılıkla sürdürülmektedir. Daha önce de iki ülke arasında gerçekleştirilen toplantılarda sınır güvenliği, terörle mücadele, savunma sanayii alanlarında eşgüdüm ve işbirliğinin arttırılması konularında mutabık kalınmıştır. Son dönemde gerçekleştirilen temaslarda ekonomi ve enerji alanındaki işbirliği ön plana çıkarken, güvenlik alanında daha önce oluşturulan mekanizmalar etkin şekilde işlemeye devam etmektedir. Türkiye ile Irak arasındaki işbirliğinin güçlenmesi, bölgesel istikrarın yanı sıra Irak Türkmenlerinin güvenliği ve refahı açısından da büyük önem taşımaktadır."
İmza töreninde teknik düzeltme! Bakan Uraloğlu ne yaşandığını anlatt
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen imza töreninde yaşanan kısa süreli aksaklığın perde arkası netleşti. Tören esnasında Başkan Erdoğan'ın, "Bir yanlış olmasın, Hakan hamse" uyarısıyla dikkat çeken duraksamanın ardından, kalan mutabakatlar ortak basın toplantısı sonrasında imza altına alındı. Merak konusu olan gelişmeye ilişkin konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, iki ülkenin iradesinde hiçbir şüphe olmadığını belirterek, "Sadece teknik bir ayrıntı düzeltildi." ifadelerini kullandı.

KÜLLİYE'DE İMZA TÖRENİ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 28 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirecek 5 ayrı anlaşmaya imza attı. Tören esnasında yaşanan kısa süreli duraksama ve diyalogları dikkat çekti.
BAŞKAN ERDOĞAN DEVREYE GİRDİ: HAKAN HAMSE
İmza töreni sırasında Irak heyetinde yer alan Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed'in Kalkınma Yolu Projesi'ne ilişkin sözleşmeyi imzalamadığı iddia edilirken, salonda kısa süreli bir aksaklık yaşandı. Ankara'da kritik imzalar atıldı!
O anlarda Başkan Erdoğan'ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a yönelerek, "Bir yanlış olmasın, Hakan hamse" ifadelerini kullandığı görüldü. Erdoğan'ın bu uyarısı üzerine Bakan Fidan ayağa kalkarak Cumhurbaşkanı'nın yanına gitti. Aynı dakikalarda Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi de kendi bakan heyetiyle kısa bir değerlendirme yaptı.
İran destekli Bedir Örgütü'ne yakın olduğu iddia edilen Bakan Selman Muhammed'in, söz konusu mutabakatın Tahran'ın çıkarlarını olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle imza atmadığı öne sürüldü (Fotoğraf Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
KALAN ANLAŞMALAR ORTAK BASIN TOPLANTISI SONRASI İMZALANDI
Liderlerin gerçekleştirdiği ortak basın toplantısının hemen ardından askıda kalan iki mutabakat zaptı daha imza altına alındı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed; "Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı" ile "Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı" metinlerine karşılıklı imza attı.

BAKAN URALOĞLU: "SADECE TEKNİK BİR AYRINTI DÜZELTİLDİ"
Canlı yayında ve tören sonrasında yaşananlara bugün (30 Temmuz) açıklık getiren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaşanan durumu teknik bir aksaklık olarak nitelendirdi.
Bakan Uraloğlu, "Irak ile imza töreninde teknik düzeltme oldu" dedi.
Süreçte herhangi bir pürüz bulunmadığını vurgulayan Uraloğlu, "Irak ve Türkiye'nin iradesi netti, şüphe oluşmadı. Sadece teknik bir ayrıntı düzeltildi." ifadelerini kullandı.
Türkiye ile Irak arasında imzalanan petrol anlaşması, Orta Doğu'daki dengeleri yeniden şekillendirdi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın günlük 1 milyon varil petrol müjdesinin ardından A Haber'de anlaşmanın bölgesel etkileri değerlendirildi. Bercan Tutar, Türkiye'nin Irak ve Suriye'de istikrarın anahtarı olduğunu belirterek, enerji koridorunda yeni dönemin başladığını vurguladı.
Türkiye ve Irak arasında yapılan petrol anlaşmasıyla birlikte iki ülke arasında tarihi bir süreç yaşanırken, Başkan Recep Tayyip Erdoğan günde 1 milyon varil petrolün Türkiye'ye geleceğini müjdeledi
"IRAK GÜNDE 1 MİLYON VARİL PETROL VERECEK"
ABD/İsrail ve İran savaşının devam etmesi nedeniyle dünya petrol kriziyle mücadele ederken, yapılan anlaşmanın önemi ise oldukça dikkat çekiyor. Orta Doğu'da değişen dengeler yeniden gündeme gelirken Tahir İnan'ın sunduğu A Haber Gece programında Türkiye-Irak anlaşmasıyla hangi oyunları bozduğu sorusu masaya yatırıldı. "HÜRMÜZ VE SÜVEYŞ'İN BAYPAS EDİLMESİNDE TEK ROTA TÜRKİYE" "BÜYÜK İSRAİL HAYALİ SON BULDU" Bölgedeki statükonun parçalandığını vurgulayan Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "İran ve İsrail düşmanlığına ayarlı Amerikan politikası artık kırılıyor. Hem İran'ın 'Büyük İran' hayalleri hem de İsrail'in 'Büyük İsrail' hayalleri sona eriyor. JD Vance'in açıklamaları Orta Doğu'da post-siyonist bir döneme geçildiğine işaret ediyor. 'Küçük İsrail' olarak kalarak ancak barışı sağlayabilirsiniz mesajı veriliyor. Bu ideallerin önündeki en büyük engel ise Türkiye" ifadelerini kullandı. ABD'nin tek süper güç konumundan çok kutuplu bir dünyaya evrildiğini belirten Tutar, "Marco Rubio bile çok kutuplu dünyaya geçişi açıkladı. Bu, bölgesel hegemonları kabul etme dönemidir. Orta Doğu'da İsrail'i aşan yegane bölgesel güç Türkiye'dir. Türkiye dışında hiçbir aktör İran'ı bölgede frenleyemedi; ABD bunu kabul ederek hareket ediyor" sözlerini kullandı.
Bercan Tutar, Türkiye-Irak arasında imzalanan petrol anlaşmasının önemine dikkat çekerek ʺIrak Başbakanı Ali Zeydi’nin ABD ziyaretinin ardından Türkiye’ye gelmesi tarihi bir adımdır. ʺ dedi. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) IRAK VE SURİYE'DE TÜRKİYE MERKEZLİ İSTİKRAR Irak'taki yeni süreci ve ekonomik iş birliklerini değerlendiren Bercan Tutar, "Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin ABD ziyaretinin ardından Türkiye'ye gelmesi tarihi bir adımdır. Kerkük-Baniyas petrol hattı anlaşması imzalandı. Artık Irak ve Suriye, Amerikan siyasetinde istikrarlı iki ülke olarak tanımlanıyor. Bu istikrarın anahtarı ise Türkiye'dir. Irak ve Suriye'nin güvenliği Türkiye'ye bağlıdır. Süveyş Kanalı ve Hürmüz'ün baypas edilmesinin tek rotası da Türkiye'dir. Fav Limanı'ndan Ovaköy'e uzanan Kalkınma Yolu projesidir." ifadelerini kullandı. 2023 SEÇİMLERİ KÜRESEL BİR DÖNÜM NOKTASI OLDU 14 Mayıs seçimlerinin sadece Türkiye değil, dünya siyaseti için kritik olduğunu hatırlatan Bercan Tutar, "6 Şubat depreminden sonra Batı medyası 'Erdoğan dönemi sona eriyor' başlıkları attı. Erdoğan'sız bir Türkiye projesine büyük destek verdiler ama halkımız Erdoğan'ın siyasi dehasıyla bu süreci atlattı. Eğer o seçimlerde bir kaza yaşansaydı, bugün ne terörsüz bir Türkiye'yi ne de bölgedeki bu güçlü konumu konuşuyor olabilirdik. 2023 seçimleri küresel jeopolitik için bir kırılma noktasıydı." sözleriyle sürecin önemini aktardı.
Murat Akan, Terörsüz Türkiye sürecine değinerek İran'ın 2005 yılından beri Şi Hilal hareketi yürüttüğünü ve Batı'nın Türkiye'nin Orta Doğu'da gelişme sürecini baltalamak için Tahran yönetiminin önünü açtığını savundu. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) İRAN'IN MEZHEPSEL GENİŞLEMESİ VE TÜRKİYE'NİN DİRENCİ İran'ın bölgedeki çelişkili tutumuna dikkat çeken Stratejist-Yazar Murat Akan, "Bugün İsrail ve ABD'nin hukuksuz saldırıları karşısında İslam dünyası İran'ın arkasında duruyor ancak İran, 2005'ten bu yana Orta Doğu'da Sünni eksene karşı 'Şii Hilali' üzerinden güçlendirildi. Batı, Türkiye'nin Orta Doğu'ya inmesini engellemek için İran'ın önünü açtı. Yemen'de, Lübnan'da, Suriye'de Müslüman kanının dökülmesine sebep olan bir vekil güçler savaşı yürüttüler" ifadelerini kullandı.


