Küresel diplomasiye Başkan Erdoğan damgası! Krizlerin çözüm adresi Türkiye oldu

Küresel ölçekte dengelerin sarsıldığı kriz dönemlerinde adalet, vicdan ve diplomasi vurgusuyla öne çıkan Türkiye, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uluslararası sorunlara çözüm üreten bir aktör konumuna yükseldi. Savaşlardan açlık krizlerine, mülteci sorunlarından tıkanan diplomatik süreçlere kadar birçok alanda devreye giren Başkan Erdoğan diplomasisi, Türkiye’yi artık yalnızca gelişmeleri izleyen değil, küresel gündemi şekillendiren ve yön veren bir ülke haline getirdi.

DÜNYA - 2026-01-20 10:32:32

Küresel diplomasiye Başkan Erdoğan damgası! Krizlerin çözüm adresi Türkiye oldu

Giriş Tarihi:20 Ocak 2026 10:08 Son Güncelleme:20 Ocak 2026 10:25  

Küresel ölçekte dengelerin sarsıldığı kriz dönemlerinde adalet, vicdan ve diplomasi vurgusuyla öne çıkan Türkiye, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uluslararası sorunlara çözüm üreten bir aktör konumuna yükseldi. Savaşlardan açlık krizlerine, mülteci sorunlarından tıkanan diplomatik süreçlere kadar birçok alanda devreye giren Başkan Erdoğan diplomasisi, Türkiye’yi artık yalnızca gelişmeleri izleyen değil, küresel gündemi şekillendiren ve yön veren bir ülke haline getirdi...

Dünyanın kilitlendiği kriz anlarında adaletin, vicdanın ve diplomasinin sesi olan Türkiye, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde küresel sorunlara çözüm üreten ülke konumuna yükseldi. Savaştan açlığa, mülteci krizlerinden diplomatik çıkmazlara kadar birçok başlıkta devreye giren Erdoğan diplomasisi, Türkiye'yi artık sadece takip eden değil, yön veren küresel bir aktör haline getirdi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan - ABD Başkanı Donald Trump (AHABER ARŞİV)

TRUMP'TAN BAŞKAN ERDOĞAN'A 'KURUCU ÜYE' DAVETİ

Başkan Erdoğan liderliğinde küresel sorunlara çözüm üreten Türkiye, Gazze'de kalıcı barış için hem diplomasi masasında hem de sahada etkin olma kararlılığını ortaya koyuyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Başkan Erdoğan'ı Gazze Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet etmesi, bu rolün uluslararası alanda da kabul gördüğünün en net göstergesi oldu. Ortadoğu'dan Afrika'ya, Karabağ'dan Gazze'ye kadar uzanan kriz hattında Türkiye, artık sadece bir bölge ülkesi değil; küresel çözüm ortağı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan

KÜRESEL KRİZLERE KÜRESEL ÇÖZÜM

"Dünya beşten büyüktür" diyerek adaletsiz küresel düzene itiraz eden Erdoğan, Türkiye'yi krizleri uzaktan izleyen değil, yön veren bir küresel aktör konumuna taşıdı. Tahıl koridorundan esir takaslarına, bölgesel savaşlardan insani krizlere kadar pek çok başlıkta Türkiye, barışın anahtarı oldu. Rusya–Ukrayna savaşı sırasında hayata geçirilen tahıl koridoru anlaşması, milyonlarca insanın gıdaya erişimini sağlarken; yine Türkiye'nin arabuluculuğunda gerçekleşen esir takasları, Ankara'nın savaşın ortasında bile güven tesis eden tek ülke olduğunu ortaya koydu.Tahıl koridoru için imzalar İstanbul'da atılmıştı

TAHIL KORİDORUYLA MİLYONLARCA İNSANA NEFES

Sabah'ın haberine göre Rusya–Ukrayna savaşıyla derinleşen küresel gıda krizinde Türkiye, tarihi bir diplomatik başarıya imza attı. Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilen Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, milyonlarca insanın temel gıdaya erişimini sağladı. Türkiye, bu süreçte kriz anlarının stratejik çözüm ortağı olduğunu dünyaya gösterdi.

SAVAŞIN ORTASINDA GÜVEN HATTI

Yine Rusya ile Ukrayna arasında gerçekleştirilen esir takasları, Türkiye'nin savaşın en sıcak anlarında dahi tarafları aynı masada buluşturabilen tek ülke olduğunu ortaya koydu. Bu adım, dünya diplomasi tarihinde insani diplomasinin en güçlü örneklerinden biri olarak kayda geçti.

BÖLGESEL ÇATIŞMALARA BARIŞLA YANIT

Karabağ'da Azerbaycan'ın haklı mücadelesine verilen güçlü destekle bölgesel dengeler değişti. Irak'ın toprak bütünlüğünü korumaya yönelik diplomatik girişimler, Suriye'de barışı önceleyen adımlar ve Katar krizindeki etkin arabuluculuk, Türkiye'nin istikrar sağlayan ülke rolünü pekiştirdi..Somali-Etiyopya gerginliği Türkiye'nin ara buluculuğunda çözüldü

AFRİKA'DAN BALKANLARA TÜRKİYE İMZASI

Somali'de güvenlikten altyapıya, eğitimden yönetişime uzanan çok katmanlı destek modeliyle Türkiye, Afrika'nın geleceğine umut oldu. Bosna-Hersek'te bölgesel istikrarı önceleyen diplomasi, Kosova–Sırbistan hattında uzlaşıyı güçlendiren girişimler ve Sudan'daki siyasi krize yönelik arabuluculuk çabaları, Erdoğan diplomasisinin küresel etkisini ortaya koydu...

İNSANİ DİPLOMASİNİN MERKEZ ÜSSÜ

Yemen'de insani yardımlarla milyonlara yaşam umudu olan Türkiye, Rohingya krizinde mazlumların sesi oldu. Kovid-19 pandemisi sürecinde dünyanın dört bir yanına ulaştırılan yardımlar ise Türkiye'yi küresel dayanışmanın simgesi haline getirdi...Başkan Recep Tayyip Erdoğan

GAZZE'DEN KARABAĞ'A: HER MASADA TÜRKİYE

Filistin meselesinde ilkeli duruşunu sürdüren Türkiye, Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerinde sadece tepki veren değil, çözüm üreten ülke olarak öne çıktı. Uluslararası platformlarda Filistin'in sesi olan Ankara, sahadaki insani yardımlarla da görünür bir dayanışma sergiledi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan (AA)

GAZZE'DE TÜRKİYE'SİZ DENKLEM YOK

Gazze'de ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve yeniden inşa sürecinin adil şekilde yürütülmesi için güvenilir ve güçlü bir aktöre ihtiyaç duyuluyor. Uluslararası diplomaside bu aktörün Türkiye olduğu artık açık biçimde görülüyor. ABD Başkanı Trump'ın, Erdoğan'ı Gazze Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet etmesi, Türkiye'nin yalnızca diplomatik masada değil, sahadaki insani ve siyasi süreçlerde de vazgeçilmez bir aktör olduğunu tescilledi.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Tufan Erhürman Rum medyasını çıldırttı! 'Türkiye tüm Ada'nın garantörüdür' sözüne büyük tepki

Giriş: 25.10.2025  10:20 Son Güncelleme: 26.10.2025  01:39

Erhürman’dan net mesaj! “Türkiye Ada’nın tamamının garantörüdür, böyle olmaya devam edecek”

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'ın açıklamaları Rum medyasını adeta çılgına çevirdi. Erhürman'ın "Türkiye tüm Ada'nın garantörüdür" sözü güneyde hayal kırıklığına yol açtı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde geçtiğimi pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önemli bir zafer elde eden Tufan Erhürman'ın Türkiye ile nasıl bir ilişki kuracağı merak ediliyordu. Seçim kampanyasında Türkiye'deki milliyetçi muhafazakar seçmenden büyük eleştiriler alan Erhurman, seçim sonrası Türkiye ile ilgili sıcak mesajlar verdi.

Anadolu Ajansı'na açıklamalarda bulunan KKTC Cumhurbaşkanı, "Türkiye tüm Ada'nın garantörüdür." deyince Rumlar çılgına döndü. Rum medyası ve siyaseti bu açıklamalarının kabul edilebilir olmadığını ifade etti. 

Erhürman'ın Türkiye’ye yönelik verdiği mesajları ön plana çıkaran Rum medyası, "Erhürman, Türkiye ile ilişkiler ortak kadere dayanıyor." açıklamasını da kıyasıya eleştirdi.

Basınla paralel iddialarda bulunan Rum muhalefeti ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Tufan Erhürman'ın birbirine benzer söylemde bulunduğunu savunarak şu ifadeyi kullandı: "Yeni Kıbrıs Türk liderinin Erdoğan'ın milliyetçi söylemini benimsemesi uzun sürmedi."

Erhürman'ın sözleri sosyal medyada da tartışıldı. Erhürman'ın Rum Kilisesi'nin ve ELAM'ın Kıbrıs'ta çözümü engellediği ve sürekli Türk tarafını suçladığı vurgulanan paylaşımlar yapıldı.

Rum Politis gazetesinde yer alan bir yorumda ise dikkat çekici şu ifadeler kullanıldı: 

"Türkiye'ye Kıbrıs meselesinin ötesinde faydalar sağlayacak olumlu bir uluslararası jeostratejik ivme ortaya çıkmadığı sürece, ne Erhürman ne de Nikos Hristodulidis sürdürülebilir ve barışçıl bir çözüme yol açacak bir uzlaşmaya varamaz."

ERHÜRMAN NELER SÖYLEMİŞTİ?

AA'ya konuşan Tufan Erhürman'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Garantör ülke Türkiye, bütün Kıbrıs Adası'nın garantörüdür. Dolayısıyla, Baf kenti aslında Türkiye'nin yetki alanının dışında falan değil. Güneyde olması, Türkiye'yi yetkisiz kılmıyor. Konuşmamda da söylediğim gibi; (GKRY) hem bizi bypass ediyor, biz yokmuşuz gibi davranıyor, hem Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlük yetkilerini, yetkileri yokmuş gibi davranıyor ve dönüyor aldığı kararlarda bizi yaşamsal riske sokuyor. Bunlar kabul edemeyeceğim şeyler.

Kampanyam boyunca gittiğim her yerde, her mitingde ifade ettiğim üzere; bugüne kadarki hiçbir cumhurbaşkanımız, hiçbir müzakere sürecini Türkiye ile istişare etmeksizin yürütmedi. Tek bir örneği yoktur. Ben de başbakanken Türkiye ile her konuda istişare içerisinde çalıştım. Dolayısıyla seçim boyunca hep söyledim. Müzakereler başlayacaksa veya yürüyecekse, bütün bunlar her zaman Türkiye ile istişare içerisinde yapılır. Başka türlüsü zaten mümkün değildir. Hepsini bir tarafa bırakın, Türkiye Cumhuriyeti bizim kardeş ülkemizdir, çok özel ilişkilerimiz var. Başka hiçbir iki devletin ilişkisine benzemez bizim Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkimiz. Türkiye ile ilişkimiz çok özeldir. Ama artı Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs'ta garantör devlettir zaten.

TRHABER

Günün Diğer Haberleri