Tezgah hiç değişmedi! Bugün yine aynı...
Giriş Tarihi: 25.5.2021 06:51 Son Güncelleme: 25.5.2021 08:48
Tezgahları hiç değişmedi
Türkiye, ne zaman çıkarı ve menfaatleri doğrultusunda politika izlese, ne zaman dünyadaki adaletsizliklere karşı dik duruş sergilese, uluslararası güçler ve arkalarındaki istihbarat örgütleri tarafından kaos ve istikrarsızlığa sürükleniyor. Ülkenin milli menfaatini savunanlar aynı yöntemle itibarsızlaştırılmak isteniyor. Bugün CIA ve Mossad’ın koruduğu suç örgütü elebaşı Sedat Peker üzerinden Türkiye’ye operasyon çekmeye çalışanlar, 41 yıl önce de 12 Eylül darbesine günler kala Necmettin Erbakan’ı uyuşturucu tacirliği ile suçlamıştı. Erbakan’a yönelik iddiaları ileri süren Halit Kahraman da o tarihte Alman istihbarat örgütü BND’nin kullanışlı elemanıydı.

Bugün CIA ve Mossad’ın koruduğu suç örgütü elebaşı Sedat Peker üzerinden Türkiye’ye operasyon çekmeye çalışanlar, 41 yıl önce de 12 Eylül darbesine günler kala Necmettin Erbakan’ı uyuşturucu tacirliği ile suçlamıştı.

Türkiye’yi hedef alan kaos planının figüranlarından birisi olan Sedat Peker, iftiralarına devam etti. CHP ve İYİ Parti ile muhalefetin uzantısı alan basından büyük destek gören algı operasyonu, 41 yıl önce Milli Görüş’ün merhum lideri Necmettin Erbakan’ı hedef alan kumpası hatırlattı. Türkiye’ye ambargo uygulayan ABD’ye İncirlik Üssü’nün kapatılmasına öncülük eden, 23 Temmuz 1980’de Kudüs’ü başkent ilan İsrail’e karşı yurt genelinde büyük gösteriler tertip eden Erbakan, düzmece bir ifadeyle ‘uyuşturucu’ kaçakçılığı ile suçlandı.
Son dakika haberi: Bakan Soylu'dan Sedat Peker hakkında önemli açıklamalar
KUMPAS MERKEZİ ALMANYA
Erbakan’a yönelik kumpas Almanya’da tezgahlandı. Figüran olarak bir dönem Milli Selamet Partisi’nden (MSP) milletvekili seçilen ancak bir sonraki dönem ismi Necmettin Erbakan tarafından çizilen Halit Kahraman seçildi. MSP tarafından dışlanan Kahraman, siyasetten kopunca eroin ticaretine başladı. Avrupa’ya uyuşturucu kaçıran Kahraman, 14 Ekim 1978’de Almanya’da alıcı kılığına giren polise eroin satmak isterken yakalandı.

Tezgahları hiç değişmedi
Türkiye, ne zaman çıkarı ve menfaatleri doğrultusunda politika izlese, ne zaman dünyadaki adaletsizliklere karşı dik duruş sergilese, uluslararası güçler ve arkalarındaki istihbarat örgütleri tarafından kaos ve istikrarsızlığa sürükleniyor. Ülkenin milli menfaatini savunanlar aynı yöntemle itibarsızlaştırılmak isteniyor. Bugün CIA ve Mossad’ın koruduğu suç örgütü elebaşı Sedat Peker üzerinden Türkiye’ye operasyon çekmeye çalışanlar, 41 yıl önce de 12 Eylül darbesine günler kala Necmettin Erbakan’ı uyuşturucu tacirliği ile suçlamıştı. Erbakan’a yönelik iddiaları ileri süren Halit Kahraman da o tarihte Alman istihbarat örgütü BND’nin kullanışlı elemanıydı.

Necmettin Erbakan
Türkiye’yi hedef alan kaos planının figüranlarından birisi olan Sedat Peker, iftiralarına devam etti. CHP ve İYİ Parti ile muhalefetin uzantısı alan basından büyük destek gören algı operasyonu, 41 yıl önce Milli Görüş’ün merhum lideri Necmettin Erbakan’ı hedef alan kumpası hatırlattı. Türkiye’ye ambargo uygulayan ABD’ye İncirlik Üssü’nün kapatılmasına öncülük eden, 23 Temmuz 1980’de Kudüs’ü başkent ilan İsrail’e karşı yurt genelinde büyük gösteriler tertip eden Erbakan, düzmece bir ifadeyle ‘uyuşturucu’ kaçakçılığı ile suçlandı.

KUMPAS MERKEZİ ALMANYA
- Erbakan’a yönelik kumpas Almanya’da tezgahlandı. Figüran olarak bir dönem Milli Selamet Partisi’nden (MSP) milletvekili seçilen ancak bir sonraki dönem ismi Necmettin Erbakan tarafından çizilen Halit Kahraman seçildi. MSP tarafından dışlanan Kahraman, siyasetten kopunca eroin ticaretine başladı. Avrupa’ya uyuşturucu kaçıran Kahraman, 14 Ekim 1978’de Almanya’da alıcı kılığına giren polise eroin satmak isterken yakalandı.
FETÖ'nün kamikazeleri kritik zamanda sahne alıyor: Sırada ne var

Tezgah hiç değişmedi! Bugün yine aynı...
Bugün CIA ve Mossad’ın koruduğu suç örgütü elebaşı Sedat Peker üzerinden Türkiye’ye operasyon çekmeye çalışanlar, 41 yıl önce de 12 Eylül darbesine günler kala Necmettin Erbakan’ı uyuşturucu tacirliği ile suçlamıştı.

BÖYLE SENARYO UYDURDU
Bu davadan yargılanıp 7 yıl ceza alan Kahraman, Alman makamlarına verdiği ifadede Erbakan’a özetle şu suçlamaları yöneltti: “1977 seçimlerinde kampanya için malımı mülkümü sattım, mali bakımdan zor durumda kaldım. Bunun üzerine seçimden sonra Ankara’ya giderek Erbakan’ı ziyaret ettim. Bu sırada Fehim Adak da (Parti müfettişi) oradaydı. Erbakan, muhalefette oldukları için mali bakımdan bir şey yapamayacaklarını söyledi. Birkaç kez daha ziyaret ettim. Sonunda Erbakan bana, ‘Sana eroin versek Almanya’da satabilir misin’ dedi. Ben de kabul ettim. Bunun üzerine Erbakan Adak’a “Verin” dedi. Adak’la Çankaya’da, Yıldızevler’le Oran Sitesi arasındaki yolda buluşmayı kararlaştırdık. Buluşma günü Adak bir taksiyle randevu yerine geldi. Bir çanta içinde eroini teslim etti. Uyuşturucuyu Almanya’da arkadaşlarla sarmaya çalışırken yakalandım…”
FETÖ'nün medya ayağı iş başında: Sahibinin sesi
DARBEDEN 16 GÜN ÖNCE İTİBAR SUİKASTİ
- Alman makamları bir kaçakçının ifadesi ile 22 Haziran 1979’da Türkiye’ye bir yazı göndererek Erbakan hakkında takibat istedi. Ancak o günlerde basından gizlenen bu ifade zaman ayarlı olarak Türk ve Alman basınına olaydan yaklaşık 2 yıl sonra sızdırıldı. 26 ve 27 Ağustos tarihlerinde, İsrail’e karşı MSP tarafından düzenlenmesi planlanan mitingten (6 Eylül 1980 Konya mitingi) 9 gün, 12 Eylül darbesinden de 16 gün önce Necmettin Erbakan’a fiilen itibar suikastı düzenlendi. Alman basını ve Türk basını iddiaya çarşaf çarşaf yer verip suçlamaları gerçekmiş gibi pazarladı. İddiaları kesin bir dille yalanlayan Erbakan, “Kahraman’ın devre dışı bırakıldığı için iftira attığını” aktardı. Konunun araştırılması için savcılara çağrı yapan Erbakan, dokunulmazlığı bulunmasına rağmen ifade vermeye hazır olduğunu bildirdi.
O muhabirin abisi ve ablası FETÖ bağlantılı çıktı
ALMAN İSTİHBARATI KONUŞTURMADI
Türk makamları iddiaları birinci ağızdan dinlemek için Almanya’ya giderek Halit Kahraman’la görüşmek istedi. Türk güvenlik görevlileri Halit Kahraman’la cezaevinde Almanların olmadığı bir ortamda konuşmak istedi. Ancak hem Halit Kahraman, hem de Alman istihbaratı bu talebi reddetti. Alman polisinin nezaretinde gerçekleşen görüşmede de Kahraman aynı yalanları tekrar etti.

Halit Kahraman
İftira attım
- 12 Eylül darbesi gerçekleştikten, Necmettin Erbakan’a siyaset yasağı konduktan sonra Alman istihbaratının oyuncağı olan Kahraman çark etti. Kahraman, Schwerte Sulh Mahkemesi’ne bir ifade vererek Erbakan ve Adak’a iftira ettiğini açıkladı. Halit Kahraman itirafında şunları kaydetti: O tarihte polise ve Duisburg Sulh Mahkemesi’nde verdiğim ifadeler yanlıştı. Erbakan ve Adak adlı davalıları haksız yere eroin imal etmek ve satmakla suçladım. Ondan sonra vicdan azabı çekmeye başladım. Erbakan ve Adak adlı davalılardan intikam almak istemiştim. Çünkü bana çok kötü bir oyun oynamışlardı. 1977 yılı Türkiye’de seçim yılıydı. Ben Diyarbakır’da MSP için adaylığımı koymuştum. Önce seçim listesinde birinci yerdeydim. Sonra Erbakan ve Adak seçim listesinde hile yaptılar ve benim adım üçüncü yere kaydı. Bunun sonucu olarak milletvekilliğini kaybettim. Onun üzerine öyle kızdım ki davalı Erbakan ve davalı Adak’ı eroin imal etmek ve satmakla suçladım…”

OYNAT 01:40
Bakan Soylu suç örgütü lideri Peker'in 'FG' plakalı aracını gösterdi: Gelecek cezasını çekecek FETÖ'ye gönderdiği mesajlar var
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu HaberTürk'te katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu şu ifadeleri kullandı: Sedat Peker gelecek cezasını çekecek. Sonra çıkınca o bağlarını koparacak. Gönderdiği mesajlar kayıtlar elimizde. Arabasının plakası 34 FG 0202. Diyor ki 'Edep ettim 01'i almadım'. ByLock konuşmaları var. Eşinin şirketinden gönderdiği paralar var.

BÖYLE SENARYO UYDURDU
Bu davadan yargılanıp 7 yıl ceza alan Kahraman, Alman makamlarına verdiği ifadede Erbakan’a özetle şu suçlamaları yöneltti: “1977 seçimlerinde kampanya için malımı mülkümü sattım, mali bakımdan zor durumda kaldım. Bunun üzerine seçimden sonra Ankara’ya giderek Erbakan’ı ziyaret ettim. Bu sırada Fehim Adak da (Parti müfettişi) oradaydı. Erbakan, muhalefette oldukları için mali bakımdan bir şey yapamayacaklarını söyledi. Birkaç kez daha ziyaret ettim. Sonunda Erbakan bana, ‘Sana eroin versek Almanya’da satabilir misin’ dedi. Ben de kabul ettim. Bunun üzerine Erbakan Adak’a “Verin” dedi. Adak’la Çankaya’da, Yıldızevler’le Oran Sitesi arasındaki yolda buluşmayı kararlaştırdık. Buluşma günü Adak bir taksiyle randevu yerine geldi. Bir çanta içinde eroini teslim etti. Uyuşturucuyu Almanya’da arkadaşlarla sarmaya çalışırken yakalandım…”

DARBEDEN 16 GÜN ÖNCE İTİBAR SUİKASTİ
Alman makamları bir kaçakçının ifadesi ile 22 Haziran 1979’da Türkiye’ye bir yazı göndererek Erbakan hakkında takibat istedi. Ancak o günlerde basından gizlenen bu ifade zaman ayarlı olarak Türk ve Alman basınına olaydan yaklaşık 2 yıl sonra sızdırıldı. 26 ve 27 Ağustos tarihlerinde, İsrail’e karşı MSP tarafından düzenlenmesi planlanan mitingten (6 Eylül 1980 Konya mitingi) 9 gün, 12 Eylül darbesinden de 16 gün önce Necmettin Erbakan’a fiilen itibar suikastı düzenlendi. Alman basını ve Türk basını iddiaya çarşaf çarşaf yer verip suçlamaları gerçekmiş gibi pazarladı. İddiaları kesin bir dille yalanlayan Erbakan, “Kahraman’ın devre dışı bırakıldığı için iftira attığını” aktardı. Konunun araştırılması için savcılara çağrı yapan Erbakan, dokunulmazlığı bulunmasına rağmen ifade vermeye hazır olduğunu bildirdi.
ALMAN İSTİHBARATI KONUŞTURMADI
Türk makamları iddiaları birinci ağızdan dinlemek için Almanya’ya giderek Halit Kahraman’la görüşmek istedi. Türk güvenlik görevlileri Halit Kahraman’la cezaevinde Almanların olmadığı bir ortamda konuşmak istedi. Ancak hem Halit Kahraman, hem de Alman istihbaratı bu talebi reddetti. Alman polisinin nezaretinde gerçekleşen görüşmede de Kahraman aynı yalanları tekrar etti.
İftira attım
12 Eylül darbesi gerçekleştikten, Necmettin Erbakan’a siyaset yasağı konduktan sonra Alman istihbaratının oyuncağı olan Kahraman çark etti. Kahraman, Schwerte Sulh Mahkemesi’ne bir ifade vererek Erbakan ve Adak’a iftira ettiğini açıkladı. Halit Kahraman itirafında şunları kaydetti: O tarihte polise ve Duisburg Sulh Mahkemesi’nde verdiğim ifadeler yanlıştı. Erbakan ve Adak adlı davalıları haksız yere eroin imal etmek ve satmakla suçladım. Ondan sonra vicdan azabı çekmeye başladım. Erbakan ve Adak adlı davalılardan intikam almak istemiştim. Çünkü bana çok kötü bir oyun oynamışlardı. 1977 yılı Türkiye’de seçim yılıydı. Ben Diyarbakır’da MSP için adaylığımı koymuştum. Önce seçim listesinde birinci yerdeydim. Sonra Erbakan ve Adak seçim listesinde hile yaptılar ve benim adım üçüncü yere kaydı. Bunun sonucu olarak milletvekilliğini kaybettim. Onun üzerine öyle kızdım ki davalı Erbakan ve davalı Adak’ı eroin imal etmek ve satmakla suçladım…”
AK Parti'ye ihanet eden Ali Babacan'ın sorunlu ilişkileri: Algı ve gerçekler
Giriş Tarihi: 15.05.2021 01:16 Güncelleme Tarihi: 15.05.2021 09:56
Ali Babacan'ın AK Parti'ye ihaneti A Haber'de değerlendirildi: "Hayatımda bu kadar omurgasız bir siyasetçi görmedim"
A Haber ekranlarında yayınlanan Memleket Meselesi programında, Ali Babacan'ın AK Parti üyesiyken AK Parti aleyhine yaptığı faaliyetler değerlendirildi. Konuya ilişkin konuşan Akşam Gazetesi yazarı Hikmet Genç, Babacan'ın 2018'deki referandumda AK Parti aleyhine çalışmasının bir geçmişi olduğunu ifade etti. Babacan'ın 2017 yılında Beypazarı'nda yapılan bir toplantıda neler söylediğini belgeleriyle açıklayan Genç, "Hayatımda bu kadar omurgasız bir siyasetçi görmedim" ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın 2018'de AK Parti aleyhine yaptığı hamleleri A Haber ekranlarında yayınlanan Memleket Meselesi programında yorumlayan Akşam Gazetesi yazarı Hikmet Genç çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AK PARTİ SAFRA ATTI!
AK Parti'nin Davutoğlu ve Babacan'la ayrılışını "safra atımı" olarak tanımlayan Genç, Babacan'ın Erdoğan'ı yıkmak için bir olan grupla yaptığı görüşmelere değindi.

BEYPAZARI'INDAKİ TOPLANTIDA NELER OLMUŞ NELER!
Zafer Şahin köşe yazısına değinen Genç, 2018'de Babacan'ın yaptığı skandalın öncesinin de olduğunu ifade etti. Ali Babacan'ın ihanet ettiğini söyleyen Genç, Babacan'ın 24 Mart 2017'de Beypazarı ziyaretinde neler yaşandığına da açıklık getirdi.Toplantıya basının davet edilmediği belirtilirken Babacan'ın bu toplantıda referandum için destek istemek yerine hükümeti yerden yere vurduğu ifade edildi.

BABACAN BİR KURT GİBİ İÇERİDEN KEMİRDİ
2017'de Ali Babacan'ın kurt gibi içerden kemirmeye başladığı söyleyen Genç, 2017 yılında yapılan toplantının belgelerini de canlı yayında gösterdi. Genç bu toplantıda Babacan'ın hükümeti ciddi eleştirdiğini ifade etti.

OMURGASIZ SİYASETÇİ!
Babacan'ın ahlak ve etik çerçevesinde bir siyaset yapmadığını söyleyen Genç, hayatında bu kadar omurgasız bir siyasetçi görmediğini ifade etti.

NE OLMUŞTU?
Halk TV'ye konuk olan Ali Babacan, AK Parti'ye karşı işlediği ihaneti yüzü kızarmadan anlattı. 2018 seçimlerinde hâlâ AK Parti üyesi olan Babacan, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı adayı olması için desteklediğini, hatta bunun gerçekleşmesi için çaba sarfettiğini itiraf etti.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın 2018'de AK Parti aleyhine yaptığı ihanet çalışması gündemdeki yerini koyuyor. Toplumun farklı kesimlerinden tepki alan Babacan'ın AK Parti içinde nasıl tutunabildiğini Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu bugünkü köşesine taşıdı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın 2018'de AK Parti aleyhine yaptığı ihanet çalışması gündemdeki yerini koyuyor. Toplumun farklı kesimlerinden tepki alan Babacan'ın AK Parti içinde nasıl tutunabildiğini Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu bugünkü köşesine taşıdı.
Müderrisoğlu yazısında, "Babacan efsanesi, olgudan çok algıya dayanıyordu." ifadelerine yer verdi.

İşte Okan Müderrisoğlu'nun bugünkü yazısı;
Neden bocalamaya başladı? Cevabı çok açık. Şimdiye kadar hep onun için konuştular. Onu anlattılar. Onu pazarladılar. O ise göbeğinde olduğu işlerin hep dışında gibi durmaya, konuşmadan ilerlemeye özen gösterdi.

Günü geldi...
Siyasetteki jokerli dönemi bitti. Yolları ayırdı. Milletin kantarında ağırlığını ölçtürmeye talip oldu. Haliyle konuşması gerekti. Konuştukça, görüntüsü ile gerçekleri arasındaki fark belirginleşti. Siyasi bilinçaltı, kendine bile itiraf etmekte zorlandığı sorunlu ilişkileri dışa vurdu.

Şimdilerde... Tayyip Erdoğan'la göründüğü günlerde bile esasen ona karşı blok oluşturup Abdullah Gül'le yürüttüğünü ifşa ettiği muhalif oyundaki rolüyle başı dertte. Renk vermese de çok sıkıntılı. Niçin? Çünkü organik iletişim politikası geliştiremedi. Siyasette Abdullah Gül'ün, ekonomi yönetiminde ise nitelikli muhafazakar bürokratların birikimini kullandı. Medya ile ilişkilerde 10 yılı aşkın süre ona destek veren Basın Müşaviri Halit Ertuğrul vardı.
Ertuğrul da 2015'ten itibaren Babacan'ın çizgisindeki değişimi görerek ve imkanı nispetinde uyararak yanından ayrıldı. Zira Erdoğan'ın liderliğine alternatif bir siyasi faaliyetin kıyısında, köşesinde olmak istemedi.
AK Parti üyesiyken muhalefete çalışan Ali Babacan
Oysa hakiki manada sahiplenmediği iletişim danışmanı ona, dışarıda olup bitene dair doğru sinyaller veriyor, mesajlarına ince ayar yaptırıyor, mesafeli sosyal ilişkilerinde imaj açığını kapatıyor, Erdoğan'la bağının kopmaması gerektiğini söylüyordu. Kaldı ki kişilik yapısı, güvensizlik üzerine kurulan Ali Babacan'la, kimse Halit kadar uzun süre çalışamadı. Babacan'ın, AK Parti'nin karşısında konuşlanmasına gönlü razı olmadı.
Babacan ve ihanet çukuru
EN BÜYÜK DELİL, İTİRAFTIR.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı devirmek için Abdullah Gül'le beraber çevrilen dümenler gün yüzüne çıktı.
Perde arkasında oynanan oyunların tam göbeğinde bulunduğunu Ali Babacan itiraf etti. Babacan'ın, Abdullah Gül'ü 2019 seçimlerinde azgın muhalefetin çatı adayı yapmak üzere perde gerisinde çevirdikleri dümenleri açıklayan sözlerine, en sert tepkilerden birisinı AK PARTİ Genel Sekreteri Fatih Şahin gösterdi.
Şahin, DEVA Partisi Genel Başkanı olan Babacan'ın 1 Kasım 2015 ile 24 Haziran 2018 arasında 26. Dönem AK Parti Ankara 1. Bölge Milletvekili olduğunu hatırlattı. Babacan'ın bu dönemde bir taraftan 316 AK Parti milletvekili ile sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı aday gösterirken, diğer yandan da Abdullah Gül'ün muhalefetin ortak cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi çalışmalarının tam ortasında yer almış. Babacan'ın yüzü kızarmadan ifade ettiği bu durumu ilkeli bir siyaset anlayışıyla bağdaştırmak mümkün değil. Hadi gelin durumun adını tam koyalım: Bunun adı riyakârlıktır, sahtekârlıktır, ihanettir, iki yüzlülüktür'..
Hatırlarsınız Abdullah Gül 28 Nisan 2018'deki açıklamasında "Geniş mutabakat sağlanamadı, adaylığım söz konusu değil" demişti.
Ali Babacan'ın ihanetinde yeni perde! 17 Nisan referandumu öncesi Beypazarı ziyaretinde neler yaşandı? Hikmet Genç A Haber'de açıkladı
A Haber ekranlarında yayınlanan Memleket Meselesi programına konuk olan Akşam Gazetesi yazarı Hikmet Genç DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın 2018'deki referandumda AK Parti aleyhine çalışmasının bir geçmişi olduğunu ifade etti. Genç, Babacan'ın 2017 yılında Beypazarı'nda yapılan bir toplantıda neler söylediğini belgeleriyle açıkladı. Genç ayrıca Babacan hakkında "Hayatımda bu kadar omurgasız bir siyasetçi görmedim" yorumunda bulundu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın 2018'de AK Parti aleyhine yaptığı hamleleri A Haber ekranlarında yayınlanan Memleket Meselesi programında yorumlayan Akşam Gazetesi yazarı Hikmet Genç çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AK PARTİ SAFRA ATTI!
AK Parti'nin Davutoğlu ve Babacan'la ayrılışını "safra atımı" olarak tanımlayan Genç, Babacan'ın Erdoğan'ı yıkmak için bir olan grupla yaptığı görüşmelere değindi.

BEYPAZARI'INDAKİ TOPLANTIDA NELER OLMUŞ NELER!
Zafer Şahin köşe yazısına değinen Genç, 2018'de Babacan'ın yaptığı skandalın öncesinin de olduğunu ifade etti. Ali Babacan'ın ihanet ettiğini söyleyen Genç, Babacan'ın 24 Mart 2017'de Beypazarı ziyaretinde neler yaşandığına da açıklık getirdi.Toplantıya basının davet edilmediği belirtilirken Babacan'ın bu toplantıda referandum için destek istemek yerine hükümeti yerden yere vurduğu ifade edildi.

BABACAN BİR KURT GİBİ İÇERİDEN KEMİRDİ
2017'de Ali Babacan'ın kurt gibi içerden kemirmeye başladığı söyleyen Genç, 2017 yılında yapılan toplantının belgelerini de canlı yayında gösterdi. Genç bu toplantıda Babacan'ın hükümeti ciddi eleştirdiğini ifade etti.

OMURGASIZ SİYASETÇİ!
Babacan'ın ahlak ve etik çerçevesinde bir siyaset yapmadığını söyleyen Genç, hayatında bu kadar omurgasız bir siyasetçi görmediğini ifade etti.

NE OLMUŞTU?
Halk TV'ye konuk olan Ali Babacan, AK Parti'ye karşı işlediği ihaneti yüzü kızarmadan anlattı. 2018 seçimlerinde hâlâ AK Parti üyesi olan Babacan, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı adayı olması için desteklediğini, hatta bunun gerçekleşmesi için çaba sarfettiğini itiraf etti.

Ali Babacan'ın ihanet itirafına sert tepki: Siyasi tarihe geçecek! "Arkadan hançerlemek" değilse nedir?
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın CHP yandaşı Halk TV’deki ihanetini köşesine taşıyan Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, yazısında, "AK Parti içindeyken, muhalefetin cumhurbaşkanı adayına destek vermek ve "göbeğinde"







