"MEDYANIN MİLLİ TARAFI AÇIK HEDEF GİBİ CEZALANDIRILIYOR" Öte yandan yerli ve milli yayıncıların karşılaştığı baskıları hatırlatan Müderrisoğlu, RTÜK'ün kararlarının tartışmalara yol açtığını söyledi. Müderrisoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yerli ve milli medya kayıtlı, açık, şeffaf, hesap verebilir ve görünür. Buraya bu kadar yüklenilirken küresel şirketlerin kurduğu dijital platformlardaki ahlaka aykırı, toplumsal huzura ve kamu düzenine tehdit oluşturan, gençlerin bilinçli ve sağlıklı yetişmesine, çocukların temel eğilimlerine doğrudan müdahale eden bu şirketler ise kolaylıkla kendilerine hareket alanı buluyor."Denetim ve kriterlerin her yayıncıya eşit şekilde uygulanması gerektiğini belirten Müderrisoğlu, "Medyanın milli tarafı açık hedef gibi cezalandırılırken, küresel tekellere ilişkin yetki ve inisiyatif konusundaki yetersizlik ya da harekete geçme konusundaki iştahsızlık temel problem olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.
"ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ" Dijital platformların denetiminin artık milli güvenlik ve toplumsal huzur meselesi haline geldiğini aktaran Müderrisoğlu, "Peki ne olmalı? Elbette kamu kurumları karar alırken büyük resmi de görerek düşünmeli. Bir yandan da artık Meclis'te gerek telif boyutunda gerek reklam gelirlerinin dağılımı boyutuyla bu şirketlerin hareket alanlarının yeniden tanımlanması kaçınılmaz bir zorunluluk" diye konuştu.YAPAY ZEKA İLE SUÇ ODAKLARI FONLANIYOR Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise A Haber canlı yayınında denetim dışı dijital mecralardaki bu yapının hem güvenlik hem de medya düzeni açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Sanal dünyada suç organizasyonlarının yeni gelir kapıları oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Kırık, "Yapay zeka ile oluşturulmuş sahte sesler, görüntüler ve içerikler reklam haline getirilerek hem sanal medya mecralarına hem de arama motorlarına servis ediliyor. 'Devlet destekli yatırım garantisi' gibi asılsız vaatlerle Google ve sosyal medya üzerinden verilen bu reklamlar aracılığıyla dolandırıcılık, müstehcenlik, pedofili ve istismar suçları maalesef fonlanmış oluyor" ifadelerini kullandı.DİJİTAL MECRALARDA SKANDAL ÇİFTE STANDART Televizyon ve radyo kanallarında uygulanan sıkı denetimin dijital dünyada aynı şekilde bulunmadığını vurgulayan Kırık, "Normal şartlarda bu tür içerikleri denetimli bir televizyon kanalında yayınlatma şansınız yok. Ancak dijital platformlarda durum tam tersi. Yurt dışı kaynaklı reklamlar Türkiye'ye veriliyor ve bu durum ciddi bir çifte standart oluşturuyor. Hem içerik güvenliği hem de gelir dağılımı açısından bu eşitsizlik ülkemiz için büyük bir sorundur" şeklinde konuştu."BU DURUM MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ" Dijital platformların manipülasyon gücüne dikkat çeken Kırık, bu durumun milli güvenlik açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Kırık, "Bu ülke Gezi Parkı olaylarını ve 15 Temmuz darbe girişimi sürecini yaşadı. O dönemde sosyal medyadaki dezenformasyonun ve yanlış yönlendirmelerin nasıl bir silah olarak kullanıldığını hep birlikte gördük. Eğer dijital mecralar da televizyonlar gibi denetlenmezse, bu kirli fonlanma devam ettikçe yerli ve milli Türk medyası ayakta kalamayacak duruma gelecektir" dedi.