253 şehidin ismi gökyüzüne havalandı: Kapadokya'da balonlar 15 Temmuz için yükseldi
"Giriş Tarihi:13 Temmuz 2026 23:11Son Güncelleme:14 Temmuz 2026 01:11
15 Temmuz hain darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümünde 253 şehidin anısına bisiklet ve motosiklet korteji düzenlendi.
Kapadokya'da sıcak hava balonları 15 Temmuz dolayısıyla Türk bayrakları ve afişlerle uçtu
Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya'da, gün doğumuyla birlikte Göreme beldesinde düzenlenen programda sıcak hava balonları, sepetlerine ve Türk bayrakları, 15 Temmuz şehitlerinin fotoğrafları ile kahraman Şehit Ömer Halisdemir'in posterlerini asarak havalandı.
Programa Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Çevik ve İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman da katıldı.
Balonların uçuşu öncesinde konuşan Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatarak, Türk milletinin o gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milli iradeye, demokrasiye, vatana ve bağımsızlığa sahip çıktığını söyledi.
Vali Kök, "Bundan tam 10 yıl önce 15 Temmuz gecesinde milli irademize, demokrasimize, vatanımıza ve bağımsızlığımıza kasteden hain darbe girişiminde aziz milletimiz canı pahasına vatanına, bayrağına ve demokrasisine sahip çıkarak tüm dünyaya unutulmayacak bir destan yazmıştır. O gece milletimiz birlik ve beraberliğini tarihimizin sayfalarına altın harflerle kazımıştır." dedi.
Milletin istiklal ve istikbaline yönelen hain girişim karşısında tek yürek olduğunu belirten Kök, "Bugün gökyüzüne bırakacağımız balonlarla vatan toprağı uğruna canlarını hiçe sayan şehitlerimizi minnet ve rahmetle anacağız. Bizlere emanet edilen bu mukaddes topraklara sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi koruyarak devletimizi güçlü yarınlara taşımak en büyük sorumluluğumuzdur. Birazdan gökyüzüne yükselecek balonlar, 15 Temmuz şehitlerimize duyduğumuz vefa ve minnetin sembolü olacaktır" ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda başta 15 Temmuz şehitleri olmak üzere vatan uğruna can veren tüm şehitleri rahmetle anan Vali Kök, kahraman gazilere de sağlıklı bir ömür dileyerek, "Milletimiz bir daha böyle acılar yaşamasın, devletimizin bekası daim olsun. Daima birlik ve bütünlük içinde bağımsızlık bizim, egemenlik bizim olsun" diye konuştu.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İletişim Başkanlığı ve 15 Temmuz Derneği iş birliğiyle "İrade Bizim, Gençlik Bizim" 15 Temmuz Bisiklet ve Motosiklet Korteji düzenlendi.
Saat 09.30 itibarıyla Taksim Meydanı'nda başlayan etkinlikte 253 motosiklet ve 253 bisiklet, 15 Temmuz şehitleri için bir araya geldi. Etkinlikte 15 Temmuz şehitleri anılarak milli birlik ve milli irade ruhuna dikkat çekildi.
Programa Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, siyasi parti temsilcileri ve gaziler katıldı.
"15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz"
Programda konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "15 Temmuz hain darbe girişiminin 10'uncu yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde bir aradayız. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, hain kalkışmanın sembol yerlerinden bir tanesiydi. 15 Temmuz Derneği ile birlikte motosiklet ve bisikletlilerle pedal çevireceğiz. Bu hain darbeyi unutturmayacağız. Milletin şanlı direnişini herkese anlatmamız gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın meydanlara davet etmesiyle bu aziz millet büyük bir kalkışmayı meydanlarda bertaraf etti. Aziz milletimize bu noktada gösterdiği mücadeleden dolayı şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu nedenle 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü'nde şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Onun çelik iradesi gerçekten bu milletin duygularını yansıtıyor. Biz de bugün Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak motosikletli kardeşlerimiz ve bisikletlilerle birlikte pedal çevireceğiz. 15 Temmuz'u unutturmayacağız" ifadelerini kullandı.
Bisikletiyle korteje katılan Mehmet Sercan Setkin, "Uzun zamandır böyle güzel bir tura katılmamıştım. Bu anlamlı günde şehitlerimizi anmak ve ülkemizin güzel atmosferini bir kez daha yaşamak için bu tura katıldım" dedi.
Burçin Özsayar ise, "Osmanlı Motosiklet Derneği olarak 15 Temmuz kırmızı çizgimizdir. Halkın iradesini kimse yok sayamaz. 15 Temmuz darbe girişiminde bu halk iradesiyle sokaklara inerek darbecilere dur dedi. Bundan sonra da asla 15 Temmuz'u unutturmayacağız. Demir atlarımızla her yıl olduğu gibi 15 Temmuz'da da şehitlerimizi anmak için sürüşlerimize devam edeceğiz" diye konuştu.
Ekinliğe katılan bir diğer isim Ömer Erzicanlıoğlu da, "İstanbul Motosiklet Derneği olarak Gençlik ve Spor Bakanlığımızın düzenlemiş olduğu bu etkinliğe katılıyoruz. Nasıl ki 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokaklara çıkarak üzerimize düşeni yaptıysak, bundan sonraki her 15 Temmuz'da da bugünü unutturmamak, gençlerimize hatırlatmak ve şehitlerimizi yad etmek adına bu sürüşleri gerçekleştireceğiz. Mevla hiçbir zaman devletimize zeval vermesin" şeklinde konuştu.
Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından şehitler anısına Kur'an-ı Kerim okunarak dua edildi. Taksim Meydanı'nda başlayan kortej, 15 Temmuz Hafıza Müzesi önünde sona erdi. - İSTANBUL
Kaynak: İHA
Kapadokya’da balonlar 15 Temmuz nedeniyle Türk bayrağı ve pankartlarla havalandı
Kapadokya’da sıcak hava balonları, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Türk bayrağı ve pankartlarla gökyüzüne süzüldü.
AK Parti Nevşehir İl Başkanlığınca hazırlanan "Unutmadık unutturmayacağız" ve "Türkiye geçilmez" yazılı pankartlar ve Türk bayrakları sıcak hava balonlarının sepetlerine asıldı.
Sabah erken saatlerde Nevşehir’in Avanos ilçesi Paşabağı mevkisinden havalanan balonlar, gökyüzünde güzel görüntüler oluşturdu.
AK Parti İl Başkanı Ali Kemikkıran, gazetecilere, sıcak hava balonlarına asılan pankartlarla dünyaya mesaj vermek istediklerini söyledi.
15 Temmuz’u unutturmayacaklarını belirten Kemikkıran, "Bu anlamlı günde dünyanın incisi Kapadokya’da, bölgenin en önemli turizm araçlarından sıcak hava balonları, teşkilatlarımızın hazırlamış olduğu pankartlarla ve şanlı Türk bayrağı ile havalanıyor. 251 şehidimizi ve 2196 gazimizi minnetle anıyoruz. Onları unutmadığımızı ve asla unutmayacağımızı göstermek istedik. Dünyanın dört bir tarafından gelen misafirlerimiz var. Bütün dünyaya bölgemizden bu mesajı veriyoruz." dedi.
Kod adı "Namık": Adil Öksüz'ün FETÖ'deki kritik rolünün kronolojisi,Kod adı "Namık": Adil Öksüz'ün FETÖ'deki kritik rolünün kronolojisi,
Giriş Tarihi:13 Temmuz 2026 07:32Son Güncelleme:13 Temmuz 2026 07:45
FETÖ’nün Hava Kuvvetleri imamı Adil Öksüz nasıl kaçtı? Akıncı’dan serbest bırakılmaya uzanan kritik süreç
Resmi görevini sürdüren Öksüz, çevresinde sıradan bir akademisyen profili çizdi. Ancak soruşturma dosyaları ve örgüt mensuplarının ifadelerine göre bu akademik kimlik, örgütsel faaliyetlerin gizlenmesinde kullanılan önemli bir kamuflaj işlevi gördü. Yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temaslarını akademik faaliyet görüntüsü altında sürdürdüğü değerlendirildi.
ANKARA'DAKİ VİLLADA DARBE HAZIRLIKLARI İDDİASI
Soruşturma dosyalarına giren tanık beyanlarına göre, Ankara'da danışmanlık merkezi görünümündeki üç katlı bir villada darbe girişimine yönelik hazırlık toplantıları yapıldı. Özellikle "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadelerinde, Adil Öksüz'ün bu villada örgüt mensubu askerlerle sık sık bir araya geldiği ve hazırlık sürecini koordine eden isimlerden biri olduğu öne sürüldü.
Dosyada yer alan anlatımlara göre söz konusu toplantılar 2016 yılının Haziran ayı sonlarında yoğunlaştı. Tanık ifadeleri ve soruşturma kapsamında elde edilen bulgular, darbe hazırlıklarının bu süreçte sistematik şekilde yürütüldüğüne işaret etti.
ABD SEYAHATLERİ SORUŞTURMA DOSYALARINA YANSIDI
15 Temmuz darbe girişiminden önce Adil Öksüz'ün yurt dışı seyahatleri de soruşturmaların önemli başlıklarından biri oldu. HTS kayıtları, pasaport hareketleri ve havalimanı giriş-çıkış kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, Öksüz'ün 2016 yılının Mart ve Haziran aylarında ABD'ye birden fazla kez gittiği tespit edildi.
Soruşturma dosyalarına göre Öksüz, 11 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan ABD'ye hareket etti ve darbe girişiminden iki gün önce, 13 Temmuz'da Türkiye'ye döndü. Yargı dosyalarında yer alan değerlendirmelerde bu seyahatin, darbe hazırlıkları öncesindeki kritik temaslar kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Ancak bu ziyaretin içeriğine ilişkin kamuoyuna açıklanmış kesin ve bağımsız şekilde doğrulanmış resmi bir kayıt bulunmuyor.
"34 SIR 49" PLAKALI OTOMOBİLİNİ BIRAKIP KAYBOLDU
Serbest bırakılmasının ardından Ankara'dan İstanbul'a geçen Adil Öksüz, daha sonra Sakarya'nın Akyazı ilçesindeki kayınpederinin evine gitti.
Soruşturma kayıtlarına göre burada ailesiyle görüştükten sonra kendisine ait 34 SIR 49 plakalı otomobili bıraktı ve bir daha kendisinden haber alınamadı.
Yargı kararlarında, firar sürecinde Öksüz'e yardım ettikleri belirlenen bazı kişiler de örgüt üyeliği ve örgüte yardım suçlarından mahkûm edildi. Firarın organize edilmesine katkı sağladığı belirtilen isimler hakkında farklı mahkemelerce hapis cezaları verildi.
HAKKINDA KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILDI
Adil Öksüz hakkında FETÖ'nün çatı davaları kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Firari durumda bulunan Öksüz için Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarıldı.
İçişleri Bakanlığı Terörden Arananlar Listesi'nde kırmızı kategoride yer alan Öksüz'ün yakalanmasına yönelik çalışmalar güvenlik ve istihbarat birimlerince sürdürülüyor.
Çeşitli tanık beyanlarında ve soruşturma dosyalarında, Öksüz'ün yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarak Almanya'da saklandığı yönünde iddialar yer aldı. Ancak bu iddialara ilişkin kamuoyuna açıklanmış kesinleşmiş resmi bir tespit bulunmuyor.
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Adil Öksüz dosyası, FETÖ soruşturmalarının en kritik başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Firari durumdaki Öksüz hakkında açılan davalar gıyabında devam ederken, güvenlik birimleri yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Soruşturma dosyaları, mahkeme kararları ve resmi kayıtlar ise örgütün mahrem yapılanmasının işleyişine ilişkin önemli veriler sunmaya devam ediyor.
FETÖ’nün Hava Kuvvetleri imamı Adil Öksüz nasıl kaçtı? Akıncı’dan serbest bırakılmaya uzanan kritik süreç
FETÖ’nün “Hava Kuvvetleri imamı” Adil Öksüz, darbe planlamasında kilit rol üstlendi. Öksüz’ün darbe girişiminden önce ABD’ye gidip 13 Temmuz 2016’da Türkiye’ye döndüğü, serbest bırakılmasının ardından İstanbul üzerinden Sakarya’ya geçtiği belirlendi. Firari isim son olarak kendisine ait 34 SIR 49 plakalı aracı bıraktıktan sonra izini kaybettirdi.
KENDİSİNİ KAMUFLE ETTİ
Örgütün "Hava Kuvveteri İmamı" olarak bilinen Öksüz, Ankara'da danışmanlık merkezi olarak kullanılan 3 katlı bir villada, 2016 yılının Haziran ayı sonu itibarıyla TSK içindeki örgüte bağlı rütbeli subaylarla birlikte darbe girişiminin planlanmaya başladı. O tüm bu süreçte, örgüt içindeki konumu açığa çıkmasın diye "Akademisyen" kimliğini kullanarak kendisini kamufle etti.
Darbe girişiminden önceki süreçte Öksüz'ün seyahat trafiği doğrudan eylem planlamasına işaret ediyordu. Öksüz, 2016 yılının Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçtu.
AKINCI'DA YAKALANDI, HÂKİMLER SERBEST BIRAKTI
15 Temmuz gecesi darbe girişiminin komuta merkezi Ankara'daki Akıncı Üssü'ydü. 16 Temmuz 2016 sabahı Akıncı Üssü yakınlarında jandarma ekipleri tarafından üzerinde bir adet GPS cihazı, cep telefonu ve bir miktar parayla yakalanan Öksüz, bölgede bulunma nedenini "Tarla bakmaya gelmiştim" diyerek açıklamaya çalıştı.
Gözaltına alındıktan sonra Sincan Batı Adliyesi'ne sevk edilen Öksüz, adli süreçteki şüphe uyandıran zafiyetler ve ihmaller zinciri neticesinde, 18 Temmuz 2016'da Hâkim Köksal Çelik tarafından sadece 21 dakika içinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Savcılığın bu karara yaptığı itiraz ise diğer hâkim Çetin Sönmez tarafından reddedildi. Böylece en kritik isim adliye kapısından yürüyerek çıktı.
Yapılan HTS (arama trafiği) ve havalimanı kayıt incelemelerinde; darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016'da Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan ABD'ye gittiği ve darbe girişiminden sadece iki gün önce, 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü belgelendi. Bu seyahat, hain darbe planının Pensilvanya'daki örgüt elebaşı tarafından onay aldığına dair bir değerlendirme oldu.
Serbest bırakılma kararının hemen ardından adliyeden ayrılan Adil Öksüz, planlı bir kaçış rotasını devreye soktu. Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan uçakla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na geçen Öksüz, kameralara son kez burada takıldı. 19 Temmuz sabaha karşı Sakarya'nın Akyazı'da bulunan kayınpederinin evine uğradığı, eşinin ailesiyle görüştükten sonra kendisine ait olan "34 SIR 49" plakalı otomobilini bırakıp bir daha dönmemek üzere izini kaybettirdiği tespit edildi. Hakkında kırımızı bülten çıkarılan Öksüz halen firari olarak aranıyor.
Darbe girişiminin ardından bir itirafçının beyanlarına göre; teşkilattan sızdırılan orijinal bir angaje formu şablonu kullanılarak Adil Öksüz adına sahte bir belge üretildi.
Öksüz'ü 2014 girişli "Timsah" kod adlı bir MİT ajanı ve sözde paralel yapıyla mücadele eden bir görevli gibi gösteren bu sahte belge, örgüt tarafından kontrol edilen sosyal medya hesapları ve FETÖ'cü medya aygıtları vasıtasıyla hızla dolaşıma sokuldu. Örgüt bu bilgiyi hedef şaşırtmak için servis etti.
Firari Adil Öksüz'ü serbest bırakan iki hâkim Çetin Sönmez ve Köksal Çelik, 2018'de meslekten ihraç edildi.
Hâkim Sönmez, "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Öksüz'ü Sakarya'daki arama çalışmalarında kasıtlı olarak kaçırdığı belirlenen dönemin Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürü Ercan Özoğluöz ise 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Son olarak, Öksüz'ü İstanbul Üsküdar'daki güvenli evden alarak kaçış sürecinde şoförlüğünü ve saklama faaliyetlerini yürüten kilit isimlerden Cihat Yıldız, Beylikdüzü'nde yakalanarak "silahlı terör örgütü yöneticiliği" suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.
gggg
TÜRKİYE ONUN PEŞİNDE
Hakkında kırmızı bülten çıkarılan Öksüz, ana darbe davalarında ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanıyor. Firarı sonrası Öksüz'ün Almanya'da Frankfurt ve Hannover şehirlerinde, örgütün hücre evlerinde veya yabancı istihbarat servislerinin himayesindeki güvenli lokasyonlarda saklandığı değerlendiriliyor.
Haber: Ali Rıza Akbulut
FETÖ'nün sözde eski imamından çarpıcı itiraf! Soru hırsızlığında yeni detaylar | Dikkat çeken Adil Öksüz vurgusu
Giriş Tarihi:11 Şubat 2025 21:18 Son Güncelleme:12 Şubat 2025 01:31
FETÖ'nün ABD'de firari yaşayan eski sözde mahrem imamı Abdullah Antepli'den sınavlarda çalınan sorular ve firari Adil Öksüz'e ilişkin açıklamaları dikkat çekti. Elebaşının FETÖ tarafından çalındığına dair bir haberi izledikten sonra, bütün kalabalığın içinde konuştuğunu yineleyen Antepli, Gülen'in, bu itirafını, kızgınlıkla "boş bulunduğu" bir anda ağzından kaçırdığını anlattı. Öksüz'ü, "Gülen'in gözdesi" olarak tanımlayan Antepli, kendisine 2011-2012 yıllarında örgütün Pensilvanya'daki kamp merkezinde sıkça rastladığını, kampta bulunanların da Öksüz'e büyük saygı gösterdiğini belirtti. İşte detaylar...
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) ABD'de firari yaşayan etkili üyelerinden eski sözde mahrem imamı Abdullah Antepli, Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ve üniversite giriş sınav sorularının çalınarak FETÖ üyelerine verilmesiyle ilgili açıklamalarına yenilerini ekledi. İTİRAFI SONRASI TEHDİT Eski Zaman gazetesi çalışanı firari FETÖ'cü Ahmet Dönmez'in sosyal medya programına ikinci kez katılan Antepli, soru çalma olayıyla ilgili verdiği ilk röportajın ardından kendisinin ve ailesinin örgüt üyelerince tehdit edildiğini aktardı.
ELEBAŞI İTİRAFI AĞZINDAN KAÇIRDI
Antepli, Gülen'in, soruların çalınmasıyla ilgili konuşmasını, örgüt kampındaki eski merkez binanın 2. katındaki büyük salonda, kahvaltıdan hemen sonra başlayan "diyalog toplantısı öncesinde" yaptığı detaylarına yer verdi. Gülen'in bu salonda, 2010 KPSS sorularının o zaman "Paralel Devlet Yapılanması" diye adlandırılan FETÖ tarafından çalındığına dair bir haberi izledikten sonra, bütün kalabalığın içinde konuştuğunu yineleyen Antepli, Gülen'in, bu itirafını, kızgınlıkla "boş bulunduğu" bir anda ağzından kaçırdığını anlattı.
Antepli, söz konusu diyalog toplantısında Kurucan'ın da orada olduğunu "çok iyi hatırladığını" ifade ederek, Gülen'in, örgütün soru çalmasıyla ilgili o gün yaptığı konuşmadan sonra kendisiyle özel bir görüşmede "uzun uzadıya konuştuğunu" aktardı.
Bu konuda, ilk röportajının ardından Kurucan'ı arayarak konuyu özetlediği 1,5 dakikalık bir ses kaydını da dinleten Antepli, aynı konuyu, Pensilvanya'ya her geldiğinde "evinde kalacak ve ailecek görüşecek kadar samimi olduğunu" belirttiği diğer FETÖ üyesi Türk İslam ("Tarık Bey") ile de aynı günün akşamında ve sonrasında konuştuğunu paylaştı.
TÜRKİYE'YE GELİP CEZA ÇEKMEYE HAZIRIM
Antepli, söz konusu yıllarda Türkiye'de, askeri lise sınavlarında çıkacak soruların çalınarak Tarık Bey ve kendisine verildiğini, bu soruları çocuklarla paylaştıklarını söyledi. Söz konusu iddiaları ilk kez 2018'de yazdığını dile getiren Antepli, örgütte bazı çevrelerdeki "Fetullah Gülen masum, çevresi kötü" söyleminin de ölen elebaşının rolünü anladıktan sonra kendisi için çöktüğünü belirtti. Antepli, Türkiye'ye gidip hukukun gerektirdiği cezayı çekmeye hazır olduğunu ifade etti.
Antepli, 1988 ile 1997 yılları arasında, çalınan askeri lise sınavı sorularını kendisine, o dönem örgütün mahrem yapılanmasının başında bulunan (Murat Ceylan kod adlı) Orhan Cem Çavdar tarafından ulaştırıldığı bilgisini paylaştı.
ADİL ÖKSÜZ VE ÖLEN ELEBAŞI GÜLEN
Abdullah Antepli, 15 Temmuz hain darbe girişiminin bir numarası olarak aranan FETÖ'cü firarı Adil Öksüz'ü de Pensilvanya'daki kampta "çok kez gördüğünü" söyledi. Antepli, Gülen'in Öksüz'e çok itibar ettiğine de tanık olduğunu belirtti.
Öksüz'ü, "Gülen'in gözdesi" olarak tanımlayan Antepli, kendisine 2011-2012 yıllarında örgütün Pensilvanya'daki kamp merkezinde sıkça rastladığını, kampta bulunanların da Öksüz'e büyük saygı gösterdiğini aktardı.
ABDULLAH ANTEPLİ KİMDİR?
Küçük yaşlardan itibaren örgüt içinde yer almış, sözde "semt imamlığı" da yapmış Tuncay Abdullah Antepli'nin, üniversite döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Emniyet "mahrem imamlığına" kadar terör örgütü FETÖ'nün birçok kademesinde yer aldığı biliniyor.
Myanmar ve Malezya'da FETÖ adına sözde imam olarak görev yaptığını söyleyen Antepli'nin, örgütün "dinler arası diyalog politikası" kapsamında ABD'de de görevlendirildiği, 2003'te Connecticut eyaletinde Hristiyan İlahiyat Fakültesinde (Hartfod Seminary) "dini rehber" olarak çalıştığı, sonrasında ise North Carolina'daki Duke Üniversitesinde görev yaptığı ifade ediliyor.