Deprem yardımlarını kumar masasında ezen Haluk Levent'in "AHBAP"ları! Maskeleri düştü: Bir numara Oğuzhan Uğur
Giriş Tarihi:14 Temmuz 2026 13:32 Son Güncelleme:14 Temmuz 2026 18:31
Ahbap Derneği'ne soruşturma! Haluk Levent adım adım takip edilmiş: Yeni görüntüler ortaya çıktı
Deprem yardımlarını kumar masasında ezen Haluk Levent'in "AHBAP"ları! Maskeleri düştü: Bir numara Oğuzhan Uğur
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, Haluk Levent ile dernek çalışanlarının da aralarında bulunduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul'a getirilen Haluk Levent, üzerinden çıkan 4 cep telefonunun şifrelerini emniyet ekiplerine vermedi. Soruşturmada ikinci dalga gözaltılar kapsamında 17 kişi daha gözaltına alındı. Toplam Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap Derneği soruşturması ile ilgili MASAK raporlarının incelendiğini ve soruşturmanın daha da genişleyebileceğini ifade etti. Öte yandan emniyet ifadesine başlanan Haluk Levent'in, bir kumarhanede rulet oynarken kaydedilen görüntüleri de ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Toplanan milyonlarca liralık bağışın Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil ve bağlantılı kişi ile şirketlerin hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Acil'in ihaleye fesat karıştırmaktan geçtiğimiz ay tutuklandığı ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında dernek başkanı Haluk Levent 'Dernekler kanununa muhalefet', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'Örgüt üyeliği' suçlarından İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Bursa'da gözaltına alındı.
Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent'in deprem paralarıyla 990 milyon TL'lik kumar oynadığının resmi makamlarca açıklanması ve milyarlık gayrimenkul usulsüzlükleriyle Bursa'da kaçarken kelepçelenmesi, deprem döneminde yürütülen organize "devlet karşıtı" iletişim stratejilerini de yeniden gündeme taşıdı.
O dönem felaketin yarattığı panik ortamında sadece yardımların koordinasyonuna katkı sunmak amacıyla sürece dahil olan isimlerin arkasına saklanan bazı odakların, milli kurumları aciz göstererek doğrudan devlete salladığı o skandal paylaşımlar arşivlerden tek tek çıkarıldı.
ÜNLÜ İSİMLERİ KENDİNE VİTRİN YAPTI
Sözde yardımsever özde dolandırıcı olan Haluk Levent, asrın felaketinin yaşandığı günlerde kurduğu koordinasyon merkezinde Türkiye'nin en sevilen isimlerini bir araya getirerek toplumsal meşruiyet devşirmeye çalışmıştı. Sosyal medya hesabından yaptığı şov içerikli paylaşımlarda dürüstlüğüyle bilinen isimleri öne çıkaran Levent, "Sağ olsunlar, dostlar geldiler. Kıvanç Tatlıtuğ burada tırların nasıl girebileceği konusunda yetkililerle görüşüyor. Özge Özpirinçci burada yurt dışıyla görüşüyor, çok iyi İngilizcesi var Allah'tan. Sevgili Kenan İmirzalıoğlu güneş panelleriyle görüşüyor. Elinden gelen her şeyi herkes yapıyor" diyerek, sanatı ile bilinen isimleri de kendi kirli finansal organizasyonuna nasıl kalkan yaptığını ortaya koymuştu.
KİMİ SÜRÜKLENDİ, KİMİ DOĞRUDAN DEVLETE SALLADI!
Deprem günlerinde yaşanan kaos ortamında, bazı ünlü isimler ve sosyal medya trolleri insani duyguların ötesine geçerek açıkça devleti ve kurumlarını hedef alan paylaşımlara imza atmıştı:
Her fırsatta İslam'a saldıran Berna Laçin, sosyal medya hesabından, "Şu anda yapmamız gereken organize ve iş bilen güvendiğimiz kuruluşlara yardım etmek Ahbap ve AKUT gibi" diyerek insanları bu adreslere yönlendirmiş, resmi kurumları devre dışı bırakmaya çalışmıştı.
Pelin Batu açıkça devleti yok sayarak, "Devlet yoktu ama sivil toplum örgütleri, Haluk Levent ve Ahbap vardı" iddiasını ortaya atarak o zor günlerde bir propaganda savaşına girdi.
İçerik üreticisi Koparan ise, "Haluk Levent 1 senedir orada, şu adamın hakkını milyon yıl ödeyemeyiz" ifadeleriyle şakşakçılık yapmıştı.
HAİN FETÖ DE KUYRUK OLDU
Firari FETÖ'cü Emre Uslu da o dönem koroya katılarak, "Ortada devlet mevlet yok. Bir tek Haluk Levent'in ahbapları var" tweetiyle devleti aciz gösterme operasyonuna omuz vermişti. Siyasetçi Muharrem İnce ise, "Ahbap'a, Babala'ya karşı yönettiğiniz algı operasyonlarını sonlandırın" diyerek adeta siper olmuştu.
TEPKİLERİN HEDEFİNDEKİ OĞUZHAN UĞUR'DAN "KIVIRMA" PAYLAŞIMI
Deprem sürecinde yayını üzerinden doğrudan köprü vazifesi gören ve "Biz Ahbap'la ortak çalışıyoruz, bize gelen para hemen Ahbap yetkililerine iletiliyor" diyerek finansal trafiğe aracılık eden Oğuzhan Uğur, vurgunun belgeleri patlayınca sosyal medyada vatandaşların gazabına uğradı.
Vatandaşların, "Hani ne oldu Ahbap patladı ortak mısın sen de sesin çıkmıyor, konuşsana Oğuzhan efendi, sana da sıra gelecek" tepkileri üzerine sosyal medyadan açıklama yapan Uğur, "Haluk Levent hakkında ciddi iddialar var, izliyoruz. Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kuruş kuruş hesabı verilmelidir. Bana salça olmaya çalışanlar var ama ben dernek değilim, para toplayamam. Yaptığım yardımları kendi cebimden yaptım" diyerek düne kadar ortaklık kurduğu yapıyı tek kalemde silip kendisini sürecin dışına atmaya çalıştı.
DESTEKÇİLERİ ŞİMDİ SESSİZ: HAYKO CEPKİN SÖZÜNÜ TUTACAK MI?
O dönem Ahbap'a yöneltilen eleştirilere sert çıkan ve adeta derneğe siper olan Hayko Cepkin'in eski tweeti ise bugün en çok paylaşılanlardan biri oldu. Cepkin o dönem, "Yollanan yardımların hesabını vereceklerine inanıyoruz. Olur da vermezlerse evine gidip yüzlerine karşı da hesap sorabilirim. Gırtlağına bile yapışırım" ifadelerini kullanmıştı.
Patlayan milyarlık yolsuzlukların ardından Cepkin'in bu sözün arkasında durup durmayacağı merak konusu oldu.
O dönem destek veren oyunculardan Eda Ece'nin ise ödül töreninde depremzedelerin iradesini ve devletin yardımlarını hiçe sayarak sarf ettiği, "Deprem bölgesine yaptığımız her şeyi onlar başkaları yapıyor sandı" şeklindeki skandal sözleri, bugün yaşanan rezaletle birlikte hafızalara yeniden geldi.
"AHBAP DERNEĞİ'NE BAĞIŞTA BULUNMADIM"
Gelen tepkilerin ardından oyuncu Eda Ece açıklama yaptı. Ece, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Herkese merhaba,
Hakkımda çıkan yorumlara cevap vermem gerekiyor. 2 gündür söylenenler doğru değil, tam tersine.
Hayatımda hiçbir zaman Ahbap Derneği'ne bağışta bulunmadım. Hiçbir organizasyonlarında yer almadım. Bağış topladıklarında yardım etmedim. Hiçbir paylaşımda halkı bağış yapmaya yönlendirmedim. Çünkü çok yakınım olan bir arkadaşım, kendisinin başına gelen, yıllar öncesine dayanan şahsi olarak yaşadığı bir dolandırıcılığı ve ona yapılan terbiyesizliği bana söylemişti. Bu nedenle hiçbir zaman tam olarak güvenemedim, sevemedim. Uzak durdum. Kimse de bana "gel" demedi zaten.
Ama insanlar değişebilir inancıyla karalayacak bir cümle de sarf etmedim. Amaç çok anlamlıydı ama şahsen katılmadım. Bu konuları zaten adalet inceliyor. Umarım doğru değildir, çok üzücü.
Söylediklerim yanlış anlaşılmasın. Oraya yardım amacıyla katılan meslektaşlarımın iyi niyetle gittiğinden ve yaşananlardan rahatsızlık duyduğundan eminim. Zaten aksi olamaz. Ben sadece devletimiz çağırdığı için ATV bağış yayınına katıldım.
"HİÇBİR ARACI KURUM YOKTU"
Ben ve arkadaşlarım, o dönemdeki dizi ekibimiz, aldığımız yardımları bizzat kendimiz götürdük. Hiçbir aracı kurum ya da kuruluşla hareket yapmadık. Kendimiz gittik, kendimiz dertlere ortak olmak istedik. Hastaneleri gezdik, ne ihtiyaç varsa karşılamaya çalıştık. Canla başla, halkla el ele çalıştık. Hiçbir aracı kurum yoktu. Böyle olmasını istedik. Bizi izleyen, seven insanların yanında olmak istedik.
O dönemde yaşadığım üzüntüyü hiç unutmadım. Bir ara kendimi o kadar kaptırmıştım ki bana "Sen artık git." dediler. Şevval'in bana psikolojik destek almam gerektiğini söylediğini hatırlıyorum. Gece uyuyamıyordum. Kendimi parçaladım. Yine olsa yine yaparım.
Lafını etmişim gibi algılandı ama tam tersine hiçbirini paylaşmadım. Hiçbir gittiğimiz yere basın çağırmadık. Aklımıza bile gelmedi. Biz öyle bir ekip değildik. Orada başka dernekler vardı elbette ama biz kendimiz gittik.
"DİLİMİ EŞEK ARISI SOKSAYDI"
Ta ki hayatımın hatasını yapana kadar...
Şubattan hazirana kadar bu kabusu yaşadıktan sonra, Şubat kapağıyla "Yılın Elle Kızı" ödülü bana verilince, kapak çekimini bırakıp yardıma koştuğumuz için o ödülün bana insanlığımdan dolayı verildiğini düşündüm. Bu yüzden bu konu açıldı. Yoksa ne alakası var? Neden bu konuyu açayım? O güne döndüm.
Konuşmama çıkmadan önce tekrar makyaj yapıp bir elbise giyerek sahneye çıkmam benim için imkansızdı. Ağır bir depresyona girmiştim. Çünkü ben empatiden çok acı çeken bir insanım; bunu beni tanıyanlar bilir.
Ama beni buraya davet edip tekrar hayata karışmamı sağladığınız için teşekkür ederim diyerek yaşadığım acıyı anlatmaya başladım. Konuşmanın sonunda kendimi o kadar ağır hissettim ki bir espri yapma gereği duydum. Çünkü ben üzüldüğümde, bir acı yaşadığımda bunu gülerek atlatmaya çalışan biriyim. O an ağzımdan öyle bir espri çıktı. Keşke yapmasaydım.
Ve sadece o cümlem paylaşıldı. Dilimi eşek arısı soksaydı. O kadar üzüldüm, o kadar pişman oldum ki... Böyle bir şey söylememeliydim. Haksızlık ettim.
O yüzden bu kadar senedir bana yazılan bütün hakaretleri, çocuğuma kadar edilen küfürleri sadece üzüntüyle okudum. Yıllardır ses çıkaramadım. Bir tek özür diledim, onu da kimse duymadı.
"DEVLETİMİZDEN ÖZÜR DİLİYORUM
Hatamı bildiğim için bana köşesinde, resmi bir gazetede "s**tr git" diye küfür yazan gazetecilere bile cevap veremedim. İçime attım. Utandım. Beni yerden yere vurmalarını izledim. Tam da peşinden hamile kaldım. Hamileyken de bu kabus devam etti. Çocuğum 2 yaşına geldi, bu linç hiç bitmedi.
Ama hatalı bendim. Özür diliyorum. Daha önce de diledim, yine diliyorum.
Başta depremzede vatandaşlarımızdan, kırdığım herkesten ve devletimizden özür diliyorum. Oy haklarına karışmak benim haddime değildi. Gerçekten utanç içindeyim. Keşke o şakayı yapmasaydım. Haksızlık ettim.
Yürekten özür diliyorum.
Herkesi çok seviyorum. Bu ülke için hepimiz canımızı verecek insanlarız. Ayrımcı bir dil kullanmak, benim gibi herkesi seven birinin yapacağı bir şey değildi. Bana yakışmadı.
Tekrar özür diliyorum.
Ömrümde ne kimsenin kötülüğünü istedim ne de bir kimse hakkında kötü söz söyledim. İşlerimi izleyip beni sever ya da sevmezsiniz ama yeryüzündeki kimseye zarar verecek yapıda bir insan gerçekten değilim. Benden kötülük kimse göremez. Aklıma iyilikten başka bir şey gelmez. Yüreğim böyle değil, hamurum böyle kötücül değil. Beni tanıyanların bunu bildiğini biliyorum.
Beni linçlemeyen, beni tanıyan, seven, beni savunmak zorunda hisseden insanlardan da özür diliyorum. Benimle beraber onlara bu stresi yaşattığım için onlardan da özür diliyorum.
Lütfen beni affedin. Bir daha böyle bir hadsizlik yapmayacağım. Çünkü ben bu değilim.
Hoşçakalın.
"KANSIZ TERÖRİST!"
Bazı sanatçılar ve paralarının kumar masalarında ezildiğini gören vatandaşlar ise yaşanan bu dev ahlaksızlığa karşı adeta ateş püskürdü:
Fıs Fıs İsmail (Süleyman Yağcı): "Kaç kere video yaptım. Kaç ay yalvardım. Haluk Levent denen bu soysuz hırsızdır, kumarbazdır. Beni eleştirenler, bana küfür edenler neredesiniz şimdi? Milyonlarca lirayla sen git kumar oyna, bahis oyna. İnsanların duygularıyla oyna."
TERÖRİSTTEN FARKSIZDIR!
Atilla Taş: "Deprem zamanı devlet bir şey yapmıyor Haluk Levent yapıyor diyenler, ben de muhalifim kardeşim de devlet ne yapmadı? Git bak bakalım oradaki evlere Haluk Levent mi yaptı? Devlet elinden geleni yaptı. Gönderdiniz adama paraları, o da özel uçaklarda yedi!"
Metin Yıldız: "Haluk Levent okul harçlıklarını biriktirip depremzedelere yollayan çocukların parasını kumara vermiş. Dünyaya böyle bir ** daha gelmemiştir herhalde. Terörle yargılanmalıdır, teröristten farksızdır!"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın derinleştirdiği soruşturma çok yönlü sürüyor.