Başkan Erdoğan: Bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine Toplantısı sonrası önemli mesajlar: Dev projede süre uzatıldı
Başkan Erdoğan'dan dünyaya net mesaj: Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecek
Başkan Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan, Malazgirt'ten verilen mesajların muhataplarına ulaştığını belirterek Türkiye'nin vakur ve soğukkanlı tavrının yanlış yorumlanmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz” dedi. Erdoğan, "Türkiye, hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır, olmaya da devam edecektir. Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir." ifadelerini kullandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin güvenliğini ve geleceğini hedef alan girişimlere karşı net mesaj veren Erdoğan, “Kimse hayale sürüklenmesin. Bize dost olan kazanır, düşman olan ise kaybeder” dedi. Petrol fiyatlarındaki yükselişe de değinen Erdoğan, İran merkezli kriz ve Hürmüz Boğazı’ndaki sorunun küresel ekonomiyi zorladığını belirtti. Erdoğan ayrıca İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık konut için başvuruların 14 Eylül’de başlayacağını, ilk kuranın ekim ayında çekileceğini duyurdu. Öte yandan "Yarısı Bizden" kampanyasının süresi ise 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı sonrasında önemli açıklamalarda bulundu.
Başkan Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası konuştu.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Vatandaşlarımızın refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel son toplantımızdan bu yana milletimize hizmet mücadelemizde neler yaptığımızı şöyle kısaca hatırlatmak istiyorum.
Değerli vatandaşlarım, biz tarihine sırt çeviren değil, "Mazisi olmayanın istikbali olmaz." düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz.
Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sari köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkârcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyet'e atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz.
Bunlar Türkiye'yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan; ruhsuz, köksüz ve hatta İslam'sız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir.
Tek parti döneminde bu tarz projeler uygulanmak istenmiştir. Ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asli kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.
Bu anlayışla biliyorsunuz son yıllarda Ahlat'ta ve Malazgirt'te Okçular Vakfımızın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenliyoruz. Bu sene de kabine olarak Milliyetçi Hareket Partisi'nin saygıdeğer Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerimizin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt'te muhteşem bir buluşmaya imza attık.
Muş ve Bitlis başta olmak üzere farklı illerimizden gelen kardeşlerimizle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladık. Sultan Alparslan ve kahraman ordusuyla birlikte İ'lâ-yı Kelimetullah davası uğrunda can veren tüm şehitlerimizi şükranla yâd ettik.
Malazgirt'ten verdiğimiz mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördük. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin.
Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz.
Türkiye, hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır, olmaya da devam edecektir.
Tekrar söylüyorum: Kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine, içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz.
Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye çalışanların buna gücü yetmez.

"TÜRKİYE'YE DOST OLAN KAZANACAK"
Türkiye dostlarıyla sıkıca el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir.
İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz.
Kıymetli basın mensupları, 28 Ağustos'ta Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanlığımızın İstanbul'da tertiplediği programa iştirak ettik. Sireti ve suretiyle, veladeti ve nübüvvetiyle kurtuluşa susayan gönüllere ferahlık veren Hatemü'l-Enbiya Efendimizin güzel ahlakını Kur'an ve sünnet ışığında bir kez daha tefekkür ettik.
Bu vesileyle Peygamber Efendimizin aleyhissalatu vesselam yeryüzüne teşriflerinin 1501. sene-i devriyesinin milletimiz, ülkemiz, İslam coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını Rabbimden niyaz ediyorum.
Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramımızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladık. Girne'den Taşucu'na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti. 14 kardeşimiz ise hâlen kayıp durumda.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde hâlihazırda 9 gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz.
Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dahil 8 mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci resmî kurumlarımızca yakından takip edilmektedir.
Aynı şekilde 2 Eylül'de Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama kurtarma çalışmalarımız da devam ediyor.
Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.
Şu gerçeği bugün tekrar vurgulamak istiyorum: Bu sene 104. yıl dönümünü idrak ettiğimiz Büyük Zafer, zorluklar karşısında milletimizin mücadele azmini gösteren önemli bir referanstır. 30 Ağustos'ta milletimiz, istiklal ve istikbalinden asla taviz vermeyeceğini, namusunu kimseye çiğnetmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir.
26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan ve ordusunun açtığı Anadolu kapısı, 30 Ağustos 1922'de müstevlilerin yüzüne ilelebet kapanmıştır. İnşallah ebediyen de kapalı kalacaktır.
Değerli arkadaşlar, Türkiye tarihi ve kültürel birikimiyle, büyük iktisadi ve beşerî potansiyeliyle dünyada yıldızı giderek parlayan bir ülkedir. Millet olarak üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Çok geniş bir coğrafyayla tarihî bağlarımız var, akrabalık ilişkilerimiz var.
Günümüzün dünyasında toplumlar arası yakınlaşmanın, ticari ve kültürel bağları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla dış politikada Türkiye'yi ve Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle ilişkilerimizi, iş birliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz.
Diyalog ortağı olduğumuz Şanghay İşbirliği Teşkilatı, son yıllarda ilişkilerimizin yoğunlaştığı bölgesel kuruluşların başında gelmektedir. Teşkilat, 4 milyarı bulan nüfusu ve 35 trilyon dolara varan ekonomisiyle çok güçlü bir potansiyeli bünyesinde barındırıyor.
Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Bu rakamı daha dengeli bir yapıda artırmak istiyoruz.
Teşkilatın 1 Eylül tarihinde Bişkek'te icra edilen liderler zirvesine iştirak ederek bu irademizi teyit etmiş olduk. Bizim açımızdan verimli geçen zirvede enerji güvenliği ve bağlantısallık başta olmak üzere Türkiye'nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık.

PUTİN İLE GÖRÜŞME
Tehdit ve sınamaların etkisinde yeniden şekillenen uluslararası sistemde teşkilatın çok kutupluluğa yaptığı katkıları detaylıca değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca aralarında Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'in de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmelerimiz oldu.
Birleşmiş Milletler'in tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile münasebetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.
Kıymetli vatandaşlarım, geride bıraktığımız hafta ekonomimize dair önemli veriler açıklandı. İhracatta yakaladığımız ivmenin devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz.
Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara yükseldi. Bu rakamla ağustos ayı ihracatında rekor kırdık.
İhracatımız 2026 yılının ilk 8 ayında yüzde 4 artışla 185 milyar dolara çıktı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaşmıştır.
Sene sonu hedefimiz olan 282 milyar dolara sadece 1,7 milyar dolarlık fark kalmış oldu.

